ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Son yıllarda teknoloji alanında görülen değişimler günlük yaşamımızda daha fazla sorgulanmakta, insanlık adeta bu değişimin ulaşabileceği noktayı tartışmaktadır. Aslında insanlık tarihi bir bakıma değişimlerin tarihidir. Yüzyıllardır bilim ve teknoloji alanında görülen değişim yaşadığımız asırda değişik boyutlarıyla insanlara yönelik hizmet alanları içinde değerlendirilmektedir. Teknolojik değişimin kat ettiği mesafeyi algılamak açısından 1828-1905 tarihleri arasında yaşamış olan Jules Gabriel Verne’nin eserlerine bir göz atmak yeter. Fransız bilim kurgu yazarı olan Jules Verne’nin eserleri arasında yer alan ‘Dünyanın Merkezine Seyahat, Aya Seyahat, Denizler Altında 20 bin Fersah isimli romanları ülkemizde öğrencilik yıllarımızda okuduğumuz eserler arasında yer almıştır. Jules Verne’nin yaklaşık bir asrı geçen sürede eserlerinde öngördüğü hususların günümüzde gerçeğe dönüştüğünü görmek insanlık adına umut verici gelişimin işaretleri olmuştur. Yazarın sözünü ettiği, Aya ulaşılmış, denizlerin dibi taranmakta , arzın merkezine ilişkin bilimsel araştırmalar sürdürülmektedir. Öngörüler bir teori olmaktan çıkmış somut bir bilgiye dönüşmüştür. Sadece uzay bilimleri alanında değil, günümüzde tıp, endüstri, güzel sanatlar, fen ve eğitim bilimleri gibi alanlarda baş döndürücü gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Yaşanan bu gelişmeler insanlığın merak ettiği, bir ihtiyaçtan kaynaklanan, insanın yaşadığı sorunları çözmeye yönelik alanlarda keşfedilen veya geliştirilen teknolojik ürünlerden oluşmaktadır. TEKNOLOJİK GELİŞİMİN OLUMLU YANSIMALARI Bilişim sektöründe yapılan çalışmalar günümüzde yeni bir boyuta ulaşıyor. Dünyayı bir bulut gibi saran, her tür bilgiyi toplayan, fiziksel dünyayı yeni şekillerle kontrol edebilen, ölçmek ve anlamak için güçlü bilişim ağlarıyla iletişim kuran küçük dijital sensörlerin dünya üzerinde önemli değişimlere yol açabileceği tartışılıyor. The New York Times’te mini sensörlere ilişkin makalesi yayımlanan Steve Lohr’a göre ; mikrociplerle donatılmış sensörler, sadece hareketi değil, aynı zamanda ısıyı, kimyasal kirlenmeyi veya biyolojik değişimleri ölçebiliyor. Sensör tabanlı bilişimle ortaya çıkarılan uygulamalar arasında kendi enerji tüketimini kontrol edebilen binalar, mühendisleri tamire ihtiyaç olduğuna dair uyaran ve metal yıpranmasını algılayan köprüler ve trafiği izleyerek yollardaki çukurları haber veren arabalar var. Web teknolojisiyle yakın geçmişte hayatımızı değiştiren önemli olaylara tanık olduk. Web arama motorları ile internetin uçsuz bucaksız dünyasında istediğimiz bilgiyi arayıp bulabiliyoruz. 2000 yılı öncesi bir çok arama motoru vardı. Google sayesinde internetteki bilgiler daha düzenli bir şekilde indekslenebildi. Bilgiye ulaşım çok kolaylaştı. Akıllı telefonlar günlük yaşamımıza girdi. Bir bilgisayar donanımına benzer özellikler taşıyan Palm, Blackberry ve Nokia N97 gibi modeller iş dünyasında yaygınlaştı. İphone’la ile birlikte akıllı telefon kavramı bambaşka bir anlam kazandı. Artık akıllı telefon deyince hem internette gezebileceğimiz, hem GPS ile yol tarifi alabileceğimiz, ofis uygulamaları açabileceğimiz, oyun oynayıp fotoğraf çekebileceğimiz bir uygulama platformu akla geliyor. Ayrıca e-bankacılık sayesinde bankada yapabildiğimiz her şeyi internet üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik. Akıllı telefon ile Laptop bilgisayar arasında bir ürün olan iPad yeni nesil iletişim araçlarının en önemli sembolü oldu. İPad ve benzeri tablet bilgisayarlar henüz ülkemizde çok yaygınlaşmadı ama genel eğilim yüksek artış olacağı şeklinde. Teknolojide yaşanan bu gelişmelerle birlikte, görme engelliler için geliştirilen, Brain Port adı verilen proje ile görme kusuru olan hastaların taktığı kamera, görüntüyü yakalıyor ve dil üzerindeki elektrotlara sinyaller gönderiliyor. Dilin karıncalanmasına yol açan bu sinyaller sayesinde hasta, nesnelerin yerini ve hareketini çözümleyebiliyor. Gözlükte yeni modeller üretmek suretiyle dünya’da küresel fakirliğe karşı verilen savaş yeni bir boyut kazanmış oluyor. Bilgisayar teknolojisinde yaşanan yeni bir gelişme ile artık, Gören Bilgisayarların hayatımıza girdiğini öğreniyoruz. Bilim insanları, yalnızca görmekle kalmayıp birde gördüklerini yorumlayabilen makinelerin giderek yaygınlaşacağını öngörüyor. ‘İzleme teknolojileri uzmanı Frances Scott, yetkililerin bu sayede teröristleri, kayıp çocukları veya yolunu şaşırmış Alzheimer hastalarının saptanabileceğini belirtiyor.,, Bilim ve Teknoloji alanındaki baş döndürücü gelişmeler dünya genelinde bazı ülkeleri harekete geçirmiş bulunuyor. Bu ülkelerden biri de Rusya. Moskova yakınlarındaki bir köyün civarında bulunan Rus bilim merkezinin henüz bir adı yok. Merkezin, A.B.D’ deki teknoloji yuvasının canlılığını ve oradaki girişimcilik ruhunu örnek aldığı ifade ediliyor. Bu tür teknolojik gelişmelerin ülkemizdeki bilimsel çevrelerce takip edilmesi ve yurt dışındaki değerli bilim insanlarımızdan destek alınması büyük önem arz ediyor. Aksi durumda gelişen bu teknoloji karşısında ıskalayacak, üreten değil tüketen bir toplumsal yapıyı sürdürmüş olacağız. TEKNOLOJİK GELİŞİMİN OLUMSUZ YANSIMALARI Yeryüzünde insana yönelik her türlü teknolojik hizmetin planlanması, tasarımı ve uygulamasında şüphe yoktur ki öncelikle insan odaklı bir anlayışın tesis edilmesi esas alınmaktadır. Planlama ve tasarmda bu durum esas alınmakla beraber uygulamalarda insan yaşamını olumsuz etkileyen sonuçlarla karşılaşabilmekteyiz. Teknolojik gelişimin insanlara verdiği kolaylıklar elektronik devrim yolunda bir çığır açmış olmakla birlikte, günümüzde bu devrimin insanlığa yönelik olumsuz yansımaları da sürekli tartışılmaktadır. Araştırmalar, elektronik cihazların başından ayrılmayan ve çok sayıda işi aynı anda yapanların daha çok stres yaşadığını ve bilgileri elemekte zorlandığını ortaya koyuyor. Bilim adamlarına göre e-posta, telefon çağrısı ve başka bilgi girdileriyle aynı anda başa çıkmaya çalışmak, düşünce ve davranışlarımızı değiştirebilmektedir. Bu konuya odaklanma yeteneğimiz yöneltilen bilgi bombardımanı karşısında olumsuz etkilenmektedir. Bu durumun yarattığı dikkat dağınıklığı, cep telefonlarıyla konuşan sürücüler ve tren makinistlerinde görüldüğü gibi ölümle sona eren kazalara yol açabilmektedir. İnternet kullanımında kişisel bilgilerin veri olarak girilmesi veya başka insanların kendileri ile ilgisi olmayan şahıslara ait bilgilere girmesi insan mahremiyetini adım, adım yok etmektedir. A.B.D de Texas Üniversitesinde Bilgisayar Bilimleri dalında görev yapan araştırmacıların yaptığı bir çalışma, bilgisayarların yalnızca sosyal ilişki kalıplarından yararlanarak, insanların kimliğini belirleyebileceğini ortaya koydu. ‘New York’taki Cornell Üniversitesinde bilgisayar bilimleri profesörü olan ve sosyal medya üzerine çalışan John Kkleinberg, internette bir şeyler yaparken, herkes sizi izliyormuş gibi davranın. Çünkü gittikçe böyle oluyor, diyor.,, Son dönemde yapılan araştırmalar, bazı gençlerin bilgisayarı öğrenme amaçlı değil , eğlence amaçlı kullandıklarını ortaya koyuyor. Okul önlerinde, metro ve otobüs duraklarında, iş yerlerinde bazı gençlerin önemli zamanlarını cep telefonları ile oyunlara yöneltmesi gerçekte dikkat ve dayanıklılıklarını olumsuz etkilemektedir. Günlük yaşamımızda aşırı teknoloji kullanımının ortaya koyduğu belirgin sonuçlar var. İş yaşamında arkadaşlık ilişkilerinin zayıflaması, yüz yüze iletişimin azalması, çalışanların işlerine olan ilgilerinin azalarak performans düşüne yol açıyor. İnsanlara yönelik elektronik tuzakların artması insanlığımızı esir alıyor. Şiddet oyunları,kumar ve cinsel içerikli siteler insanlığımızdan çok şey götürüyor. Bütün bu olumsuz yansımalar insani değerlerin korunup yüceltilmesi yolunda da gayret göstermemiz gerektiğini gösteriyor. Öncelikle bu konuda kendimizi sorgulayarak aile ve çevremizdeki kişilerle sağlıklı iletişim kurup, kültürel ve insani değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini ortaya koymalıyız. Aksi takdirde kaybettiklerimizi, yeniden kazanamaz isek bu durumdan toplumsal varlığımız zararlı çıkacaktır. Atıf ÖZGEN İ.D.DERNEĞİ KURUCU ÜYESİ, EĞİTİM, SAĞLIK, ARAŞTIRMA BİLİM VE TEKNOLOJİ KURULU BAŞKANI
Son yıllarda teknoloji alanında görülen değişimler günlük yaşamımızda daha fazla sorgulanmakta, insanlık adeta bu değişimin ulaşabileceği noktayı tartışmaktadır. Aslında insanlık tarihi bir bakıma değişimlerin tarihidir. Yüzyıllardır bilim ve teknoloji alanında görülen değişim yaşadığımız asırda değişik boyutlarıyla insanlara yönelik hizmet alanları içinde değerlendirilmektedir.
Teknolojik değişimin kat ettiği mesafeyi algılamak açısından 1828-1905 tarihleri arasında yaşamış olan Jules Gabriel Verne’nin eserlerine bir göz atmak yeter. Fransız bilim kurgu yazarı olan Jules Verne’nin eserleri arasında yer alan ‘Dünyanın Merkezine Seyahat, Aya Seyahat, Denizler Altında 20 bin Fersah isimli romanları ülkemizde öğrencilik yıllarımızda okuduğumuz eserler arasında yer almıştır.
Jules Verne’nin yaklaşık bir asrı geçen sürede eserlerinde öngördüğü hususların günümüzde gerçeğe dönüştüğünü görmek insanlık adına umut verici gelişimin işaretleri olmuştur. Yazarın sözünü ettiği, Aya ulaşılmış, denizlerin dibi taranmakta , arzın merkezine ilişkin bilimsel araştırmalar sürdürülmektedir. Öngörüler bir teori olmaktan çıkmış somut bir bilgiye dönüşmüştür.
Sadece uzay bilimleri alanında değil, günümüzde tıp, endüstri, güzel sanatlar, fen ve eğitim bilimleri gibi alanlarda baş döndürücü gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Yaşanan bu gelişmeler insanlığın merak ettiği, bir ihtiyaçtan kaynaklanan, insanın yaşadığı sorunları çözmeye yönelik alanlarda keşfedilen veya geliştirilen teknolojik ürünlerden oluşmaktadır.
TEKNOLOJİK GELİŞİMİN OLUMLU YANSIMALARI
Bilişim sektöründe yapılan çalışmalar günümüzde yeni bir boyuta ulaşıyor. Dünyayı bir bulut gibi saran, her tür bilgiyi toplayan, fiziksel dünyayı yeni şekillerle kontrol edebilen, ölçmek ve anlamak için güçlü bilişim ağlarıyla iletişim kuran küçük dijital sensörlerin dünya üzerinde önemli değişimlere yol açabileceği tartışılıyor.
The New York Times’te mini sensörlere ilişkin makalesi yayımlanan Steve Lohr’a göre ; mikrociplerle donatılmış sensörler, sadece hareketi değil, aynı zamanda ısıyı, kimyasal kirlenmeyi veya biyolojik değişimleri ölçebiliyor. Sensör tabanlı bilişimle ortaya çıkarılan uygulamalar arasında kendi enerji tüketimini kontrol edebilen binalar, mühendisleri tamire ihtiyaç olduğuna dair uyaran ve metal yıpranmasını algılayan köprüler ve trafiği izleyerek yollardaki çukurları haber veren arabalar var.
Web teknolojisiyle yakın geçmişte hayatımızı değiştiren önemli olaylara tanık olduk. Web arama motorları ile internetin uçsuz bucaksız dünyasında istediğimiz bilgiyi arayıp bulabiliyoruz. 2000 yılı öncesi bir çok arama motoru vardı. Google sayesinde internetteki bilgiler daha düzenli bir şekilde indekslenebildi. Bilgiye ulaşım çok kolaylaştı.
Akıllı telefonlar günlük yaşamımıza girdi. Bir bilgisayar donanımına benzer özellikler taşıyan Palm, Blackberry ve Nokia N97 gibi modeller iş dünyasında yaygınlaştı. İphone’la ile birlikte akıllı telefon kavramı bambaşka bir anlam kazandı. Artık akıllı telefon deyince hem internette gezebileceğimiz, hem GPS ile yol tarifi alabileceğimiz, ofis uygulamaları açabileceğimiz, oyun oynayıp fotoğraf çekebileceğimiz bir uygulama platformu akla geliyor. Ayrıca e-bankacılık sayesinde bankada yapabildiğimiz her şeyi internet üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik.
Akıllı telefon ile Laptop bilgisayar arasında bir ürün olan iPad yeni nesil iletişim araçlarının en önemli sembolü oldu. İPad ve benzeri tablet bilgisayarlar henüz ülkemizde çok yaygınlaşmadı ama genel eğilim yüksek artış olacağı şeklinde.
Teknolojide yaşanan bu gelişmelerle birlikte, görme engelliler için geliştirilen, Brain Port adı verilen proje ile görme kusuru olan hastaların taktığı kamera, görüntüyü yakalıyor ve dil üzerindeki elektrotlara sinyaller gönderiliyor. Dilin karıncalanmasına yol açan bu sinyaller sayesinde hasta, nesnelerin yerini ve hareketini çözümleyebiliyor. Gözlükte yeni modeller üretmek suretiyle dünya’da küresel fakirliğe karşı verilen savaş yeni bir boyut kazanmış oluyor.
Bilgisayar teknolojisinde yaşanan yeni bir gelişme ile artık, Gören Bilgisayarların hayatımıza girdiğini öğreniyoruz. Bilim insanları, yalnızca görmekle kalmayıp birde gördüklerini yorumlayabilen makinelerin giderek yaygınlaşacağını öngörüyor.
‘İzleme teknolojileri uzmanı Frances Scott, yetkililerin bu sayede teröristleri, kayıp çocukları veya yolunu şaşırmış Alzheimer hastalarının saptanabileceğini belirtiyor.,,
Bilim ve Teknoloji alanındaki baş döndürücü gelişmeler dünya genelinde bazı ülkeleri harekete geçirmiş bulunuyor. Bu ülkelerden biri de Rusya. Moskova yakınlarındaki bir köyün civarında bulunan Rus bilim merkezinin henüz bir adı yok. Merkezin, A.B.D’ deki teknoloji yuvasının canlılığını ve oradaki girişimcilik ruhunu örnek aldığı ifade ediliyor.
Bu tür teknolojik gelişmelerin ülkemizdeki bilimsel çevrelerce takip edilmesi ve yurt dışındaki değerli bilim insanlarımızdan destek alınması büyük önem arz ediyor. Aksi durumda gelişen bu teknoloji karşısında ıskalayacak, üreten değil tüketen bir toplumsal yapıyı sürdürmüş olacağız.
TEKNOLOJİK GELİŞİMİN OLUMSUZ YANSIMALARI
Yeryüzünde insana yönelik her türlü teknolojik hizmetin planlanması, tasarımı ve uygulamasında şüphe yoktur ki öncelikle insan odaklı bir anlayışın tesis edilmesi esas alınmaktadır. Planlama ve tasarmda bu durum esas alınmakla beraber uygulamalarda insan yaşamını olumsuz etkileyen sonuçlarla karşılaşabilmekteyiz.
Teknolojik gelişimin insanlara verdiği kolaylıklar elektronik devrim yolunda bir çığır açmış olmakla birlikte, günümüzde bu devrimin insanlığa yönelik olumsuz yansımaları da sürekli tartışılmaktadır. Araştırmalar, elektronik cihazların başından ayrılmayan ve çok sayıda işi aynı anda yapanların daha çok stres yaşadığını ve bilgileri elemekte zorlandığını ortaya koyuyor.
Bilim adamlarına göre e-posta, telefon çağrısı ve başka bilgi girdileriyle aynı anda başa çıkmaya çalışmak, düşünce ve davranışlarımızı değiştirebilmektedir. Bu konuya odaklanma yeteneğimiz yöneltilen bilgi bombardımanı karşısında olumsuz etkilenmektedir. Bu durumun yarattığı dikkat dağınıklığı, cep telefonlarıyla konuşan sürücüler ve tren makinistlerinde görüldüğü gibi ölümle sona eren kazalara yol açabilmektedir.
İnternet kullanımında kişisel bilgilerin veri olarak girilmesi veya başka insanların kendileri ile ilgisi olmayan şahıslara ait bilgilere girmesi insan mahremiyetini adım, adım yok etmektedir. A.B.D de Texas Üniversitesinde Bilgisayar Bilimleri dalında görev yapan araştırmacıların yaptığı bir çalışma, bilgisayarların yalnızca sosyal ilişki kalıplarından yararlanarak, insanların kimliğini belirleyebileceğini ortaya koydu.
‘New York’taki Cornell Üniversitesinde bilgisayar bilimleri profesörü olan ve sosyal medya üzerine çalışan John Kkleinberg, internette bir şeyler yaparken, herkes sizi izliyormuş gibi davranın. Çünkü gittikçe böyle oluyor, diyor.,,
Son dönemde yapılan araştırmalar, bazı gençlerin bilgisayarı öğrenme amaçlı değil , eğlence amaçlı kullandıklarını ortaya koyuyor. Okul önlerinde, metro ve otobüs duraklarında, iş yerlerinde bazı gençlerin önemli zamanlarını cep telefonları ile oyunlara yöneltmesi gerçekte dikkat ve dayanıklılıklarını olumsuz etkilemektedir.
Günlük yaşamımızda aşırı teknoloji kullanımının ortaya koyduğu belirgin sonuçlar var. İş yaşamında arkadaşlık ilişkilerinin zayıflaması, yüz yüze iletişimin azalması, çalışanların işlerine olan ilgilerinin azalarak performans düşüne yol açıyor.
İnsanlara yönelik elektronik tuzakların artması insanlığımızı esir alıyor. Şiddet oyunları,kumar ve cinsel içerikli siteler insanlığımızdan çok şey götürüyor.
Bütün bu olumsuz yansımalar insani değerlerin korunup yüceltilmesi yolunda da gayret göstermemiz gerektiğini gösteriyor. Öncelikle bu konuda kendimizi sorgulayarak aile ve çevremizdeki kişilerle sağlıklı iletişim kurup, kültürel ve insani değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini ortaya koymalıyız. Aksi takdirde kaybettiklerimizi, yeniden kazanamaz isek bu durumdan toplumsal varlığımız zararlı çıkacaktır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 450600
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.