ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım, ‘güven ortamı, insan yaşamı açısından önemli bir içeriğe sahiptir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte kendine güvenerek yaşamını sürdürmesi başarılı olmasını sağlayacak temel unsurların başında gelir. Güven duygusunun insana verilmesinde ilk ve en önemli durak aile ortamıdır. Çocuklarımızın büyüme ve olgunlaşma sürecinde aile bireyleri, yakınları ve çevresi ile güven tesis edilmesinde ailesinden alacağı eğitimin rolü büyüktür. Çocuklarına güven duygusu aşılamada annelerin yaklaşımı ve iletişimi küçümsenemez. Diğer aile bireylerinin yaklaşımı da yetişen çocukların güven duymasında yardımcı bir etkendir. Çocuklarımızın sağlıklı yetişebilmesi, ruh sağlıklarının korunması, çevresi ile başarılı iletişim kurabilmesinin temelinde kendilerine güven duymaları gerekir. Güvene dayanan bir kişilik yapısı, insanın geleceğe umutla bakmasının temel şartlarından biridir. Çünkü; yeteneklerine, değerlerine, birlikte olduğu yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına güvenen insan kendini başarıya ulaştıracak yolu da açmış demektir. EĞİTİM KURUMLARINDA GÜVEN ORTAMI İlköğretimden başlamak üzere yükseköğretime kadar geçen süreçte gençlerimizin eğitim açısından da güven duygusunu alacak şekilde eğitimden geçmeleri gerekir. Bireyin yetenek, değer, bilgi birikimi ve davranışları ile ortaya çıkacak kişilik yapısı kendisine güven duyulmasında önemli birer etkendir. Özellikle ilköğretimde, öğretmenlerimize düşen görevlerin başında, öğrencilerine güven duyduklarını değişik fırsatlarla kendilerine hissettirmeleri gelmektedir. Bir eşya emanet ederken, ödev verirken, sınavlara hazırlanırken öğrencilerine güvenen öğretmen, öğrencilerinin kişilik yapısının gelişmesinde büyük katkıda bulunmuş demektir. Sevgili okuyucularım, şimdi tatlı bir tebessümle hatırlıyorum. Yükseköğretimim esnasında hocalarımızın bir kısmı sınav esnasında, güven ortamını tesis etmek amacıyla bizleri serbest bırakır, sınav salonundan ayrılırlardı. Bu uygulama bazı arkadaşlarımızı şaşırtmış ilk defa karşılaştığımız bu durum aramızda tartışmalara neden olmuştu. Halbuki; burada amaç basitti. Esas olan öğrenme tekniğine sahip olmak, genelde öğretmen olacak öğrencilere güven duyulduğunu hissettirmekti. Öğretmeninin güvenini boşa çıkarıp kopya çekmeye teşebbüs eden öğrenci, öğretmeniyle arasındaki güven köprüsünü yıkmış oluyordu. Yaşamımızda tesis etmek amacıyla büyük çaba gösterdiğimiz, güven duygumuzun yanlış bir davranışla yıkılmasına yol açacak hareketlerden uzak durmalıyız. Güvenin bizde sağlayacağı pozitif duruşun, itimatsızlıktaki duruştan çok farklı olduğunu kabul etmemiz gerekir. GÜVEN DUYGUSUNDAN ÖZGÜVENE GEÇİŞ Sevdiğimiz bir arkadaşımızın, davranışlarına kefil olmak ona güven duyduğumuzu, bireyin kendisine olan güveni de onun özgüvene sahip olduğunu gösterir. Özgüven, insanın önemli bir kişilik özelliğidir. Yaşamda sorunlarımızla baş edebilmemiz, yanlışlarımızı düzeltebilmemiz, zorluklarla başa çıkabilmemiz özgüvenimize sahip olmakla mümkün olabilir. Kendimize güven duyduğumuz durumlarda, risk almaktan çekinir, sürekli olayların arka planında kalırsak iş yapabilme yeteneğimizi köreltiriz. Özgüveni olan insan; yaşamında kendine yeni hedefler koyabilen, kişisel gelişimine daha süratli katkıda bulunabilen, çevresindeki insanlara daha fazla yararlı olabilen insandır. Etrafımızda özgüveni gelişmemiş, yaşamdan beklentisi olmayan, çekingen davranışları ile sürekli arka planda kalan, girişimci olmaktan uzak, kendilerine güvenenleri mahcup eden insanların varlığına tanık olmaktayız. Bu nedenle gençlerimizin geleceğe umutla bakan ve özgüveni yüksek bireylerden oluşabilmesi için kendilerine değerli olduklarını hissettirmek ve başarılı olacakları alanda çalışmalarını sağlayacak şekilde destekte bulunmak şarttır. Özgüvenlerini kaybeden insanları yaşamlarında yalnız bırakmamak, önemli yeteneklerini açığa çıkarmak, başarılı olabileceklerine kendilerini inandırmak gerekir. Aksi takdirde, özgüvenden yoksun bireylerin toplumda artmalarına neden olmak, sağlıklı bir toplum oluşturma yolunda önemli bir eksikliktir. EKONOMİDE VE SİYASETTE GÜVEN Güven duygusunu, sadece insan davranışlarıyla sınırlandırmak eksik bir yaklaşımdır. İnsanlar, ekonomide ve siyasette sağlıklı bir denge kurabilmek için güven kavramını geliştirmek ihtiyacını hissetmişlerdir. Ekonomide; ‘Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, Perakende Güven Endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından periyodik olarak açıklanan önemli veriler arasında yer alırlar. Bu veriler ekonominin nabzını, diğer bir deyişle gidişatı ölçen verilerdir. Verilerin beklenenden düşük çıkması, ekonominin iyi yolda olmadığını güven sarsıcı bir durumla karşı karşıya kaldığımızı gösterir. İnsanlar, istikrarlı bir ekonominin devamı ve geleceğe yönelik yatırımları açısından güven ortamında teşebbüs ruhunu geliştirirler. Bu durum; aynı zamanda yabancı ülkelerin, ülkemize yatırım yapabilmeleri açısından da zorunlu bir durumdur. Siyasette ise güvenoyu alamayan iktidarların, muhalefet partilerince alaşağı edildiğini hatırlayacaksınız. Parlamenter sistemde, parlamentonun güvenine sahip olamayan bir hükümetin ayakta durabilmesi mümkün değildir. Güven ve istikrar yaşamımızın önemli bir gerçeğidir. Toplumun özgüveni yüksek bireylerden oluşması, toplumsal yapının sağlıklı işlemesinin önemli işaretlerinden biridir. Cenabı Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır: ‘Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever., (Al-i İmran 159) Güzel olan bu güveni içimizde hissedebilmektir. Sevgili okuyucularımın, yaşamlarını güven ortamı içinde sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini diliyorum. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
Değerli okuyucularım, ‘güven ortamı, insan yaşamı açısından önemli bir içeriğe sahiptir. İnsanın doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte kendine güvenerek yaşamını sürdürmesi başarılı olmasını sağlayacak temel unsurların başında gelir.
Güven duygusunun insana verilmesinde ilk ve en önemli durak aile ortamıdır. Çocuklarımızın büyüme ve olgunlaşma sürecinde aile bireyleri, yakınları ve çevresi ile güven tesis edilmesinde ailesinden alacağı eğitimin rolü büyüktür.
Çocuklarına güven duygusu aşılamada annelerin yaklaşımı ve iletişimi küçümsenemez. Diğer aile bireylerinin yaklaşımı da yetişen çocukların güven duymasında yardımcı bir etkendir.
Çocuklarımızın sağlıklı yetişebilmesi, ruh sağlıklarının korunması, çevresi ile başarılı iletişim kurabilmesinin temelinde kendilerine güven duymaları gerekir.
Güvene dayanan bir kişilik yapısı, insanın geleceğe umutla bakmasının temel şartlarından biridir. Çünkü; yeteneklerine, değerlerine, birlikte olduğu yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına güvenen insan kendini başarıya ulaştıracak yolu da açmış demektir.
EĞİTİM KURUMLARINDA GÜVEN ORTAMI
İlköğretimden başlamak üzere yükseköğretime kadar geçen süreçte gençlerimizin eğitim açısından da güven duygusunu alacak şekilde eğitimden geçmeleri gerekir. Bireyin yetenek, değer, bilgi birikimi ve davranışları ile ortaya çıkacak kişilik yapısı kendisine güven duyulmasında önemli birer etkendir.
Özellikle ilköğretimde, öğretmenlerimize düşen görevlerin başında, öğrencilerine güven duyduklarını değişik fırsatlarla kendilerine hissettirmeleri gelmektedir. Bir eşya emanet ederken, ödev verirken, sınavlara hazırlanırken öğrencilerine güvenen öğretmen, öğrencilerinin kişilik yapısının gelişmesinde büyük katkıda bulunmuş demektir.
Sevgili okuyucularım, şimdi tatlı bir tebessümle hatırlıyorum. Yükseköğretimim esnasında hocalarımızın bir kısmı sınav esnasında, güven ortamını tesis etmek amacıyla bizleri serbest bırakır, sınav salonundan ayrılırlardı. Bu uygulama bazı arkadaşlarımızı şaşırtmış ilk defa karşılaştığımız bu durum aramızda tartışmalara neden olmuştu.
Halbuki; burada amaç basitti. Esas olan öğrenme tekniğine sahip olmak, genelde öğretmen olacak öğrencilere güven duyulduğunu hissettirmekti. Öğretmeninin güvenini boşa çıkarıp kopya çekmeye teşebbüs eden öğrenci, öğretmeniyle arasındaki güven köprüsünü yıkmış oluyordu.
Yaşamımızda tesis etmek amacıyla büyük çaba gösterdiğimiz, güven duygumuzun yanlış bir davranışla yıkılmasına yol açacak hareketlerden uzak durmalıyız. Güvenin bizde sağlayacağı pozitif duruşun, itimatsızlıktaki duruştan çok farklı olduğunu kabul etmemiz gerekir.
GÜVEN DUYGUSUNDAN ÖZGÜVENE GEÇİŞ
Sevdiğimiz bir arkadaşımızın, davranışlarına kefil olmak ona güven duyduğumuzu, bireyin kendisine olan güveni de onun özgüvene sahip olduğunu gösterir.
Özgüven, insanın önemli bir kişilik özelliğidir. Yaşamda sorunlarımızla baş edebilmemiz, yanlışlarımızı düzeltebilmemiz, zorluklarla başa çıkabilmemiz özgüvenimize sahip olmakla mümkün olabilir.
Kendimize güven duyduğumuz durumlarda, risk almaktan çekinir, sürekli olayların arka planında kalırsak iş yapabilme yeteneğimizi köreltiriz.
Özgüveni olan insan; yaşamında kendine yeni hedefler koyabilen, kişisel gelişimine daha süratli katkıda bulunabilen, çevresindeki insanlara daha fazla yararlı olabilen insandır.
Etrafımızda özgüveni gelişmemiş, yaşamdan beklentisi olmayan, çekingen davranışları ile sürekli arka planda kalan, girişimci olmaktan uzak, kendilerine güvenenleri mahcup eden insanların varlığına tanık olmaktayız.
Bu nedenle gençlerimizin geleceğe umutla bakan ve özgüveni yüksek bireylerden oluşabilmesi için kendilerine değerli olduklarını hissettirmek ve başarılı olacakları alanda çalışmalarını sağlayacak şekilde destekte bulunmak şarttır.
Özgüvenlerini kaybeden insanları yaşamlarında yalnız bırakmamak, önemli yeteneklerini açığa çıkarmak, başarılı olabileceklerine kendilerini inandırmak gerekir. Aksi takdirde, özgüvenden yoksun bireylerin toplumda artmalarına neden olmak, sağlıklı bir toplum oluşturma yolunda önemli bir eksikliktir.
EKONOMİDE VE SİYASETTE GÜVEN
Güven duygusunu, sadece insan davranışlarıyla sınırlandırmak eksik bir yaklaşımdır. İnsanlar, ekonomide ve siyasette sağlıklı bir denge kurabilmek için güven kavramını geliştirmek ihtiyacını hissetmişlerdir.
Ekonomide; ‘Tüketici Güven Endeksi, Reel Kesim Güven Endeksi, Perakende Güven Endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından periyodik olarak açıklanan önemli veriler arasında yer alırlar. Bu veriler ekonominin nabzını, diğer bir deyişle gidişatı ölçen verilerdir.
Verilerin beklenenden düşük çıkması, ekonominin iyi yolda olmadığını güven sarsıcı bir durumla karşı karşıya kaldığımızı gösterir. İnsanlar, istikrarlı bir ekonominin devamı ve geleceğe yönelik yatırımları açısından güven ortamında teşebbüs ruhunu geliştirirler. Bu durum; aynı zamanda yabancı ülkelerin, ülkemize yatırım yapabilmeleri açısından da zorunlu bir durumdur.
Siyasette ise güvenoyu alamayan iktidarların, muhalefet partilerince alaşağı edildiğini hatırlayacaksınız. Parlamenter sistemde, parlamentonun güvenine sahip olamayan bir hükümetin ayakta durabilmesi mümkün değildir.
Güven ve istikrar yaşamımızın önemli bir gerçeğidir. Toplumun özgüveni yüksek bireylerden oluşması, toplumsal yapının sağlıklı işlemesinin önemli işaretlerinden biridir. Cenabı Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır:
‘Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever., (Al-i İmran 159)
Güzel olan bu güveni içimizde hissedebilmektir. Sevgili okuyucularımın, yaşamlarını güven ortamı içinde sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini diliyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 424571
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.