En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

DÜŞÜNEN VE SORGULAYAN İNSAN

GİRİŞ

İnsanın yaşamında kendisine bahşedilmiş önemli nimetlerden biri de düşünme gücüne sahip olmasıdır. İslam dininde ifade edilen tefekkür ise Allah’ın zatını değil, yarattıklarını düşünmektir.

İnsan tefekkür yoluyla Cenabı Hakkın kainatta var ettiği canlı ve cansız cisimler üzerinde bilgi edinebilir. Kainattaki nizamın işleyişi insanı doğru ve sağlıklı bilgilere ulaştırabilir.

Nitekim Al-i İmran Suresi 190 ve 191nci ayetlerde Cenabı Allah şöyle buyurmaktadır:

‘’ Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece gündüzün peş peşe gelişinde, akıl sahipleri için ayetler (deliller, ibretler) vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, ve yanlarına uzandıklarında Allah’ı anarlar göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. Ya Rabbena Sen boşuna yaratmadın, Seni tenzih ederiz. Bizi cehennem azabından koru (derler).

Görüyoruz ki dinimiz insanın doğru bilgiye ulaşmasında, hakikatları görmesinde düşünce gücünü kullanmasını önermektedir. İnsan düşünerek yaratılış hikmeti ve yaratılan varlıklar hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. 

DÜŞÜNMEK BİR İHTİYAÇMIDIR ?

İnsan ihtiyaçları olan bir varlıktır. Yaşamını sürdürebilmesi için beslenmeye gereksinimi vardır. Ancak; insanın ihtiyaçları beslenme ile sınırlı değildir. İnsanı ruhsal bakımdan sağlıklı kılan ve manevi yanını oluşturan değerlere de gereksinimi vardır.

İşte; düşünmek, insanın manevi yanını oluşturan değerlerini sorgulamak açısından çok önemli bir işlev üstlenen bir özellik taşımaktadır. Kendisi aynı zamanda bir filozof olarak bilinen eski Roma İmparatorlarından Marcus Aurelius insanların düşünmesi konusunda şöyle diyor:

‘’ Düşünceleriniz ne ise hayatınızda odur. Hayatınızın gidişini değiştirmek istiyorsanız, düşüncelerinizi değiştiriniz.,,

Düşünmek yaşamımızın bir parçasıdır. İnsanın görünmeyen gözü, duyulmayan sesidir. İnsan düşünerek ufkunu aydınlatabilir veya kendi isteğine uygun bir yol çizebilir. Frank Dusch’a göre ‘İnsanları düşünmekten alıkoyamazsınız, ama onları düşünmeye itebilirsiniz.,

Düşüncelerin eyleme dönüşmesi insanı asırlar boyu sıkıntıya sokan önemli handikaplardan biri olmuştur. Dışımızdaki insanların sorunlarını gideren, mutlu ve huzurlu olmalarına yol açan düşünceler hüsnü kabul gören düşüncelerdir. Aksine eyleme dönüşünce başka insanlara herhangi bir şekilde zarar veren düşünceler ise insanlığın hukuki açıdan sanık sandalyesinde yargıladığıdüşünceler olmuştur.

İngiliz filozof, ekonomist ve devlet adamlarından John Stuart Mill’e göre ‘Bir düşünceyi susturmak, yaşayan kuşaklar kadar, gelecek kuşaklara karşıda düpedüz haydutluktur.,,

Düşüncelerin özgürce ifade edilmesi amacıyla insanlık geçmişe göre oldukça yol alabilmiştir. Bizim ülkemizde dahil olmak üzere dünyada bir çok ülkede düşüncelerin ifade edilmesi suç olmaktan çıkmış, insanların düşüncelerine uygun siyasi parti kurarak örgütlenmesine olanak sağlanmıştır.

NASIL DÜŞÜNÜR, NİÇİN SORGULARIZ ?

İnsanları düşünmeye iten değişik nedenler vardır. İnsanlığın yaşadığı bireysel ve toplumsal sorunlar kendisinde sorumluluk bilinci hisseden her insanı harekete geçirir. Kendisini insanlığa adayan çok sayıda bilim adamı günümüze kadar düşünce yoluyla insanlığa yararlı hizmetlerde bulunmuştur.

Yer Çekimi Kanunu bulan 17nci yüzyılda yaşamış bilim adamı Isaac Newton (1642-1727) büyük buluşlarını nasıl yaptığını soranlara; ‘Daima onları düşünerek, şeklinde cevap vermiştir.

Alman edebiyatının önde gelen isimlerinden olan John Wolfgang von Goethe de şöyle diyor:

‘’ Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. Dünyada en güç olan şeyde düşünenleri yapmaktır.

Aklını kullanan insan için düşünce çok önemli bir silahtır!.. Ancak insan bu silahı nerede ve nasıl kullanacağını çok iyi bilmelidir.

Büyük İslam alimi ve velilerinden olan Sadi Şirazi’ye göre de ‘ Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pişman olmaktan iyidir!,

Düşünmek ve sorgulamak yaşamımızda yer edinmesi gereken kavramların başında yer almalıdır. Kendini olduğu kadar, başkalarını ve etrafında olanları düşünmeyenler ve sorgulamaktan kaçınanlar için yaşam bir gün çekilmez bir hale dönüşebilir.

18nci yüzyılda Fransa’da yaşamış Maire Jeanne Roland’a görede:

‘’ Düşüncelerle karşılaşınca, zayıflar korkar, aptallar karşı gelir, akıllılar karar verir, ustalar yönetir.,,

SONUÇ

Düşünce; yaşamımıza yön veren ve yolumuzu aydınlatan bir lamba ise sorgulamada yolumuzda ortaya çıkabilecek engelleri nasıl aşacağımızı öğreten bir kılavuz gibidir.

Bize süreli olarak bahşedilmiş yaşamımıza yatırım yapmak istiyorsak düşüncelerimizi harekete geçiren yolları araştırmalıyız. Yaşamını yaptıklarıyla dokuyan bir insan sonuçta ne dokuduğunun farkına varabilmelidir.

20. Yüzyılda yaşamış gazeteci Earle Wilson’a göre; ‘Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa, bugün yeterli değilsiniz demektir., derken, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e göre de ‘İki günü eşit olan ziyandadır.,

O halde düşünerek kendi yaptıklarımızı ve çevremizde gelişen olayları sorgulayabilir, yaşamda kendimize daha iyi bir yer edinebilir, yakınlarımıza ve dostlarımıza daha fazla yararlı olabiliriz.

 

Atıf  ÖZGEN

 

 


 Okunma Sayısı : 6513

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 209425

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.