En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

RUH SAĞLIĞIMIZ NE DURUMDA ?

 RUH  SAĞLIĞIMIZ NE  DURUMDA ?

Atıf  ÖZGEN ( *)

Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu, 1992 yılından bu yana ’10 EKİM, gününü ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü, olarak belirlemiş olup; her yıl bu günde dünya genelinde ve ülkemizde ruhsal sağlığımız mercek altına alınmaktadır.

Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir refah toplumu oluşturma yolunda insan olarak ruh sağlığımızın yerinde olmasının büyük bir önemi bulunmaktadır.

Ne var ki ülkemiz açısından toplumu oluşturan bireyler olarak ruhsal sağlığımızın yerinde olduğunu söyleyebilmek mümkün değil…

İş yerinde, okulda veya aile çatısı altında yaşanan ve medyaya yansıyan olaylar, akıl ve ruh sağlığımız açısından önemli sorunlar yaşadığımızı ortaya koymaktadır.

Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün 2017 yılı teması ‘İşyerinde Ruh Sağlığı, olarak belirlendi.

Yapılan araştırmalar; işyerlerinde iş stresi, aşırı iş yükü, ve mobbing depresyonu şeklinde tezahür eden uygulamalar çalışanların ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

İşyerlerinde çalışanların ruh sağlığının bozulmasının; iş günü, verim ve motivasyon kaybına neden olduğu ifade edilmektedir.

Bu kaybın ortaya çıkardığı maddi bilanço da oldukça büyüktür.

Avrupa’da iş sebepli depresyonun yıllık maliyetinin 617 milyar Euro olduğu ifade ediliyor. Bu miktarın 272 milyar Euro’su işe gidememe, 232 milyar Euro’su verimlilik ve 63 milyar Euro’su da sağlık harcamalarından kaynaklandığı belirtilmektedir.

Maddi kaybın herhangi bir şekilde telafi edilebileceğini düşünsek bile; ruh sağlığı bozulmasının insan üzerinde yol açtığı tahribat kolay kolay giderilememektedir.

ÜLKEMİZDE DURUM

Beden sağlığımız kadar ruh sağlığımızın da yerinde olması her vatandaşımız için önemlidir.

Hatta akıl ve ruh sağlığı bireyin yaşam düzeyi ve kalitesini koruyabilmesi açısından daha da büyük önem taşımaktadır.

Sağlığımızla ilgili sorunlarımızın çözüm adreslerinin başında Sağlık Bakanlığımız gelmektedir.

Sağlık Bakanlığı; Ruh Sağlığı Hastaneleri ile özel sağlık kuruluşları hastalara yönelik Bakım Evleri,  sivil toplum kuruluşları da dernek ve vakıf kurma yoluyla vatandaşlarımıza yardımcı olma gayreti içindedir.

Ancak Sağlık Bakanlığımızın az sayıda sağlık tesisleri, eksik personel ve yetersiz hizmet sunma açılarından yürüttüğü faaliyetler sürekli eleştiri konusu olmaktadır.

Mevzuat açısından da işyerlerinde beden sağlığı kadar ruh sağlığına da önem verilmesi gerekiyor. 50 veya daha fazla çalışanı işyerlerinin ‘İşyeri Hekimi, bulundurması zorunluluğu var.

Çalışan bireyleri işini yapamaz durumuna sokmak ve nihayetinde işten ayrılmasına neden olmak bir tür işyeri şiddeti olarak nitelendirilmekte ve bu durum çalışan üzerinde ruhsal travmaya yol açmaktadır.

TOPLUMSAL YAPIDA DA RUH SAĞLIĞIMIZ TEHDİT ALTINDA…

Sağlıklı bir toplumsal yapı oluşturulması yolunda ruh sağlığımızı etkileyen faktörler üzerinde de durmalıyız.

Toplumun en küçük yapı taşı olan ailede çocuklarımızın sağlıklı yetişebilmesi vazgeçilmezlerimiz arasında olmalıdır.

Aile çatısı altında yaşanan şiddet, anne veya babadan birinin cinnet getirmesi, sağlıksız yaşam, boşanma ya da bağımlılığa yol açan kötü alışkanlıklar çocuklarımız üzerinde ruh sağlıklarını bozacak tahribata yol açmaktadır.

Çocuklarımız  sevgiyi yaşayan ve kendilerine değerli olduklarını hissettiren, duygusal gelişimin yaşandığı bir aile ortamında yetişebilmelidir.

Böyle bir ortamda yetişen çocuklar; özgüveni gelişmiş, toplumsal ve aile içi kurallara uyan sorumluluklarının bilincinde olan çocuklardır.

Eğitim yuvalarımızda çocukların ve gençlerin ruhsal sağlıklarına olumlu katkıda bulunan yerler olmalıdır.

Okullarımızda özellikle kız öğrencilere yönelik cinsel taciz, erken yaşta evlilik ve okul çevresinde bağımlılığa yönelik kötü alışkanlıkların önüne geçilmesi, öğrencilerin ruh sağlıklarının korunması açısından önem taşıyor.

Ruh sağlığımızı etkileyen ve toplumsal yaşama ve huzura darbe vuran olayların başında da terör olayları gelmektedir.

Türk toplumu olarak devletimizi sindirmeye ve ülke içinde kaos ortamı yaratmaya çaba gösteren terör örgütleri dünya genelinde olduğu gibi bizim ülkemizde de çok can yaktı.

Terörist faaliyetler, sadece binlerce insanımızı aramızdan alıp götürmekte kalmadı; yüzbinlerce insan üzerinde de ruhsal travmaya yol açtı.

Bu tür terör olayları karşısında da toplum olarak dik durmak, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek zarurettir.

Dileriz; mutlu, huzurlu bir refah toplumu oluşturma yolunda engellerin ortadan kalktığı, insani değerlerimizin yükselen ortak değerlerimiz olduğu bir ortam ortak yaşam alanımız olsun…

(*) İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

e-mail: ozgenatif@gmail.com


 Okunma Sayısı : 459

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 64103

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.