En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

YOK EDİLMESİ GEREKEN DUYGULAR İÇİMİZDEKİ KİN, NEFRET VE ÖFKEDİR!..

İnsanoğlu dışındaki dünya ile uğraşmaktan iç dünyası ile hesaplaşmaya ne yazık ki zaman ayıramıyor…

Halbuki içimizden gelen sesi dinlemek, kamil ve vicdan sahibi bir insan olma yolunda bize çok şey kazandırabilir!

İnsan olarak içimizde saklı güzellikleri keşfedip ortaya çıkarmak, insanlık yolunda atılacak anlamlı bir adım olabilir.

Böyle yapmak yerine bazı insanlar içlerinde pusuya yatmış kin, nefret ve öfke gibi duyguların esiri olabiliyorlar.

Bizi insan olmanın erdemine ulaştıracak sevgi, saygı ve merhamet gibi değerleri yaşatmak yerine kin, nefret ve öfkeyi harekete geçirmek, insanlık dairesinden çıkmak anlamına geliyor!..

İnsanı kötülüklerden arındırmanın bir yolu da, iç dünyamızı zenginleştiren insani değerleri canlı tutmaktan geçmektedir.

Öfke patlaması, kin ve nefret insanı diğer insanlardan uzaklaştıran, can veren değil can alan kötü duygulardır.

Ünlü Çinli düşünür Konfüçyüs, ‘ Öfkeli bir adamın içi zehir doludur, der.

İskoç asıllı yazar ve tarihçi Thomas Carly’ye göre de ‘ Öfkenin başlangıcı çılgınlık, sonu ise pişmanlıktır.,

Bir özlü sözde ise öfke ile umutsuzluk yenilmesi gereken ilk düşmanlar olarak ifade edilir.

İnsanı güçlü yapacağı sanılan duygular, kin besleyerek öfke ve nefrete bel bağlamak olmamalıdır. Aksine Peygamberimizin (s.a.s) bir sözünde ifadesini bulan; ‘Asıl güçlü insan, öfkelendiği zaman kendisine hakim olabilen insandır.,

Ne var ki günümüzde bir anlık öfke sonucu kin ve nefretini açığa çıkaran, karşısındaki insanı varlığına tahammül edemeyen elini kana boyayan insanların var olması insanlık adına endişe verici bir durumdur.

Öfkesine yenik düşüp ailesini silahla tarayan ya da sevdiği insanın bedenine zarar veren insanlar; tahammül etme, sabretme gibi insani değerlere sırt çeviren insanlardır.

BİR TAHAMMÜLSÜZLÜK VAKASI

Zaman zaman basına yansıyan, insanın yüreğini acıtan olaylar; tahammülsüzlüğün, sabretmekten uzak kin ve nefretin ateşlediği, öfkenin insanı ve insanlığı hedef aldığı olaylardır.

15 Ocak 2019 günü henüz 18 yaşında olan Berfin Özek isimli bir kız çocuğu acımasız bir saldırının hedefi oldu.

Uzun zaman önce karşılıklı anlaşmak suretiyle ayrıldığı sevgilisinin asitli saldırısına muhatap olan Berfin’in bu saldırıda yüzünün büyük bir bölümü yandı ve bir gözünü kaybetti.

Hürriyet Gazetesinden Ayşe Arman, 12 Mayıs 2019 günkü Hürriyet’in Pazar ekinde Berfin ile yaptığı röportaja geniş yer ayırdı. Böylelikle tüm Türkiye olayın vahameti hakkında bilgi sahibi oldu.

Berfin’in yüzüne insafsızca ve merhametten uzak bir tavırla atılan asit; aslında kin, nefret ve tahammülsüzlüğün ateşlemesi sonucu ortaya çıkan bir duygudan başka bir şey değildir.

Olayın basına yansıması sonucu Sağlık Bakanımız Dr. Fahrettin Koca’nın Berfin’e sahip çıkması ardından plastik cerrahi alanında uzmanlaşmış dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Mutaf’ın tedaviyi üstlenmesi umut verici bir gelişmenin olmanın yanında; bu ve benzeri olayların,  mercek altına alınmasını da zorunlu kılıyor.

Muhatabının yüzüne asit veya benzeri kimyasal bir madde atma, ruh sağlığını ve sağlıklı düşünme bilincini kaybetmiş bazı insanların davranışlarında görülebilmektedir.

Bu tür olayların zaman zaman gündeme gelmesi zararlı kimyasal maddelerin kontrolsüz satışının önlenmesi yanında, bazı insanlarda gerçekleşen davranış bozuklarının da nasıl önlenebileceği sorusunu akla getirmektedir.

Hedef alınan insanı tarifsiz bir acının pençesine düşüren, saldırıyı düzenleyen kişiye de uzun yıllar sürecek hapishane hayatına mahkum eden, son pişmanlığın fayda vermediği bu tür olayların temelinde tahammülsüzlük ve bir karara rıza göstermekten uzak davranış tarzı yatmaktadır.

Boşanma olaylarında da benzerlerini gördüğümüz; eşlerden birinin gördüğü şiddet nedeniyle ayrılma kararı alması sonucu bu karara medenice rıza göstermek varken, asit ve benzeri bir maddeyle saldırıda bulunmakta  aynı şekilde insanlıktan uzak bir davranış tarzıdır.

Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf, asit ve benzeri kimyasal maddelerle saldırı düzenleyen insanlar için ‘Ya benim olursun ya kara toprağın!, diyen hastalıklı kafaların varlığından haklı olarak şikayet ediyor.

İNSANLIK, İNSANLIĞA DÖNÜŞE ÖZLEM DUYUYOR

İnsanı ‘insan, yapan davranışlar; sevgi, saygı, merhamet ve adalet gibi insani değerlere sahip olmaktan geçmektedir.

İnsanlığı yüceltmek istiyorsak, Berfin’in yüzünde ve yüreğinde büyük acılara neden olan olaylara karşı insani bir duruş sergileyebilmeliyiz.

İnsan olmanın erdemi, içimizde var olan güzel duyguları açığa çıkarmak ve kötülüklerden kaçınmayı bilmektir.

Berfin’in yaşadığı insana ve insanlığa acı veren olayların son bulması beklentisi içinde, insani değerlerin tüm insanlığı kucakladığı günlere kavuşmak esas dileğimizdir.

 

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mail: ozgenatif@gmail.com

 

 

                                                                                               


 Okunma Sayısı : 327

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 123457

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.