En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ŞEYTAN, İNSANDAN NE İSTER ?

Değerli okuyucularım, tüm ilahi kitaplarda, şeytan; insanı yanıltan, doğru yoldan ayıran ve kötülüğe özendiren bir varlık olarak gösterilmiştir.

Kitabımız, Kur’an-ı Kerimin birçok ayeti de şeytanla ilgilidir. Cenabı Allah, müminlere şeytanın adımlarına uyulmamasını ve onun insanların arasını açan apaçık bir düşman olduğunu buyurmaktadır.

Nisa Suresi 119. Ayette ise şöyle denilmektedir:

‘’Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: ‘ Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğimde Allah’ın yarattığını değiştirecekler., dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir ziyana uğramış olur.,,

Şeytanın da bir yaratılış hikmeti vardır. Bu husus Kur’an-ı Kerimde şöyle anlatılmaktadır:

‘’Rabbin meleklere demişti ki; Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Onu tamamlayıp, içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman, derhal ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler. Yalnız iblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. Allah! Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi, yoksa yücelerden misin?  dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.,, ( Araf Suresi,12. Ayet) 

Peygamber efendimizde bir hadisinde; ‘’ Şeytan, insan vücudunda deveran eden kan gibidir. Ben, sizin gönüllerinize şeytanın kötü bir şüphe atmasından haklı olarak korktum.,, buyurdu.

Kur’an-ı Kerim ve hadislerin ışığında şeytanın insanın içinde var olduğunu ve insanları hak yolundan ayırma çabasını sürdürdüğünü anlıyoruz.

Şeytanı görmüyoruz, ama; varlığını her durumda hissettirdiğini davranışlarımızdan anlıyoruz. ‘ Bu durum nasıl oluyor?,  şeklindeki  soruya çok değişik cevaplar verilebilir.

Sabredilmesi gerektiği halde acele ediyorsak, öfkemizi kontrol etmek yerine dışa vuruyorsak, hoşgörülü olmak gerekirken zulmediyorsak, sevgi yerine yüreğimizde nefreti barındırıyorsak, araba kullanırken hız kurallarına uymuyorsak, beklenmesi gereken yerde haksızlık yapıyorsak; aile, okul ve işyerlerinde saygı kuralların ihlal ediyorsak şeytanın isteklerine uygun hareket ediyoruz demektir.

Demek ki bir yerde şeytan insanı insan yapan değerlerden uzaklaştırmayı onu hırs, intikam ve zulüm sahibi yapmayı istemektedir.

Değerli okuyucularım, medyada görsel ve yazılı olarak her gün değişik haberler okumakta, işitmekte veya gözlemlemekteyiz.

Çok küçük bir menfaat uğruna en yakınlarını katlederek cinayet işleyenler, en basit sorunun çözümünü şiddette görenler, içlerinde canlı varlıklara karşı merhamet duygusu beslemeyenler, çalıştırdığı insanlara en tabi yasal haklarını kullandırmayanlar, kusurları affetmek yerine çatışmaya dönüştürenler şeytanın isteklerini yerine getirmiş olmuyorlar mı?

Kur’an-ı Kerim’in değişik ayetlerinde de insanlar şeytanın hazırladığı tuzaklara karşı uyarılmaktadır. Bunlardan bazılarını aşağıya alıyoruz:

  • ‘’Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.,,( Bakara Suresi, 208. Ayet)
  • Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin şeylere teşvik eder. Allah da lütfundan ve bağışlamasından bir takım vaatlerde bulunuyor. Allah’ın lütfu geniştir. O her şeyi bilendir. ( Bakara, 268)
  • Şeytan onlara vaat eder ve onları boş umutlarla oyalar. Oysa şeytanın onlara vaadi, aldatmadan başka bir şey değildir.( Nisa Suresi, 120)
  • Eğer şeytandan bir vesvese, bir kışkırtı gelirse hemen Allah’a sığın. Muhakkak ki, Allah hakkıyla işiten, kemaliyle bilendir.  (Araf Suresi, 200)
  • Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi? (Maide Suresi,91)
  • Ey insanlar! Bütün yeryüzündeki nimetlerimden helal olmak, temiz olmak şartıyla yiyin. Fakat şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.  (Bakara,168)

Sevgili okuyucularım, Cenabı Allah’ın insanlar için apaçık bir düşman olarak gösterdiği şeytana karşı çok duyarlı ve dikkatli olmamız gerekiyor.

Fransız şair, yazar ve devlet adamı Viktor Hugo (1802-1885) ‘’ Şeytanın iki adı vardır: Biri şeytan, öbürü yalan, derken halk şairlerimizden Aşık Ruhsati de ‘ Basma cahilin izine, gitme şeytanın sözüne, diyerek insanları uyarmıştır.

Kanaat önderlerimizden Mevlana ise ‘Bazen halimize melekler imrenir, bazen de halimizden şeytan bile iğrenir, diyerek insanın iki yüzünü sergilerken, 19. Yüzyılda yaşamış  Fin’li yazar Aleksis Kivi de (1834-1872) ‘ Kindarlık ve sertlik şeytanı dışa kovmaz, içe iter. Demiştir.

Şeytanın; davranışlarımızı kontrol etmesine izin vermek istemiyorsak, şeytanı yaşamımızdan çıkarıp değerlerimizi yaşamalı ve hak yolunda çevremize örnek davranışlar sergilemeliyiz.

 

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 7624

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 824402

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.