En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

GÜZEL OLAN; YAŞAMDAN KOPMAK DEĞİL, YAŞAMA TUTUNMAKTIR !..

Değerli okurlar, yaşam; her insan için önemli olup içinde türlü güzellikler olduğu kadar üzüntü ve acılarında yaşandığı bir zaman dilimidir.

Her insanın yaşamdan beklentileri vardır.

Her insan geleceğe umutla bakmak ister.

Her insanın arzusu güvenceli bir yaşamdır.

Mutlu olmak her insanın hakkıdır.

Her insan yoksulluktan uzak bir yaşam sürdürmek ister.

Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam her insanın arzusudur.

Temel haklar ve özgürlükler, insanın doğuştan sahip olduğu, insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı, sağlık ve eğitim hakkı gibi haklar temel haklar arasındadır.

Bu hak ve özgürlükleri, insanlık; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 1948 yılındaki Kararıyla ilan etmiş ve çok sayıda ülke tarafından kabul edilerek uygulamaya konulmuştur.

Her insanın yasalarla kabul edilmiş haklarına rağmen, günümüzde ülkemizde dahil dünya genelinde çok sayıda insan yoksuldur, sağlık hizmetlerinden uzaktır, eğitim olanaklarından mahrumdur, kaliteli yaşam standartlarına sahip değildir, güvende değildir.

Temel hak ve özgürlüklerimizin sınırlarını çizen diğer yasalar, insan olarak hareket alanımızın nasıl olacağına ilişkin düzenlemeler içerir.  

Yaşamın gerçekleri bizi zora sokabilir.

Başarılı olamadığımız bir sınav bizi eğitimden, veya iş ediniminden mahrum bırakabilir.

Tıbbi bir tahlil sonucu vücudumuza giren gözle görülmez mikroplar bizi sağlığımızdan edebilir.

Bir günde iflas edip, malımız mülkümüz yok olabilir.

Bir doğal afet binlerce insanı bir gecede yoksul bırakabilir.

Acılı bir haber her birimizi derinden etkileyebilir.

Mutlu olmak isterken mutsuz olabilir, bir anda umutlarımız seraba dönüşebilir.

Bütün bunlar insan yaşamında var olan, şimdiden sonrada karşılaşabileceğimiz yaşamın gerçekleridir.

Güçlü insan, yaşamın zorluklarından yılmayan insandır.

Güçlü insan, yaşamındaki yenilgilerinden ders çıkaran insandır.

Güçlü insan, kendisi için olduğu kadar çevresi içinde umut pompalayan insandır.

Güçlü insan, ayakta durmasını bilen insandır.

Güçlü insan, yaşamın devamı için kendini değişimlere hazır tutan insandır.

Elbette ölümde yaşamın bir gerçeğidir. Cenabı Allah, sadece insanlar için değil tüm canlı varlıklar için yaşamın yanında ölümü de yaratmıştır. Bu gerçeğin insanlarla ilgili olanı Enbiya Suresi 35. Ayette şu şekilde ifade olunmaktadır:

"Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz."     

Ancak; yaşadığımız sürece, yaşamdan kopmak yerine, yaşama tutunacak çözümler geliştirmek zorundayız. Yaşamdan kopmanın da türlü şekilleri vardır.Bir insan yaşananlara kayıtsız kalarak, gelişmeleri izlemeyerek, kendini geliştirmeyerek, yaşama küserek yaşamdan kopabilir.

Yaşamdan kopmanın şüphesiz en acı olanı insanın yaşama kendi isteğiyle veda etmesidir. İntihar olarak ifade edilen bu kopuşun altında yatan önemli psikolojik sebepler olabilir. Ama; asıl güzel olan, bize yaşam kapısını açan Cenabı Hakka şükredip, Kur’an’da ifadesini bulan bir gün O’na döndürüleceğimiz gerçeğini unutmamaktır.

İşte bu nedenlerden ötürü, ünlü Romalı düşünür ve devlet adamlarından Lucius Seneca’ya göre.

"Hayat bir hikaye gibidir, ne kadar uzun olduğu değil ne kadar güzel olduğu önemlidir."

Bir başka düşünür Bob Dylan’a göre ‘Doğum halinde olmayan ölmekle meşguldür.

İnsanlar dünyaya bir şeyler yapmak amacıyla gelir. Ömür serüveni gösteriyor ki yaşamlarına güzellikler katanlar kendilerine olduğu kadar başkalarına da yararlı olan insanlardır. Bu nedenle en anlamlı yatırım, yaşama yapılan yatırımdır.

Yaşamda zorluklara göğüs germekte sıkıntı çekenler, bu tür zorlukların sadece kendi başlarına geldiğini düşünmemeli, aksine bu tür zorlukların üstesinden gelebileceklerini önce kendilerine inandırmalıdırlar.

Yaşamda esas olan yılmak, yenilmek veya kopmak değil, inanç ve azimle çalışmak, başarmak ve kendimizi geliştirmek olmalıdır. Bunları gerçekleştirdiğimiz takdirde yaşam, yüzümüze gülen ve bizi mutlu kılan geçici bir barınma yeri olacaktır.

 

Atıf ÖZGEN (*)
İDD Kurucu Üyesi, Eğitim ve Araştırma Kurulu Başkanı, 01.06.2012
 

 


 Okunma Sayısı : 2481

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 988364

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.