ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
GİRİŞ İnsan oğlunun dünyaya gelişi ile başlayan yaşam mücadelesinde, kendisini ifade edebilmesi, yaşama tutunmasını sağlayan çok önemli etkenlerden biridir. Peygamberimiz ‘İnsanoğlu dilinin altında gizlidir, derken insanın kendini dili ile ifade ederken muhtemelen kişiliğini, duygu ve davranışlarını da açığa vurduğunu işaret etmektedir. İnsanın kendini tanıması ve ifade edebilmesi bir zaman sürecinde gerçekleşebilmektedir. Aile dediğimiz toplumsal yapının en küçük biriminde gözlerini açan insan çocukluk evresinden okul zamanı gelinceye kadar en yakınları tarafından zorunlu ihtiyaçları karşılanırken konuşması ve kendisini ifade etmesine ayrı bir önem veririz. Amerikalı yazar, bilim ve felsefe adamı Benjamin Franklin, ‘ Çocuklarınıza dilini tutmayı öğretiniz konuşmayı nasıl olsa öğreneceklerdir, derken yersiz konuşmanın bireyin başına açabileceği sıkıntıların daha küçük yaşta başladığını ifade etmektedir. Çocukların küçük yaşta konuşması, yürümesi ebeveynleri ile iletişim kurması ailesini mutlu eden değişimlerin başında gelir. İnsanın 6 yaşından sonra eğitim hayatına başlaması ilköğretimden sonra lise ve yüksek öğrenimini tamamlayıncaya kadar geçen süreç, kendini yapabileceklerini ve mesleğini seçmede çok önemli bir rol oynayacak zaman dilimidir. Öğretmenlerimizin, Peygamberimizin işaret ettiği insanın dilinin altındaki gizliliğin ortaya çıkmasında bir yerde en az ailesi kadar önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Öğretmenlerinin keşfettiği ilgi alanını kullanarak yaşamında doğru meslek sahibi olan çok sayıda insan vardır. GÜZEL KONUŞAN, ÖRNEK OLAN İYİ İNSAN Hatip olabilmek, güzel konuşmak mutlaka insanın önemli yanlarından biridir. Bu yanı zayıf olan veya konuşamayan insan kendini ifade etmekte zorlanan insandır. Bu gruba giren insanları eksik yanlarından ötürü özürlü olarak görmek yanlıştır. Çünkü; konuşamayan ancak çevresine davranışları ile örnek olan insanların sayısı da çoktur. Esas olan Cenabı Hakkın bize verdiği sayısız nimetlerden biri olan aklımızı çok iyi kullanabilmektir. İşte bu nedenle ünlü Yunan filozofu Aristo ‘ Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat her söylediğini düşünür., demiştir. Kendimizi ifade ederken veya bir sorunu anlatırken değişik yöntemler kullanırız Bir Çin atasözüne göre ‘Dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır., Bir İngiliz düşünür ise ‘Kelimeler küçük birer mürekkep damlasıdır. Çığ gibi bir fikrin üstüne düşerler ve binlerce, belki milyonlarca insanı düşündürürler, diyerek adeta bu Çin atasözünü doğrulamaktadır. Günümüzde çok iyi konuşan, hitabeti kuvvetli olan insanlara çoğu yerde tanık oluruz. Özellikle milletvekili, radyo ve TV spikeri ve avukatlar arasında hitabeti çok kuvvetli olan insanlar vardır. Ancak; ne var ki, toplumda asıl ihtiyaç duyulan şey güzel konuşmaktan ziyade örnek olacak davranışlar sergileyebilmektir. Söylediği güzel sözleri örnek olacak davranışları ile desteklemeyen bir insan önemli bir meziyetten mahrum kalmış bir insandır. Mevlana bunu bir bakıma şöyle ifade ediyor: Dili ve sözü bir olmayan kimselerin yüzü dil bile olsa o yine dilsiz sayılır. İYİ İLETİŞİM İYİ KONUŞMANIN ÜRÜNÜDÜR Günlük yaşamda çoğu kez iyi anlaşılmamaktan endişe ederiz. Akıl süzgecinden geçmemiş bir konuşma, konuşanın başına iş açabilir. Sultan Velede göre ‘ Dilim müşterisi kulaktır., Konuşmak için bir ağzımız olmakla beraber Cenabı Allah dinlememiz için iki kulak vermiştir. Atinalı ünlü düşünür ve felsefeci Diyojen de bu gerçeği şöyle ifade eder: ‘ Neden iki kulağımıza karşılık bir ağzımız var? Çok dinleyip az konuşalım diye., Peygamberimizde bir hadisi şerifinde ‘ Ya faydalı ve hayırlı şeyler konuşunuz, yada susunuz., diyerek az ve öz konuşmanın önemine değinmiştir. Kişiler arası iletişimde yanlış anlaşılmamak için kelimeleri özenle seçmek ve ne istediğimizi doğru anlatabilmek çok önemlidir. Ralp C Smedly isimli düşünüre göre; ‘ İnsanlar arasındaki çelişki ve anlaşmazlıkların çoğu yanlış anlamadan kaynaklanır.,, Özellikler gençler hiç anlaşılmadıklarını, bazıları da yanlış anlaşıldıklarını ifade eder. Çoğu tartışmaların ardından bir çok insan yanlış anlamaktan veya anlaşılmaktan ötürü özrünü beyan eder. Ancak iş işten geçmiş olur. Telafisi mümkün olan sözler nedeniyle insanlar davranışlarını sorgulayıp ders çıkarabilir. Ne var ki bazı sözlerin telafisi mümkün olmayabilir. Sert, kişiyi kalben kıran veya karşı kişi üzerindeki etkisi nedeniyle kontrolünü kaybedip olayı taciz, yaralama ve cinayete kadar götüren insanlar vardır. Bu tür olayların varlığını her gün medyadan takip edip irkilmekteyiz. Bu tür durumları ifade etmek için ünlü düşünür Confucius ‘ Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın., diyor. SONUÇ Eğitim, insanın yetişmesinde ve ileriyi görmesinde çok önemli olan alanların başında gelir. Ancak eğitimle insan, davranışları düşünceleri ve hedefleri konusunda bilinçlendirilebilir. Sözlerimizi oluşturan kelimeler dünyasında kaybolmamak için kelimeleri kullanma sanatını çok iyi öğrenmeliyiz. Okullarımızda okutulan Türkçe, Dilbilgisi, Kişiler Arası İlişkiler gibi derslerde kelimeleri kullanma sanatına yer verilmekle beraber bu sanatın bir yerde ‘ Değerler Eğitimi, ile de yakından ilgisi vardır. Günümüzde insani değerlerimize verilen önem giderek artmakla birlikte daha atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Çünkü; uzun süredir değerlerimize yönelik dıştan kaynaklı tahribat hareketi toplumsal yapı ile birlikte ailede çözülmelere yol açmıştır. Olgun bir insan olma yolunda davranışlarımıza şekil veren kelimeleri yerinde ve zamanında özenle kullanabilmeliyiz. Unutulmaması gereken bir hususta güzel sözlerin Cenabı Hakka ulaşacağı gerçeğidir. Kötü söz bireyi sadece bu dünyada zor durumda bırakmakla kalmaz öbür dünyada da sorumlu duruma düşürebilir. Sonuçta Aristo’nun ifade ettiği gibi: Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyeninde yararlandığı sözdür. Hazreti Süleyman güzel sözler için, ‘ Bir petekten damla damla sızan bala benzer. İnsan ruhuna tat verir., derken İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif de; Budur cihanda benim en beğendiğim meslek Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek Diyerek, sözün doğru olmasının önemini vurgulamıştır. İnsan olarak güzelliklere doğru yelken açmak istiyorsak kullandığımız kelimeleri güzel ve anlamlı bir içeriğe dönüştürecek sözlere yaşamımızda daha çok yer verebilmeliyiz. 23.12.2011 Atıf ÖZGEN
GİRİŞ
İnsan oğlunun dünyaya gelişi ile başlayan yaşam mücadelesinde, kendisini ifade edebilmesi, yaşama tutunmasını sağlayan çok önemli etkenlerden biridir. Peygamberimiz ‘İnsanoğlu dilinin altında gizlidir, derken insanın kendini dili ile ifade ederken muhtemelen kişiliğini, duygu ve davranışlarını da açığa vurduğunu işaret etmektedir.
İnsanın kendini tanıması ve ifade edebilmesi bir zaman sürecinde gerçekleşebilmektedir. Aile dediğimiz toplumsal yapının en küçük biriminde gözlerini açan insan çocukluk evresinden okul zamanı gelinceye kadar en yakınları tarafından zorunlu ihtiyaçları karşılanırken konuşması ve kendisini ifade etmesine ayrı bir önem veririz.
Amerikalı yazar, bilim ve felsefe adamı Benjamin Franklin, ‘ Çocuklarınıza dilini tutmayı öğretiniz konuşmayı nasıl olsa öğreneceklerdir, derken yersiz konuşmanın bireyin başına açabileceği sıkıntıların daha küçük yaşta başladığını ifade etmektedir.
Çocukların küçük yaşta konuşması, yürümesi ebeveynleri ile iletişim kurması ailesini mutlu eden değişimlerin başında gelir. İnsanın 6 yaşından sonra eğitim hayatına başlaması ilköğretimden sonra lise ve yüksek öğrenimini tamamlayıncaya kadar geçen süreç, kendini yapabileceklerini ve mesleğini seçmede çok önemli bir rol oynayacak zaman dilimidir.
Öğretmenlerimizin, Peygamberimizin işaret ettiği insanın dilinin altındaki gizliliğin ortaya çıkmasında bir yerde en az ailesi kadar önemli bir fonksiyonu bulunmaktadır. Öğretmenlerinin keşfettiği ilgi alanını kullanarak yaşamında doğru meslek sahibi olan çok sayıda insan vardır.
GÜZEL KONUŞAN, ÖRNEK OLAN İYİ İNSAN
Hatip olabilmek, güzel konuşmak mutlaka insanın önemli yanlarından biridir. Bu yanı zayıf olan veya konuşamayan insan kendini ifade etmekte zorlanan insandır. Bu gruba giren insanları eksik yanlarından ötürü özürlü olarak görmek yanlıştır. Çünkü; konuşamayan ancak çevresine davranışları ile örnek olan insanların sayısı da çoktur.
Esas olan Cenabı Hakkın bize verdiği sayısız nimetlerden biri olan aklımızı çok iyi kullanabilmektir. İşte bu nedenle ünlü Yunan filozofu Aristo ‘ Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat her söylediğini düşünür., demiştir.
Kendimizi ifade ederken veya bir sorunu anlatırken değişik yöntemler kullanırız Bir Çin atasözüne göre ‘Dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır., Bir İngiliz düşünür ise ‘Kelimeler küçük birer mürekkep damlasıdır. Çığ gibi bir fikrin üstüne düşerler ve binlerce, belki milyonlarca insanı düşündürürler, diyerek adeta bu Çin atasözünü doğrulamaktadır.
Günümüzde çok iyi konuşan, hitabeti kuvvetli olan insanlara çoğu yerde tanık oluruz. Özellikle milletvekili, radyo ve TV spikeri ve avukatlar arasında hitabeti çok kuvvetli olan insanlar vardır.
Ancak; ne var ki, toplumda asıl ihtiyaç duyulan şey güzel konuşmaktan ziyade örnek olacak davranışlar sergileyebilmektir. Söylediği güzel sözleri örnek olacak davranışları ile desteklemeyen bir insan önemli bir meziyetten mahrum kalmış bir insandır. Mevlana bunu bir bakıma şöyle ifade ediyor:
Dili ve sözü bir olmayan kimselerin yüzü dil bile olsa o yine dilsiz sayılır.
İYİ İLETİŞİM İYİ KONUŞMANIN ÜRÜNÜDÜR
Günlük yaşamda çoğu kez iyi anlaşılmamaktan endişe ederiz. Akıl süzgecinden geçmemiş bir konuşma, konuşanın başına iş açabilir. Sultan Velede göre ‘ Dilim müşterisi kulaktır., Konuşmak için bir ağzımız olmakla beraber Cenabı Allah dinlememiz için iki kulak vermiştir.
Atinalı ünlü düşünür ve felsefeci Diyojen de bu gerçeği şöyle ifade eder: ‘ Neden iki kulağımıza karşılık bir ağzımız var? Çok dinleyip az konuşalım diye., Peygamberimizde bir hadisi şerifinde ‘ Ya faydalı ve hayırlı şeyler konuşunuz, yada susunuz., diyerek az ve öz konuşmanın önemine değinmiştir.
Kişiler arası iletişimde yanlış anlaşılmamak için kelimeleri özenle seçmek ve ne istediğimizi doğru anlatabilmek çok önemlidir. Ralp C Smedly isimli düşünüre göre; ‘ İnsanlar arasındaki çelişki ve anlaşmazlıkların çoğu yanlış anlamadan kaynaklanır.,,
Özellikler gençler hiç anlaşılmadıklarını, bazıları da yanlış anlaşıldıklarını ifade eder. Çoğu tartışmaların ardından bir çok insan yanlış anlamaktan veya anlaşılmaktan ötürü özrünü beyan eder. Ancak iş işten geçmiş olur.
Telafisi mümkün olan sözler nedeniyle insanlar davranışlarını sorgulayıp ders çıkarabilir. Ne var ki bazı sözlerin telafisi mümkün olmayabilir. Sert, kişiyi kalben kıran veya karşı kişi üzerindeki etkisi nedeniyle kontrolünü kaybedip olayı taciz, yaralama ve cinayete kadar götüren insanlar vardır. Bu tür olayların varlığını her gün medyadan takip edip irkilmekteyiz. Bu tür durumları ifade etmek için ünlü düşünür Confucius ‘ Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın., diyor.
SONUÇ
Eğitim, insanın yetişmesinde ve ileriyi görmesinde çok önemli olan alanların başında gelir. Ancak eğitimle insan, davranışları düşünceleri ve hedefleri konusunda bilinçlendirilebilir. Sözlerimizi oluşturan kelimeler dünyasında kaybolmamak için kelimeleri kullanma sanatını çok iyi öğrenmeliyiz.
Okullarımızda okutulan Türkçe, Dilbilgisi, Kişiler Arası İlişkiler gibi derslerde kelimeleri kullanma sanatına yer verilmekle beraber bu sanatın bir yerde ‘ Değerler Eğitimi, ile de yakından ilgisi vardır. Günümüzde insani değerlerimize verilen önem giderek artmakla birlikte daha atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Çünkü; uzun süredir değerlerimize yönelik dıştan kaynaklı tahribat hareketi toplumsal yapı ile birlikte ailede çözülmelere yol açmıştır.
Olgun bir insan olma yolunda davranışlarımıza şekil veren kelimeleri yerinde ve zamanında özenle kullanabilmeliyiz. Unutulmaması gereken bir hususta güzel sözlerin Cenabı Hakka ulaşacağı gerçeğidir. Kötü söz bireyi sadece bu dünyada zor durumda bırakmakla kalmaz öbür dünyada da sorumlu duruma düşürebilir.
Sonuçta Aristo’nun ifade ettiği gibi:
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyeninde yararlandığı sözdür.
Hazreti Süleyman güzel sözler için, ‘ Bir petekten damla damla sızan bala benzer. İnsan ruhuna tat verir., derken İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif de;
Budur cihanda benim en beğendiğim meslek
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek
Diyerek, sözün doğru olmasının önemini vurgulamıştır. İnsan olarak güzelliklere doğru yelken açmak istiyorsak kullandığımız kelimeleri güzel ve anlamlı bir içeriğe dönüştürecek sözlere yaşamımızda daha çok yer verebilmeliyiz. 23.12.2011
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 182111
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.