En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İNSANLAR ÖLÜMLÜDÜR AMA İNSANLIK ÖLMEMELİ…

İNSANLAR ÖLÜMLÜDÜR AMA İNSANLIK ÖLMEMELİ…
 
                                                                                                       Atıf ÖZGEN (*)
 
 
    Biz insanlar kendiside fani olan şu dünyada yaşıyoruz. Günümüze kadar bu dünya; üzerinde Hazreti Ademden bu yana milyarlarca insanı barındırmış. Halen barındırmaya da devam ediyor. Bir bakıma dünya, üzerinde canlı ve cansız varlıkların konakladığı bir yerleşim alanı.  
    Canlı ve cansızlar aleminin tabi olduğu fiziksel, kimyasal ve sosyolojik kanunlar var. Bilimsel çalışmaların konusu olan insan ve çevresi ile ilgili sosyolojik araştırmaların ortaya koyduğu gerçekler insanlığın gelişimine ışık tutuyor.
     Doğunca gelişmeye başlayan, geliştikçe yaşamı tanıyan, yaşlandıkça tecrübe ve olgunluk kazanan insan için yaşama bağlanmak, yaşamda var olmanın önemli bir göstergesi. Yaşamın sonlu olması, insanlarında bu dünyada fani olduklarının bilincinde olması, insan yaşamına verilen önemi giderek artırmakta.
 
İNSANDAN  İNSANLIĞA GİDEN  BİR YOL OLMALI
 
   Yaşamı şekillendiren, anlamlı kılan olayların başında davranışlarımız geliyor. İnsanın yaşama bakışı, çevresi ile ilişkileri, yakınlarına karşı gösterdiği yaklaşım insana değer katıyor. İnsanın davranışlarıyla değer kazanması, kendini diğer canlılardan farklılaştırıyor. 
    İnsanın yaşama değer katması kendi çabasıyla mümkün olabileceği gibi diğer insanların katkıları veya örgütlenmiş diğer sivil toplum kuruluşlarının bilinçli ortak çabalarıyla da sağlanabilir. Günümüzde pozitif anlamda insanın değerini yücelten olaylar kadar, insanı yozlaştıran, insanlıktan çıkaran olaylara da tanık olmaktayız.
    İnsanı insan yapan davranışların başında; insan yaşamına özen gösterilmesi, yaşamın olası tehlikelerden korunması geliyor. Bunun yanında insanın düşünmesi, yaptıklarını sorgulaması, çalışarak üretmesi, yakınlarını koruyup kollaması,ilişkilerinde hoşgörü, sevgi, saygı gibi değerleri yaşatması insandan insanlığa giden yolu güzelleştiriyor.
 
YAŞADIĞIMIZ ORTAM GÜZELLİKLERİ YANSITMALI
 
     Şiddetin, terörün ve savaşın hakim olduğu bir ortamda insanlık kaybediyor. Çünkü insanlar mutsuz ve huzursuz. Haksız yere kaybedilen her can insanda kalıcı bir iz bırakıyor. Yaşamı olumsuz etkiliyor.
     Medya’ya yansıyan günlük yaşamdan kesintiler sunan haberlerde işittiğimiz şiddete dayalı cinayet, yaralama ve benzeri olaylar adeta insanlığa uyarı niteliğinde. Zira, kısıtlı bir maddi menfaate veya insan nefsinin bitmez tükenmez bilmeyen arzularına karşılık bulma veya anlık öfkesini dizginleyememesi sonucu insanın yöneldiği davranışlar, aslında insanın kendini aldatması dolayısıyla insanlığa giden yolu da engellemesi anlamına geliyor.
     Şili’de 05.08.2010 tarihinde bir maden kazası oldu. Yerin 700 metre altında 33 işçi mahsur kaldı. Olay üzerine Şili Hükümeti kazaya uğrayan işçileri kurtarma çalışması başlattı. Kurtarma ekibi en hızlı kazıcılarla kazanın olduğu yere ulaşma amacıyla gece gündüz çalıştı. Şili halkı adeta bu insanları kurtarma için her şeyini seferber etti.
     Nihayet 2 ayı geçen uzun süreli çalışmalar sonucu kazanın olduğu yere ulaşıldı. Şili Devlet Başkanı Sebastian Pineranın da yakından izlediği çalışmalar sonunda kazaya uğrayan işçiler kurtarıldı. Şili’de bir mucize gerçek oldu. İnsanlık kazandı. İnsanları kurtarma operasyonunun başarı ile sonlanması insani değerleri yüceltti. Tüm dünya ‘işte insanlık budur, dedi. Yaşam sevincini tüm dünya birlikte yaşadı. İnsanlık tek yürek oldu.
 
 
BİZDE İNSANLIK NEREYE GİDİYOR ?
 
       Şili’de maden ocağında mahsur kalan 33 madenciyi kurtarma operasyonu ile bu kurtarmada geçen tüm insanlar başarılı bir sınav verirken, bizim ülkemizde yaşanan bazı olaylar ne yazık ki insanlığın yanından geçmiyor. 17.05.2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu kuyuya düştüğü tahmin edilen 2 madencinin cesetlerine ulaşılamaması kamuoyunda ‘ bir insanlık trajedisi, olarak nitelendirildi.
       Söz konusu ‘insan, olunca, gerisinin teferruat olması gerekirken 200 metre derinlikte açık olan kuyudan cenazelerin çıkarılamaması, insanlık adına üzüntü verici bir durum. İş kazaları yönünden dünya genelinde yapılan araştırmalarda da ön sıralarda yer alıyoruz. Çünkü iş güvenliğinin gerektiği kadar sağlanamadığı bir çalışma ortamda iş kazaları da kaçınılmaz oluyor. Bir halk deyişiyle kaza ‘geliyorum, demiyor.
       Tedbir alınmaması sonucu yaşanan trafik veya iş kazaları her yıl ülkemizde binlerce ölümlü olaya değil, aynı zamanda sakatlanma ve milyarlarca liralık maddi kayba da yol açmaktadır. Avrupa Yaşama ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfının AB ye üye ülkelerdeki standartları esas alarak 2008 yılında “ Türkiye’de Yaşam Kalitesi,, adlı Rapora göre 55 ülke arasında bizim ülkemiz 46. sırada yer aldı. Bu durumda Türkiye’de yaşam kalitesinin düşük olduğunu gösteriyor.
       Ülkemizde her yıl il bazında yapılan o il’in eğitim, sağlık, trafik, suç,ulaşım, iş ve yerel zenginliklerini gösteren yaşam kalitesini olumlu düzeyde geliştirmek istiyorsak insana ve insanın sahip olduğu değerlere çok önem vermeliyiz. Yaşam Kalitesi Raporu iyiye gitmeyen iller için o ile mahsus özel tedbirler geliştirmeliyiz. En önemlisi bizim insanımıza ‘değerli, olduğu bilincini mutlaka yerleştirmeliyiz.
       İnsanlığın sınavdan geçtiği, insani değerlerin yozlaştırılarak kaldırılmak istendiği bir süreçten geçiyoruz. Bu ülkenin insanları olarak insanlığın ölmemesini istiyorsak, insan olarak üzerimize düşen yükümlülükler konusunda duyarsız kalmamalı, yerlerde sürüklenmek istenen insanlığı hep birlikte ayağa kaldırmalıyız.
 
 (*) IDD Kurucu Üyesi, Eğitim, Sağlık, Araştırma Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı      

 Okunma Sayısı : 845

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 466607

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.