En Son Haberler



Durdu GÜNEŞ

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KENDİ KENDİMİZİN AKILLI BİR ARKADAŞI OLABİLİR MİYİZ?

Çocukluğumda henüz evlere televizyon girmemişti. Her ev aynı zamanda bir sohbet mekânıydı. Rahmetli babam sözü sohbeti dinlenir bir kişiydi. Babam okumayı kendi diliyle “Ali okulu”nda, yani asker ocağında öğrenmişti. Ama duyduğu güzel doğru sözleri, hikâyeleri hiç unutmaz ve sohbetinde bunları kullanırdı. Her konuyu bir hikâye, bir fıkra, bir atasözüyle renklendirmesini bilirdi. Babamın dost meclislerindeki sohbetlerinden ben de çok istifade ettim.

Babamın güngörmüş geçirmiş, erdemli dostları vardı. Bunlar bir araya geldiğinde isterdim ki onların sohbeti hiç bitmesin ve ben hep onları dinleyeyim. Bunlardan biri Mehmet İmrekoğlu (Bey Memet diye anılırdı) yine gazeteci “Un Sandığı” isimli bir dizi kitapla Elbistan ve yöresinin kültürel hafızasını yansıtan Mehmet Göçer idi. (yakında kaybettik Allah rahmet eylsin) Babamın da adı Mehmet’ti. Üç Bilge Mehmet bir araya geldiğinde sohbet demlenirdi.

Ben Elbistan’dan ayrılıp görev gereği Ankara’da yaşarken, ne zaman bunalsam o çocukluk günlerindeki güzel sohbetleri özlemle hatırlardım. İsterdim ki hayata dair bir sorunla karşılaştığımda bir bilge insanın sohbetiyle huzur ve sükûn bulayım. Ama artık zaman değişmişti. Ne geçmişteki muhabbet ne geçmişteki dostluklar ne de geçmişteki sohbetler vardı.

Çocukluğumdaki üç bilge Mehmet’ten yola çıkarak hayali bir Emekli Mehmet Efendi oluşturdum. Artık ne zaman bunalsam gidip onunla sohbet ediyor, rahatlıyordum. Emekli Mehmet Efendi bazen Sokrates, bazen Mevlâna, bazen Nasrettin Hoca oluyor, beni güldürüyor, düşündürüyor ve çözüm üretiyordu. Bu yöntem hayatın zorluklarında bana çok yardımcı oluyordu.

Geçenlerde Kuraldışı yayınlarından çıkan William Davies’in yazdığı “Öfke ve Tahammülsüz” isimli kitabı okudum. Meğerse benim bu yöntem öfke ve tahammülsüzlüğe karşı bir ilaç gibiymiş. Yazar bu yöntemi “bir arkadaş” tekniği olarak şu şekilde açıklamış:

“Kendi kendinize ’Şöyle çok akıllı, her şeyi bilen, sadece benim iyiliğimi isteyen bir arkadaşım olsa da benim için hangisinin iyi olduğunu söyleyiverse!” diye düşündüğümüz durumlardır. 

Aklınızda her şeyi bilen, akıllı bir arkadaş yaratıp bu alıştırmayı düzenli olarak yaparsanız, bu gayet güçlü bir tekniktir. Hayalinizdeki arkadaş gerçek birine dayalı olmak zorunda değil.-hatta olmasa daha iyidir. Sadece sizin iyiliğinizi düşünen, her zaman sizin tarafınızda olan akıllı ve zeki bir olması yeterlidir. 

Bazı insanlar tam tersini yeğler. Kendilerine şu soruyu sorarak düşünürler. “Bir arkadaşım bu durumda olsa, gerçekten çok sevdiğim iyi bir arkadaşım bana akıl danışsa ona ne derdim?”
Amerika'nın 32. başkanı Franklin D. Roosevelt, (1882-1945) çalışma masasına Amerika'nın efsane 16. başkanı Abraham Lincoln'un (1802-1865) fotoğrafını koymuş. Bir sorun olduğunda "Acaba Linconl olsaydı buna nasıl çözüm bulurdu" diye düşünerek sorun çözermiş.

Hayatın kendine mahsus doğal bir akışı vardır, bizim kafamızdaki şekilde ilerlemez. Bu nedenle sürekli bir çatışma yaşarız. Niye hayat benim istediğim gibi gitmiyor, her şey üstüme üstüme geliyor şeklinde yakınırız öfkeleniriz. Bu durum hayatı çekilmez hale getirir. İşte böyle durumlarda bir arkadaş tekniğini kullanabiliriz. Hatta bu arkadaş biraz mizahçı olursa çözümlerimiz daha neşeli olabilir.

Ben Emekli Mehmet Efendi’den Bilgelikler kitabını  bu yöntemle yazdım.  Hayatta zorluklar, engeller, çatışmalar hep olacaktır. Önemli olan ona karşı mücadele yöntemlerini öğrenebilmektir. Biraz okuma, biraz zihinsel çaba ve uygulama ile hayatınız daha kolay ve neşeli hale gelebilir. Seçim de sizindir, karar da sizindir.

Av. Durdu GÜNEŞ 

 


 Okunma Sayısı : 265

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 978418

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.