ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım, insan yaşamı; zamanla sınırlı olmakla beraber, bir zaman sürecinde karşımıza çıkan olaylara karşı tecrübeli ve hazırlıklı olmayı gerektiren bir özelliğe sahiptir. İnsanın yaşadıklarından ders çıkarması ve hayata en iyi şekilde hazırlanabilmesinin bilimsel açıdan belirlenmiş kuralları vardır. Aile ortamı ve eğitim kurumlarından alınan eğitim, insanı yaşama hazırlayan önemli etkenlerin başında gelir. Yetiştirilme tarzımız, hayata bakışımız, yaşam sürecimizde bize rehber olacak bir özellikte olabilmelidir. Kendini yaşamın gerçeklerinden uzaklaştıran, yalnız kalmayı yeğleyen ve kişisel gelişimlerine önem vermeyen insanlar çevrelerine ışık vermeyen insanlardır. Tarihe isimlerini yazdıran insanlar, insanların yaşadığı sorunları kendilerine dert edinmiş insanlar arasından çıkmıştır. İnsanların dünyada var oldukları tarihten bugüne kadar yaşanan gelişmeler; bilimsel gelişmeler tarihinde önemli izler bırakmıştır. İlkçağdan günümüze bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, insanın geçmişe göre büyük mesafe kaydettiğini gösteriyor. Ulaşım, iletişim, konaklama, sağlık ve eğitim alanında gerçekleşen baş döndürücü gelişmelerin arkasında bilim insanlarının gayretli çalışmaları bulunmaktadır. DEĞİŞİMİN ÖNCÜSÜ OLABİLMEK… Değişim, insan yaşamı ve çevresiyle bağıntılı bir kavramdır. Bu kavramı, insanın yaşam koşullarının iyileştirilmesi, gelecek nesillere daha iyi bir dünya ve çevre bırakılması, sağlıkta kaliteli bir yaşam ve insani sorunların en aza indirildiği bir dünya anlamında kullandığımızı belirtmeliyim. Değişimin özrünü iyi kavrayan insanlar arasından bugünde saygıyla andığımız çok sayıda birey tarihe damgasını vurmuştur. Thomas Edison (1847-1931) insanların yaşamını yaptığı keşifleriyle büyük ölçüde etkiledi. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalar ses getirdi. Telgraf aleti ve elektrik ampulü icadı önemli keşifleri arasındadır. Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başarması halk arasında bu ampulün yaygınlaşmasını sağlamıştır. Büyük buluşlarını nasıl yaptığını soranlara ‘ Daima onları düşünerek, şeklinde cevap veren Isaac Newton (1643-1727) Yerçekimi Kanunu’nu bularak kendinden sonra gelen bilim adamları için önemli bir çığır açmış oldu. Alman klasik müzik bestecisi Ludvig van Beethoven (1770-1827), kendisi de engelli olmasına rağmen; dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, 32 piyano sonatı, ve bir çok oda müziği eserleriyle müzik alanında meslektaşlarına önemli bir ilham kaynağı olmuştur. Sağlık alanında Louis Pasteur (1822-1895), bakteriyolog olarak görev yaptığı süre boyunca tıbbın ilerlemesine büyük katkılarda bulundu ve değişimin öncülerinden oldu. Özellikle mayalanma olayında ve bulaşıcı hastalıklarda mikro organizmaların sorumlu olduğunu kanıtlaması, kuduz aşısını bularak kuduz hastalığının öldürücülüğüne son vermesi önemli buluşları arasındadır. Bu bilim insanlarının yanı sıra dinamitin ve Nobel ödüllerinin mucidi Alfred Nobel (1833-1896), otomobil üreticisi ve Ford Motor Company’nin kurucusu Henry Ford (1863-1947), radyoaktivite konusunda yaptığı çalışmalarıyla iki farklı alanda Nobel Ödülü kazanan Maria Curie (1867-1934), modern hemşireliğin kurucusu İngiliz Hemşire Florence Nightingole (1820-1910) bilime ve insan yaşamına yaptıkları katkılarla değişimin öncüleri olmuşlardır. TARİHİMİZDEN DEĞİŞİMİN ÜSTADLARI Batı tarihinde olduğu gibi kendi tarihimizde de başardıklarıyla adlarını tarihe yazdırmış, değişimin öncüsü olmuş devlet adamı, mimar, bilim insanı ve kanaat önderlerimiz bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğunun 7. Padişahı Fatih Sultan Mehmet (1432-1481), İstanbul’u fethiyle bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu son bulmuş, çıkardığı yasalarla devlet yönetimini önemli ölçüde biçimlendirmiştir. Fatihe göre ‘Yerinde saymak demek, ölmek demektir., Tarihte Koca Mimar Sinan Ağa adıyla da bilinen, Osmanlının Baş Mimarı ve İnşaat Mühendisi Mimar Sinan (1489-1588), döneminde gerçekleştirdiği 92 camii, 57 medrese, 22 türbe, 3 hastane, 36 saray, 20 kervansaray ve diğer eserleriyle çalıştığı mimari alanda değişimin öncülerinden olmuştur. Kanaat önderlerimizden, insan yaşamına yeni bir bakış açısı getiren, tüm dünyanın yakından tanıdığı Mevlana’da aşağıdaki dizeleriyle değişime insani açıdan yeni bir boyut kazandırmıştır: Her gün bir yerlerden göçmek ne iyi. Her gün bir yerlere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım., Bunların dışında bilim insanı olarak adlarını duyurmuş, dönemin hekimlerinden Farabi, 9. Yüzyılda yetişmiş Cebir dalında eseri olan Harezmi, meşhur felsefeci ve tıp alimi İbn-i Sina, ‘Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler, sözünün sahibi mütefekkir ve mutasavvıf İbrahim Hakkı hazretleri, 11. Yüzyılda yaşamış bilginlerimizden Divanü Lugati’t –Türk adlı eseriyle ünlü Kaşgarlı Mahmut, Osmanlı amirallerinden kartograf ve coğrafyacı Piri Reis, yine aynı Yüzyılda yaşamış Kutadgu Bilig( Mutluluk Bilgisi) adlı eseri ile tanınmış Yusuf Has Hacip’i sayabiliriz. Ayrıca insanlık tarihine ışık tutan bilim insanları saydıklarımızla sınırlı değildir. Çok sayıda bilim insanımız başardıklarıyla değişime olan katkılarını tarih kaydetmiştir. Cumhuriyet Döneminde adını duyurmuş bilim insanlarımızdan, Başkent Ankara’nın mimarı olarak anılan Mimar Kemalettin (1870-1927), Türk Dermatoloğu ve Behçet hastalığının tanısını koyan Prof. Hulusi Behçet (1889-1948), Matematik dalında ‘Arf Halkaları ve Sentetik Geometri çalışmaları ile tanınmış Ord. Prof. Cahit Arf (1910-1997), ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye Hanım (1862-1936) değişime öncü olmuş insanlarımız arasında yer almışlardır. DİNLER TARİHİ VE DEĞİŞİMİN ÖNCÜLERİ İnsanlığın önündeki en büyük engelleri kaldırarak değişimin öncüsü olanlar ilahi dinlerin emirlerini Cenabı Hakkın gönderdiği meleklerden alıp insanlara sunan peygamberler olmuştur. İslam Dininin Kitabı Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, çok sayıda peygamberin yeryüzüne insanları hak yoluna çekmek ve cehaletten kurtarmak için gönderdiğini buyurmaktadır. İslam Peygamberi Hazreti Muhammed de insanlar için ‘İki günü eşit olanın ziyanda olduğunu, buyurmakta; vefat etmeden önce yüz bin civarında insanın bir araya geldiği Veda Hutbesinin bir bölümünde şöyle buyurmaktadır: ‘’ Ey Mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir. Mü’minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.(www.diyanet.gov.tr) Böylelikle İslam Dininin Peygamberi, insanlara yeni bir yaşam modeli sunarak cehalet dönemini sona erdirmiş ve değişimin öncülerinden olmuştur. DEĞİŞİME KATKIDA BULUNMANIN YOLLARI Sevgili okuyucularım, değişime katkıda bulunmanın veya öncü olmanın değişik yolları vardır. Bilimsel alandaki çalışmalar bu yollardan sadece biridir. İnsan yaşamını kolaylaştıran projelerle bizlerde değişime ayak uydurabiliriz. Bilim İnsanı olmanın dışında da değişime öncülük etmek mümkündür. Trafik veya iş kazalarını azaltmanın bir yolunu bulmak, kan davalarının önüne geçmek, aile içi veya dışında kadına yönelik şiddetin önüne geçebilmek, toplumsal yapıda barış, sevgi ve saygıyı hakim kılmak , insanlığı ve insani değerleri yüceltmekte insani alanda yapılabilecek değişime katkıda bulunmak demektir. Yerinde saymak ise tembelliğe aday olmaktır. Bir Çin Atasözüne göre ‘Tembellik ölümün küçük biraderidir., Amerikalı müzisyen, şarkıcı, yazar ve şair Bob Dylan’a göre de ‘Doğum halinde olmayan ölmekle meşguldür. O halde, yerimizde saymamak için zamanımızı iyi değerlendirmeli, insanlığın önünü açacak değişimin bir ucundan bizde tutmalıyız. Okuyucularıma, sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
Değerli okuyucularım, insan yaşamı; zamanla sınırlı olmakla beraber, bir zaman sürecinde karşımıza çıkan olaylara karşı tecrübeli ve hazırlıklı olmayı gerektiren bir özelliğe sahiptir.
İnsanın yaşadıklarından ders çıkarması ve hayata en iyi şekilde hazırlanabilmesinin bilimsel açıdan belirlenmiş kuralları vardır. Aile ortamı ve eğitim kurumlarından alınan eğitim, insanı yaşama hazırlayan önemli etkenlerin başında gelir.
Yetiştirilme tarzımız, hayata bakışımız, yaşam sürecimizde bize rehber olacak bir özellikte olabilmelidir. Kendini yaşamın gerçeklerinden uzaklaştıran, yalnız kalmayı yeğleyen ve kişisel gelişimlerine önem vermeyen insanlar çevrelerine ışık vermeyen insanlardır.
Tarihe isimlerini yazdıran insanlar, insanların yaşadığı sorunları kendilerine dert edinmiş insanlar arasından çıkmıştır. İnsanların dünyada var oldukları tarihten bugüne kadar yaşanan gelişmeler; bilimsel gelişmeler tarihinde önemli izler bırakmıştır.
İlkçağdan günümüze bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, insanın geçmişe göre büyük mesafe kaydettiğini gösteriyor. Ulaşım, iletişim, konaklama, sağlık ve eğitim alanında gerçekleşen baş döndürücü gelişmelerin arkasında bilim insanlarının gayretli çalışmaları bulunmaktadır.
DEĞİŞİMİN ÖNCÜSÜ OLABİLMEK…
Değişim, insan yaşamı ve çevresiyle bağıntılı bir kavramdır. Bu kavramı, insanın yaşam koşullarının iyileştirilmesi, gelecek nesillere daha iyi bir dünya ve çevre bırakılması, sağlıkta kaliteli bir yaşam ve insani sorunların en aza indirildiği bir dünya anlamında kullandığımızı belirtmeliyim.
Değişimin özrünü iyi kavrayan insanlar arasından bugünde saygıyla andığımız çok sayıda birey tarihe damgasını vurmuştur.
Thomas Edison (1847-1931) insanların yaşamını yaptığı keşifleriyle büyük ölçüde etkiledi. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalar ses getirdi. Telgraf aleti ve elektrik ampulü icadı önemli keşifleri arasındadır. Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başarması halk arasında bu ampulün yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Büyük buluşlarını nasıl yaptığını soranlara ‘ Daima onları düşünerek, şeklinde cevap veren Isaac Newton (1643-1727) Yerçekimi Kanunu’nu bularak kendinden sonra gelen bilim adamları için önemli bir çığır açmış oldu.
Alman klasik müzik bestecisi Ludvig van Beethoven (1770-1827), kendisi de engelli olmasına rağmen; dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, 32 piyano sonatı, ve bir çok oda müziği eserleriyle müzik alanında meslektaşlarına önemli bir ilham kaynağı olmuştur.
Sağlık alanında Louis Pasteur (1822-1895), bakteriyolog olarak görev yaptığı süre boyunca tıbbın ilerlemesine büyük katkılarda bulundu ve değişimin öncülerinden oldu. Özellikle mayalanma olayında ve bulaşıcı hastalıklarda mikro organizmaların sorumlu olduğunu kanıtlaması, kuduz aşısını bularak kuduz hastalığının öldürücülüğüne son vermesi önemli buluşları arasındadır.
Bu bilim insanlarının yanı sıra dinamitin ve Nobel ödüllerinin mucidi Alfred Nobel (1833-1896), otomobil üreticisi ve Ford Motor Company’nin kurucusu Henry Ford (1863-1947), radyoaktivite konusunda yaptığı çalışmalarıyla iki farklı alanda Nobel Ödülü kazanan Maria Curie (1867-1934), modern hemşireliğin kurucusu İngiliz Hemşire Florence Nightingole (1820-1910) bilime ve insan yaşamına yaptıkları katkılarla değişimin öncüleri olmuşlardır.
TARİHİMİZDEN DEĞİŞİMİN ÜSTADLARI
Batı tarihinde olduğu gibi kendi tarihimizde de başardıklarıyla adlarını tarihe yazdırmış, değişimin öncüsü olmuş devlet adamı, mimar, bilim insanı ve kanaat önderlerimiz bulunmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğunun 7. Padişahı Fatih Sultan Mehmet (1432-1481), İstanbul’u fethiyle bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu son bulmuş, çıkardığı yasalarla devlet yönetimini önemli ölçüde biçimlendirmiştir. Fatihe göre ‘Yerinde saymak demek, ölmek demektir.,
Tarihte Koca Mimar Sinan Ağa adıyla da bilinen, Osmanlının Baş Mimarı ve İnşaat Mühendisi Mimar Sinan (1489-1588), döneminde gerçekleştirdiği 92 camii, 57 medrese, 22 türbe, 3 hastane, 36 saray, 20 kervansaray ve diğer eserleriyle çalıştığı mimari alanda değişimin öncülerinden olmuştur.
Kanaat önderlerimizden, insan yaşamına yeni bir bakış açısı getiren, tüm dünyanın yakından tanıdığı Mevlana’da aşağıdaki dizeleriyle değişime insani açıdan yeni bir boyut kazandırmıştır:
Her gün bir yerlerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yerlere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.,
Bunların dışında bilim insanı olarak adlarını duyurmuş, dönemin hekimlerinden Farabi, 9. Yüzyılda yetişmiş Cebir dalında eseri olan Harezmi, meşhur felsefeci ve tıp alimi İbn-i Sina, ‘Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler, sözünün sahibi mütefekkir ve mutasavvıf İbrahim Hakkı hazretleri, 11. Yüzyılda yaşamış bilginlerimizden Divanü Lugati’t –Türk adlı eseriyle ünlü Kaşgarlı Mahmut, Osmanlı amirallerinden kartograf ve coğrafyacı Piri Reis, yine aynı Yüzyılda yaşamış Kutadgu Bilig( Mutluluk Bilgisi) adlı eseri ile tanınmış Yusuf Has Hacip’i sayabiliriz.
Ayrıca insanlık tarihine ışık tutan bilim insanları saydıklarımızla sınırlı değildir. Çok sayıda bilim insanımız başardıklarıyla değişime olan katkılarını tarih kaydetmiştir.
Cumhuriyet Döneminde adını duyurmuş bilim insanlarımızdan, Başkent Ankara’nın mimarı olarak anılan Mimar Kemalettin (1870-1927), Türk Dermatoloğu ve Behçet hastalığının tanısını koyan Prof. Hulusi Behçet (1889-1948), Matematik dalında ‘Arf Halkaları ve Sentetik Geometri çalışmaları ile tanınmış Ord. Prof. Cahit Arf (1910-1997), ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye Hanım (1862-1936) değişime öncü olmuş insanlarımız arasında yer almışlardır.
DİNLER TARİHİ VE DEĞİŞİMİN ÖNCÜLERİ
İnsanlığın önündeki en büyük engelleri kaldırarak değişimin öncüsü olanlar ilahi dinlerin emirlerini Cenabı Hakkın gönderdiği meleklerden alıp insanlara sunan peygamberler olmuştur.
İslam Dininin Kitabı Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, çok sayıda peygamberin yeryüzüne insanları hak yoluna çekmek ve cehaletten kurtarmak için gönderdiğini buyurmaktadır.
İslam Peygamberi Hazreti Muhammed de insanlar için ‘İki günü eşit olanın ziyanda olduğunu, buyurmakta; vefat etmeden önce yüz bin civarında insanın bir araya geldiği Veda Hutbesinin bir bölümünde şöyle buyurmaktadır:
‘’ Ey Mü’minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir.
Mü’minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman, Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.(www.diyanet.gov.tr)
Böylelikle İslam Dininin Peygamberi, insanlara yeni bir yaşam modeli sunarak cehalet dönemini sona erdirmiş ve değişimin öncülerinden olmuştur.
DEĞİŞİME KATKIDA BULUNMANIN YOLLARI
Sevgili okuyucularım, değişime katkıda bulunmanın veya öncü olmanın değişik yolları vardır. Bilimsel alandaki çalışmalar bu yollardan sadece biridir.
İnsan yaşamını kolaylaştıran projelerle bizlerde değişime ayak uydurabiliriz. Bilim İnsanı olmanın dışında da değişime öncülük etmek mümkündür.
Trafik veya iş kazalarını azaltmanın bir yolunu bulmak, kan davalarının önüne geçmek, aile içi veya dışında kadına yönelik şiddetin önüne geçebilmek, toplumsal yapıda barış, sevgi ve saygıyı hakim kılmak , insanlığı ve insani değerleri yüceltmekte insani alanda yapılabilecek değişime katkıda bulunmak demektir.
Yerinde saymak ise tembelliğe aday olmaktır. Bir Çin Atasözüne göre ‘Tembellik ölümün küçük biraderidir., Amerikalı müzisyen, şarkıcı, yazar ve şair Bob Dylan’a göre de ‘Doğum halinde olmayan ölmekle meşguldür.
O halde, yerimizde saymamak için zamanımızı iyi değerlendirmeli, insanlığın önünü açacak değişimin bir ucundan bizde tutmalıyız.
Okuyucularıma, sağlık ve esenlik dolu günler diliyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 314582
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.