En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

SEVGİNİN YOLU KARDEŞLİK, ŞİDDET VE ÖFKENİN YOLU DÜŞMANLIKTIR…

 

SEVGİNİN  YOLU  KARDEŞLİK, ŞİDDET VE ÖFKENİN YOLU DÜŞMANLIKTIR…

                                                                       Atıf   ÖZGEN(*)

    Değerli okuyucularım, medyaya yansıyan güncel şehir haberleri giderek sevgiden yoksun öfke ve şiddet toplumu haline dönüştüğümüzün sinyallerini veriyor. Artık sıradan bir bahane ile insanlar çok kısa süre içinde kanlı-bıçaklı iki düşmana dönüşüveriyor.

   Bana harçlık vermedi diye en yakınlarını (anne, baba, kardeş ve ebeveyn gibi) öldüren bir evlat, geçiş üstünlüğü alamayınca içinde küçük çocuklar olan bir servis minibüsüne kurşun yağdıran sürücü, birikmiş borcunu ödeyemediği için ailesini yok edip kendisi de intihar eden bir baba, aradığı uyuşturucuyu bulamayınca  etrafına dehşet saçan bir genç insana ilişkin şehir haberleri artık toplumun öfke ve şiddet toplumu olma yolunda değer kaybına uğradığını gösteriyor.

    Bu tür olaylar ile olaylara karışan bireylerin ruhsal durumu, psikoloji ve sosyoloji bilimlerinin ışığı altında değerlendirebilir. Nitekim psikolog ve sosyologlar toplumun içinde bulunduğu koşullar ve insan olarak olaylara yaklaşımımız açısından aydınlatıcı yorumlar yapıyorlar.

   Ancak; yine de toplumsal yapımızı tehdit eden, insanlar arasındaki birlik, beraberlik ve dayanışmayı yok eden kutuplaştırıcı olaylar karşısında derinlemesine tahliller yapmak ve çözüm önerileri geliştirmek zorunlu gözüküyor.

NEDEN  BİRBİRİMİZDEN  UZAKLAŞIYORUZ ?

    İnsanların birbirlerinden uzaklaşmalarının temelinde yabancılaşma var. Aynı apartmanda, sitede veya mahallede ikamet ettiğimiz halde birbirimizi tanımıyoruz. İnsanlardan bazılarının selam vermekten yüksündüğü bir ortamda çevremize karşı giderek yabancılaşıyoruz…

    Halk şairlerimizden sevgi ve gönül insanı Yunus Emre’nin asırlar önce söylediği:

    Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım / Sevelim, sevilelim / Dünya kimseye kalmaz

    Çağrısına uygun davranabilseydik öfke ve şiddetin yerini barış, düşmanlığın yerini kardeşlik alırdı…

    Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş-ı Veli ve diğer kanaat önderleri, yaşamları süresince insanın değerli bir varlık olduğunu öfke ve şiddetin insanı özünden uzaklaştırdığını ifade etmişlerdir…

    Aralarındaki sorunu yapıcı bir diyalog yerine kavgacı bir yaklaşımla çözmeye çalışanlar gerçekte bu sorunu çözemiyor aksine mevcut soruna yenilerini eklemiş oluyorlar. Öfke ve şiddet böylelikle karmaşık bir hal alabiliyor, ancak; hukukun müdahalesi ile taraflar çözüme yaklaşabiliyor. Adaletten çıkacak kararı kabullenmek zorunda kalıyorlar.

    Hintli bir bilge, Ganj nehri kenarında öğrencileriyle birlikte gezinirken öfkeyle birbirine bağıran iki kişi görmüş ve öğrencilerine hitaben şu soruyu sormuş:

    ‘’ İnsanlar neden yüksek sesle bağırır?,,

    Öğrenciler bu soruya karşı; ‘ Çünkü sükunetimizi kaybederiz, soğukkanlı davranamayız.., şeklinde cevap vermişler.

    Bilge verilen bu cevaplardan tatmin olmayınca yeni bir soru daha sorma ihtiyacı hissetmiş:

    ‘’ Sesimizi yakınımızdakine duyurmamız mümkünken neden ses tonumuzu yükseltiriz, bunu hiç düşündünüz mü?,,

    Öğrencilerden bu soruya da tatmin edici bir cevap gelmeyince bakın neler söylemiş:

    ’ İki insan birbirine öfkelendiği zaman kalpler birbirinden uzaklaşır.  Uzak mesafeden sesi duyurmak mümkün olmadığı için bağırma ihtiyacı hissederler. İnsanlar birbirlerini sevdiklerinde ise kalpler yakınlaşmıştır. Ne kadar kızarlarsa kızsınlar sükunet içinde konuşurlar. Ya iki insan birbirini çok severse… Bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz. Birbirlerine bakmaları yeterli olur.,,

SEVELİM SEVİLELİM, DÜNYA KİMSEYE KALMAZ

     Evet! Fani olan bu dünyada, sıradan bir bahanenin arkasına sığınarak karşımızdaki insanı düşman görmek Yunus’un ifade ettiği sevgi felsefesi ile asla  bağdaşmaz…

    Özünde tartışma olsa da bir diyaloga öfke dolu yaklaşım sergilemek, sonunda pişman olmak; karşımızdaki insanları incitmek, kalplerini kırmak belki de daha acımasız bir davranış sergilemek demektir.

    Sevgili okuyucularım, her türlü diyaloga açık medeni bir toplum oluşturma yolunda öfkemizi kontrol altına almak; kin, nefret ve şiddeti de yaşamımızdan çıkarmak zorundayız…

   Şiddet, öfke ve kin yerine yaşamımıza hoşgörü ve sabır girmeli Yunus’un söylediği gibi ‘Yaratılanı hoş gör/ Yaratandan ötürü diyebilme olgunluğunu gösterebilmeliyiz…

(*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 e-posta: ozgenatif@gmail.com

 

 

 


 Okunma Sayısı : 695

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 172695

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.