İnsan nehir gibi bir yerden doğar. Sonra denize ulaşıncaya kadar çevreden gelen sularla kapasitesi genişler. Nihayetinde yolculuk denizde son bulur. Nehir yol boyunca aynı ismi alır ama her yerdeki durumu farklıdır. Bir durumuyla diğer durumunu kıyaslamak doğru değildir. Çünkü insanın bir anı diğer anıyla aynı değildir. Yaşlılık olumsuz bir durum değil, insanın hayat yolculuğundan sadece bir kesittir. Yaş ilerledikçe yaşın gereği olarak davranışlarımız da değişmektedir. Hayatın bu aşamasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini yazmıştım. Devamını dileyen dostlar oldu. Düşüncelerimi şöyle sıralayabilirim. 1-Yaş ilerledikçe bedensel, sosyal, ailevi sorunlarla daha çok karşılaşmak mümkündür. Arabamız arızalandığında hemen onu hurdalığa göndermiyoruz. Ne yapıyoruz tamir ettiriyoruz. Parçasını değiştirip yine araba olarak kullanıyoruz. Hayat yolunda ilerlerken bedensel, sosyal, ailevi arızalar olduğunda tamir etmesini bilelim. Bilgimiz yeterli değilse uzmanlardan yardım alalım. Arabanın ufak tefek tamirini yaparız ama bilgimiz becerimiz yetmiyorsa tamirci çağırırız. Hayat da buna benzer. Tamir etmesini ya da tamir ettirecek yolu biliyorsan sorun yok. 2-İbni Haldun “İnsan alışkanlıklarının çocuğudur” der. İnsan yaş aldıkça alışkanlıklarına daha çok sarılır. Konfor alanının dışına çıkmak istemez. Yeniliklere direnç gösterir. Buna neo fobi denmektedir. Yani yenilik korkusu. Oysa yeniliklere karşı korkmayıp kendimizi açık tutarsak hayat daha kolaylaşır. 3-Bilgisayar kullanmak bize yeni bir özgürlük alanı sunmaktadır. İnternet yoluyla ulaştığımız bilgiler bize yeni dünyaların kapısını açmaktadır. Oturduğumuz yerden dünyanın öbür ucundaki bilgiye veya kişiye ulaşabilmekteyiz. Bu da bizi sadece bulunduğumuz yerle sınırlı kalmaktan kurtarmaktadır. 4-Günlük tutmak, anılarımızı yazmak bizi ruhsal olarak rahatlatır. Yazarken geçmişimizi temize çekeriz. İçimizdeki tortuları estetize edip dışarı atarız. Yazmanın çok terapik etkisi var. Herkese tavsiye ederim. 5-Eşyalarımızı belli yerlere koymak bizi unutkanlıktan kurtarır. Örneğin belediye otobüs kartını cüzdanın hep aynı bölmesine koymak. Bir otelde konakladığınızda diyelim ki komidinin en üst çekmesini kullanmak gibi. Bu tür belirli rutinleriniz olursa unutma ihtimali de azalır. 6-Hayatı sadeleştirmek önemli. Biz eşyaya sahip olduğumuzu düşünürüz farkında olmadan eşya bize sahip olur. Bu nedenle ihtiyaçtan fazlasını muhtaç olanlara verelim. İşe yaramayanları çöpe atalım. Eşyalar sadece uzayda yer kaplamazlar aynı zamanda kafamızda da yer kaplarlar. Yine yazı uzadı. Farabi, “Uzun konuşanı, kısa dinlemek lazım” der. Burada kesiyorum. Kendi deneyimlerinizi de yorumlar kısmına yazarsanız, yazımız zenginleşecektir. Av. Durdu GÜNEŞ
İnsan nehir gibi bir yerden doğar. Sonra denize ulaşıncaya kadar çevreden gelen sularla kapasitesi genişler. Nihayetinde yolculuk denizde son bulur. Nehir yol boyunca aynı ismi alır ama her yerdeki durumu farklıdır. Bir durumuyla diğer durumunu kıyaslamak doğru değildir. Çünkü insanın bir anı diğer anıyla aynı değildir. Yaşlılık olumsuz bir durum değil, insanın hayat yolculuğundan sadece bir kesittir. Yaş ilerledikçe yaşın gereği olarak davranışlarımız da değişmektedir. Hayatın bu aşamasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini yazmıştım. Devamını dileyen dostlar oldu. Düşüncelerimi şöyle sıralayabilirim.
1-Yaş ilerledikçe bedensel, sosyal, ailevi sorunlarla daha çok karşılaşmak mümkündür. Arabamız arızalandığında hemen onu hurdalığa göndermiyoruz. Ne yapıyoruz tamir ettiriyoruz. Parçasını değiştirip yine araba olarak kullanıyoruz. Hayat yolunda ilerlerken bedensel, sosyal, ailevi arızalar olduğunda tamir etmesini bilelim. Bilgimiz yeterli değilse uzmanlardan yardım alalım. Arabanın ufak tefek tamirini yaparız ama bilgimiz becerimiz yetmiyorsa tamirci çağırırız. Hayat da buna benzer. Tamir etmesini ya da tamir ettirecek yolu biliyorsan sorun yok.
2-İbni Haldun “İnsan alışkanlıklarının çocuğudur” der. İnsan yaş aldıkça alışkanlıklarına daha çok sarılır. Konfor alanının dışına çıkmak istemez. Yeniliklere direnç gösterir. Buna neo fobi denmektedir. Yani yenilik korkusu. Oysa yeniliklere karşı korkmayıp kendimizi açık tutarsak hayat daha kolaylaşır.
3-Bilgisayar kullanmak bize yeni bir özgürlük alanı sunmaktadır. İnternet yoluyla ulaştığımız bilgiler bize yeni dünyaların kapısını açmaktadır. Oturduğumuz yerden dünyanın öbür ucundaki bilgiye veya kişiye ulaşabilmekteyiz. Bu da bizi sadece bulunduğumuz yerle sınırlı kalmaktan kurtarmaktadır.
4-Günlük tutmak, anılarımızı yazmak bizi ruhsal olarak rahatlatır. Yazarken geçmişimizi temize çekeriz. İçimizdeki tortuları estetize edip dışarı atarız. Yazmanın çok terapik etkisi var. Herkese tavsiye ederim.
5-Eşyalarımızı belli yerlere koymak bizi unutkanlıktan kurtarır. Örneğin belediye otobüs kartını cüzdanın hep aynı bölmesine koymak. Bir otelde konakladığınızda diyelim ki komidinin en üst çekmesini kullanmak gibi. Bu tür belirli rutinleriniz olursa unutma ihtimali de azalır.
6-Hayatı sadeleştirmek önemli. Biz eşyaya sahip olduğumuzu düşünürüz farkında olmadan eşya bize sahip olur. Bu nedenle ihtiyaçtan fazlasını muhtaç olanlara verelim. İşe yaramayanları çöpe atalım. Eşyalar sadece uzayda yer kaplamazlar aynı zamanda kafamızda da yer kaplarlar. Yine yazı uzadı. Farabi, “Uzun konuşanı, kısa dinlemek lazım” der. Burada kesiyorum. Kendi deneyimlerinizi de yorumlar kısmına yazarsanız, yazımız zenginleşecektir.
Av. Durdu GÜNEŞ
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 824627
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.