ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım, yaşamımız süresince karşımıza çıkan ‘yasaklar, yaşamın bir gerçeğidir. İlk yasaklar ailede başlar, sonra eğitim ve öğretim kuruluşları ile çalışma hayatımızda devam eder. Ailedeki yasaklar, kendimizi ve diğer aile bireylerini korumaya veya aile içinde oluşan kültürel değerlerimizi yaşatmaya ilişkindir. Kötü alışkanlıklardan uzak durmaya, ailede saygı ve birlikteliği devam ettirmeye yönelik olarak getirilmiş olan ‘yasaklar, gerçekte asırlar boyu gelişerek gelmiş olan görgü ve gelenek kültürümüzün bir parçasıdır. Okul hayatı her birimizi yeni yasaklarla tanıştırmıştır. Genelde öğrenci disiplin yönetmelikleri, öğrencilerin okul içindeki davranışlarına karşı kurallar getiren bir özellik taşır. Bu kuralların getirdiği yasaklara aykırı davranışlarda bulunan öğrenciler kendilerini disiplin kurulunda bulur. Öğretmene karşı saygısızlık, kopya çekmek, herhangi bir şekilde şiddete başvurmak ya da kötü alışkanlıklara neden olan maddeleri okulda bulundurmak veya kullanmak yasaklanmış eylem şekilleridir. Çalışma hayatı da; esasını Anayasadan alan iş güvenliğini veya çalışma barışını amaç edinmiş yasaklardan kuruludur. Yasalara aykırı biçimde tasarlanan ve yetkili makamlardan izin alınmadan yapılan ve yasak kapsamına giren eylemlerin günümüze kadar ölümler dahil ne denli büyük ekonomik zararlara yol açtığına milletçe tanık olduğumuzu hatırlayacaksınız. GÜNLÜK YAŞAM VE YASAKLAR Sevgili okurlar, yazıya bu girişten hareketle insan yaşamında yasakları savunduğum anlaşılmasın. Aksine; insan yaşamını herhangi bir şekilde tehdit eden, Anayasamızca yapılması uygun görülmemiş yasakların yaşamımızda yol açabileceği tehlikelere işaret etmek istiyorum. Yoksa; düşünmek, konuşmak, veya insan özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yasakları tasvip etmediğimi açıkça belirtmeliyim. Amacımız, insanın değerli bir varlık olduğunu ortaya çıkaran ve değerleriyle birlikte yaşamasını anlamlı kılan yasakları gün yüzüne çıkarmaktır. Yaşamımızı kurgulayan yasaklar, bir cezayı müeyyideyi gerektiren veya gerektirmeyen yasaklardan oluşmaktadır. Genelde insan yaşamını, çevremizdeki doğal dengeyi, toplumsal barış ve huzuru bozmaya yönelik yasakları ihlal eden insanlar kendilerini adaletin karşısında bulur. Bazı yasakları ihlal etmenin cezai müeyyidesi yoktur. Bu kapsama giren yasaklar, toplumsal yapımızda asırlar boyu görgü ve geleneklerle yerleşmiş bir bakıma değerlerimize can veren yasaklardır. Düğün, nişan, mezuniyet töreni veya değişik spor müsabakalarında bulunurken görgü ve geleneklerimize aykırı bir davranışta bulunmak, hoş karşılanmayan ve cezai müeyyidesi bulunmayan davranışlar kapsamına girmektedir. Günlük yaşam bize dayanağını yasalarda bulan yasaklara karşı; sabırlı, hoşgörülü ve saygılı olmayı öğretmiştir. Ancak; ne var ki görsel ve yazılı medyada gün geçmiyor ki bu değerlere aykırı davranışların getirdiği acı haberlerle sarsılmamış olalım. Trafik kurallarına karşı duyarsızlık, düğün veya mezuniyet törenlerini sabote etmek, spor müsabakalarını şiddet eylemleriyle mateme dönüştürmek, resmi bir işimiz için beklenmesi gerekli yerlerde sabırsız olup başkalarının hakkını ihlal etmek bu tür davranışlardan sadece bir kaçıdır. İSLAM DİNİ VE YASAKLAR İslam dininin kitabı olan Kur’an-ı Kerimde Cenabı Allah Müslümanları, küçük ve büyük günahlar karşısında uyarmaktadır. Günlük yaşamda ‘yasaklar, kapsamında değerlendirdiğimiz davranışlar Kur’an-da günah adıyla işlenmektedir. Kur’an-da getirilen yasaklarla, yaşamımızda yasaların öngördüğü yasaklar arasında yüksek oranda bir uyum olduğunu ifade edebiliriz. Cenabı Allah, özellikle insanı Kendine ortak koşma (şirk) konusunda uyarmakta, bu fiili işleyen insanlar günahkar olmakta ve cennet nimetlerinden mahrum bırakılmakta, cehennemde sorgulanacağı buyurulmaktadır. Bu günahın yanında dinimiz, haksız yere insan canına kıyılmasını, anne veya babaya saygısızlığı, mal ve eşya hırsızlığını, doğal dengenin bozulmasını, komşu haklarına karşı duyarsızlığı, yetimlere kötü davranmayı, hayvanlara kötü muameleyi, bilgilenmeyi ve aydınlıktan kaçmayı yasaklamıştır. İnsanda yasaklara karşı bir ilgi ve merak söz konusudur. Bu konuda ifade edilen çok sayıda kıssa vardır. Bu kıssalardan biri de Kur’an-da ifade edilen Hazreti Adem’e getirilmiş olan yasaklanmış ağaca yaklaşılmaması ile olan şu ayetlerdir: ‘’ Dedik ki: ‘Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol, bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.,,(Bakara, 35) ‘’ Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine bizde ‘ Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır, dedik. ( Bakara 36) Ünlü düşünürlerden Bertrand Russel’de (1872-1970) ‘İstek yasakla artar, diyerek insanın yasaklara karşı kendini cezbeden bir istek duyduğunu ifade etmektedir. Aslında güzel olan insanın hatalarından ders çıkararak yasaklara karşı duyarlı olmasıdır. Yasalarımızdan kaynaklanan yasakların, insan yaşamını yok etmeye değil de korumaya yönelik olduğunu benimseyerek kendini geliştirmesidir. Okuyucularıma, yaşamın kendilerine zarar vermeyen yasaklarla uyumlu sağlıklı bir ömür diliyorum. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
Değerli okuyucularım, yaşamımız süresince karşımıza çıkan ‘yasaklar, yaşamın bir gerçeğidir. İlk yasaklar ailede başlar, sonra eğitim ve öğretim kuruluşları ile çalışma hayatımızda devam eder.
Ailedeki yasaklar, kendimizi ve diğer aile bireylerini korumaya veya aile içinde oluşan kültürel değerlerimizi yaşatmaya ilişkindir. Kötü alışkanlıklardan uzak durmaya, ailede saygı ve birlikteliği devam ettirmeye yönelik olarak getirilmiş olan ‘yasaklar, gerçekte asırlar boyu gelişerek gelmiş olan görgü ve gelenek kültürümüzün bir parçasıdır.
Okul hayatı her birimizi yeni yasaklarla tanıştırmıştır. Genelde öğrenci disiplin yönetmelikleri, öğrencilerin okul içindeki davranışlarına karşı kurallar getiren bir özellik taşır. Bu kuralların getirdiği yasaklara aykırı davranışlarda bulunan öğrenciler kendilerini disiplin kurulunda bulur.
Öğretmene karşı saygısızlık, kopya çekmek, herhangi bir şekilde şiddete başvurmak ya da kötü alışkanlıklara neden olan maddeleri okulda bulundurmak veya kullanmak yasaklanmış eylem şekilleridir.
Çalışma hayatı da; esasını Anayasadan alan iş güvenliğini veya çalışma barışını amaç edinmiş yasaklardan kuruludur. Yasalara aykırı biçimde tasarlanan ve yetkili makamlardan izin alınmadan yapılan ve yasak kapsamına giren eylemlerin günümüze kadar ölümler dahil ne denli büyük ekonomik zararlara yol açtığına milletçe tanık olduğumuzu hatırlayacaksınız.
GÜNLÜK YAŞAM VE YASAKLAR
Sevgili okurlar, yazıya bu girişten hareketle insan yaşamında yasakları savunduğum anlaşılmasın. Aksine; insan yaşamını herhangi bir şekilde tehdit eden, Anayasamızca yapılması uygun görülmemiş yasakların yaşamımızda yol açabileceği tehlikelere işaret etmek istiyorum.
Yoksa; düşünmek, konuşmak, veya insan özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yasakları tasvip etmediğimi açıkça belirtmeliyim. Amacımız, insanın değerli bir varlık olduğunu ortaya çıkaran ve değerleriyle birlikte yaşamasını anlamlı kılan yasakları gün yüzüne çıkarmaktır.
Yaşamımızı kurgulayan yasaklar, bir cezayı müeyyideyi gerektiren veya gerektirmeyen yasaklardan oluşmaktadır. Genelde insan yaşamını, çevremizdeki doğal dengeyi, toplumsal barış ve huzuru bozmaya yönelik yasakları ihlal eden insanlar kendilerini adaletin karşısında bulur.
Bazı yasakları ihlal etmenin cezai müeyyidesi yoktur. Bu kapsama giren yasaklar, toplumsal yapımızda asırlar boyu görgü ve geleneklerle yerleşmiş bir bakıma değerlerimize can veren yasaklardır.
Düğün, nişan, mezuniyet töreni veya değişik spor müsabakalarında bulunurken görgü ve geleneklerimize aykırı bir davranışta bulunmak, hoş karşılanmayan ve cezai müeyyidesi bulunmayan davranışlar kapsamına girmektedir.
Günlük yaşam bize dayanağını yasalarda bulan yasaklara karşı; sabırlı, hoşgörülü ve saygılı olmayı öğretmiştir. Ancak; ne var ki görsel ve yazılı medyada gün geçmiyor ki bu değerlere aykırı davranışların getirdiği acı haberlerle sarsılmamış olalım.
Trafik kurallarına karşı duyarsızlık, düğün veya mezuniyet törenlerini sabote etmek, spor müsabakalarını şiddet eylemleriyle mateme dönüştürmek, resmi bir işimiz için beklenmesi gerekli yerlerde sabırsız olup başkalarının hakkını ihlal etmek bu tür davranışlardan sadece bir kaçıdır.
İSLAM DİNİ VE YASAKLAR
İslam dininin kitabı olan Kur’an-ı Kerimde Cenabı Allah Müslümanları, küçük ve büyük günahlar karşısında uyarmaktadır. Günlük yaşamda ‘yasaklar, kapsamında değerlendirdiğimiz davranışlar Kur’an-da günah adıyla işlenmektedir.
Kur’an-da getirilen yasaklarla, yaşamımızda yasaların öngördüğü yasaklar arasında yüksek oranda bir uyum olduğunu ifade edebiliriz.
Cenabı Allah, özellikle insanı Kendine ortak koşma (şirk) konusunda uyarmakta, bu fiili işleyen insanlar günahkar olmakta ve cennet nimetlerinden mahrum bırakılmakta, cehennemde sorgulanacağı buyurulmaktadır.
Bu günahın yanında dinimiz, haksız yere insan canına kıyılmasını, anne veya babaya saygısızlığı, mal ve eşya hırsızlığını, doğal dengenin bozulmasını, komşu haklarına karşı duyarsızlığı, yetimlere kötü davranmayı, hayvanlara kötü muameleyi, bilgilenmeyi ve aydınlıktan kaçmayı yasaklamıştır.
İnsanda yasaklara karşı bir ilgi ve merak söz konusudur. Bu konuda ifade edilen çok sayıda kıssa vardır. Bu kıssalardan biri de Kur’an-da ifade edilen Hazreti Adem’e getirilmiş olan yasaklanmış ağaca yaklaşılmaması ile olan şu ayetlerdir:
‘’ Dedik ki: ‘Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol, bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.,,(Bakara, 35)
‘’ Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine bizde ‘ Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır, dedik. ( Bakara 36)
Ünlü düşünürlerden Bertrand Russel’de (1872-1970) ‘İstek yasakla artar, diyerek insanın yasaklara karşı kendini cezbeden bir istek duyduğunu ifade etmektedir.
Aslında güzel olan insanın hatalarından ders çıkararak yasaklara karşı duyarlı olmasıdır. Yasalarımızdan kaynaklanan yasakların, insan yaşamını yok etmeye değil de korumaya yönelik olduğunu benimseyerek kendini geliştirmesidir.
Okuyucularıma, yaşamın kendilerine zarar vermeyen yasaklarla uyumlu sağlıklı bir ömür diliyorum.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 701596
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.