En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ŞİDDETLE HİÇBİR SORUN ÇÖZÜLMEZ!...

Günümüzde şiddet, medyada yaygın haberler arasında yer almaya devam ediyor.

Aile birlikteliğini de tehdit eden şiddet olgusu nedeniyle çocuklar kaybettikleri anne ve babadan yoksun bir yaşamı sürdürmek zorunda kalıyor.

Şiddet sadece aile birlikteliğini değil toplumsal ruh sağlığımızı da tehdit ediyor.

Şiddetin giderek yaygınlaşması; sıradanlaşmasının ötesinde refah ve huzuru bozuyor, önemli bir toplumsal sorunun doğmasına yol açıyor.

Ailede, okulda, trafikte veya iş yerlerinde şiddet insanlığımızı sorgulamamız gereken bir boyuta ulaşmış durumda…

Her şiddet olayı, öfke kontrolünü kaybeden bireylerin, tartışma adabından uzak davranış tarzının yanlışlığını da teyit ediyor.

Aile içi şiddetin başı ayrılık sonu ne yazık ki cinayet olarak gerçekleşiyor.

Şiddet, bireysel güvenliği yok eden acımasız bir silah kullanma yöntemidir.

Tehdit ederek korkutma, şiddete başvuran kendini bilmez cani ruhlu bazı erkeklerin davranış biçimidir.

Şiddetle korkutulan, bireysel güvenliği ortadan kalkan bir kadının evine dönmesini beklemek beyhudedir.

Barışmak için gönül almak, sevgi kazanmak gerekir şiddetle huzur sağlanamaz.

Silahla, bıçakla veya işkence ederek eziyetle eşini öldürmek erkekliğe sığan bir davranış tarzı değildir.

Ülkemizde aile içi gerçekleşen şiddet olaylarının çoğu kez faili erkeklerdir, kadınların şiddete başvurması oranı oldukça düşüktür.

Şiddetli geçimsizliğin çözüm yolu hukuktur, adalete olan güvendir. Hukuk sistemimizde bu konuda canı derdine düşmüş kadınlarımıza zaman geçirmeksizin yardımcı olabilmelidir. Eşinden sürekli tehdit alan kadınlarımızın can güvenliği sağlanmalıdır.

Kendi adaletini kendisi sağlama yöntemiyle bugüne kadar hiçbir sorun çözülmemiştir.

Kin ve intikam, şiddeti besleyen iki ölümcül duygudur!

Şiddet, ailede küçük çocukların geleceği ile birlikte şiddete yönelen kişinin de geleceğini karartan bir davranış tarzıdır.

Bedende açılan yaralar iyileşebilir belki, ancak insan ruhunda açılan yaraları iyileştirmek o kadar kolay değildir.

Şiddet, konuşarak anlaşamayanların kullandığı insanlık dışı bir yöntemdir.

Sevgi toplumu oluşturma yolunda önemli bir engel olan şiddetin önlenmesi amacıyla uzlaşma kültürünü toplumda hakim kılmak zorunludur.

KONUNUN UZMANLARI NE DİYOR ?

Şiddetin toplumun değişik kesimlerinde giderek yaygınlaşması, bu sorunu yakından takip eden konunun uzmanları tarafından da mercek altına alınmış bulunuyor.

Psikologlar, pedagoglar, sosyologlar ve toplum bilimcilerinin yaygınlaşan şiddet olgusu karşısında yaptıkları tespitler ve çözüm önerilerini sıralayalım:

  • İç ve dış göçler, iklim koşulları, ekonomik sıkıntılar bazı bireylerde şiddete olan eğilimi artırıyor.

  • Şiddet sorununun çözümünde yurttaşların yeterli farkındalık içinde olup olmadıkları sorgulanmalıdır.

  • Kamu spotları yöntemiyle vatandaşların şiddete karşı farkındalık yaratılması sağlanmalıdır.

  • Toplum olarak sorun çözme konusunda yetersiz durumdayız. Tahammülsüz yaklaşım tarzı şiddeti tırmandırmaktadır.

  • Yaptırımların yetersizliği şiddeti teşvik ediyor. Basit tartışmalar yüzünden insanlar ölüyor. Tartışma kültür ve adabından yoksunuz.

  • İnsanlar arasında sağlıklı bir iletişim olmaması şiddeti doğuran etkenler arasında yer alıyor. Gönül alıcı tebessüm, selamlaşma, hal ve hatır sorma gibi insanları birbirine yaklaştıran davranışlardan giderek uzaklaşıyoruz.

  • Televizyon dizileri içinde yer alan mafya olayları gençlere kötü örnek oluyor. Medyada şiddeti özendirici tavır ve yaklaşımlardan uzak durmak gerekiyor.

  • Öfke, insanda var olan normal bir duygu, normal olmayan öfke ve benzeri duyguları yansıtma şeklimiz.

  • Duygularımızı kontrol etme ve yönetme eğitimine önem vermeliyiz.

Sonuçta şiddet önemli toplumsal sorunların doğmasına yol açıyor. Şiddetin normalleşmesi beraberinde ciddi sorunlar doğuruyor.

İnsan olarak sevgiye, barışa ve uzlaşma kültürüne daha çok ihtiyacımız var.

Şiddet sorununun çözümünde; aile içinde dayanışma sağlanması, okulda sağlıklı iletişimin eğitim yoluyla verilmesi, medyada yapıcı uyarılar yapılması ve sivil toplum kuruluşlarının da çözüme katkıda bulunması gerekiyor.

Kafamızı meşgul eden bir sorunun çözümünde birbirimizi düşman olarak görmeden sevgiye dayanan yapıcı bir dil kullanarak şiddet olgusunu önleme yoluna gidebiliriz.

İnsan olmanın erdemi; sorunlara soğukkanlı bir yaklaşım göstermek, insani bir yaklaşım sergilemek ve bilinçli davranmaktır.

İnsani değerlerin yaşandığı ve insanların farklı düşünce ve davranışlara karşı daha tahammüllü olduğu bir toplumda şiddet olgusu etkisini giderek kaybedecektir. Böyle bir toplumu oluşturma yolunda her birimiz yakınlarımıza ve çevremize karşı örnek davranışlar sergilemek zorundayız.

 

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 2612

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 256746

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.