En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ÖZGÜR OLMA TUTKUSU VE İNSAN

Değerli okuyucularım, insanlık tarihi bir bakıma özgürlük yolunda verilen mücadelelerinin tarihidir. Özgür yaşamak milletlerin olduğu kadar insanlarında özlemi olan vazgeçilmez bir tutkudur.

Türk milletindeki özgürlük ruhunu milli şairlerimizden Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımıza şu dizelerde yansıttığını anımsayacaksınız:

Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.
 

Tarihinde kurduğu büyük devletlerle esir milletlere örnek olan ve hürriyet idealizmini sürekli yaşatan Türk ulusu için esaret yoluyla kölelik kabul edilemez bir tutsaklık zinciridir.

Türk toplumunu oluşturan bireyler olarak bizlerde, özgür yaşamaya büyük değer vermekle birlikte özgürlüğün kıymetini yeterince bildiğimiz söylenemez.

Günlük yaşamın penceresinden bakarak yapabileceğimiz anlamlı bir gözlem, özgürlük yolunda neleri kaybettiğimizi bize gösterecektir!

Sosyal, siyasi ve iktisadi alanda yakın tarihe kadar çıkarılan derslerle, müreffeh bir toplum olma yolunda önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiş olmakla beraber özgürlük yolunda her adımın atıldığını iddia edemeyiz.

Siyasette Başbakanını ve bakanlarını asan darbeci rejimlerle sosyal, siyasi ve iktisadi hayatımızın esarete dönüştüğünü unutmamamız gerekiyor.

Özgürlükleri kısıtlayan, sıkıyönetime dayanan rejimlerin, özgür ruhların yetişmesinde en önemli engel olduklarını yaşayarak öğrendik!

KURAL DIŞI YAŞAMLAR VE İNSAN

Özgürlük yolunda verilen çetin mücadelelere rağmen toplumumuzu oluşturan bireylerin, özgürlüklerine gerekli hassasiyeti gösterdiklerini ne yazık ki göremiyoruz.

Bu    tespiti neye dayanarak çıkardığımı haklı olarak bana soru şeklinde yöneltebilirsiniz.

Günlük yaşamda karşılaştığımız olaylar, insanların avuçlarının içindeki özgürlüğü nasıl hoyratça savurduğunu açıkça gösteriyor.

Trafik ve etnik terör, aile içi veya kadına yönelik şiddet ile adi suçlar birey özgürlüğüne önemli darbeler vuruyor.

Terör yoluyla kaybedilen canlar ile adi suçlardan mahkum olan tutuklular ne yazık ki özgürlüklerini kaybediyorlar.

Trafikte kural ihlali, etnik terörde; insan kaçırma, öldürme ve yol kesme, aile içi veya kadına yönelik şiddette en tabi insan haklarını yok sayma nihayet adi suçlardan ötürü en kıymetli zaman dilimini parmaklıklar ardında mahkum olarak geçirmek insanların özgürlüğünü ortadan kaldırıyor.

Halbuki yaşam özgürlüğü, insanlığın elde ettiği özgürlüklerin en başında yer alıyor. Siyasi, sosyal ve iktisadi alanlarda elde edilen özgürlüklerde insan yaşamını anlamlı kılıyor, insana yön veriyor, yol gösteriyor.

Şurası bir gerçek ki özgür olmak, insana her türlü eylemi bilinçsizce yapma olanağını sağlamıyor.

Demokratik bir toplum, müreffeh ve medeniyetini inşa etme yolunda hukukun üstünlüğüne inanmış bireylerden oluşmalıdır.

Gerçek manada hukukun üstünlüğünü kendilerine ilke edinmeyen toplumlar, geri kalmış kabile topluluklarından öteye gidemezler.

Bu nedenle çocuklarımıza; aile ortamında eğitimin öneminin yanı sıra demokratik ve hukukun egemen olduğu toplumsal düzenin adaletin sağlanmasındaki yararlarını da anlatabilmeliyiz.

ÇÖZÜM İNSANİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKMAKTIR

İnsan Hakları Beyannamesinde ifadesini bulan ve insanın özgürlüğüne de açılımlar getiren insan hakları insani değerlerle de örtüşen bir özelliğe sahiptir.

Günümüz eğitim sisteminde insana ve değerlere verilen önem ders müfredatlarında yer alan inceleme konusu olmakla beraber, günlük yaşama yansıtılması noktasında bazı sorunlar yaşanmaktadır.

Sahip olduğumuz değerlerimiz, bize atalarımızdan miras olarak intikal eden, yaşanan tecrübelerle doğruluğu kanıtlanmış insanı yücelten ve saygın kılan yapı taşlarıdır.

Tarihimizde Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş ve Nasrettin Hoca gibi daha nice kanaat önderlerine sahip olmamız önemli bir zenginliktir.

Yabancı toplulukların insanlık yolunda kendilerine önder aradığı bir ortamda bize ışık veren ve yol gösteren değerlerimize sahip çıkarak bu topluluklara da yol gösterebilmeliyiz.

Birey olarak bizlerde gerçek manada özgürlüğe giden yolu değerlerimizle süsleyerek zenginleştirebilmenin yollarını araştırmalıyız.

Sevgili okuyucularım sizlere, özgürlüğe giden yolda, değerlerimizle zenginleşen dikensiz bir gül bahçesi diliyorum.

 
Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu Üyesi, Eğitim ve Araştırma Kurulu Başkanı     
 
 

 Okunma Sayısı : 4089

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 665917

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.