En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ÇATIŞMAYA DEĞİL, UZLAŞMAYA; DÜŞMANLIĞA DEĞİL, KARDEŞLİĞE ÇAĞRI

İnsan olarak gözümüzü açtığımız bu dünyada her birimiz bugüne kadar bir çok olaya tanık olmuş, bazılarında üzülmüş ağlamış, bazılarında da gülmüş eğlenmişizdir.

İnsan, üzülmektense mutlu olmak; ağlamaktansa gülmek ister. Ne var ki içinde yaşadığımız sosyal ortam zaman, zaman bizi ağlattığı gibi güldürebilirde.

Yaşam, beklenmedik sürprizlerle doludur. İnsan, bu sürprizlere karşı her zaman hazır olmalı, küçük olayları gereğinden fazla büyütmediği gibi, büyük olayları da küçümsememelidir.

Eski İslam düşünürlerinden Bişr-i Hafi’ye göre;

‘’ Dün öldü, Bugün can veriyor, yarın ise doğmadı. Zamanınızı bu açıdan görün ve faydalı işler yapın,,

Diyor.

Gerçekten zaman kavramı Yüce Rabbimiz tarafından insanlara bahşedilmiş kıymetli bir nimettir.       Her bir canlı için süreli ve sınırlı olan bu kavramı anlamına uygun olarak kullanmak zorundayız.

Yaşam kültüründe, çatışma yerine uzlaşmayı; düşmanlık yerine dostluk ve kardeşliği ilke edersek, sorunların değil çözümlerin bir parçası oluruz. Çözüm üreten insan sorun üreten insandan daima öndedir.

ÇATIŞMA DEĞİL, UZLAŞMA KÜLTÜRÜ   

Çatışma kültürü, yaşamın doğasında vardır. İnsan, kendisini içinde bulduğu aile ortamı dahil olmak üzere iş yerinde veya başka bir ortamda çatışmaya yol açabilecek durumlarla karşılaşabilir.

Farklı fikirler, değişik çözüm önerileri ve yaklaşım teknikleri esasında bir zenginlik olarak görülmeli bu fikirlerden istifade edilme yoluna gidilmelidir.

Ne var ki, beklentilerimizle yaşanan gerçekler birbiri ile uyumlu değildir. Halkın iradesinin temsil edildiği Meclis çatısı altında dahi bir Kanun tasarısı görüşülürken, milletvekillerinin fikri çatışmayı fiili kavgaya dönüştürdüklerini görsel medyadan izleyip hayretlere düşmekteyiz!..

Örnek alınması zorunlu ortamlar (okul, aile ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi) arbede ortamına dönüşürse bu durumda yetişen gençlik nasıl bir ders çıkarabilir ?

17. Yüzyılda  Fransa’da yaşamış ünlü yazarlardan François La Rochefoucaned’in ifade ettiği gibi;

’ Öğüt vermek kolay, örnek olmak zordur,,

Herhalde yaşadığımız toplumda da yerleşik kültür, uzlaşmadan ziyade çatışmaya eğimli olduğu için insanlar yaşadığı ortamda kendilerini mutlu hissetmemektedir.

Günlük basında değişik ortamlarda çoğu kez insanların yan bakmaktan, laf atmaktan, taciz etmekten ötürü çok kısa sürede kanlı bıçaklı hale geldiklerini ve bambaşka insanlara dönüştüklerini okumaktayız. Bu tür olayların sık, sık gerçekleşmesi insanlığımızı ve sahip olduğumuz değerleri sorgulatacak niteliktedir.

2009 yılı mart ayında kurulup, bugünlerde üçüncü kuruluş yılını kutlayan İnsani Değerler Derneğince kuruluş yılında gerçekleştirilen bir Panel de Derneğin Kurucu üyelerinden Onursal Başkan eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Ferruh Bozbeyli şöyle diyor:

‘’ Bir adım sevgi, bir adım saygı, bir adım hoşgörü ve adalet.

Verin elinizi bir adım ileri. Husumet kültürü yerine, uzlaşı  kültürü.

Husumet, savunma ve saldırı kabiliyetimizi; uzlaşı, barış kabiliyetini geliştirir.

Çok söylenen ve söylendiği yerde kalan bir söz vardır: ‘ Istıraplar paylaşıldıkça azalır; mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır,

Bu sözü kitap raflarından ve inançsız nutuklardaki yerlerinden alıp, gönüllere yerleştirmek gerekir,,

DÜŞMANLIK DEĞİL, KARDEŞLİK

Hint kültürünün önemli isimlerinden Beydeba öykülerinden birinde diyor ki:

’ Dört şey vardır ki ; azının azını hoş görmemek gerekir. Yangın, hastalık, düşman ve borç,,

Gerçektende bir kıvılcımla bir orman yok olabilir, gözle görülmeyen bir mikroptan ölümcül bir hastalığa yakalanabilir ve ufak bir borçtan tüm malımızı servetimizi kaybedebiliriz.

Düşmanlık ise yaşamımızı anlamlı kılan türlü güzellikleri yok etmekle kalmaz, uzun yıllar sürebilecek gerginliklere yol açabilir. Ülkeler arası düşmanlığın getirdiği savaşların nelere yol açtığını tarih kitaplarından okuyup değerlendirmekteyiz.

Savaşların yol açtığı bu yıkımı ifade etmesi açısından Amerikalı bilim, devlet ve felsefe adamı Benjamin Franklin şöyle diyor:

’ Harbin iyisi, barışın kötüsü olmaz,,

Birde günlük yaşamda kamplaştırmaya, ötekileştirmeye ve dışlanmaya yol açan düşmanlıklarda toplumsal yapımızda onarılması güç büyük tahribatlara yol açmıştır. Yaşam kültürünü düşmanlık yerine dostluk esasına göre kuran toplumlarda insanların kaynaşması, aralarında sevgi köprüsü kurulması muhtemelen daha kolay olmaktadır.

Çocuklarımızdan da ileride günlük yaşamlarında mutlu olmalarını istiyorsak, aile içinde kavga ortamı yaratmaktan sakınmalı, onlara örnek olacak davranışlar sergilemeliyiz.

Ünlü halk şairimiz Yunus Emre’nin asırlar önce seslendiği gibi:

Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim sevilelim

Dünya kimseye kalmaz.

Yaklaşımı, yaşamımızı zenginleştirecek, düşmanlıktan uzak kardeşliğe dayalı bir yaşam felsefesini içinde barındırmaktadır.

Peygamberimizde bir Hadisi Şerifinde ‘ Kendisi için istediğini din kardeşi içinde istemeyen kişi olgun mümin olamaz , diyerek kardeşliğin İslam dini açısından önemine dikkat çekmiştir.

İnsani Değerler Derneği de toplumda kardeşlik duygularının gelişmesine öncülük etme amacını şu şekilde açıklamaktadır:

‘’ Her şeyden önce, aramızda ve daha sonrada toplumumuzda içten gelen bir sevgiyle, gerçek bir kardeşlik duygusuna dayanan, insanı tümüyle kucaklayan, onun özlem ve beklentilerine cevap olabilecek yepyeni bir insani hayatın mümkün olduğunu- bir örnekle- ortaya koymak en büyük projemiz olacaktır.

Amacımız, insanı insan yapan değerlerin, ferdin ve toplumun, sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel hayatının her safhasında etkin bir şekilde yaşanmasına katkı sağlamaktır.

İnsani değerlerin hayatımızda etkin bir şekilde yaşanmasıyla toplumsal uzlaşmanın ve barışın sağlanacağına ve bireyin mutlu olacağına inanıyoruz,,

Değerli okurlar, gördünüz gibi toplumuzda uzlaşı kültürünün hakim olması, düşmanlıkların son bulup kardeşlik duygularını yeşermesi için her birimize önemli sorumluklar düşmektedir.

 

Atıf ÖZGEN
İnsani Değerler Derneği Kurucu Üyesi, Eğitim ve Araştırma Kurulu Başkanı, 07.04.2012
 
 

 


 Okunma Sayısı : 2427

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 223230

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.