En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İYİ BİR DİNLEYİCİMİ SİNİZ?

 İYİ BİR DİNLEYİCİMİ SİNİZ?

Atıf  ÖZGEN (*)

    Değerli okurlarım; dinlemek, karşımızdaki insanla iyi bir iletişim kurabilmenin en etkili yollarından biridir.

    Yapılan araştırmalar, günlük yaşamımızın ortalama % 70-80 ini sağlıklı bir iletişim için kullandığımızı ortaya koyuyor.

    Dinlemenin insan yaşamındaki yeri her zaman önemli olmuştur. Bu nedenle olsa gerek eskiler ‘ Bir konuş iki dinle,  demişler…

    Okulda öğretmenlerimizi, iş yerinde amir, memur veya işini takip etmek amacıyla gelen vatandaşları dinleriz.

    Dinlemek; sabır ve dikkat isteyen bir sanattır. İnsanlara kendini etkin bir şekilde dinletenler bu sanatı en iyi şekilde icra edenlerdir.

    Ünlü Alman şairi Goethe’de ‘ Konuşmanın bir ihtiyaç, dinlemenin ise sanat, olduğunu ifade etmiştir.

DİNLEMEK  İKİ TARAFLI BİR İLETİŞİM SANATIDIR…

     Okulda öğretmenini dikkatle dinlemeyen bir öğrenci, hastanede hastasının derdini anlamayan bir hekim, iş yerinde vatandaşı yanlış anlayan bir memur; iyi bir iletişim kuramamış, dinlemek için ayrılan zaman boşa gitmiş demektir.

     Dinlemek bir bakıma karşımızdaki insanla dost olmak, derdine merhem olmak, o insanın gönül sesine kulak vermektir.

     Sevdiğimiz güzel bir müzik parçasını dinlerken gösterdiğimiz hassasiyeti, başka insanların anlattıklarını dinlerken gösteremiyoruz…

    Sorununu anlatırken zamanı iyi kullanmayanlar, konuşurken bu sorunu açık ve net bir biçimde ifade edemeyen insanlar, zaman kaybına ve dikkatin dağılmasına neden olurlar.

İYİ  BİR DİNLEYİCİ  OLABİLMEK…

     İyi bir dinleyici; karşısındaki insanı dikkatle dinleyen, sorununa çözüm bulan, dert ortağı olan ve söylenenleri anlayarak empati kurabilen insandır.

    Bir insanı dinlerken dikkatimizi dağıtan engellerden uzak durmalıyız.

    Şimdi hatırlıyorum da; kendisini saygı ve özlemle andığım Kayseri Lisemizin Tarih öğretmenlerinden Remzi bey dersini anlatırken iyi bir dinleyici olup dersi kavramanın önündeki engelin sınıfta gürültü yapmamak olduğunu ifade eder ve heyecan katarak anlattığı derse katılım yüzde yüz olurdu. (Tarih Öğretmeni Remzi Alper için bakınız: Kayseri Lisesi 100. Yıl  Şeref Belgeseli, 1.Basım Ocak 1997, S.208)

    Günümüzde dinleme sanatı, kamu ve özel sektördeki iş yerlerinde konumlanmış; vatandaşlara yönelik rehberlik için maliyet hesaplarının yapıldığı bir danışmanlık faaliyetine dönüşmüştür.

     Vatandaşın anlatmak istediğini anlayamamanın ortaya çıkardığı yıllık maliyetin, bazı şirketlerde milyonlarca doları bulduğu hesaplanmış…

    Çünkü; iyi bir dinleyici olamamanın, müşteri ve zaman kaybına, ürünlerin elde kalmasına sonuçta çözüm toplantılarının yapılmasına neden olduğu belirlenmiş…

DİNLEME KABİLİYETİMİZ GELİŞTİRİLMELİ…

     Birbirini dinleyen ve anlayış gösteren insanlar, aralarındaki sorunun çözümüne de katkıda bulunmuş olurlar.

     Eğitim sisteminde ve aile içi ilişkilerde çocuklarımıza okumaları için gösterdiğimiz gayreti, iyi bir dinleyici olabilmeleri içinde gösterebilmeliyiz.

     Karşımızdaki insanı empati kurarak dinlemek, onunla aramızda dostluk köprüsü kurmak demektir.

    Yapılan bilimsel araştırmalar, daha iyi bir dinleyici olabilme yolunda aşağıda ifade edilen tavsiyelere göre hareket etmemizi öngörüyor: ( Hürriyet İK, 25.01.2015, S.6)

·         Telefon, tablet, televizyon gibi dikkat dağıtıcı cihazlar devre dışı bırakılmalı.

·         Konuşan kişinin sözü kesilmemeli, anlatacağı şeyin bitmesi beklenilmeli.

·         Diyalog kurulurken verilen mesaj anlaşılmalı, ardından söylenecek sözlerde iyi düşünülmeli.

·         Konuşulanları hatırlamak için söylenenleri kısa süreli hafızadan uzun süreliye geçirmek gerekir. Hatırlamak alınan bilgiyi desteklemek demektir.

·         Anlatılanlar anlaşıldıktan sonra, düşünerek değerlendirip cevap vermek kolaylaşacaktır.

     Sevgili okurlarım, başkalarını saygıyla dinlemek en güçlü yanlarımızdan biri olmalıdır. Şimdi; bu öneriler ışığında Mecliste vekiller arasında, TV de tartışma ve açık oturum programlarında; dinlerken karşısındaki insana saygı gösterip izleyicilere de örnek olabilen, öfke kontrolünden geçmiş insani bir yaklaşımın sergilendiği seviyeli diyalogların sayıları da çok azaldı desek yanılmış olmayız!..

      İnsan olarak az konuşup çok dinlemeli, her zaman diyalog kurmaya açık bir tutum izlemeliyiz.

     Karşısındaki insanı dinlemeyi bilenlerden oluşan toplum; içindeki öfkenin kontrolünü de yapan ve sorunlarını en aza indiren bir toplum olacaktır.

     Dinleyerek karşımızdaki insana zaman ayırmış, empati yapmış, hissettiklerini anlamış ve sonuçta kendimizle birlikte o insanı da rahatlatmış oluruz.

     Kişiler arası ilişkilerde insana saygıyı esas alan ve dinleyerek yapıcı bir iletişim kuran insanların oluştuğu toplumda kin ve öfke kontrolü kolaylaşacak; insanlar arasındaki sevgi ve saygı daha da güçlenecektir.

    (*) İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

    e-mailozgenatif@gmail.com

 

 

 

   

 


 Okunma Sayısı : 457

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 331652

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.