ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım, insanlık tarihi bir bakıma savaşın türlü şekillerine karşı yürütülen mücadelelerin tarihidir. İnsanlığa dolayısıyla insanın sahip olduğu değerlerine karşı açılan savaşın bir adı da ‘işkence, olmuştur. İşkence tarihi, günümüze kadar değişik işkence yöntemleri ile milyonlarca insanın öldürüldüğünü ortaya koyuyor. İşkence, fiziksel veya ruhsal olarak uygulanabiliyor. İşkence ile güdülen amaç; bir göz korkutma, caydırma, intikam alma, bilgi toplama veya cezalandırmadır. Tarihsel açıdan bakıldığında işkence ; dine karşı olanlara cinsel suç işleyenlere , büyücülere, vatana ihanet edenlere, tutuklananlara ve savaşta esir düşenlere karşı uygulanmıştır. Uygulama esnasında değişik işkence yöntemlerinin kullanılması milyonlarca insanın sadece yaşamlarını yitirmesi ile kalmamış, çok sayıda insan sakat kalmış, ruh sağlığını yitirmiş yaşam bağları yok olmuştur. YASAL AÇIDAN İŞKENCE 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler, ‘ İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini, kabul etti. Bu Bildirgenin 5. Maddesi, ‘Hiç kimse işkenceye maruz bırakılmamalı, kimseye zalimce insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele edilmemelidir, hükmüne amirdir. 948 yılından günümüze kadar; Birleşmiş Milletler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslar Arası Af Örgütü ve benzeri kuruluşlar; işkencenin bir devlet politikası veya insanın insana yaptığı bir cezalandırma yöntemi olmaktan çıkarılması için büyük çaba sarf etmektedir. TÜRKİYE’DE DURUM Türkiye, işkence konusunda uluslar arası alanda ; özellikle Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine karşı kayıtsız kalmamış hukuki açıdan Anayasa başta olmak üzere Türk Ceza Kanununda gerekli düzenlemelere gidilmiştir. Anayasamızın 17.Maddesinin 3. Fıkrasıyla ‘işkence yasağı, güvence altına alınmıştır. Aynı şekilde: ‘’CMK’ nın 147. Maddesinin 1.Fıkrasında sanığın susma hakkı düzenlenmiştir. Yine CMK’ nın 148. Maddesinde iradeyi etkileyen yöntemler yasaklanmış; aynı maddenin 3.Fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Şu halde, TCK M.94 de düzenlenen işkence suçunu, Anayasa M. 17/3 ve 38/5, CMK’ nın 147 ve 148 hükümlerinin ihlalinin yaptırımını da oluşturduğu söylenebilir.,,( Araştırma Görevlisi, İsa Başbüyük; http// web.deu.edu.tr ) Yasal açıdan yapılan bu düzenlemelere karşın, ‘’ Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3.Maddesinde düzenlenen ‘İşkence Yasağı, kapsamında Türkiye aleyhine sonuçlanmış dava sayısı 1990 yılından bu yana her geçen yıl artmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’nin Sözleşmenin3.Maddesini 2007 yılında toplamda 47 kez ihlal ettiğini karar vermişken 2008 de toplamda 57 kez ihlal ettiğine karar vermiştir. Son 10 yılda AİHM’ e Türkiye aleyhine yapılan başvuru sayısı 24.563 tür.,,( http//www.tihv.org.tr ) İSLAM DİNİNİN İŞKENCEYE YAKLAŞIMI İslam Dinine göre Cenabı Allah, insanı eşref-i mahlukat olarak yaratmıştır. İnsan, en güzel biçimde yaratılmış, izzet ve şeref bağışlanmış, evrendeki her şey insanın emrine verilmiştir. İslam’ın doğuşunu müteakip, yayılma safhasında Müslümanlar çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır. Müşriklerin dayanılmaz baskısı, yıldırma ve işkenceler sonucu Müslümanlar önce Habeşistan’a sonra da Medine’ye hicret etmek zorunda bırakılmıştır. İslam anlayışına göre de insanlar doğuştan dokunulmaz hak ve özgürlüklere sahiptir. İnsanın yaratılışına uygun yaşama hakkı da bu hakların başında gelir. Hz. Peygamber, ünlü Veda Hutbesinde insan haklarına değinerek ‘ Şu şehrinizde, şu ayınız içinde bu gününüz ne kadar muhterem ve mukaddes ise, mallarınız namus ve şerefiniz, kanlarınız da öyle haramdır, dokunulmazdır buyurmuştur. İslam dini, işkenceyi kesinlikle yasaklamıştır. İslam hukukuna göre de suçu ispat edilene kadar kişi masumdur, suçlu muamelesine tabi tutulamaz. ‘’Suçun ispatı, iddia edene düşen bir görevdir. Davalı suçsuzluğunu ispat etmeye zorlanamaz; yalnızca yemin teklif edilebilir. Herhangi bir zorlamanın söz konusu olduğu beyanlar geçersizdir, hukuki anlamda bir delil sayılamaz. Bu nedenle hiçbir kimse , hiçbir şekilde itirafa zorlanamaz.,, ( Ahmed ÖZALP, http// www. Sorularla İslamiyet.com) İNSANİ DEĞERLERİMİZ VE İŞKENCE İnsan, değerli bir varlıktır. İnsanı; değerlerinden uzaklaştıran veya değerlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan hiçbir eylem masum gösterilemez. İnsan yaşamına güzellik katan değerlerimiz, tarihimizin her döneminde işkence ve benzeri insanlık dışı davranışlardan ayrı tutulmaya özen gösterilmiştir. İnsanın yaratılışına aykırı, değerlerini hiçe sayan ‘işkence, bir devlet politikası olarak kabul düşünülmeyeceği gibi, insanı insana ezdirme amaçlı olarak da kullanılmamalıdır. Sevgili okuyucularım; ne acıdır ki günümüzde de işkence dünya genelinde halen uygulanmaktadır. Bu; insanlığa karşı açılan savaşın bir parçası olan işkenceyi ortadan kaldırmak için sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düşmektedir. Uluslararası kuruluşlarca yasaklanarak çok sayıda ülkenin yasa dışı kabul ettiği işkence ve benzeri uygulamalar karşısında insan olarak her birimiz duyarlı ve dikkatli olmak zorundayız. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
Değerli okuyucularım, insanlık tarihi bir bakıma savaşın türlü şekillerine karşı yürütülen mücadelelerin tarihidir. İnsanlığa dolayısıyla insanın sahip olduğu değerlerine karşı açılan savaşın bir adı da ‘işkence, olmuştur.
İşkence tarihi, günümüze kadar değişik işkence yöntemleri ile milyonlarca insanın öldürüldüğünü ortaya koyuyor. İşkence, fiziksel veya ruhsal olarak uygulanabiliyor. İşkence ile güdülen amaç; bir göz korkutma, caydırma, intikam alma, bilgi toplama veya cezalandırmadır.
Tarihsel açıdan bakıldığında işkence ; dine karşı olanlara cinsel suç işleyenlere , büyücülere, vatana ihanet edenlere, tutuklananlara ve savaşta esir düşenlere karşı uygulanmıştır. Uygulama esnasında değişik işkence yöntemlerinin kullanılması milyonlarca insanın sadece yaşamlarını yitirmesi ile kalmamış, çok sayıda insan sakat kalmış, ruh sağlığını yitirmiş yaşam bağları yok olmuştur.
YASAL AÇIDAN İŞKENCE
10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler, ‘ İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini, kabul etti. Bu Bildirgenin 5. Maddesi, ‘Hiç kimse işkenceye maruz bırakılmamalı, kimseye zalimce insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele edilmemelidir, hükmüne amirdir.
948 yılından günümüze kadar; Birleşmiş Milletler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslar Arası Af Örgütü ve benzeri kuruluşlar; işkencenin bir devlet politikası veya insanın insana yaptığı bir cezalandırma yöntemi olmaktan çıkarılması için büyük çaba sarf etmektedir.
TÜRKİYE’DE DURUM
Türkiye, işkence konusunda uluslar arası alanda ; özellikle Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine karşı kayıtsız kalmamış hukuki açıdan Anayasa başta olmak üzere Türk Ceza Kanununda gerekli düzenlemelere gidilmiştir.
Anayasamızın 17.Maddesinin 3. Fıkrasıyla ‘işkence yasağı, güvence altına alınmıştır. Aynı şekilde:
‘’CMK’ nın 147. Maddesinin 1.Fıkrasında sanığın susma hakkı düzenlenmiştir. Yine CMK’ nın 148. Maddesinde iradeyi etkileyen yöntemler yasaklanmış; aynı maddenin 3.Fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadelerin delil olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Şu halde, TCK M.94 de düzenlenen işkence suçunu, Anayasa M. 17/3 ve 38/5, CMK’ nın 147 ve 148 hükümlerinin ihlalinin yaptırımını da oluşturduğu söylenebilir.,,( Araştırma Görevlisi, İsa Başbüyük; http// web.deu.edu.tr )
Yasal açıdan yapılan bu düzenlemelere karşın, ‘’ Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3.Maddesinde düzenlenen ‘İşkence Yasağı, kapsamında Türkiye aleyhine sonuçlanmış dava sayısı 1990 yılından bu yana her geçen yıl artmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’nin Sözleşmenin3.Maddesini 2007 yılında toplamda 47 kez ihlal ettiğini karar vermişken 2008 de toplamda 57 kez ihlal ettiğine karar vermiştir. Son 10 yılda AİHM’ e Türkiye aleyhine yapılan başvuru sayısı 24.563 tür.,,( http//www.tihv.org.tr )
İSLAM DİNİNİN İŞKENCEYE YAKLAŞIMI
İslam Dinine göre Cenabı Allah, insanı eşref-i mahlukat olarak yaratmıştır. İnsan, en güzel biçimde yaratılmış, izzet ve şeref bağışlanmış, evrendeki her şey insanın emrine verilmiştir.
İslam’ın doğuşunu müteakip, yayılma safhasında Müslümanlar çeşitli işkencelere maruz kalmışlardır. Müşriklerin dayanılmaz baskısı, yıldırma ve işkenceler sonucu Müslümanlar önce Habeşistan’a sonra da Medine’ye hicret etmek zorunda bırakılmıştır.
İslam anlayışına göre de insanlar doğuştan dokunulmaz hak ve özgürlüklere sahiptir. İnsanın yaratılışına uygun yaşama hakkı da bu hakların başında gelir.
Hz. Peygamber, ünlü Veda Hutbesinde insan haklarına değinerek ‘ Şu şehrinizde, şu ayınız içinde bu gününüz ne kadar muhterem ve mukaddes ise, mallarınız namus ve şerefiniz, kanlarınız da öyle haramdır, dokunulmazdır buyurmuştur.
İslam dini, işkenceyi kesinlikle yasaklamıştır. İslam hukukuna göre de suçu ispat edilene kadar kişi masumdur, suçlu muamelesine tabi tutulamaz.
‘’Suçun ispatı, iddia edene düşen bir görevdir. Davalı suçsuzluğunu ispat etmeye zorlanamaz; yalnızca yemin teklif edilebilir. Herhangi bir zorlamanın söz konusu olduğu beyanlar geçersizdir, hukuki anlamda bir delil sayılamaz. Bu nedenle hiçbir kimse , hiçbir şekilde itirafa zorlanamaz.,, ( Ahmed ÖZALP, http// www. Sorularla İslamiyet.com)
İNSANİ DEĞERLERİMİZ VE İŞKENCE
İnsan, değerli bir varlıktır. İnsanı; değerlerinden uzaklaştıran veya değerlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan hiçbir eylem masum gösterilemez.
İnsan yaşamına güzellik katan değerlerimiz, tarihimizin her döneminde işkence ve benzeri insanlık dışı davranışlardan ayrı tutulmaya özen gösterilmiştir.
İnsanın yaratılışına aykırı, değerlerini hiçe sayan ‘işkence, bir devlet politikası olarak kabul düşünülmeyeceği gibi, insanı insana ezdirme amaçlı olarak da kullanılmamalıdır.
Sevgili okuyucularım; ne acıdır ki günümüzde de işkence dünya genelinde halen uygulanmaktadır. Bu; insanlığa karşı açılan savaşın bir parçası olan işkenceyi ortadan kaldırmak için sivil toplum kuruluşlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.
Uluslararası kuruluşlarca yasaklanarak çok sayıda ülkenin yasa dışı kabul ettiği işkence ve benzeri uygulamalar karşısında insan olarak her birimiz duyarlı ve dikkatli olmak zorundayız.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 847803
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.