En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İNSAN YAŞAMINDA YASAKLARIN YERİ VE ÖNEMİ

Değerli  okuyucularım, yaşamımız süresince karşımıza çıkan ‘yasaklar, yaşamın bir gerçeğidir. İlk yasaklar ailede başlar, sonra eğitim ve öğretim kuruluşları ile çalışma hayatımızda devam eder.

Ailedeki yasaklar, kendimizi ve diğer aile bireylerini korumaya veya aile içinde oluşan kültürel değerlerimizi yaşatmaya ilişkindir. Kötü alışkanlıklardan uzak durmaya, ailede saygı ve birlikteliği devam ettirmeye yönelik olarak getirilmiş olan ‘yasaklar, gerçekte asırlar boyu gelişerek gelmiş olan görgü ve gelenek kültürümüzün bir parçasıdır.

Okul hayatı her birimizi yeni yasaklarla tanıştırmıştır. Genelde öğrenci disiplin yönetmelikleri, öğrencilerin okul içindeki davranışlarına karşı kurallar getiren bir özellik taşır. Bu kuralların getirdiği yasaklara aykırı davranışlarda bulunan öğrenciler kendilerini disiplin kurulunda bulur.

Öğretmene karşı saygısızlık, kopya çekmek, herhangi bir şekilde şiddete başvurmak ya da kötü alışkanlıklara neden olan maddeleri okulda bulundurmak veya kullanmak yasaklanmış eylem şekilleridir.

Çalışma hayatı da; esasını Anayasadan alan iş güvenliğini veya çalışma barışını amaç edinmiş yasaklardan kuruludur. Yasalara aykırı biçimde tasarlanan ve yetkili makamlardan izin alınmadan yapılan ve yasak kapsamına giren eylemlerin günümüze kadar ölümler dahil ne denli büyük ekonomik zararlara yol açtığına milletçe tanık olduğumuzu hatırlayacaksınız.

GÜNLÜK  YAŞAM  VE YASAKLAR  

Sevgili okurlar, yazıya bu girişten hareketle insan yaşamında yasakları savunduğum anlaşılmasın. Aksine; insan yaşamını herhangi bir şekilde tehdit eden, Anayasamızca yapılması uygun görülmemiş yasakların yaşamımızda yol açabileceği tehlikelere işaret etmek istiyorum.

Yoksa; düşünmek, konuşmak, veya insan özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yasakları tasvip etmediğimi açıkça belirtmeliyim. Amacımız, insanın değerli bir varlık olduğunu ortaya çıkaran ve değerleriyle birlikte yaşamasını anlamlı kılan yasakları gün yüzüne çıkarmaktır.

Yaşamımızı kurgulayan yasaklar, bir cezayı müeyyideyi gerektiren veya gerektirmeyen yasaklardan oluşmaktadır. Genelde insan yaşamını, çevremizdeki doğal dengeyi, toplumsal barış ve huzuru bozmaya yönelik yasakları ihlal eden insanlar kendilerini adaletin karşısında bulur.

Bazı yasakları ihlal etmenin cezai müeyyidesi yoktur. Bu kapsama giren yasaklar, toplumsal yapımızda asırlar boyu görgü ve geleneklerle yerleşmiş bir bakıma değerlerimize can veren yasaklardır.

Düğün, nişan, mezuniyet töreni veya değişik spor müsabakalarında bulunurken görgü ve geleneklerimize aykırı bir davranışta bulunmak, hoş karşılanmayan ve cezai müeyyidesi bulunmayan davranışlar kapsamına girmektedir.

Günlük yaşam bize dayanağını yasalarda bulan yasaklara karşı;  sabırlı, hoşgörülü ve saygılı olmayı öğretmiştir. Ancak; ne var ki görsel ve yazılı medyada gün geçmiyor ki bu değerlere aykırı davranışların getirdiği acı haberlerle sarsılmamış olalım.

Trafik kurallarına karşı duyarsızlık, düğün veya mezuniyet törenlerini sabote etmek, spor müsabakalarını şiddet eylemleriyle mateme dönüştürmek, resmi bir işimiz için beklenmesi gerekli yerlerde sabırsız olup başkalarının hakkını ihlal etmek bu tür davranışlardan sadece bir kaçıdır.

İSLAM  DİNİ   VE  YASAKLAR

İslam dininin kitabı olan Kur’an-ı Kerimde Cenabı Allah Müslümanları, küçük ve büyük günahlar karşısında uyarmaktadır. Günlük yaşamda ‘yasaklar, kapsamında değerlendirdiğimiz davranışlar Kur’an-da günah adıyla işlenmektedir.

Kur’an-da getirilen yasaklarla, yaşamımızda yasaların öngördüğü yasaklar arasında yüksek oranda bir uyum olduğunu ifade edebiliriz.

Cenabı Allah, özellikle insanı Kendine ortak koşma (şirk) konusunda uyarmakta, bu fiili işleyen insanlar günahkar olmakta ve cennet nimetlerinden mahrum bırakılmakta, cehennemde sorgulanacağı buyurulmaktadır. 

Bu günahın yanında dinimiz, haksız yere insan canına kıyılmasını, anne veya babaya saygısızlığı, mal ve eşya hırsızlığını, doğal dengenin bozulmasını,  komşu haklarına karşı duyarsızlığı, yetimlere kötü davranmayı, hayvanlara kötü muameleyi, bilgilenmeyi ve aydınlıktan kaçmayı yasaklamıştır.

İnsanda yasaklara karşı bir ilgi ve merak söz konusudur. Bu konuda ifade edilen çok sayıda kıssa vardır. Bu kıssalardan biri de Kur’an-da ifade edilen Hazreti Adem’e getirilmiş olan yasaklanmış ağaca yaklaşılmaması ile olan şu ayetlerdir:

‘’ Dedik ki: ‘Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol, bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.,,(Bakara, 35)

‘’ Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun  üzerine bizde ‘ Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır, dedik. ( Bakara 36) 

Ünlü düşünürlerden Bertrand Russel’de (1872-1970) ‘İstek yasakla artar, diyerek insanın yasaklara karşı kendini cezbeden bir istek duyduğunu ifade etmektedir.

Aslında güzel olan insanın hatalarından ders  çıkararak yasaklara karşı duyarlı olmasıdır. Yasalarımızdan kaynaklanan yasakların, insan yaşamını yok etmeye değil de korumaya yönelik olduğunu benimseyerek kendini geliştirmesidir.

Okuyucularıma, yaşamın kendilerine zarar vermeyen yasaklarla uyumlu sağlıklı bir ömür diliyorum.

 

Atıf ÖZGEN
İDD  Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 1379

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 430712

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.