ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
GİRİŞ İnsan yaşamı zamana endekslidir. Ömrümüz süresince ifade ettiğimiz günler, haftalar, aylar ve yıllar geçen zaman sürecini oluşturan ufak zaman dilimleridir. Bu dilimlere yönelik olarak zamanı hatırlatan vurgulamalar yaparız. Yaşamda bir gün; insanın çalıştığı, beslendiği, dinlendiği ve uyuduğu süreçlerden oluşur. İnsan zaman tünelinde çıktığı yolculukta doğumdan ölüme kadar fiziki yapısında olduğu kadar ruhsal, düşünsel ve davranışsal yapısında da önemli değişikliklere uğrar. Yaşamımızdaki fiziki değişime vurgu yapan çok sayıda şiir ve bu şiirlerin bestelendiği şarkılar vardır. Herhalde bu şiirlerden en anlamlı olanlardan biri Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 yaş şiiridir. Yaşadığımız dünyada zamanın değişime uğratmadığı canlı veya cansız hiçbir varlık yoktur. Zamana meydan okumaktan ziyade, geçen zamandan ders çıkarmak veya zamanı değerlendirmek daha anlamlıdır. İranlı İslam bilginlerinden Sadi Şirazi zamanın değerlendirilmesi konusunda ‘ En zor üç şey; sır saklamak, acıyı unutmak, ve boş zamanı değerlendirmek, derken ünlü düşünürlerden Eflatun kendisine; ‘ İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?, sorusunu şu şekilde cevaplandırmış: ‘’Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak içinde para öderler. Sonuçta ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaparlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.,, ZAMANI NASIL DEĞERLENDİREBİLİRİZ ? İnsanoğluolarak çocukluk ve gençlik yıllarında yeterli düzeyde zaman bilincine sahip değiliz. Çoğu zaman önümüzde uzun yıllar olduğunu düşünürüz. Hatta çevremizden veya en yakınlarımızdan kaybettiğimiz bireyler olursa kendimizi geçen zamanla ve yaptıklarımızla sorgulamak yerine bu zamanın yüklediği sorumluluktan kaçınırız. Cenabı Allah insanları değişik yetenek ve kabiliyetlerle donatmıştır. Her insanın ilgi duyduğu bir çalışma alanı vardır. İnsan olarak öncelikle yaptığımız işi en iyi şekilde yapmakla yükümlüyüz. Çünkü; Bertie Charles Forbes’in dediği gibi, ‘Zamanı öldüren işi de öldürür.,, 17. yüzyılda yaşamış Fransızyazar ve ahlak kuramcısı Jean de La Bruyere göre de; ‘ Hayatın kısalığından en çok yakınanlar, zamanlarını en kötüye kullananlardır.,, Öncelikle zamana bakış açısını değiştirmeliyiz. Çocuklarımıza geçen zamanın bir daha yerine gelmeyeceği gerçeğini öğretmeliyiz. Yunanlı filozof ve düşünürlerinden Epiktetos’de bu duruma işaretederek ; ‘ Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun, niye bugünden başlamıyorsun?,, sözüyle bugünde var olmanın önemine değiniyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed’de bir hadisi şerifinde insanların değerini bilmedikleri beş şeyden ikisinin ‘ İhtiyarlık gelmeden gençliğin ve boş zaman gelmeden çalışmanın, kıymetini bilmek gerektiğini ifade ediyor. Genelde geçen zamanın kıymetini yaşlanınca daha iyi anlıyoruz. Ancak geçen zaman bir daha geri gelmiyor. Ünlü iş adamlarımızdan çalışma yaşamında başarılı hamleler yapmış, adını Türkiye dışında da duyurmuş olan rahmetli Sakıp Sabancı ölmeden önce söylediği şu söz çok anlamlıdır: ‘’ Çalışmaya doyamadım.,, İki kelimeden oluşan bu söz büyük anlam içermektedir. Rahmetli Sabancı, bir süre daha çalışmaya ömrü yetseydi daha çok şeyler üretebileceğini ve çalışmanın kendinde doyumsuz bir tat verdiğini ima etmektedir. Unutmamak gerekir ki bir şeyler üretebilmek için zamana gereksinimimiz vardır. O zamanda içinde bulunduğumuz zamandır. Ünlü yazarlardan Anthony Robbins ‘Kaderiniz karar anlarınızda biçimlenir., derken Russo da ‘ Zor iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle meydana gelir., demektedir. EN KÖTÜ İSRAF BİÇİMİ ZAMAN İSRAFI İsraf, günlük yaşamımıza girmiş arzu edilmeyen sonuçlar veren bir tüketim şeklidir. Çalıştırılmayan teknik cihazlar, çöpe atılan yiyecek ve giyecekler, okunmayan kitaplar ve kullanılmayan ilaçlar israfın değişik biçimleridir. İsrafın en kötü biçimlerinden biri de zaman israfıdır. Ekonomik hayatımızda yaşanan diğer israfların bir şekilde telafisi mümkündür, ancak zamanın telafisi mümkün değildir. Amerikalı yazar bilim ve felsefe adamı Benjamin Franklin bu gerçeği şu sözlerle teyit ediyor: ‘’ Hayatı seviyor musunuz ? Öyle ise zamanı israf etmeyiniz. Çünkü hayat ondan yapılmıştır.,, Zaman israfının da değişik şekilleri vardır. Çalışan bir insanı gereksiz yere meşgul etmek bu insanın zamanını çalmak demektir. Gerçek mesleğini bir kenara bırakıp ilgi alanı dışında bir insanı çalıştırmakta o insanın gerçek işine olan katkısını elinden alıp zamanını boş yere harcamak demektir. Bu durumda olan insanlar için ünlü filozoflardan Montesguieu şöyle diyor: ‘’ Boş yere harcayacak zamanı bulmak, yapılması gereken bir işi öldürmek demektir.,, Peygamberimizde bir hadisi şerifinde iki günü eşit olanı ziyanda görüyor. İslam bilginlerinden Horasanlı Bişri Hafide zamanla değişen sürece farklı bir yorum getiriyor: ‘’ Dün öldü. Bugün can veriyor; yarın ise doğmadı. Zamanınızı bu açıdan görün ve faydalı işler yapın.,, KUR’AN’DA ZAMAN Cenabı Allah Kur’an’ı Kerimde değişik surelerdeki ayetlerde zaman kavramına ilişkim önemli hakikatler buyurmaktadır. Mekke döneminde inen Asr Suresinde Yüce Allah asr’a yani zamana yemin ederek , bazı özelliklere sahip olanlar dışında insanların zararda olduğunu bildiriyor. Yaşamdan kazançlı çıkmak için nelerin yapılması gerektiği anlamlı bir biçimde insanlara aktarılıyor. Kehf Suresi 17. ayette ise zalim bir hükümdardan kaçarak bir mağaraya sığınan 7 gencin 309 yıl uyur vaziyette kalmasından sonra Cenabı Allah tarafından tekrar diriltilmesi Müslümanların ahiret inancını kuvvetlendiriyor. Aşağıdaki Secde Suresinin 5. ayeti ise her işin O’na döndürüleceğini açıklayan ve zaman mefhumuna da atıfta bulunan bir ayettir. ‘’Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra bu işler sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir.,, SONUÇ Zaman mefhumu insanın üzerinde dikkatle düşünerek kendi yaşamını sorgulaması ve yakınları başta olmak üzere çevresindekileri de bilinçlendirmesi gerekli bir kavramdır. Zaman, Cenabı Hakkın insanlara yaşamları süresince ihtiyaç hissettiği sorunları gidermesi için bahşettiği çok önemli bir nimettir. İnsan olarak verilen her nimette olduğu Yüce Rabbimize zaman nimeti içinde şükretmeliyiz. Yaşadığımız zamanda rahat nefes alıyor, besleniyor ve çalışabiliyorsak insan olarak bunun değerini fark etmeliyiz. Yeri geldiğinde yaşamımızda bir saatin, bir dakikanın veya bir saniyenin ne kadar önemli olduğunu gösteren olaylar yaşarız. Hapishanede veya askerde gün dolduran, hastanede organ bekleyen, ameliyatta olan, çocuklarının doğumunu bekleyen anne ve babalar için beklenen zaman ne kadarda önemlidir!.. Eski Yunanlı oyun yazarı Sofokles de zamanı şifa veren bir ilaç olarak nitelemiş, Rus edebiyatının dev yazarlarından Tolstoy da sabır ve zaman için ‘ İşte benim bahadır askerlerim, benzetmesini yapmıştır. Sonuçta, Apple’nin kurucusu ve teknoloji dünyasının en önemli isimlerinden olan ve 2011 yılı ekim ayında 56 yaşında vefat eden Steve Jobs’un ifade ettiği gibi; ‘’Her gününüzü son gününüz gibi yaşarsanız, sonunda bir gün haklı çıkarsınız.,, Atıf ÖZGEN
GİRİŞ
İnsan yaşamı zamana endekslidir. Ömrümüz süresince ifade ettiğimiz günler, haftalar, aylar ve yıllar geçen zaman sürecini oluşturan ufak zaman dilimleridir. Bu dilimlere yönelik olarak zamanı hatırlatan vurgulamalar yaparız.
Yaşamda bir gün; insanın çalıştığı, beslendiği, dinlendiği ve uyuduğu süreçlerden oluşur. İnsan zaman tünelinde çıktığı yolculukta doğumdan ölüme kadar fiziki yapısında olduğu kadar ruhsal, düşünsel ve davranışsal yapısında da önemli değişikliklere uğrar.
Yaşamımızdaki fiziki değişime vurgu yapan çok sayıda şiir ve bu şiirlerin bestelendiği şarkılar vardır. Herhalde bu şiirlerden en anlamlı olanlardan biri Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 yaş şiiridir.
Yaşadığımız dünyada zamanın değişime uğratmadığı canlı veya cansız hiçbir varlık yoktur. Zamana meydan okumaktan ziyade, geçen zamandan ders çıkarmak veya zamanı değerlendirmek daha anlamlıdır.
İranlı İslam bilginlerinden Sadi Şirazi zamanın değerlendirilmesi konusunda ‘ En zor üç şey; sır saklamak, acıyı unutmak, ve boş zamanı değerlendirmek, derken ünlü düşünürlerden Eflatun kendisine; ‘ İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?, sorusunu şu şekilde cevaplandırmış:
‘’Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak içinde para öderler. Sonuçta ne bugünü, ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecek gibi yaparlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.,,
ZAMANI NASIL DEĞERLENDİREBİLİRİZ ?
İnsanoğluolarak çocukluk ve gençlik yıllarında yeterli düzeyde zaman bilincine sahip değiliz. Çoğu zaman önümüzde uzun yıllar olduğunu düşünürüz. Hatta çevremizden veya en yakınlarımızdan kaybettiğimiz bireyler olursa kendimizi geçen zamanla ve yaptıklarımızla sorgulamak yerine bu zamanın yüklediği sorumluluktan kaçınırız.
Cenabı Allah insanları değişik yetenek ve kabiliyetlerle donatmıştır. Her insanın ilgi duyduğu bir çalışma alanı vardır. İnsan olarak öncelikle yaptığımız işi en iyi şekilde yapmakla yükümlüyüz. Çünkü; Bertie Charles Forbes’in dediği gibi, ‘Zamanı öldüren işi de öldürür.,, 17. yüzyılda yaşamış Fransızyazar ve ahlak kuramcısı Jean de La Bruyere göre de; ‘ Hayatın kısalığından en çok yakınanlar, zamanlarını en kötüye kullananlardır.,,
Öncelikle zamana bakış açısını değiştirmeliyiz. Çocuklarımıza geçen zamanın bir daha yerine gelmeyeceği gerçeğini öğretmeliyiz. Yunanlı filozof ve düşünürlerinden Epiktetos’de bu duruma işaretederek ; ‘ Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun, niye bugünden başlamıyorsun?,, sözüyle bugünde var olmanın önemine değiniyor.
Peygamberimiz Hz. Muhammed’de bir hadisi şerifinde insanların değerini bilmedikleri beş şeyden ikisinin ‘ İhtiyarlık gelmeden gençliğin ve boş zaman gelmeden çalışmanın, kıymetini bilmek gerektiğini ifade ediyor.
Genelde geçen zamanın kıymetini yaşlanınca daha iyi anlıyoruz. Ancak geçen zaman bir daha geri gelmiyor.
Ünlü iş adamlarımızdan çalışma yaşamında başarılı hamleler yapmış, adını Türkiye dışında da duyurmuş olan rahmetli Sakıp Sabancı ölmeden önce söylediği şu söz çok anlamlıdır:
‘’ Çalışmaya doyamadım.,,
İki kelimeden oluşan bu söz büyük anlam içermektedir. Rahmetli Sabancı, bir süre daha çalışmaya ömrü yetseydi daha çok şeyler üretebileceğini ve çalışmanın kendinde doyumsuz bir tat verdiğini ima etmektedir.
Unutmamak gerekir ki bir şeyler üretebilmek için zamana gereksinimimiz vardır. O zamanda içinde bulunduğumuz zamandır. Ünlü yazarlardan Anthony Robbins ‘Kaderiniz karar anlarınızda biçimlenir., derken Russo da ‘ Zor iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle meydana gelir., demektedir.
EN KÖTÜ İSRAF BİÇİMİ ZAMAN İSRAFI
İsraf, günlük yaşamımıza girmiş arzu edilmeyen sonuçlar veren bir tüketim şeklidir. Çalıştırılmayan teknik cihazlar, çöpe atılan yiyecek ve giyecekler, okunmayan kitaplar ve kullanılmayan ilaçlar israfın değişik biçimleridir.
İsrafın en kötü biçimlerinden biri de zaman israfıdır. Ekonomik hayatımızda yaşanan diğer israfların bir şekilde telafisi mümkündür, ancak zamanın telafisi mümkün değildir. Amerikalı yazar bilim ve felsefe adamı Benjamin Franklin bu gerçeği şu sözlerle teyit ediyor:
‘’ Hayatı seviyor musunuz ? Öyle ise zamanı israf etmeyiniz. Çünkü hayat ondan yapılmıştır.,,
Zaman israfının da değişik şekilleri vardır. Çalışan bir insanı gereksiz yere meşgul etmek bu insanın zamanını çalmak demektir.
Gerçek mesleğini bir kenara bırakıp ilgi alanı dışında bir insanı çalıştırmakta o insanın gerçek işine olan katkısını elinden alıp zamanını boş yere harcamak demektir. Bu durumda olan insanlar için ünlü filozoflardan Montesguieu şöyle diyor:
‘’ Boş yere harcayacak zamanı bulmak, yapılması gereken bir işi öldürmek demektir.,,
Peygamberimizde bir hadisi şerifinde iki günü eşit olanı ziyanda görüyor. İslam bilginlerinden Horasanlı Bişri Hafide zamanla değişen sürece farklı bir yorum getiriyor:
‘’ Dün öldü. Bugün can veriyor; yarın ise doğmadı. Zamanınızı bu açıdan görün ve faydalı işler yapın.,,
KUR’AN’DA ZAMAN
Cenabı Allah Kur’an’ı Kerimde değişik surelerdeki ayetlerde zaman kavramına ilişkim önemli hakikatler buyurmaktadır.
Mekke döneminde inen Asr Suresinde Yüce Allah asr’a yani zamana yemin ederek , bazı özelliklere sahip olanlar dışında insanların zararda olduğunu bildiriyor. Yaşamdan kazançlı çıkmak için nelerin yapılması gerektiği anlamlı bir biçimde insanlara aktarılıyor.
Kehf Suresi 17. ayette ise zalim bir hükümdardan kaçarak bir mağaraya sığınan 7 gencin 309 yıl uyur vaziyette kalmasından sonra Cenabı Allah tarafından tekrar diriltilmesi Müslümanların ahiret inancını kuvvetlendiriyor.
Aşağıdaki Secde Suresinin 5. ayeti ise her işin O’na döndürüleceğini açıklayan ve zaman mefhumuna da atıfta bulunan bir ayettir.
‘’Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra bu işler sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O’na yükselir.,,
SONUÇ
Zaman mefhumu insanın üzerinde dikkatle düşünerek kendi yaşamını sorgulaması ve yakınları başta olmak üzere çevresindekileri de bilinçlendirmesi gerekli bir kavramdır.
Zaman, Cenabı Hakkın insanlara yaşamları süresince ihtiyaç hissettiği sorunları gidermesi için bahşettiği çok önemli bir nimettir. İnsan olarak verilen her nimette olduğu Yüce Rabbimize zaman nimeti içinde şükretmeliyiz.
Yaşadığımız zamanda rahat nefes alıyor, besleniyor ve çalışabiliyorsak insan olarak bunun değerini fark etmeliyiz. Yeri geldiğinde yaşamımızda bir saatin, bir dakikanın veya bir saniyenin ne kadar önemli olduğunu gösteren olaylar yaşarız. Hapishanede veya askerde gün dolduran, hastanede organ bekleyen, ameliyatta olan, çocuklarının doğumunu bekleyen anne ve babalar için beklenen zaman ne kadarda önemlidir!..
Eski Yunanlı oyun yazarı Sofokles de zamanı şifa veren bir ilaç olarak nitelemiş, Rus edebiyatının dev yazarlarından Tolstoy da sabır ve zaman için ‘ İşte benim bahadır askerlerim, benzetmesini yapmıştır.
Sonuçta, Apple’nin kurucusu ve teknoloji dünyasının en önemli isimlerinden olan ve 2011 yılı ekim ayında 56 yaşında vefat eden Steve Jobs’un ifade ettiği gibi;
‘’Her gününüzü son gününüz gibi yaşarsanız, sonunda bir gün haklı çıkarsınız.,,
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 319123
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.