En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TRAFİK KÜLTÜRÜ VE YOL GÜVENLİĞİ

Yol; umudu, bekleyişi, özlemi ifade ettiği gibi; hüznü, ayrılığı ve acıyı da içine alan bir anlama sahiptir.

Yolunu gözlediklerimiz, hasretle gelmesini beklediklerimizdir.

‘Gözüm yolda kaldı!, derken özlemle kendisini beklediğimiz bir yakınımıza seslenmiş oluyoruz.

Yollar, hasretle birbirini bekleyenleri kavuşturduğu gibi; hüzün veren bir acıyla insanları birbirinden ayırabiliyor da…

Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye genelinde 2013-2017 yılları arasında 744.701 ölümlü/ yaralamalı trafik kazası olmuş, bu kazalarda 18.063 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, kazaların 609.762 si yerleşim merkezlerinde, 134.642 si ise şehirlerarası karayollarında gerçekleşmiştir.

Trafiğe kayıtlı araç sayısının 22 milyon civarında olduğu ülkemizde, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ‘Türkiye Trafik Raporu, yaşanan kazalar konusunda gerçekleri gözler önüne serdi.

2017 yılının ilk 9 ayı esas alınarak açıklanan Rapora göre, ülkemizde saatte 46 trafik kazası oluyor, bu kazalarda her gün ortalama 10 kişi yaşamını yitiriyor, 113 kişide yaralanıyor.

Kazaya karışan taşıtlar açısından ilk sırada otomobiller, ikinci sırada kamyonetler, üçüncü sırada motosikletler, sonra minibüsler beşinci ve son sırada bisiklet kazaları yer almaktadır.

Kaza çeşitleri istatistiğinde ise ilk üç sırayı yandan çarpmalar, sonra arkadan çarpmalar ve ardından yayalara çarpmalar arka arkaya sıralanmaktadır.

Kazalarda kusur oranları incelendiğinde sürücü kusurlarının birinci sırada, yayaların ikinci sırada, yol kusurlarının üçüncü ve sürücülere gereksiz yapılan müdahale sonucu oluşan kazaların da son sırada yer aldığını gözlemliyoruz.

TRAFİK  KÜLTÜRÜ

Trafikte yaşanan kazalar, ülkemizde trafik kültürünün ve bilincinin yerleşik bir kültür olmadığını açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Trafik kültürünün toplumu oluşturan her birey tarafından benimsenmesi, içselleştirilmesi ve çok dikkatli bir şekilde uygulanması gerekmektedir.

Yolların kıralı değil, bir kuralı olduğunu; acele etmenin ecele gitmek olduğu gerçeğini hafızalarımıza nakşetmeliyiz.

Bir trafik kazasına gerçekten ‘kaza, denilebilmesi için, trafik açısından zorunlu tüm önlemlerin alınmış olması gerekir. Muayenesi veya bakımı yapılmadan yola çıkan araçlar, kazalara davetiye çıkaran araçlardır.

Aracını ehliyetsiz kullanan, dikkatsizce şerit değiştiren, geçiş üstünlüğü ihlali yapan, yakından takip ve kırmızı ışık kuralına kulak asmayan, yolculuk öncesi alkol alan sürücülerde ölüme meydan okuyan sürücülerdir.

Trafikte yaşanan kazaların bedeli ağırdır,  bu kazalarda yaşamını yitiren veya sakat kalan insanlar bizim insanlarımızdır.

Kazalarda can kaybı, sorunun can damarını teşkil etmekle beraber; araçlarda oluşan hasarda milli ekonomimiz açısından önemli bir kayıptır.

Trafikte yol güvenliği, şehirlerarası yollarda olduğu kadar şehir içinde de oldukça önemlidir. Trafik kuralları insan yaşamının korunmasını esas alarak düzenlenmiş kurallardır. Bu kurallara uymak demek can güvenliğimizi korumak demektir.

Şehir içinde meydana gelen kazaları incelediğimizde, hasarlı kazaların çokluğu dikkati çekmekte ise de ölüme yol açan kazaların bir kısmı yayaların trafik kurallarını dikkate almamasından kaynaklanmaktadır.

Sürücülerin trafiği de, yaya trafiği de trafiğe açık yolun kullanıldığı andan itibaren başlar. Yaya olarak bu yola çıktığımız andan itibaren trafik kurallarına harfiyen uymak zorundayız.

Kavşaklarda trafik ışıklarına uymak, karşıdan karşıya geçişlerde alt ve üst geçitleri kullanmak, trafik durduğu bir anda araçların arasından geçmemek yaşam güvenliğimiz açısından elzemdir. Özellikle trafik hızla akarken trafik ışıklarının olmadığı bir ortamda karşıdan karşıya geçmek ölüme meydan okumaktır.

Bugüne kadar ülkemiz trafik kazaları sonucu çok sayıda değerli insanını kaybetti. Kaybettiğimiz insanlar arasında uzun yıllar ülkesine mesleki alanında hizmet etmiş, doktor, mimar, mühendis, öğretmen gibi toplumun her kesiminden insanlar bulunmaktadır.

Trafik kazalarının nedenlerinin araştırılması, trafik eğitimine yaya ve sürücülerin can güvenliği açısından çok daha fazla önem verilmesi, trafik kurallarının özellikle görsel medyada sürekli işlenmesi insan hayatı açısından bir zorunluluk olarak görülmelidir.

Yola başlangıcımızın, yolumuzun sonu olmaması için kendimizi yolu kullanma kuralları ile bütünleştirmeliyiz.

Yazımızı konumuza açıklık getiren Amerikalı roman ve kısa hikaye yazarı Tom Robbins’in şu sözüyle tamamlıyoruz:

‘ Kendi gemisine kaptanlık etmeyen, vardığı limana şaşmamalıdır.,

 


 Okunma Sayısı : 495

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 607081

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.