En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

DEĞERLERİMİZİ TOPYEKÜN TEHDİTLERE KARŞI NASIL KORURUZ ?

Değerli okuyucularım. Toplumsal yapımızda eksikliğini hissettiğimiz, geçmişte olduğu gibi yeşermesini ve canlanmasını arzu ettiğimiz, temelinde; sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma ve türlü güzelliklerin yer aldığı değerler sistemimizi zayıflatmaya yönelik eylemlerden söz etmek istiyorum. 

Bu topraklarda yaşayan bir millet olarak, gelişen bir ekonomimiz, giderek artan refah düzeyimiz, kapsamlı bir sağlık ve sosyal güvenlik sistemimiz nihayet darbelere dayanıklı tıkır, tıkır işleyen bir demokrasimiz olabilir. Ancak; insanların birbirine kenetlendiği, ötekileştirilmediği, ayrımcılığın olmadığı, sevgi, saygı ve dayanışmanın hakim olduğu bir ortamı tesis etmediğimiz sürece insani değerlerimiz yara almaya devam edecektir.

DİNİ BAYRAMLAR VE DEĞERLERİMİZ

Bayramlar, insanları bir araya getiren sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışmayı ön plana çıkaran müstesna günlerimizdir. Bu günlerde aynı dine inanmanın, millet olabilmenin kederde ve sevinçte bir arada olabilmenin önemini daha iyi idrak etmiş olmamız gerekir.

Ramazan ayının ardından idrak ettiğimiz, toplumsal coşkunun tavan yaptığı insanların bir araya gelebilmek için yurt dışından ve ülke içinden yollara düştüğü bir ortamda görsel ve yazılı medyaya yansıyan muhtemelen sizlerinde haberdar olduğu aşağıda verilen haber başlıklarını dikkatlerinize sunuyorum:

       ‘ Bayramda bile kan döktüler.,

       ‘ Şeker toplayan iki çocuğa vahşi dayak.,

       ‘ Bayram yemeği kanlı bitti.,

       ‘ Annesini döve, döve öldürdü.,

       ‘ Terör bayram dinlemedi.,

Bu başlıkları okuyunca; bazılarımız kanıksayabilir, bazılarımız münferit olaylardır her bayramda olabilir diyebilir, bazılarımız da bayramın ruhuna ters bularak yadırgayabiliriz.

İnsan olmanın, özellikle insani değerlere sahip olmanın ortak noktası bu tür olaylar karşısında müşterek bir hassasiyet gösterebilmek olmalıdır.

Nasıl ki; insan olarak acılardan elem, sevinçlerden mutluluk duyuyorsak; toplum olarak da yukarıda zikrettiğim haberler karşısında aynı tepkiyi verebilmeliyiz.

Sevgili okuyucularım, gelişmiş müreffeh bir toplum olabiliriz. Ancak; değerlerimize sahip çıkıp, koruyarak geliştirmediğimiz sürece aynı acıları yaşamaya devam ederiz.

Yukarıdaki başlıkların konusu olan insanlar adı Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma olan bu toplumun insanlarıdır. Bu bayramda onların kapısını çalan Azrail önümüzdeki bayramda başka insanlarımızın kapısını çalabilir.

DEĞERLERİMİZİ NASIL KORUMALIYIZ?

Öncelikle, değerler sistemi nasıl aşındırılıyor? Hangi tür eylemler değerlerimizi hedef alıyor gibi sorular karşısında yaşanan olayları doğru teşhis koymalıyız.

İnsanlığımızı ve değerlerimizi hedef alan olayların temelinde; terör, şiddet, kötü alışkanlıklar, bencillik, kültürel yoksunluk ve eğitimsizlik yatmaktadır.

Dış mihraklarca da destek gören terör, milli ve dini gün ayırımı yapmaksızın ülkemizin ulusal bütünlüğüne karşı girişilmiş bir eylem türü olup, eylemi gerçekleştiren elemanını da yok oluşa sürükleyen insani değerlerin dışlandığı bir tepki biçimidir.

Uzun yıllardır kan döken teröre karşı güvenlik güçlerimize destek vermek, onları sürekli motive etmek, arkalarında olduğumuzu hissettirmek zarurettir.

Şiddet kültürü, son yıllarda toplum olarak başımızı ağrıtan bir özelliğe bürünmüştür. Ailenin birliğini, sağlık, spor alanları başta olmak üzere çalışanların varlığını tehdit eden şiddete karşı insani değerleri ön plana alan bir savunma stratejisi geliştirmek zorundayız.

Yakın geçmişte sağlık, sosyal güvenlik, ekonomi ve siyasette önemli reformlar gerçekleşmiş olmakla beraber eğitim alanında insani değerlerimizi yücelten reformlara toplum olarak gereksinim duymaktayız.

Aksi takdirde Amerika, İsviçre veya Almanya gibi refah düzeyi gelişmiş bir toplum olabiliriz, ancak; değerler sistemi işlemediği için sınıfta kalan bir topluma dönüşmek acı sonuçlar verecektir.

Değerlerimizin yerleşip kökleşmesi; ailede başlamalı, okulda güçlendirmeli, insanlarımızın bulunduğu her ortamda yaşatılmalıdır.

İleriye yönelik umutlarımızın, insani değerler alanında gerçeğe dönüşmesini istiyorsak, önce kendimizden başlamak üzere bir iç muhasebe yapmalı, konuya yabancı yakınlarımızı ve çevremizdekileri uyarmalıyız.

Bu temennilerle önümüzdeki bayramların, toplumsal yapımızı güçlendirerek insanlığa ve insanlarımıza mutluluk ve esenlik getirmesini diliyorum.

 

Atıf   ÖZGEN
İDD Kurucu Üyesi, Eğitim ve Araştırma Kurulu Başkanı
 
 

 Okunma Sayısı : 3339

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 690699

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.