En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KONUŞMA SANATI

Etrafımızda ya da yanı başımızda olan insanlarla iletişim kurabilmenin ilk adımı konuşmaktır. Özünde; bilgi, kültür, tevazu, terbiye ve samimiyetin olduğu bir konuşma diyalog gücümüzü artırır, insanlarla kuracağımız bağı kuvvetlendirir.

Günlük yaşamda yakınlarımızla, bir dost meclisinde tanıdıklarımızla, ya da toplum önünde bir konuyu dile getirme amacıyla konuşma ihtiyacı hissederiz.

Etkili bir konuşma; insani kimliğimizi açığa çıkaran, karşımızdaki insana güven hissini veren ve bize dost kazandıracak özellikte olan bir konuşma olmalıdır.

Güler yüzlü, samimi ve içten yapılan bir konuşma; karşımızda bulunan insan veya insanlar üzerinde olumlu izler bırakacak bir konuşma olmalıdır.

KONUŞMAK MI, YOKSA TARTIŞMAK MI ?

Tartışmak aslında karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktır. Ne var ki; çoğu tartışmalar, fikir alışverişi boyutunun dışında sert bir ortamda gerçekleşiyor. Konuşarak anlaşma yerine, tartışarak ortamı germek; öfke kontrolünü kaybetmek demektir.

Hoşgörü çerçevesinde, karşımızdaki insana saygı gösterip kırıcı ve incitici olmadan yapılan bir tartışma saygın bir tartışmadır. Aksine meydan savaşına dönüşen, özellikle ailede eşler arasındaki bağı koparan birde cinayetle sonuçlanan tartışmalar, konuşma kültürümüze olumsuz yansıyan tartışmalardır.

Bir toplumda bireyler arasında gerçekleşen tartışmaların önce kavgaya sonra da cinayete dönüşmesi, o toplumda konuşma yoluyla diyalog kurmanın son derece zayıf olduğunu gösterir.

Bireyler arasında olumsuz bir etkileşime neden olan hususlardan biri de konuşarak yapılan ve amacını aşan; insani ve insanın sahip olduğu değerleri aşağılayan şakalardır.

Şaka yaparken çok dikkatli olunmalıdır. Ağır şakalar konuşma kültürümüze olumsuz yansıyan davranış şekilleridir. İnsanların zayıf yanları, kusurları, bedeni noksanlıkları asla şaka konusu yapılmamalıdır. Özellikle el şakası, insani olmaktan öte, ilkelliği yansıtan, kibarlık ve zarafetten uzak, ağzın yerine elin konuştuğu bir şaka türüdür.

İYİ  BİR  KONUŞMA NASIL  OLMALI ?

Hitap ettiği kişiye değer veren, incitici olmayan, hafızamızda olumlu izler bırakan, bilgilendiren bir konuşma özünde iyi bir konuşmadır.

Konuşma esnasında karşımızdakinin sözünü kesmeden, karşılıklı diyaloga özen göstererek, hoşgörü ve saygı çerçevesinde hareket edip sorunumuzu samimiyetle anlatmak iyi konuştuğumuzun delilidir.

Unutmayalım ki, dedikoducu insan başkalarından, egoist insan hep kendinden, akıllı insan ise toplumun ilgilendiği ortak sorunlara çözüm olacak şeylerden bahseden insandır.

Günlük yaşamda dost ve arkadaşlarımızla yaptığımız konuşmalara özen göstermeliyiz. Karşımızdaki tanıdığımıza ‘Siz, diye hitap etmek bir saygı ve resmiyet ifadesidir.

İyi bir konuşma, insani değerlere olan saygınlığımızı da ön plana çıkarmalıdır. Küfürden, kabalıktan, kibirli ve bencil bir konuşma yapmaktan kendimizi arındırmalıyız.

Çocuklarımıza da iyi bir konuşma yapma konusunda örnek olmalıyız. A.B.D’ nin ünlü devlet ve bilim adamlarından yazar Benjamin Franklin( 1706-1790), ‘ çocuklarınıza dilini tutmayı öğretiniz, konuşmayı nasıl olsa öğreneceklerdir, der.

Tarihte adı peygamber olarak ta geçen Lokman Hekim’de oğluna verdiği bir öğütte; ‘ Büyüklerinle konuşurken uzun laf etme, diline sahip ol tevazudan ayrılma, diyerek insanlarla konuşmada etkili olmanın yolunu açıklamış oluyor.

ETKİLİ   KONUŞMALAR

Tarihe damga vurmuş, başardıkları ile halk arasında kahraman olmuş bazı insanlar aynı zamanda iyi bir konuşmacıydılar. Yaptıkları konuşmalarla hitap ettikleri insanları etkilemesini bildiler.

İstiklal harbimizin Başkomutanı, Mustafa Kemal ATATÜRK ün harbin gidişatını etkileyen ‘ Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa vardır ve buda bütün vatan sathıdır, sözü ile yine Türk ordusuna hitaben yaptığı ‘ Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri, şeklindeki sözü,  isteğini açık ve veciz bir şekilde dile getiren bir konuşma olmuştu.

İngiliz yazar, Evelyn Beatrice Hall (1868-1956) tarafından söylendiği ifade edilen ‘ Söylediğiniz sözlerin hiçbirini kabul etmiyorum, fakat sizin bunları serbestçe söyleyebilmeniz için canımı veririm, sözü de tolerans ve özgürlük adına söylenmiş bir söz olarak tarih sayfasında yerini almıştır.

Aşağıda yer alan konuşmalar da etkili konuşmalara örnek olması açısından, Nüvit Osmay’ın İnsan Mühendisliği kitabından alınmıştır:

Hindistan’ın kurtarıcılarından eski başbakan Nehru’nun İngiliz yargıçlar önünde yaptığı konuşmadan bir parça:

 ‘’ Sayın yargıç! Şu anda karşınızda, Devlete karşı belirli bazı suçlar işlemiş olmaktan dolayı yargılanan bir fert olarak bulunuyorum.

Siz bu devleti temsil ediyorsunuz. Fakat ben de herhangi bir fertten fazla bir şeyim. Bende şu anda bir temsilciyim. Büyük Britanya İmparatorluğu’ndan ayrılmak onunla bütün bağlarını koparmak isteyen ve her ne pahasına olursa olsun, Hindistan’ın bağımsızlığını elde etmeye karar vermiş olan Hint milliyetçiliğinin bir temsilcisi.

Sayın Yargıç! Yargılamak ve mahkum etmeye uğraştığınız ben değil, Hindistan’ın yüz milyonlarca halkıdır ve bu mağrur bir imparatorluk için bile kolay olmayacak bir iştir.,

2nci Dünya Savaşında, A.B.D Başkanı Roosewelt’in ‘ Komşumuzda yangın çıktı, böyle bir anda hortumumuzu ondan nasıl esirgeyebiliriz ?, sözü de halkını etkileyen bir konuşma olmuştu.

Yine aynı savaş döneminde İngiliz Başvekili Winston Churchill’in Avam Kamarasında Dünkerk çekilmesinden bahsederken ‘ Size sonsuz çabalar, kan, ter ve gözyaşından başka bir söyleyeceğim yoktur, şeklindeki konuşması kendisini dinleyen vekiller üzerinde etkili bir konuşma olmuştur.

Roma İmparatoru Jul Sezar’ın bir diktatör olma yolunda olduğunu düşünen ve en yakın dostlarınca hançerlenirken bu dostları arasında en sevdiği dostlarından olan Brutus’u görünce söylediği; ‘ Sende mi Brutus!, sözü bugüne kadar vefasızlara karşı söylenen bir söz olarak kalmıştır., ( S.115)

TOPLUM  ÖNÜNDE  KONUŞMA

Bir toplum önünde konuşurken önceden hazırlıklı olmalı, bilgi aktarılacak konu hakkında gerekli donanıma sahip olunmalıdır. İzleyicileri sıkmadan, yeri gelince jest yaparak ve kalplere hitap ederek konuşulmalıdır.

Konuşmacının ses tonu, şivesi, duruşu ve konuya hakimiyetinin önemli olduğu unutulmamalıdır.

Konuşma esnasında, pot kırmamaya, lafı gereğinden fazla uzatmamaya, tek bir konuya bağlanıp kalmamaya, lüzumsuz el kol hareketi yapmamaya, davranışların ölçülü olmasına ve diğer konuşmacılara fırsat tanımaya özen gösterilmelidir.

Bunun dışında günlük yaşamda düzgün ve etkili konuşmayı mesleğinin bir gereği olarak gören meslek erbabı insanlar da bulunmaktadır.

Siyasetçiler, radyo ve TV haber sunucuları, avukatlar, öğretmen ve din görevlileri bu gruba giren meslek mensubu insanlardır. Bu grubun dışında olmakla beraber, mesleklerinin bir gereği olarak işlerinin inceliğini ağızlarıyla konuşarak değil de ellerini veya ayaklarını konuşturarak yapan insanlarda; insanlığa hizmet yolunda çaba gösteren insanlardır.

Sonuçta konuşmak, kişilik yapımızı ortaya çıkaran önemli bir ifade tarzıdır. Yazımızı bu gerçeği teyit eden Fransız siyasetçi, şair ve yazar Louis Aragon’un ( 1897-1982 ) şu sözüyle tamamlayalım:

‘ Ağzınızdan çıkanlara daima dikkat edin. Çünkü bir sözü unutmak, bir yüzü unutmaktan çok daha uzun zaman alır.,

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mail: ozgenatif@gmail.com

 


 Okunma Sayısı : 111

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 810661

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.