ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım, spor yapmak; insan yaşamı içinde önemli bir boşluğu dolduran güzel bir etkinliktir. Spor etkinliği, geçmişte olimpiyatların doğuşuna hatta insanların yeryüzünde var oluşuna kadar uzanan tarihi bir maziye sahiptir. Sporun, tarihin her döneminde insanların ilgisini çeken, sadece ülke içinde değil ülkeler arası boyutu da olan bir özelliği vardır. Hiçbir devlet politikası düşünülemez ki, içinde spor etkinliklerine yer verilmemiş olsun. Günümüzde de olimpiyatlar başta olmak üzere, sporun değişik dallarında uluslar arası alanda spor müsabakaları yapılmaktadır. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, İstanbul ilimizin 2020 Yaz Olimpiyatları Adaylığını 07. Temmuz 2011 tarihinde açıklamış bulunuyor. Adaylık resmi olarak 13. Ağustos 2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da ilan edilmiştir. Adaylık sürecinde, olimpiyatlar için adaylıklarını açıklayan diğer şehirler Madrid ve Tokyo’dur. Olimpiyatlara ev sahipliği yapacak ülke 07. Eylül 2013 tarihinde açıklanacaktır. İstanbul bu büyük organizasyonu kazanırsa ülkemiz dünya genelinde olimpiyatlarda büyük bir sınav vermiş olacaktır. SPORUN ULUSLAR ARASI DİLİ Spor, artık günümüzde uluslar arası ilişkilerde de etkisini gösteren bir görünüme sahiptir. Hatırlayacaksınız; 2010 Dünya Kupası futbol elemelerinde karşılaşma öncesi Bursa ilimizde Türkiye ve Ermenistan Cumhurbaşkanları bir araya gelmiş, milli maç her iki Cumhurbaşkanınca birlikte izlenmiş, müsabaka sonucu dostluğun kazandığı vurgulanmıştı. Sadece futbol müsabakalarında değil tüm spor dallarında ve sporun özünde dostluk, sevgi ve kardeşlik ruhu bulunmaktadır. Spor; bir tanıma göre insani değerlerin yüceltildiği bir ölçüde güç, beceri ve yetenek gerektiren ve evrensel kuralları olan rekabetin de hakim olduğu bir yarışma ve izleyenlerin eğlendiği etkinliktir. Spor etkinlikleri, bireysel olarak yapıldığı gibi bir ekibin oluşturduğu takım sporu olarak da yapılabilmektedir. Yürüyüş, yüzme, tırmanma ve okçuluk gibi spor dalları bireysel olarak yapılabilen spor dalları olup; futbol, basketbol, hentbol ve voleybol ise kuralları belirlenmiş takım sporlarıdır. Daha ziyade sporun ruhuna, fair play ilkelerine ters olan olaylar çok sayıda izleyicinin statta veya kapalı spor sahasında izleyebildiği futbol, basketbol ve voleybol gibi müsabakalarda yaşanmaktadır. SPORTMENLİK DIŞI OLAYLARIN ACI SONUÇLARI Özellikle günümüzde futbol müsabakaları büyük taraftar kitlesini statlara çekmektedir. UEFA ve benzeri futbol kuruluşları dünya genelinde büyük organizasyonlar gerçekleştirmek suretiyle, futbolu çok sayıda insanın takip ettiği bir sektör haline dönüştürmüştür. Ülkemizde de eski Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref APAK ( 1906-1973) döneminde, 1. Ligin yanında 2. Lig (Beyaz ve Kırmızı adıyla iki gruptan oluşuyordu) kurulmuş ve 1960 lı yıllardan itibaren futbol müsabakalarına olan ilgi insanlarımız arasında giderek artmıştır. Sonraki yıllarda 3. Ligle birlikte Türkiye Kupası müsabakaları ihdas edilmesi futbola olan ilginin giderek arttığını göstermektedir. 17 Eylül 1967 tarihinde Kayseri Şehir Stadında, Kayseri Spor ile Sivas Spor takımları arasında oynanan müsabaka esnasında Sivas Spor taraftarlarının açık tribün çıkışı esnasında kapıların içeri açılması sonucu 40 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi, 25.06.1969 tarihinde Kırıkkale- Tarsus İdman Yurdu arasında oynana karşılaşma sonucu 10 insanımızın ölmesi, 05 Nisan 2000 tarihinde Galatasaray- Leeds United karşılaşması için ülkemize gelen iki İngiliz’in İstanbul Taksimde öldürülmesi, 16 Kasım 2008 de Basketbol takımları Banvit Spor ile Pınar Karşıyaka takımları arasında oynanacak müsabakayı izlemek için Bandırma’ya gelen taraftarlar ile istasyon sahipleri arasında yaşanan olayda bir taraftarın hayatını kaybetmesi hatırlayabildiğimiz spor tarihimize kara birer leke olarak geçen acı olaylardan sadece bir kaçıdır. SPORDA KANLI OLAYLARLA DEĞİL, FAİR PLAY ÖDÜLLERİYLE ANILMALIYIZ Sporda, Fair Play yabancı bir terimdir, dürüst oyun, dürüst davranış anlamında ifade edilmektedir. Etik davranış ise her konuda kuralları dürüstlükle ve saygı ile uygulamak demektir. Ülkemizde Fair Play kavramı daha önce ‘sportmenlik, veya ‘sportmence, kelimelerine karşılık olarak kullanılıyordu. Bu kavram artık günümüzde dilimize yerleşmiştir. Bu kavramın kökeninin 15. Yüzyıla kadar uzandığı, 16 yüzyılda ünlü yazar William Shakespare’nin eserlerinde kullandığı, 18. Yüzyılda ise İngiltere’de ‘iyi oyun, anlamına geldiği belirtilmektedir. Fair Play, sporun her dalında; kendine ve aynı zamanda rakibine, takım arkadaşlarına, hakemlere, izleyicilere ve kamuoyuna karşı saygıya dayanan bir hayat görüşüdür. Özünde fair play olgusu insani değerlere saygılı bir ahlak felsefesi üzerine kurulmuştur. Uluslar arası Olimpiyat Komitesi IOC, 1981 yılında Uluslar arası Fair Play Konseyi CIFP i tanıyıp onu bir kuruluşu olarak kabul etmesinden sonra Fair Play IOC ye bağlı milli olimpiyat komitelerince gündeme alınmıştır. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi de bu konuda çalışma yaparak, 1981 yılında Komite ülkemizde Fair Play Komisyonu oluşturmuştur. Komite daha sonra Fair Play ödülü olarak bir plaket ve diploma yapılmasını kararlaştırmış, yurt çapında yapılan araştırmalar sonucu ilk ödül 1982 yılında İzmir’de Balkan Yelken Şampiyonasında Yunanlı rakibi yanlış yola sapınca onu uyaran sağır ve dilsiz yelkenci Varol Hepağuşlar’a verilmiştir. Diğer spor dallarında verilen Fair Play ödüllerinden bir kısmını aşağıya aktarıyoruz: 1983 yılında Konya Derbent Spor’ un kalecisi İsmet Karababa, takımının küme düşmesi pahasına hakemin tereddüt de kaldığı golü doğruladı. Bisikletçi Ömer Ali Erikçi 1983 yılında Akdeniz Turunda vitesi arızalanan Yunan rakibine bisikletini vererek Fair Play ödülüne layık görüldü. Uluslar arası Fair Play Konseyi (CIFP) ittifakla İsmet Karababa’ya Fair Play’ın en büyük ödülü ( Baron Pierre de Coubertin) ödülünü vermiştir. Daha sonraki yıllarda sporun değişik dallarında müsabakalara katılan sporcularımızdan bir kısmı Komitenin uygun gördüğü ‘Büyük Ödül,, ‘Özel Ödül, ‘Şeref Diploması, ve Kutlama Mektubu ile taltif edilmişlerdir. Okuyucularım dilerlerse, Türkiye’de 1982 yılından itibaren verilen Fair Play Ödülleri Listesini İnternet ortamında SPOR bilim sitesini tıklamak suretiyle inceleyebilirler. (www.sporbilim.com) Son olarak 09.04.2013 günü akşamı İstanbul da oynanan Şampiyonlar Ligi Müsabakası olan GS-Real Madrid maçından sonra, Real Madrid Teknik Direktörü Portekizli çalıştırıcı Jose Mourinho’nun GS Teknik Direktörü Fatih Terim’den izin alarak soyunma odasında Galatasaraylı futbolcuları teker, teker tebrik etmesi fair play’in ruhuna uygun bir davranış tarzı olmuştur. SPORU DEĞERLERİMİZLE ZENGİNLEŞTİREBİLİRİZ Sevgili okuyucularım, spor; başlangıçta da ifade ettiğimiz gibi sevgi, dostluk ve kardeşlik gibi değerlerimizle anlamlaşan bir özellik taşımaktadır. Aynı zamanda eğlendiren bu etkinliği davranışlarımızla ve çevremize örnek olarak daha da güzelleştirebiliriz. Bunun için sporun şiddete ve çatışmaya dayanmayan bir yaşam felsefesi olduğu gerçeğini kabullenmeliyiz. Spor müsabakalarının kavgayla sonuçlandırılması sporun felsefesine aykırı bir durumdur. Spor müsabakalarının, rakibi olduğumuz sporcuyu kardeş, taraftarını gerçek bir dost müsabakanın sonucu ne olursa olsun aynı yoldan yürüyeceğimiz bir taraftar dayanışması olarak görebilmeliyiz . İnsani değerlerimizin gelişip kökleşmesi açısından tüm spor müsabakalarında dostluk, sevgi ve dayanışmaya her zamankinden fazla gereksinimimiz olduğu gerçeğinin unutulmamasını temenni ediyorum. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
Değerli okuyucularım, spor yapmak; insan yaşamı içinde önemli bir boşluğu dolduran güzel bir etkinliktir. Spor etkinliği, geçmişte olimpiyatların doğuşuna hatta insanların yeryüzünde var oluşuna kadar uzanan tarihi bir maziye sahiptir.
Sporun, tarihin her döneminde insanların ilgisini çeken, sadece ülke içinde değil ülkeler arası boyutu da olan bir özelliği vardır. Hiçbir devlet politikası düşünülemez ki, içinde spor etkinliklerine yer verilmemiş olsun.
Günümüzde de olimpiyatlar başta olmak üzere, sporun değişik dallarında uluslar arası alanda spor müsabakaları yapılmaktadır.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, İstanbul ilimizin 2020 Yaz Olimpiyatları Adaylığını 07. Temmuz 2011 tarihinde açıklamış bulunuyor. Adaylık resmi olarak 13. Ağustos 2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da ilan edilmiştir.
Adaylık sürecinde, olimpiyatlar için adaylıklarını açıklayan diğer şehirler Madrid ve Tokyo’dur. Olimpiyatlara ev sahipliği yapacak ülke 07. Eylül 2013 tarihinde açıklanacaktır. İstanbul bu büyük organizasyonu kazanırsa ülkemiz dünya genelinde olimpiyatlarda büyük bir sınav vermiş olacaktır.
SPORUN ULUSLAR ARASI DİLİ
Spor, artık günümüzde uluslar arası ilişkilerde de etkisini gösteren bir görünüme sahiptir. Hatırlayacaksınız; 2010 Dünya Kupası futbol elemelerinde karşılaşma öncesi Bursa ilimizde Türkiye ve Ermenistan Cumhurbaşkanları bir araya gelmiş, milli maç her iki Cumhurbaşkanınca birlikte izlenmiş, müsabaka sonucu dostluğun kazandığı vurgulanmıştı.
Sadece futbol müsabakalarında değil tüm spor dallarında ve sporun özünde dostluk, sevgi ve kardeşlik ruhu bulunmaktadır.
Spor; bir tanıma göre insani değerlerin yüceltildiği bir ölçüde güç, beceri ve yetenek gerektiren ve evrensel kuralları olan rekabetin de hakim olduğu bir yarışma ve izleyenlerin eğlendiği etkinliktir.
Spor etkinlikleri, bireysel olarak yapıldığı gibi bir ekibin oluşturduğu takım sporu olarak da yapılabilmektedir. Yürüyüş, yüzme, tırmanma ve okçuluk gibi spor dalları bireysel olarak yapılabilen spor dalları olup; futbol, basketbol, hentbol ve voleybol ise kuralları belirlenmiş takım sporlarıdır.
Daha ziyade sporun ruhuna, fair play ilkelerine ters olan olaylar çok sayıda izleyicinin statta veya kapalı spor sahasında izleyebildiği futbol, basketbol ve voleybol gibi müsabakalarda yaşanmaktadır.
SPORTMENLİK DIŞI OLAYLARIN ACI SONUÇLARI
Özellikle günümüzde futbol müsabakaları büyük taraftar kitlesini statlara çekmektedir. UEFA ve benzeri futbol kuruluşları dünya genelinde büyük organizasyonlar gerçekleştirmek suretiyle, futbolu çok sayıda insanın takip ettiği bir sektör haline dönüştürmüştür.
Ülkemizde de eski Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref APAK ( 1906-1973) döneminde, 1. Ligin yanında 2. Lig (Beyaz ve Kırmızı adıyla iki gruptan oluşuyordu) kurulmuş ve 1960 lı yıllardan itibaren futbol müsabakalarına olan ilgi insanlarımız arasında giderek artmıştır. Sonraki yıllarda 3. Ligle birlikte Türkiye Kupası müsabakaları ihdas edilmesi futbola olan ilginin giderek arttığını göstermektedir.
17 Eylül 1967 tarihinde Kayseri Şehir Stadında, Kayseri Spor ile Sivas Spor takımları arasında oynanan müsabaka esnasında Sivas Spor taraftarlarının açık tribün çıkışı esnasında kapıların içeri açılması sonucu 40 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi, 25.06.1969 tarihinde Kırıkkale- Tarsus İdman Yurdu arasında oynana karşılaşma sonucu 10 insanımızın ölmesi, 05 Nisan 2000 tarihinde Galatasaray- Leeds United karşılaşması için ülkemize gelen iki İngiliz’in İstanbul Taksimde öldürülmesi, 16 Kasım 2008 de Basketbol takımları Banvit Spor ile Pınar Karşıyaka takımları arasında oynanacak müsabakayı izlemek için Bandırma’ya gelen taraftarlar ile istasyon sahipleri arasında yaşanan olayda bir taraftarın hayatını kaybetmesi hatırlayabildiğimiz spor tarihimize kara birer leke olarak geçen acı olaylardan sadece bir kaçıdır.
SPORDA KANLI OLAYLARLA DEĞİL, FAİR PLAY ÖDÜLLERİYLE ANILMALIYIZ
Sporda, Fair Play yabancı bir terimdir, dürüst oyun, dürüst davranış anlamında ifade edilmektedir. Etik davranış ise her konuda kuralları dürüstlükle ve saygı ile uygulamak demektir.
Ülkemizde Fair Play kavramı daha önce ‘sportmenlik, veya ‘sportmence, kelimelerine karşılık olarak kullanılıyordu. Bu kavram artık günümüzde dilimize yerleşmiştir. Bu kavramın kökeninin 15. Yüzyıla kadar uzandığı, 16 yüzyılda ünlü yazar William Shakespare’nin eserlerinde kullandığı, 18. Yüzyılda ise İngiltere’de ‘iyi oyun, anlamına geldiği belirtilmektedir.
Fair Play, sporun her dalında; kendine ve aynı zamanda rakibine, takım arkadaşlarına, hakemlere, izleyicilere ve kamuoyuna karşı saygıya dayanan bir hayat görüşüdür. Özünde fair play olgusu insani değerlere saygılı bir ahlak felsefesi üzerine kurulmuştur.
Uluslar arası Olimpiyat Komitesi IOC, 1981 yılında Uluslar arası Fair Play Konseyi CIFP i tanıyıp onu bir kuruluşu olarak kabul etmesinden sonra Fair Play IOC ye bağlı milli olimpiyat komitelerince gündeme alınmıştır. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi de bu konuda çalışma yaparak, 1981 yılında Komite ülkemizde Fair Play Komisyonu oluşturmuştur.
Komite daha sonra Fair Play ödülü olarak bir plaket ve diploma yapılmasını kararlaştırmış, yurt çapında yapılan araştırmalar sonucu ilk ödül 1982 yılında İzmir’de Balkan Yelken Şampiyonasında Yunanlı rakibi yanlış yola sapınca onu uyaran sağır ve dilsiz yelkenci Varol Hepağuşlar’a verilmiştir.
Diğer spor dallarında verilen Fair Play ödüllerinden bir kısmını aşağıya aktarıyoruz:
1983 yılında Konya Derbent Spor’ un kalecisi İsmet Karababa, takımının küme düşmesi pahasına hakemin tereddüt de kaldığı golü doğruladı.
Bisikletçi Ömer Ali Erikçi 1983 yılında Akdeniz Turunda vitesi arızalanan Yunan rakibine bisikletini vererek Fair Play ödülüne layık görüldü.
Uluslar arası Fair Play Konseyi (CIFP) ittifakla İsmet Karababa’ya Fair Play’ın en büyük ödülü ( Baron Pierre de Coubertin) ödülünü vermiştir.
Daha sonraki yıllarda sporun değişik dallarında müsabakalara katılan sporcularımızdan bir kısmı Komitenin uygun gördüğü ‘Büyük Ödül,, ‘Özel Ödül, ‘Şeref Diploması, ve Kutlama Mektubu ile taltif edilmişlerdir.
Okuyucularım dilerlerse, Türkiye’de 1982 yılından itibaren verilen Fair Play Ödülleri Listesini İnternet ortamında SPOR bilim sitesini tıklamak suretiyle inceleyebilirler. (www.sporbilim.com)
Son olarak 09.04.2013 günü akşamı İstanbul da oynanan Şampiyonlar Ligi Müsabakası olan GS-Real Madrid maçından sonra, Real Madrid Teknik Direktörü Portekizli çalıştırıcı Jose Mourinho’nun GS Teknik Direktörü Fatih Terim’den izin alarak soyunma odasında Galatasaraylı futbolcuları teker, teker tebrik etmesi fair play’in ruhuna uygun bir davranış tarzı olmuştur.
SPORU DEĞERLERİMİZLE ZENGİNLEŞTİREBİLİRİZ
Sevgili okuyucularım, spor; başlangıçta da ifade ettiğimiz gibi sevgi, dostluk ve kardeşlik gibi değerlerimizle anlamlaşan bir özellik taşımaktadır.
Aynı zamanda eğlendiren bu etkinliği davranışlarımızla ve çevremize örnek olarak daha da güzelleştirebiliriz. Bunun için sporun şiddete ve çatışmaya dayanmayan bir yaşam felsefesi olduğu gerçeğini kabullenmeliyiz. Spor müsabakalarının kavgayla sonuçlandırılması sporun felsefesine aykırı bir durumdur.
Spor müsabakalarının, rakibi olduğumuz sporcuyu kardeş, taraftarını gerçek bir dost müsabakanın sonucu ne olursa olsun aynı yoldan yürüyeceğimiz bir taraftar dayanışması olarak görebilmeliyiz .
İnsani değerlerimizin gelişip kökleşmesi açısından tüm spor müsabakalarında dostluk, sevgi ve dayanışmaya her zamankinden fazla gereksinimimiz olduğu gerçeğinin unutulmamasını temenni ediyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 150702
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.