En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KRİZLERİ ÜRETEN VE YAŞATAN İNSANDIR!

 KRİZLERİ ÜRETEN VE YAŞATAN İNSANDIR!

                                  Atıf  ÖZGEN (*)

      2015 yılı dünya genelinde muhtelif krizlerin yaşandığı bir yıl oldu. Kriz; doğduğu alana göre bünyesinde değişik sorunlar barındırmakta; sonuçları ise insan yaşamı açısından üzüntü verici olmaktadır.

      Kriz; özü itibarıyla dengede ve istikrarda olan bir yapının; yapılan suni müdahalelerle, bu denge ve istikrarın ortadan kalkarak insanların yaşamlarını etkileyecek bir boyuta dönüşmesi halidir. Veya diğer bir deyişle herhangi bir alanda aniden oluşan kötüye gidiş bir kriz belirtisidir. 

      Bu yapı ve alanlar; siyasi, sosyal ya da ekonomik olabilir. Bunların dışında bireysel olarak; maddi ve manevi yapımızda oluşan krizler sağlığımızla ilgilidir. Ruhsal kriz, ahlaki kriz ve kalp krizi gibi…

      Ekonomik yapıda çıkan krizler; genelde bazı insanların doymak bilmeyen arzu ve isteklerinden kaynaklanmaktadır.

       Kolay para kazanma, alın teri dökmeden mal ve mülk sahibi olma, herhangi bir mala karşı olan aşırı talep, üretmeden tüketmeye çalışmak; ekonomik yapıda kriz doğmasına neden olmaktadır.

       Geçmişte ABD de yaşanan büyük çaplı kriz ve diğer krizler; tüm dünyayı etkilemekle kalmadı; krizi yakından hisseden insanları da yoksullaştırdı.

       2008 yılında doğan ekonomik krizin temelinde; taşınmaz mal piyasasında insanların mal edinme uğruna bankalardan aldıkları kredileri ödememesi; taahhütlerin yerine getirilmemesi sonucu, mali piyasaların olumsuz tepki vermesi gerçeği yatmaktaydı.

       Siyasi krizler, her ülkede olabilen mevcut güven ortamını sarsan ve bir kaos ortamının doğmasına neden olabilen krizlerdir.

       Çalkantılı bir dönemin yaşanmasına neden olan siyasi krizlerde insan davranışlarıyla yakından ilgili olup; ekonomik ve mali gidişin bozulmasına da yol açabilmektedir.

       Hatırlanacağı gibi; 2001 yılında 1999 yılında gerçekleşen Marmara Depremi sonucu; Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan Anayasa kitapçığının fırlatılması sonucu ekonomi ve siyaset arenasında çok yönlü bir kriz ortamı doğmuştu.

       19 Şubat 2001 tarihinde Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer ile Başbakan Ecevit arasında süren siyasi gerilim bir duygusal patlamadan öte ülke genelinde yaşanan bir siyasi krize dönüşmüştü.

     Sosyal krizlerde, insanların yaşam biçimi ve davranışlarıyla yakından ilgilidir.

     Sosyal yaşamda yanlış uygulanan politikalar; insan davranışlarını etkilemekte aile ortamında veya insanların birlikte olduğu diğer ortamlarda krize dönüşebilmektedir.

     Aile içi şiddet, insanlar arasındaki duygu ve iletişim kopukluğu; kapalı mekanlarda karşılıklı gerilime dönüşerek sosyal bir kriz ortamının doğmasına neden olabilmektedir.

     Sosyal medyanın iyi kullanılmaması, yanlış uygulamalarla insanların sosyal yaşam içinde bunalıma sürüklenmesi, yaşam biçimine olan müdahalelerde kriz ortamını beslemektedir.

İNSANLIK  KRİZİ

     2015 yılına damgasını vuran kriz insanlık krizi oldu. Gerçek anlamda mülteci ve sığınmacıların yaşadığı ve halende yaşamaya devam ettiği kriz tam bir insanlık krizidir. Tabi, sadece mülteciler değil; terör veya iç savaş nedeniyle yerlerinden göç etmek zorunda kalan diğer insanlarda bir ‘insanlık krizi, yaşamaktadır.

     İnsanlık krizinin varlığını tüm dünyaya haykıran Aylan KURDİ isimli Kürt kökenli Suriyeli bir çocuğun denizden çıkan cesedi aynı kaderi yaşayan diğer çocuklarla birlikte yaşanan insani krizin hangi boyuta ulaştığının canlı birer örnekleri durumundaydı.

     Vatansız duruma düşüp; savaş ortamının acımasız koşullarından kaçan insanlar, aç ve yorgun bir halde geriye bıraktıklarının acılarına kendi acılarını katıp bir insanlık trajedisi yaşıyorlar.

     Daha iyi bir yaşam uğruna; Ege Denizini aşıp Yunanistan’dan Avrupa’ya göç etmek isteyen mültecilerin çocuklarıyla birlikte hayallerinin ve bedenlerinin denize gömülmesi; insanlık adına utanç verici dramatik sahnelerin yaşanmasına neden olmaktadır.

     Sevgili okurlarım; çözüm insana ve insanlığa değer vermekten geçmektedir. Tüm krizlerin temelinde insana ve insan yaşamına çok görülen değersizlik yatmaktadır.

     Her insan değerlidir. Yaşam hakkı kutsaldır. İnsanın değerli bir varlık olduğunun bilincinde olanlar kriz ortamından çıkış yolu bulabilirler.

    Dünyanın en büyük kahve zincirlerinden Starbucks’un üç kurucu ortağından biri olan Howard Behar, şirket olarak yaşadıkları krizi sadece çalışanlara değil müşterilere de değerli olduklarını hissettirerek aştıklarını ifade ederken şöyle sesleniyor:

    ‘’ Eğer suratınızda gülümseme, kalbinizde sevgi yoksa sizin müşteriye verdiğiniz kahve hiçbir zaman mükemmel olmaz.,,

    (*)  İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

     e-mail: ozgenatif@gmail.com

 

     

 


 Okunma Sayısı : 396

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 552789

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.