En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KÜRESEL EKONOMİK KRİZ VE İNSANİ DEĞERLER

KÜRESEL  EKONOMİK  KRİZ  VE İNSANİ DEĞERLER

Atıf   ÖZGEN(*)

      Değerli okuyucularım, 2008 yılında ABD’nin dev yatırım bankalarından Lehman Brothers’in batmasıyla ortaya çıkan ve kısa sürede Avrupa ülkelerini de etkisi altına alan küresel ekonomik krizi hatırlayacaksınız. Bu krizin günümüze kadar değişik boyutları üzerinde durulmuş, bugünlerde ise özellikle Avrupa ülkelerinde krizin insani değerleri olumsuz etkileyen boyutu tartışılmaya başlanmıştır.

      Öncelikle şu gerçeği açıklamakta yarar var. Küresel ekonomik krizle insani değerler arasında nasıl bir bağlantı söz konusu olabilir?

      Ekonomik krizin ortaya çıkmasında önemli rolü olan insanlar, insani değerleri hiçe sayan bir anlayış ve vurdumduymazlıkla hareket etmiş, kişisel çıkar ve sınırsız istekleri uğruna insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almışlardır.

      ABD de ortaya çıkan krizde, büyük bir bankanın batmasına yol açan gelişmelerin temelinde; doyumsuz bir anlayış, azgınlaşmış bir hırs ve kar amaçlı finans oyunları bulunmaktaydı.

      Küresel kriz başlangıçta rejim tartışmalarının da doğmasına neden olmuş; ‘Kapitalist Rejimin Sonu Geldi, söylemi gündeme damgasını vurmuştu.

KRİZİN AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ  YANSIMALARI

     Ekonomik krizin etkilerinin Avrupa ülkelerinde ortaya çıkmasının temelinde; ekonomik yapıda üretilen ürünlerin paylaşılmasında ortaya çıkan sorunlar yatmaktadır.

      Bu gerçeği Avrupa’da konu üzerinde yorum yapan ekonomistler ‘ Her şey 2009 yılında ekonomik krizle başladı, ekonomideki pasta küçülmeye başladı, söylemiyle dile getirmektedir.

       Avrupa’nın öne  çıkmış belli başlı ülkelerinde, işsizliğin giderek artmasının, ekonomik büyümenin yavaşlamasının faturası, yabancılara ve göçmenlere çıkarılmaktadır.

      95 ayrı ülkeden insanların yaşadığı, demokratik uygulamaların merkezi olarak gösterilen İngiltere’de göçmenlere karşı ‘ Geri Dönüş, politikasının izlenmesi ırkçılık konusunda kötüye gidişi gösteren uygulamalar, insani değerlere sırt çeviren bir politikanın kötü izlerini ortaya koyuyor.

      Fransa’da 15 yaşında Kosova’lı bir kız öğrencinin sınır dışı edilmesi, ülkede ırkçılıkla ilgili şiddet olayları yaşanması endişelere yol açıyor.

      Almanya’da ise bazı ırkçı eylemcilerin, daha yakın tarihte Türkler başta olmak üzere yabancıların ev ve iş yerlerine yönelik sabotajları sonucu insanların yaşamlarını kaybetmesi olayları hala hafızalardan silinmemiştir.

      İnsani değerlerin temel öğelerinden olan hoşgörü konusunda örnek ülke olarak gösterilen Hollanda’da yapılan araştırmalarda; ülke halkının % 10 unun kendilerini ırkçı olarak kabullenmesi ülkede bulunan yabancıları endişelendirecek düzeyde bulunuyor.

      Ayrımcılığın kendisini en çok iş yaşamında göstermesi, patronların çalışanlarına iyi muamelede bulunmaması gerçeğini ortaya çıkarıyor.

      TRT nin bir kanalı olan, TRT TÜRK de ‘KÜRESEL BAKIŞ, ismiyle yayımlanan programda Hollanda’dan yapılan bir röportajı ekrana taşıyan muhabirin tespitlerine göre:

·         Hollanda’da en çok Faslılar ve Türkler ırkçılığa maruz kalıyor.

·         2005-2013 yılları arasında 117 camiye saldırıda bulunulmuş.

·         Siyasilerin ırkçılığa karşı yabancıların yanında yer almaması ve politika üretememesi Hollanda’nın ‘Hoşgörü Karnesinin, kötüye gitmesine yol açmış durumda.

·         Yapılan bir başka araştırma sonucuna göre de Hollanda, Avrupa’da ırkçı ülkeler arasında ‘Avusturya ve Yunanistan’dan sonra 3. Sırada yer alıyor.

      Halbuki Hollanda Anayasa’sının 1. Maddesi ayrımcı uygulamalara geçit vermiyor. Uluslararası Af Örgütüne göre, Hollanda bir dönem en fazla iltica başvurularının yapıldığı ülke konumundaydı.

İNSANİ   DEĞERLER  YÜCELTİLMELİ

      Gerçek anlamda insani değerler; insanlığın üzerinde titrediği her türlü krize karşı ortak bir savunma amacıyla geliştirilmesi zorunlu değerlerdir.

      Birleşmiş Milletlerin önemli bir organı olan UNESCO’nun  T.C Kültür ve Turizm Bakanlığının önerisiyle Mevlana’nın 800. Doğum Yılı hatırasına tüm dünyada 2007 yılını ‘Uluslararası MEVLANA Yılı, olarak ilan etmesinin temelinde ortak insani değerler yatmaktadır.

      İnsanlığı birleştiren insani değerlerdir. Hiçbir insan yaratılışının bir gereği olarak kendisini ikinci sınıf bir insan veya vatandaş olarak görmek istemez.

     İnsani değerler; insanlığın, insanlık dışı uygulamalara karşı geliştirebileceği ortak bir savunma mekanizmasıdır.

      Geçmişte insanlık konusunda verilen kötü bir geçmişin izlenimlerini silmek, bu konuda uzun yıllar çaba göstermiş olan Avrupa ülkelerinin ortak bir mücadele alanı olabilmelidir.

       İnsani değerler konusunda tarihinde dünya çapında adını duyurmuş kanaat önderlerine sahip olan ülkemizde de sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.

     Yaşamı anlamlı kılan insani değerlerdir. Geçmişin olumsuz izlenimlerini silmek insani değerleri yaşatmakla mümkün olabilir.

     İnsanlar arasında sağlıklı bir iletişim için öncelikle insanların insani değerleri esas aldığı bir yaklaşım tekniğini kullanmak günümüzde zorunluluk haline gelmiştir.

     Bu teknik eğitim sistemi içinde de tanımlanarak, gerçekçi bir politika ile uygulandığında tüm dünyada insanlığın görmek istemediği ölümcül şiddete dayanan olayların da üstesinden gelmek mümkün olabilecektir.

     (*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

      ozgenatif@gmail.com

 

 


 Okunma Sayısı : 484

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 611984

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.