En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TAHAMMÜLLÜ OLABİLMENİN ETKİLİ İKİ İLACI: SABIR VE HOŞGÖRÜ

TAHAMMÜLLÜ  OLABİLMENİN  ETKİLİ İKİ İLACI: SABIR VE HOŞGÖRÜ

                                            Atıf   ÖZGEN(*)

      Değerli okuyucularım, insan olarak sağlıklı olabilmemizin iki önemli boyutu bulunmaktadır. Vücudumuzun fiziki yapısını ilgilendiren birinci boyutu ile ilgili rahatsızlıklarda, şikayetçi olduğumuz organımızın tedavisi için, konusunda uzmanlaşmış bir hekimle sorunumuzu çözmeye çalışırız.

      Sağlıklı olabilmemizin diğer boyutu ise ruhsal yanımızla ilgilidir. İnsan olarak genellikle vücudumuzun tepki veren fiziki yapıya dayalı şikayetleri konusunda daha duyarlı hareket etmemize karşın, ruhsal yanımızı teşkil eden rahatsızlıklarda aynı duyarlılığı gösteremiyoruz.

      Çevremizde veya en yakınımızda olup biten olaylara karşı tahammülsüz bir tutum takınmak manevi yapımızla ilgili bir rahatsızlığımızdır.

     Diyebilirsiniz ki; insan tahammülünü aşan olaylar içinde tepki vermemek bir rahatsızlık mıdır?

    Bu sorunun cevabı, tahammül sınırımızı aşan olay veya olaylar karşısında göstereceğimiz tepkinin karşımızdaki insana veya çevreye verebileceği zararla ortaya çıkaracağı sonuçla yakından bağlantılıdır.

     İşte; ortaya çıkabilecek bu sonucu önceden hesaplayamadığımız için tahammülsüz davranışın zararlarını sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak da yaşamak zorunda kalıyoruz.   

TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜN  NEDENLERİ

      Tahammülsüzlük, genelde sabırsızlıkla birlikte görülen bir kişilik özelliği şeklinde tanımlanmaktadır. Diğer bir tanımlama ise kendinden farklı olana karşı hoşgörülü olamama halidir.

      Bu tanımlamalar, tahammüllü olabilmenin özünde sabır ve hoşgörünün yattığını açıkça ortaya koyuyor.

      Kötü yönetim, çevrenin kirletilip talan edilmesi, haksız kazanç, hak ettiğimiz hizmetleri alamama, geciken adalet, beklenmedik ölümler, popüler kültür dayatması, işkence ve kötü muamele, insan emeğinin değer görüp karşılanmaması insanın tahammül sınırını aşacak davranışlara yönelmesine yol açmaktadır.

      Bireysel olarak da günlük yaşamımızda, herhangi bir kurumda sıra beklerken, trafikte araç kullanırken, bir spor müsabakasını izlerken, evde veya mahallede komşumuzdan beklemediğimiz bir yaklaşım görürken, çocuklarımızın olağan dışı davranışlarına tanık olurken tahammül sınırını aşıp, aşırı tepki verebilmekteyiz.

     Bir diğer durumda, tahammülsüzlüğün bireysel olmaktan çıkıp, kurumsallaşmasına yol açan olaylar zincirine dönüşmesi halidir. İktidar, muhalefet, medya veya sivil toplum kuruluşları arasında zaman, zaman görülen ve tahammül sınırını aşıp kaba kuvvete dönüşen olaylar toplumsal yapıda gerginliği yükseltmektedir.

     Tahammülsüzlüğün yol açtığı maddi ve manevi zararlara karşı bireysel veya kurumsal olarak çözüm önerilerine açık bir tavır sergilemek zorundayız.

TAHAMMÜLSÜZ DAVRANIŞLARDA ETKİLİ İKİ İLAÇ: SABIR VE HOŞGÖRÜ

     Unutturulmak istenen ve insani değerlerimiz arasında yer alan sabır ve hoşgörü yalnızca tahammülsüzlüğe yönelik yapımızı yenmek için değil; yaşamımızı daha güzel ve anlamlı hale dönüştürmek için de gereklidir.

     Tahammüllü olabilmek için öncelikle insana ve çevreye değer vermek gerekir.  Amerikan yurttaş hareketi önderlerinden ve aynı zamanda din adamı olan Dr. Martin Luther King’in (1929-1968) ‘’ Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik ama kardeşçe yaşamayı öğrenemedik,, sözünün altında işaret ettiğimiz insani değerlerden yoksunluğun yol açtığı sevgi, sabır ve hoşgörü eksikliği yatmaktadır.

     Modern dünya edebiyatının özgün yazarlarından Frank Kafka’ya(1883-1924) göre ise ‘’ İnsani yanılgılarımızın tümünün kaynağı sabırsızlıktır.,,

     Sevgili okuyucularım; sabırla hoşgörüyü bir araya getirdiğimizde, yaşamın zorluklarına karşı daha dirençli olur, tahammülsüzlük illetini de yeneriz. Mevlana’ya göre de ‘’ Sabır kurtuluşun anahtarıdır.,,

     İslam Dininin Yüce Kitabı Kur’an-ı Kerim’de de mü’minlere Cenabı Allah sabırlı olmanın mükafatını şöyle müjdelemektedir:

    ‘’ Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!,, (Ra’d Suresi, Ayet 24)

   (*)  İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

          ozgenatif@gmail.com

 

    

 


 Okunma Sayısı : 513

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 411036

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.