ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Toplumsal yapı içinde bir yer edinmek, hayata tutunmak, iyi bir istikbal arayışı içine girmek, kendimiz ve ülkemiz için yararlı şeyler üretmek, mevcut eğitim sisteminden başarıyla geçmekle mümkün. Eğitim; sadece geleceğimizi dokumak açısından değil, sağlıklı ve bilimsel çalışmalar üreten bir toplum oluşturma açısından da önemli bir konudur. Mutlu ve müreffeh bir toplum, eğitim sorununu kökten çözmüş, bireylerin gelecek adına endişe duymadığı bir toplumdur. Gerçeklerle yüzleşme gereksinimi duyduğumuz ülkemiz koşullarında, eğitim sistemi içinde önemli sorunlar olduğunu özellikle genç kuşağın mevcut eğitim sistemi içinde beklentilerin karşılık bulamadığını gözlemliyoruz. Bir birey olarak her birimiz farklı yetenek ve donanımlara sahip, insanlığa hizmet yolunda mevcut potansiyelimizi harekete geçirmekle yükümlüyüz. Herhangi bir ülkede uygulanan eğitim sistemi, insanları yetenek ve donanımları doğrultusunda değerlendiriyor ve genç kuşaktan istifade edebiliyorsa toplumsal barışı sağlama ve refah toplumu oluşturma yolunda önemli bir sorunu çözmüş demektir. EĞİTİMDE SINAV GERÇEĞİ Sınav, herhangi bir alanda bireyin başarılı olup olmadığını ölçmek amacıyla kullanılan bir değerlendirme yöntemidir. Başarılı olanları amacına ulaştıran, olamayanları eleyen bir sistem beklentileri tam anlamıyla karşılamış olmakta mıdır? Bu sorunun cevabı eğitimde başarılı bir nesil yetiştirme açısından büyük önem taşıyor. Sınavlar, eğitim sistemimiz içinde önemli bir yer edinmiş durumda. Gençler bu sistem içinde kendilerini mutlu edecek bir hedefe ulaşabilmek istiyorsa öncelikle kendilerini iyi tanıyıp yetenek ve becerilerini fark etmek zorundalar. Eğitim, insan hayatında belirlenmiş bir zaman süreci ile sınırlı bir sorun değildir. Yaşam boyu gereksinim hissettiğimiz bir alandır eğitim sorunu. Eğitim sorununun üstesinden gelmek demek; kendimiz için olduğu kadar mensubu bulunduğumuz ülkemize ve nihayetinde insanlığa katkıda bulunabilmek açısından da yararlı sonuçlar almak demektir. Böyle önemli bir sorunun ülkemizde zaman zaman gündeme gelmesi ve bir tartışma ortamı oluşması, eğitim sistemine işlerlik kazandırmak açısından olumlu gelişmelere yol açabilir. EĞİTİM KURUMLARINDA SINAV Ülkemizde zorunlu eğitim süreci kademeli olarak 12 yıla çıkarıldı. 4+4+4 şeklinde ifade edilen yeni sistem, içinde ilk ve ortaöğrenim sürecini kapsıyor. Sürecin içinde yer alan bir öğrencinin eğitim kurumlarında okutulan ders müfredatından başarılı olabilmesinin yanında, liselere geçiş sınavı ile birlikte, yükseköğretim kurumlarından birini kazanabilmek amacıyla yapılan sınavlardan da başarılı olması gerekiyor. 2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılı için ‘Liselere Geçiş Sınavına (LGS) 1.029 bin civarında aday girdi. Bu adaylardan başarılı olanlardan yaklaşık 139 bini Mesleki ve Teknik Anadolu, İmam Hatip, Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler lisesi ile 74 özel okulda eğitimlerini sürdürecek. Başarılı olamayan öğrenciler, Adrese Dayalı Kayıt Sistemi ile ikamet ettikleri semte yakın 5 okulu tercih etmek suretiyle kayıt yaptırmaya hak kazandıkları ortaöğretim kurumunda eğitimlerine devam edecekler. Bu durumda öğrencilerin % 10 u sınavla geriye kalan % 90 ı ise adrese dayalı sistemle ortaöğrenimlerini tamamlamış olacak. Liselere Geçiş Sınavı da bir bakıma aday öğrencilerin önüne çıkan bir engeldir. Bazı ortaöğretim kurumlarının sınavla öğrenci alması önceki yıllarda da olduğu gibi bu sınav türünü ortaya çıkarmıştır. Kontenjanların sınırlı olması % 90 grubuna giren öğrenci kitlesini Adrese Dayalı Kayıt Sistemine yönlendirmektedir. Yoksa aday öğrencilerin başarısızlığı diye bir durum söz konusu değildir, ne var ki sınav sonucu öğrenciler arasında mağdur bir kesim oluşmaktadır. İlk ve ortaöğrenim sürecinden başarıyla geçen gençler, önceden belirledikleri hedeflerine ulaşabilme yolunda ‘Yükseköğretim Kurumları Sınavında, da başarılı olmak zorundalar. Yükseköğretim Kurumları sınavına katılan aday sayısı ülkemizde yıllara göre bir artış gösteriyor. 2 aşamalı olarak 15-16 Haziran 2019 tarihlerinde yapılan sınava 2.5 milyon civarında aday girdi. 15 Haziranda yapılan sınav, ‘Temel Yeterlilik Sınavı, ardından 16 Haziranda yapılan sınav ise ‘Alan Yeterlilik Sınavı, adıyla biliniyor. Son üç yıldaki adayların profili incelendiğinde her yıl sınava girenler 4 ayrı profilden oluşuyor: Lise son sınıfta olup ilk kez sınava girenler. Daha öncede sınava girip bir yükseköğretim programına yerleşemeyen adaylar. Bir yükseköğretim programında öğrenim görürken tekrar sınava girip şansını deneyen adaylar. Üniversite mezunu olup ikinci bir yükseköğretim programına devam etmek isteyen adaylar. Bu 4 ayrı profile dahil olan adayların sayılarına baktığımızda 1 milyona yakın adayın lise son sınıf düzeyinde, mezun olmuş ancak bir yükseköğretim programına yerleşmemiş aday sayısının 600 bin civarında, bir yükseköğretim programına kayıt yaptırmış ancak tekrar şansını denemek isteyen aday sayısının 500 bin civarında, bir yükseköğretim programını bitirmiş ikinci bir yükseköğretim programına devam etmek isteyen aday sayısının ise 200 bin civarında olduğu ifade ediliyor. Matematik ve İstatistik bilimi bize sayıları yorumlama konusunda bilgi verir. Yukarıda verdiğimiz sayıların yorumu gençlerin hedeflerine ulaşma yolunda önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bu sorunlar gençlerin hedeflerine ulaşmak istedikleri meslekleri seçme, seçilen bir mesleği icra etme amacıyla bir işe yerleşme, ilk sınava girişte hedefe ulaşamama ve eğitimini gördükleri meslek yerine başka bir meslekte karar kılma yolunda karşılaştıkları sorunlardır. Görülüyor ki hayatta başarılı olabilmek için yapılan sınavlardan başarı ile çıkmakta çoğu kez yeterli olmamaktadır. Hayata tutunma ve başarılı olabilmenin tek yolu eğitim sistemi içinde yapılan sınavlardan başarı ile çıkmak değil. Günlük yaşamdaki gözlemlerimiz çok sayıda insanın bir sınava girmeksizin de hayatta başarılı olabildiğini gösteriyor. Bu açıdan ‘sınav, gerçeğine baktığımızda sınavların eğitim sistemi içinde önemli bir yeri olmasına karşın, hayatımızda ‘olmazsa olmaz, koşulları arasında yer almadığıdır. Ne var ki teknolojik alanda görülen değişimler, nüfus artışı, istihdam edinme alanında yaşanan sorunlar gençlerin hedeflerine ulaşma yolunda ciddi birer engel oluşturuyor. Bu engelleri aşma adına devreye giren sınavlarda başarıya ulaşma da hayatın bir gerçeği… Eğitim döneminde gençlerin karşılaştığı sınavlar eğitim sonrasında işe yerleşme veya yurt dışına yönelme aşamasında da devam ediyor. Her ne kadar genç kuşağı sınav stresinden uzak tutmak arzu edilse de sınavlar hayatın gerçeği olmaya devam ediyor. Bu gerçeklerle yüzleşip yapılan sınavlarda gençlerin başarılı olmasını ve hedeflerine ulaşmasını yürekten diliyorum. Atıf ÖZGEN İnsani Değerler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Eğitimci Yazar. e-mail: ozgenatif@gmail.com
Toplumsal yapı içinde bir yer edinmek, hayata tutunmak, iyi bir istikbal arayışı içine girmek, kendimiz ve ülkemiz için yararlı şeyler üretmek, mevcut eğitim sisteminden başarıyla geçmekle mümkün.
Eğitim; sadece geleceğimizi dokumak açısından değil, sağlıklı ve bilimsel çalışmalar üreten bir toplum oluşturma açısından da önemli bir konudur.
Mutlu ve müreffeh bir toplum, eğitim sorununu kökten çözmüş, bireylerin gelecek adına endişe duymadığı bir toplumdur.
Gerçeklerle yüzleşme gereksinimi duyduğumuz ülkemiz koşullarında, eğitim sistemi içinde önemli sorunlar olduğunu özellikle genç kuşağın mevcut eğitim sistemi içinde beklentilerin karşılık bulamadığını gözlemliyoruz.
Bir birey olarak her birimiz farklı yetenek ve donanımlara sahip, insanlığa hizmet yolunda mevcut potansiyelimizi harekete geçirmekle yükümlüyüz.
Herhangi bir ülkede uygulanan eğitim sistemi, insanları yetenek ve donanımları doğrultusunda değerlendiriyor ve genç kuşaktan istifade edebiliyorsa toplumsal barışı sağlama ve refah toplumu oluşturma yolunda önemli bir sorunu çözmüş demektir.
EĞİTİMDE SINAV GERÇEĞİ
Sınav, herhangi bir alanda bireyin başarılı olup olmadığını ölçmek amacıyla kullanılan bir değerlendirme yöntemidir.
Başarılı olanları amacına ulaştıran, olamayanları eleyen bir sistem beklentileri tam anlamıyla karşılamış olmakta mıdır?
Bu sorunun cevabı eğitimde başarılı bir nesil yetiştirme açısından büyük önem taşıyor.
Sınavlar, eğitim sistemimiz içinde önemli bir yer edinmiş durumda. Gençler bu sistem içinde kendilerini mutlu edecek bir hedefe ulaşabilmek istiyorsa öncelikle kendilerini iyi tanıyıp yetenek ve becerilerini fark etmek zorundalar.
Eğitim, insan hayatında belirlenmiş bir zaman süreci ile sınırlı bir sorun değildir. Yaşam boyu gereksinim hissettiğimiz bir alandır eğitim sorunu.
Eğitim sorununun üstesinden gelmek demek; kendimiz için olduğu kadar mensubu bulunduğumuz ülkemize ve nihayetinde insanlığa katkıda bulunabilmek açısından da yararlı sonuçlar almak demektir.
Böyle önemli bir sorunun ülkemizde zaman zaman gündeme gelmesi ve bir tartışma ortamı oluşması, eğitim sistemine işlerlik kazandırmak açısından olumlu gelişmelere yol açabilir.
EĞİTİM KURUMLARINDA SINAV
Ülkemizde zorunlu eğitim süreci kademeli olarak 12 yıla çıkarıldı. 4+4+4 şeklinde ifade edilen yeni sistem, içinde ilk ve ortaöğrenim sürecini kapsıyor.
Sürecin içinde yer alan bir öğrencinin eğitim kurumlarında okutulan ders müfredatından başarılı olabilmesinin yanında, liselere geçiş sınavı ile birlikte, yükseköğretim kurumlarından birini kazanabilmek amacıyla yapılan sınavlardan da başarılı olması gerekiyor.
2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılı için ‘Liselere Geçiş Sınavına (LGS) 1.029 bin civarında aday girdi. Bu adaylardan başarılı olanlardan yaklaşık 139 bini Mesleki ve Teknik Anadolu, İmam Hatip, Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler lisesi ile 74 özel okulda eğitimlerini sürdürecek.
Başarılı olamayan öğrenciler, Adrese Dayalı Kayıt Sistemi ile ikamet ettikleri semte yakın 5 okulu tercih etmek suretiyle kayıt yaptırmaya hak kazandıkları ortaöğretim kurumunda eğitimlerine devam edecekler. Bu durumda öğrencilerin % 10 u sınavla geriye kalan % 90 ı ise adrese dayalı sistemle ortaöğrenimlerini tamamlamış olacak.
Liselere Geçiş Sınavı da bir bakıma aday öğrencilerin önüne çıkan bir engeldir. Bazı ortaöğretim kurumlarının sınavla öğrenci alması önceki yıllarda da olduğu gibi bu sınav türünü ortaya çıkarmıştır. Kontenjanların sınırlı olması % 90 grubuna giren öğrenci kitlesini Adrese Dayalı Kayıt Sistemine yönlendirmektedir. Yoksa aday öğrencilerin başarısızlığı diye bir durum söz konusu değildir, ne var ki sınav sonucu öğrenciler arasında mağdur bir kesim oluşmaktadır.
İlk ve ortaöğrenim sürecinden başarıyla geçen gençler, önceden belirledikleri hedeflerine ulaşabilme yolunda ‘Yükseköğretim Kurumları Sınavında, da başarılı olmak zorundalar.
Yükseköğretim Kurumları sınavına katılan aday sayısı ülkemizde yıllara göre bir artış gösteriyor. 2 aşamalı olarak 15-16 Haziran 2019 tarihlerinde yapılan sınava 2.5 milyon civarında aday girdi. 15 Haziranda yapılan sınav, ‘Temel Yeterlilik Sınavı, ardından 16 Haziranda yapılan sınav ise ‘Alan Yeterlilik Sınavı, adıyla biliniyor.
Son üç yıldaki adayların profili incelendiğinde her yıl sınava girenler 4 ayrı profilden oluşuyor:
Bu 4 ayrı profile dahil olan adayların sayılarına baktığımızda 1 milyona yakın adayın lise son sınıf düzeyinde, mezun olmuş ancak bir yükseköğretim programına yerleşmemiş aday sayısının 600 bin civarında, bir yükseköğretim programına kayıt yaptırmış ancak tekrar şansını denemek isteyen aday sayısının 500 bin civarında, bir yükseköğretim programını bitirmiş ikinci bir yükseköğretim programına devam etmek isteyen aday sayısının ise 200 bin civarında olduğu ifade ediliyor.
Matematik ve İstatistik bilimi bize sayıları yorumlama konusunda bilgi verir. Yukarıda verdiğimiz sayıların yorumu gençlerin hedeflerine ulaşma yolunda önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
Bu sorunlar gençlerin hedeflerine ulaşmak istedikleri meslekleri seçme, seçilen bir mesleği icra etme amacıyla bir işe yerleşme, ilk sınava girişte hedefe ulaşamama ve eğitimini gördükleri meslek yerine başka bir meslekte karar kılma yolunda karşılaştıkları sorunlardır.
Görülüyor ki hayatta başarılı olabilmek için yapılan sınavlardan başarı ile çıkmakta çoğu kez yeterli olmamaktadır.
Hayata tutunma ve başarılı olabilmenin tek yolu eğitim sistemi içinde yapılan sınavlardan başarı ile çıkmak değil. Günlük yaşamdaki gözlemlerimiz çok sayıda insanın bir sınava girmeksizin de hayatta başarılı olabildiğini gösteriyor.
Bu açıdan ‘sınav, gerçeğine baktığımızda sınavların eğitim sistemi içinde önemli bir yeri olmasına karşın, hayatımızda ‘olmazsa olmaz, koşulları arasında yer almadığıdır.
Ne var ki teknolojik alanda görülen değişimler, nüfus artışı, istihdam edinme alanında yaşanan sorunlar gençlerin hedeflerine ulaşma yolunda ciddi birer engel oluşturuyor. Bu engelleri aşma adına devreye giren sınavlarda başarıya ulaşma da hayatın bir gerçeği…
Eğitim döneminde gençlerin karşılaştığı sınavlar eğitim sonrasında işe yerleşme veya yurt dışına yönelme aşamasında da devam ediyor. Her ne kadar genç kuşağı sınav stresinden uzak tutmak arzu edilse de sınavlar hayatın gerçeği olmaya devam ediyor.
Bu gerçeklerle yüzleşip yapılan sınavlarda gençlerin başarılı olmasını ve hedeflerine ulaşmasını yürekten diliyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 567997
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.