Özgün içerik üreterek sosyal medyada paylaşmanın çok zorluğu var. İnsanımız duygusaldır, bu nedenle gündemde ne varsa onu sloganik olarak sosyal medyada paylaşıyor. Gündeme göre pozisyon alıyor. Acaba aldığım pozisyonda bir görev ve sorumluluğum var mı diye düşünmüyor. Gündemle ilgili siyasi maksatlı görsel hazırlayıp sosyal medya ortamına servis edenler var. Üzerinde düşünmeden bu görseller genel kitle tarafından hemen paylaşılıyor. Çünkü düşünmeyi sevmiyoruz. Ne de olsa biri bizim adımıza düşünmüş ve hazırlamıştır. Düşünmek slogandan ayrılmak demektir. Düşünmek başkalarının farklı maksatlarla hazırladığı propaganda paketlerini kabul etmemek demektir. Sosyal medyada maksatlı hazır paket görseller gününü doldurmadan ömrünü dolduruyor. Ertesi gün sanki o önemli günün hiç önemi kalmamış gibi. Çünkü bunlar bir düşünce ve analiz ürünü olarak ortaya çıkmıyor. Rüzgârı estirenler ertesi günü için başka bir şey hazırlıyor. Bu tür paylaşımlar yasak savma gibi oluyor. Düşünceden uzak, ikili bir sistem çalışıyor. Ya alkışlamak, kutsamak ya da yuhalamak ve lanetlemek şeklinde oluyor. Örneğin bugün 10 Kasım Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü. İçi boşalmış sloganları paylaşmanın bir önemi yok. Ama bu sloganları paylaşmazsan Atatürk düşmanı gibi algılanma, bu sloganları ve görselleri paylaşırsan sadık bir Atatürkçü gibi bir algılanma ihtimali oluşuyor. Oysa sıradanlaşmış ve içi boşalmış sloganlarla Atatürk’ü anmak yerine Atatürk’ü anlamak çok önemlidir. Bugün sosyal medyaya göz gezdirdiğimde Atatürk'ü anma dolayısıyla fotoğraflar ve sloganik paylaşımlar ve az da olsa aleyhte imalı paylaşımlar vardı. Ama Atatürk’ün anma dolasıyla anmayı anlama konusunda bir değerlendirme yazısı görmedim. Anmalar resmi, rutin bir ritüele dayanırken, anlama bir idrak, bir bilinç gerektiriyor. Anlama bize sorumluluk yüklüyor. Anma günübirlik bir hatırlamadır, ertesi gün yeni gündemle unutulan bir şeydir. Bu nedenle anmanın yanında anlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Atatürk’ü anlama; ondaki vatan, millet sevgisi, cumhuriyet ve bilime verdiği değer ekseninde yapılacak etkinliklerle mümkün olacaktır. Atatürk; Oğuz Kağan, Alpaslan, Fatih Sultan Mehmet gibi tarih boyunca bu milletin medarı iftiharı olmuş altın halkalardan birini teşkil eder. Türk milletinin ortak bir değeridir. Atatürk’ü putlaştırmak, siyasallaştırmak, kutuplaşmanın unsuru haline getirmek O’nu gerçeğinden koparır, özü boşalmış bir sembole dönüştürür. Atatürk’ü anlamak; vatan ve millet tehlikeye düştüğünde nasıl mücadele verileceği konusunda bizi motive edeceği gibi bize sorumluluklar da yükler. Vatan, millet, cumhuriyet gibi değerlere yönelik saldırılar, artık fiili müdahalelerle değil, propaganda ve içten çökertmelerle gerçekleşiyor. Atatürk’ü anma ve anlama bizim bu tür tehlikelere karşı uyanık olmamızı gerektiriyor. Bu nedenle anmalar, anlamalarla devam etmelidir. Yoksa klişe anmalar anlamını kaybediyor. Bugünün 10 Kasım olması münasebetiyle; unutulmamaya, iyi anlaşılmaya ve fevkalâde bir takdire şâyân Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ebediyete irtihâl eden tüm gazi silah arkadaşlarını ve bugüne kadar vatan uğruna toprağa düşmüş tüm azîz şehitlerimizi sonsuz bir minnet ve şükranla yâd ediyorum. Rûhları şâd olsun. Av. Durdu GÜNEŞ
Özgün içerik üreterek sosyal medyada paylaşmanın çok zorluğu var. İnsanımız duygusaldır, bu nedenle gündemde ne varsa onu sloganik olarak sosyal medyada paylaşıyor. Gündeme göre pozisyon alıyor. Acaba aldığım pozisyonda bir görev ve sorumluluğum var mı diye düşünmüyor. Gündemle ilgili siyasi maksatlı görsel hazırlayıp sosyal medya ortamına servis edenler var. Üzerinde düşünmeden bu görseller genel kitle tarafından hemen paylaşılıyor. Çünkü düşünmeyi sevmiyoruz. Ne de olsa biri bizim adımıza düşünmüş ve hazırlamıştır. Düşünmek slogandan ayrılmak demektir. Düşünmek başkalarının farklı maksatlarla hazırladığı propaganda paketlerini kabul etmemek demektir.
Sosyal medyada maksatlı hazır paket görseller gününü doldurmadan ömrünü dolduruyor. Ertesi gün sanki o önemli günün hiç önemi kalmamış gibi. Çünkü bunlar bir düşünce ve analiz ürünü olarak ortaya çıkmıyor. Rüzgârı estirenler ertesi günü için başka bir şey hazırlıyor. Bu tür paylaşımlar yasak savma gibi oluyor. Düşünceden uzak, ikili bir sistem çalışıyor. Ya alkışlamak, kutsamak ya da yuhalamak ve lanetlemek şeklinde oluyor. Örneğin bugün 10 Kasım Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü. İçi boşalmış sloganları paylaşmanın bir önemi yok. Ama bu sloganları paylaşmazsan Atatürk düşmanı gibi algılanma, bu sloganları ve görselleri paylaşırsan sadık bir Atatürkçü gibi bir algılanma ihtimali oluşuyor. Oysa sıradanlaşmış ve içi boşalmış sloganlarla Atatürk’ü anmak yerine Atatürk’ü anlamak çok önemlidir.
Bugün sosyal medyaya göz gezdirdiğimde Atatürk'ü anma dolayısıyla fotoğraflar ve sloganik paylaşımlar ve az da olsa aleyhte imalı paylaşımlar vardı. Ama Atatürk’ün anma dolasıyla anmayı anlama konusunda bir değerlendirme yazısı görmedim. Anmalar resmi, rutin bir ritüele dayanırken, anlama bir idrak, bir bilinç gerektiriyor. Anlama bize sorumluluk yüklüyor. Anma günübirlik bir hatırlamadır, ertesi gün yeni gündemle unutulan bir şeydir. Bu nedenle anmanın yanında anlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Atatürk’ü anlama; ondaki vatan, millet sevgisi, cumhuriyet ve bilime verdiği değer ekseninde yapılacak etkinliklerle mümkün olacaktır. Atatürk; Oğuz Kağan, Alpaslan, Fatih Sultan Mehmet gibi tarih boyunca bu milletin medarı iftiharı olmuş altın halkalardan birini teşkil eder. Türk milletinin ortak bir değeridir. Atatürk’ü putlaştırmak, siyasallaştırmak, kutuplaşmanın unsuru haline getirmek O’nu gerçeğinden koparır, özü boşalmış bir sembole dönüştürür. Atatürk’ü anlamak; vatan ve millet tehlikeye düştüğünde nasıl mücadele verileceği konusunda bizi motive edeceği gibi bize sorumluluklar da yükler. Vatan, millet, cumhuriyet gibi değerlere yönelik saldırılar, artık fiili müdahalelerle değil, propaganda ve içten çökertmelerle gerçekleşiyor. Atatürk’ü anma ve anlama bizim bu tür tehlikelere karşı uyanık olmamızı gerektiriyor. Bu nedenle anmalar, anlamalarla devam etmelidir. Yoksa klişe anmalar anlamını kaybediyor. Bugünün 10 Kasım olması münasebetiyle; unutulmamaya, iyi anlaşılmaya ve fevkalâde bir takdire şâyân Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ebediyete irtihâl eden tüm gazi silah arkadaşlarını ve bugüne kadar vatan uğruna toprağa düşmüş tüm azîz şehitlerimizi sonsuz bir minnet ve şükranla yâd ediyorum. Rûhları şâd olsun.
Av. Durdu GÜNEŞ
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 722126
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.