ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Bu dünyada canlılar aleminde insan olarak doğmak, insan gibi yaşamak ve insanonuruna yakışır şekilde ölmek Cenabı Hakkın insanlara bahşettiği çok yüce bir makamdır. Tarihsel süreçte insanın adından söz ettirdiği dönem Hazreti Adem ile başlamış günümüze kadar gelmiş kıyamete kadarda devam edecektir. İnsanlık tarihi bize gösteriyor ki, Allah (C.C) gönderdiği peygamberler ve ilahi kitaplar aracılığı ile insanın yaratılışındaki hikmeti ve kamil insanın vasıflarını şöyle açıklamaktadır. ‘’Ben cinleri ve insanları sadece Bana ibadet etsinler diye yarattım.,,(51/56) ‘’Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki korunabilesiniz.,,(2/21) ‘’Yakınlara, düşmüşe(yoksula), yolda kalmış gariplere hakkını ver, elindekini israfla saçıp savurma.,, (İsra, 26) ‘’Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla ( helalı haramla) değişmeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.,, (Nisa, 21) İnsan olmak, insanlık için açılan yolda yürümek demektir. İnsan olmak, değerlerine sahip çıkmaktır. İnsan olmak, kendini geliştirmek, emeği ile geçimini sağlamak, geçimini sağlamayacak kadar güçsüz olanlara yardımcı olmaktır. İnsan olmak gücünün sınırını bilmektir. Gerçek zenginliğin gönül zenginliğinden geçtiğini fark etmektir. İnsan olmak, para, kuvvet ve silah gücü ile insanlar üzerinde tahakküm kurmamaktır. İnsan olmak, neslini muhafaza etmektir. Yaşam boyu bir insanı yaşatmanın bütün insanları yaşatmak, bir insanı haksız yere öldürmenin bütün insanları öldürmekle eş anlamlı olduğu ilahi düsturuna inanmaktır. İnsan olmak, kendini ve yakınlarını kötülüklerden korumaktır. Kötülüklere açılan her yolun çıkmaz bir yol olduğunu görmektir. İnsan olmak, yaşama değer katmaktır. Düşünce ve fikir gücünü kullanarak insanlığa hizmet etmektir. İnsan olmak, geleceği görmek, yapılan yanlışları sorgulamak, yanlışların tekrarına fırsat vermemektir. İnsan olmak bu dünyada fani olduğumuzun farkına varmaktır. İnsan olmak, bu dünyada yaptıklarımızdan ötürü sorgusuz sualsiz yaşarız, ölünceye de kimseye hesap vermeyiz, demek değildir. İnsan olma yolunda bütün bunları yapabilmekte zor değildir. İnsan yaratılışına uygun hareket eder, Cenabı Hakkın kendine verdiği akıl nimetini yerinde ve zamanında kullanırsa kamil insan vasfına ulaşmış olur. İNSAN NEDEN KATİL OLUR ? Doğum yaşamın başlangıcı, ölümde bitişidir. İnsan oğlunun, nerede, ne zaman, ne şekilde öleceği bilinmez. Doğal ölüm, insanın kendini kaderinin akışına teslim etmesidir. Ölümü yaşamın parçası olarak gören anlayış, ölüme meydan okumaz. Bir düşünürün ifade ettiği gibi ‘’ Hep aynı şekilde doğar, farklı, farklı şekillerde ölürüz.,, Eğer bir insan masum olarak haksız bir şekilde öldürülmüş ise, bu eylemi gerçekleştiren kimseye katil denmektedir. Günümüzde katillerin işlediği cinayetler görsel ve yazılı medyada yer almakta ve ciddi bir şekilde sorgulanmaktadır. Emniyetin ilgili birimleri işlenen cinayetlerin üzerine gitmekte , faili meçhul cinayetlerin çözülmesi içinde büyük gayret gösterilmektedir. Özellikle toplumda infiale neden olan cinayetler emniyet müdürlüklerince titiz bir incelemeye tabi tutulmaktadır. Toplumsal yapımız ve değerlerimizle örtüşmeyen, özünde cinayeti işleyenin insanlığının ve ruhsal sağlığının sorgulandığı olaylar ülkemizde son yıllarda sık, sık duyulur hale gelmiştir. Toplumsal duyarlılığı harekete geçiren bu tür olayların önüne polisiye tedbirlerle geçmek imkansızdır. Şayet bir Ramazan bayramında en mutlu günlerinden birini yaşayan çocuklar şeker toplarken cinayet ve tecavüz için hedef seçiliyorsa, savunmasız ve eğitimli genç kızlar katilleri tarafından en acımasız şekilde öldürülüyorsa, küçük çocuklar daha aile himayesinde iken cinayete kurban gidip yaşamlarını kaybediyorsa burada insanlığımız ve değerlerimiz sorgulanmalıdır. İnsan yaşamını yok etmeye yönelik, sözünü ettiğimiz türden cinayetlere ‘münferit bir olay, olarak bakmak yanlıştır. Cinayetlerin analizi bilimsel açıdan psiko-sosyal koşullarla birlikte ilgili birimlerce değerlendirilmektedir. Bilimsel açıdan katillerin yaşadığı ortam, insanlara yaklaşımı, cinayet işlerkenki ruhsal hali konularında tespit edilmiş bulgularda dikkate alınmaktadır. Cinayeti işleyen katil bu davranışının karşılıksız kalmayacağını bilir. Maddi çıkar, cinsel taciz, kin ve nefretin ateşlediği cinayetlerin analizinde bazen seri katillerin hiçbir neden olmaksızın çok kısa sürede farklı yerlerde insan öldürdükleri gözlenmektedir. Bu tür katillere ‘Spree Katil, denilmektedir. Kiralık katillerde bir başkasının istekleri doğrultusunda cinayeti üstlenen kişidir. Nereden bakılırsa bakılsın insan yaşamı açısından ‘katil olmak, zor bir eylemdir. Çünkü bu işi kafasında tasarlayan kendi yaşamı açısından da büyük bir riskle karşı karşıyadır. Bilimsel açıdan katil cinayet esnasında mutlaka bir iz bırakır, üstelik bu dünyada karşılıksız kalacağı düşünülen fiillerin öbür dünyada karşılığı olacağını yüce kitabımız Kuran’ı Kerimden biliyoruz. Çözüm insana ve insanlığımıza sahip çıkmaktan geçiyor. İnsanca yaşayıp insanca ölmenin erdemi çok büyüktür. İnsanlar bu dünyada hangi makamda olurlarsa olsun öteki dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerle birlikte değerlendirilecekler. Peygamberimizin bir hadisinde açıkça belirttiği gibi insan öldüğünde mezara kadar üç şeyi beraberinde getirir. Bunlar malı, yakınları ve amelleridir. Bu üç şeyden ikisi döner biri kalır. Kendisiyle kalan, dünyada iken işlediği amelleridir. Bu amellerin insanı kabirde koruması içinin iyilik ve güzelliklerle doldurulmuş olması ile mümkündür. Dünyada iken bize verilmiş bu fırsatı kaçırmamalı, kolay olan insanlığa yönelmeliyiz. Unutmamalıyız ki zor olan iki dünyada da bizi zora sokan yaptıklarımızdır. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler. Derneği Kurucu Üyesi, Eğitim, Sağlık, Araştırma Bilim ve Teknoloji Kurulu Başkanı, Ankara, 01.04.2011
Bu dünyada canlılar aleminde insan olarak doğmak, insan gibi yaşamak ve insanonuruna yakışır şekilde ölmek Cenabı Hakkın insanlara bahşettiği çok yüce bir makamdır. Tarihsel süreçte insanın adından söz ettirdiği dönem Hazreti Adem ile başlamış günümüze kadar gelmiş kıyamete kadarda devam edecektir.
İnsanlık tarihi bize gösteriyor ki, Allah (C.C) gönderdiği peygamberler ve ilahi kitaplar aracılığı ile insanın yaratılışındaki hikmeti ve kamil insanın vasıflarını şöyle açıklamaktadır.
‘’Ben cinleri ve insanları sadece Bana ibadet etsinler diye yarattım.,,(51/56)
‘’Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki korunabilesiniz.,,(2/21)
‘’Yakınlara, düşmüşe(yoksula), yolda kalmış gariplere hakkını ver, elindekini israfla saçıp savurma.,, (İsra, 26)
‘’Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla ( helalı haramla) değişmeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır.,, (Nisa, 21)
İnsan olmak, insanlık için açılan yolda yürümek demektir.
İnsan olmak, değerlerine sahip çıkmaktır.
İnsan olmak, kendini geliştirmek, emeği ile geçimini sağlamak, geçimini sağlamayacak kadar güçsüz olanlara yardımcı olmaktır.
İnsan olmak gücünün sınırını bilmektir. Gerçek zenginliğin gönül zenginliğinden geçtiğini fark etmektir.
İnsan olmak, para, kuvvet ve silah gücü ile insanlar üzerinde tahakküm kurmamaktır.
İnsan olmak, neslini muhafaza etmektir. Yaşam boyu bir insanı yaşatmanın bütün insanları yaşatmak, bir insanı haksız yere öldürmenin bütün insanları öldürmekle eş anlamlı olduğu ilahi düsturuna inanmaktır.
İnsan olmak, kendini ve yakınlarını kötülüklerden korumaktır. Kötülüklere açılan her yolun çıkmaz bir yol olduğunu görmektir.
İnsan olmak, yaşama değer katmaktır. Düşünce ve fikir gücünü kullanarak insanlığa hizmet etmektir.
İnsan olmak, geleceği görmek, yapılan yanlışları sorgulamak, yanlışların tekrarına fırsat vermemektir.
İnsan olmak bu dünyada fani olduğumuzun farkına varmaktır.
İnsan olmak, bu dünyada yaptıklarımızdan ötürü sorgusuz sualsiz yaşarız, ölünceye de kimseye hesap vermeyiz, demek değildir.
İnsan olma yolunda bütün bunları yapabilmekte zor değildir. İnsan yaratılışına uygun hareket eder, Cenabı Hakkın kendine verdiği akıl nimetini yerinde ve zamanında kullanırsa kamil insan vasfına ulaşmış olur.
İNSAN NEDEN KATİL OLUR ?
Doğum yaşamın başlangıcı, ölümde bitişidir. İnsan oğlunun, nerede, ne zaman, ne şekilde öleceği bilinmez. Doğal ölüm, insanın kendini kaderinin akışına teslim etmesidir. Ölümü yaşamın parçası olarak gören anlayış, ölüme meydan okumaz.
Bir düşünürün ifade ettiği gibi ‘’ Hep aynı şekilde doğar, farklı, farklı şekillerde ölürüz.,, Eğer bir insan masum olarak haksız bir şekilde öldürülmüş ise, bu eylemi gerçekleştiren kimseye katil denmektedir.
Günümüzde katillerin işlediği cinayetler görsel ve yazılı medyada yer almakta ve ciddi bir şekilde sorgulanmaktadır. Emniyetin ilgili birimleri işlenen cinayetlerin üzerine gitmekte , faili meçhul cinayetlerin çözülmesi içinde büyük gayret gösterilmektedir. Özellikle toplumda infiale neden olan cinayetler emniyet müdürlüklerince titiz bir incelemeye tabi tutulmaktadır.
Toplumsal yapımız ve değerlerimizle örtüşmeyen, özünde cinayeti işleyenin insanlığının ve ruhsal sağlığının sorgulandığı olaylar ülkemizde son yıllarda sık, sık duyulur hale gelmiştir. Toplumsal duyarlılığı harekete geçiren bu tür olayların önüne polisiye tedbirlerle geçmek imkansızdır.
Şayet bir Ramazan bayramında en mutlu günlerinden birini yaşayan çocuklar şeker toplarken cinayet ve tecavüz için hedef seçiliyorsa, savunmasız ve eğitimli genç kızlar katilleri tarafından en acımasız şekilde öldürülüyorsa, küçük çocuklar daha aile himayesinde iken cinayete kurban gidip yaşamlarını kaybediyorsa burada insanlığımız ve değerlerimiz sorgulanmalıdır.
İnsan yaşamını yok etmeye yönelik, sözünü ettiğimiz türden cinayetlere ‘münferit bir olay, olarak bakmak yanlıştır. Cinayetlerin analizi bilimsel açıdan psiko-sosyal koşullarla birlikte ilgili birimlerce değerlendirilmektedir. Bilimsel açıdan katillerin yaşadığı ortam, insanlara yaklaşımı, cinayet işlerkenki ruhsal hali konularında tespit edilmiş bulgularda dikkate alınmaktadır.
Cinayeti işleyen katil bu davranışının karşılıksız kalmayacağını bilir. Maddi çıkar, cinsel taciz, kin ve nefretin ateşlediği cinayetlerin analizinde bazen seri katillerin hiçbir neden olmaksızın çok kısa sürede farklı yerlerde insan öldürdükleri gözlenmektedir. Bu tür katillere ‘Spree Katil, denilmektedir. Kiralık katillerde bir başkasının istekleri doğrultusunda cinayeti üstlenen kişidir.
Nereden bakılırsa bakılsın insan yaşamı açısından ‘katil olmak, zor bir eylemdir. Çünkü bu işi kafasında tasarlayan kendi yaşamı açısından da büyük bir riskle karşı karşıyadır. Bilimsel açıdan katil cinayet esnasında mutlaka bir iz bırakır, üstelik bu dünyada karşılıksız kalacağı düşünülen fiillerin öbür dünyada karşılığı olacağını yüce kitabımız Kuran’ı Kerimden biliyoruz.
Çözüm insana ve insanlığımıza sahip çıkmaktan geçiyor. İnsanca yaşayıp insanca ölmenin erdemi çok büyüktür. İnsanlar bu dünyada hangi makamda olurlarsa olsun öteki dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerle birlikte değerlendirilecekler.
Peygamberimizin bir hadisinde açıkça belirttiği gibi insan öldüğünde mezara kadar üç şeyi beraberinde getirir. Bunlar malı, yakınları ve amelleridir. Bu üç şeyden ikisi döner biri kalır. Kendisiyle kalan, dünyada iken işlediği amelleridir. Bu amellerin insanı kabirde koruması içinin iyilik ve güzelliklerle doldurulmuş olması ile mümkündür. Dünyada iken bize verilmiş bu fırsatı kaçırmamalı, kolay olan insanlığa yönelmeliyiz. Unutmamalıyız ki zor olan iki dünyada da bizi zora sokan yaptıklarımızdır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 322403
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.