En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TOPLU KATLİAMLAR VE İNSANLIK

1.GİRİŞ

İnsanlık tarihi bize gösteriyor ki  günümüze kadar çok sayıda masum insanlara yönelik toplu katliamlar yapılmıştır. Bu katliamlardan ‘insanlık, adına ders çıkarılması gerekirken aksine günümüzde de toplu katliamların sürdürüldüğünü gözlemlemekteyiz.

İslam Dini başta olmak üzere diğer ilahi dinlerinde insan yaşamına önem verdiği, katliamların asla onaylanmadığı bilinmektedir. Özellikle Müslümanlıkta haksız yere bir insanı öldürmenin tüm insanları öldürmek, yaşatmanın ise tüm insanları yaşatmakla eş anlamlı olduğu Kur’an-ı Kerimin Maide Suresinin 32. Ayetinde açıklanmış bir gerçektir.

İnsan hak ve hürriyetleri; odağına insanı koyan, altında imzası olan ülkelerin onay verdiği hak ve hürriyetlerin sınırlarının çizildiği beynelmilel bir antlaşma metnidir. Ayrıca, her ülke Anayasasına koyduğu ilave hükümlerle toplu katliamların karşısında olmuş, insan hak ve hürriyetleri desteklenmiştir.

İnsanı yaşatmanın ne kadar değerli olduğu bilinmesine rağmen toplu  katliamlara yol açan nedenlerin bilimsel açıdan ortaya konulması ve önleyici tedbirlerin alınması zarureti vardır.

2. TARİHSEL   AÇIDAN  TOPLU  KATLİAMLAR

Tarih bilimi, hedef seçilen kitle ve darbeye yol açan nedenler açısından, çok değişik amaçlar uğruna toplu katliamlar yapıldığını ortaya koyuyor. Buna göre katliam türleri şöyle sıralanabilir:

1.  Savaş Nedeniyle Yapılan Katliamlar.

2.  İç Savaş ve Terörden Kaynaklanan Katliamlar.

3.  Askeri Darbelerin Yol Açtığı Katliamlar.

4.  Din Adına Yapılan Katliamlar.

5.  Etnik Amaçlı Katliamlar.

6.  Bireyler Tarafından Gerçekleştirilen Katliamlar.

Yazımızın içeriği bakımından; özünde, katliamların insana ve insanlığa verdiği zararlar açısından konu sınırlı tutulduğundan tüm bu katliam türlerinin detaylarına ve yol açtıkları tahribata bu satırlarda yeterince yer verilememiştir.

Biz; zaten Türk milleti olarak iç savaş ve terörle birlikte askeri darbelerden tarihimizde çok acı çekmiş, yüzbinlerce insanımızı toplu katliamlarla kaybetmiş bir ulusun bireyleriyiz. Bunun yanında Osmanlının zayıflama ve dağılma süreçlerinde, Yunanlıların gerçekleştirdiği Navarin ve Tripoliçe katliamları ile binlerce insanımız öldürülmüş ve kaybolmuştur.  Ayrıca Bulgar ve Ermeni milislerinin gerçekleştirdiği katliamlar yüzlerce tarihi romanın konusu olmuştur.

Tarihsel açıdan katliamlar incelendiğinde görülür ki, Amerika’da  beyazlar Kızılderililere karşı, Avrupalı emperyalist ülkeler Afrika’da masum zencilere karşı toplu katliamlar gerçekleştirerek büyük insanlık suçu işlediler.

Ayrıca ABD tarihinde gerçekleşen Kuzey-Güney İç Savaşı, Avrupa’da yaşanan iç savaşlar yüzbinlerce insanın toplu katliamına yol açmıştır.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları döneminde de değişik cephelerde toplu katliamlar gerçekleştirilmiştir. İnsanlık savaşların neden olduğu toplu katliamlardan çok acı çekmiştir.

Okuyucuya örnek olması açısından, 1940 yılında SSCB tarafından yapılan Katyn Katliamı bir etnik katliam özelliğini taşıyordu. Almanlar, Katyn Ormanında önce 4 bin askerin toplu mezarını, ardından 11 bin Polonyalı askerin mezarını buldu.

Katliam ortaya çıktığında önce Almanlar suçlanmış, ardından sürgündeki Polonya Hükümeti olayın soruşturulması için Kızılhaç Örgütüne başvurmuştu. 1943 yılında bölgeye giren Uluslararası Komisyon hadise hakkında Almanları destekleyen bir açıklama yaptı.

‘’ Hadisenin hakikatı resmen kabullenilmesi için Sovyetlerin dağılmasına kadar beklendi. 1990 da Gorbaçev Katyn Katliamından Sovyetlerin sorumlu olduğunu kısmen kabullendi. Ertesi sene Yeltsin sorumluluğun ‘kısmen, ifadesini bütünüyle onayladı; ama o tarihte Katyn Katliamının sorumluları İngiliz Savaş Suçları Yasası gereğince kapsam dışında bırakılmışlardı.(Bakınız; http: wikipedia org)

1988 yılında bir Orta Afrika ülkesi olan Brundi’de 20 binden fazla insanın ölümüne yol açan katliam gerçekleşti. Çoğunluğu oluşturan Hutu kabilesiyle yönetimdeki Tutsi’ler arasında yaşanan katliamı tezgahlayanlar bir eli Afrika’da olan Avrupa ülkeleri idi.

Yakın tarihte gerçekleşmiş olan bir başka etnik katliam, 1992-1996 Yugoslavya iç savaşında ( Hırvatistan ve Bosna savaşı ) Srpska Cumhuriyeti Ordusunun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya 95 Harekatı esnasında Temmuz 1995 te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak’ın katledilmesine yol açan, Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Sırp Ordusunun gerçekleştirdiği katliamdır.

‘’Boşnaklar savaş süresince, yaşadıkları o kadar şeye rağmen, bugün soykırım ve katliam olarak adlandırılabilecek hiçbir olaya sebep olmadılar. Oysa diğer tarafta Srebrenitsa, Priyedor, Foça, Vişegrad, Bratunats gibi şehirlerden bugün büyük bir acıyla bahsediyoruz. Düşmanın oluşturduğu kaç tane esir kampı var, oysa Boşnaklar her şeye rağmen işkencelere el sürmediler.’’ ( Emine Şeçeroviç- Kaşlı, Zaman, 09.08.2013, S. 18)

‘’Katliamdan yaklaşık 13 yıl sonra Bosnalı Sırp Komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan’ın Sermiyan köyünde Radovan Karadziç ile beraber yakalanarak tutuklanmış ve Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesinde bir hafta yargılandıktan sonra haklarında tutuklama kararı çıkmıştır, ayrıca Mladic’in cezası müebbet hapis olarak belirlenmiştir. Ancak Ratko Mladiç’in cezası infaz edilememektedir; çünkü kendisi Sırbistan, Rusya gibi ülkelerin korumasında bir yaşam sürmektedir.’’ ( Bkz; http: wikipedia.org)

Günümüzde Asya’da Myanmar Hükümeti, ülkenin batısındaki Arakan Eyaletinde, Rohingya  Müslümanlarına karşı düzenlenen katliamı devam ettiriyor. Arakan’da iki toplum yaşıyor. Yerli halk Müslümanlardan ve Rokhine Budistlerinden oluşuyor. Myanmar Hükümeti Budizm milliyetçiliğini savunduğu için Rakhinelere (Budist) dokunmuyor. Arakanlı Müslümanlar katliamlar sonucu komşu ülke Bangladeş’e sığınmaya çalışıyor.

Katliamlara yol açan darbelere örnek olması bakımından Müslüman bir ülke olan Mısır’da Temmuz 2013 de General Abdülfettah Sisi’nin demokratik seçimle iş başına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Rabitül Adeviyye Camii etrafında toplanan taraftarlarına karşı giriştiği tanklı ve silahlı katliamlar sonucu bini aşkın insanın öldürülmesi olaylarıdır.

İslam Coğrafyasını kan gölüne döndüren katliam örnekleri arasında 1988 de Irak diktatörü Saddam’ın Halepçe’de kimyasal gaz kullanarak gerçekleştirdiği katliam ile bugünlerde yaşadığımız, Suriye’de  ve yine binlerce Müslümanın ölümüne yol açan diktatör Esad yönetiminin aynı metot uygulayarak  gerçekleştirdiği katliamlar söylenebilir.

Ne yazık ki dünyanın değişik bölgelerinde zaman, zaman din adına, etnik veya iç savaşlar sonucu oluşan terör ortamında yapılan katliamlar yaşanmaktadır. Bu tür katliamlar, insanlık adına yüz karası olan yüz binlerce insanı yok eden çok değişik silahların kullanıldığı bir insan kıyma makinesine dönüşmektedir.

3. BİREYLERİN   GERÇEKLEŞTİRDİĞİ  KATLİAMLAR

ABD başta olmak üzere Avrupa’da da yakın tarihte bireysel kaynaklı toplu katliamlar yaşanmıştır. Amerikan Emniyetince yapılan açıklamaya göre 2000 yılından bu yana ülke tam 27 kez toplu katliam olayı ile sarsıldı.

2012 Aralık ayında gerçekleşen Sandy Hook okul katliamında Adam Lonza isimli 20 yaşındaki katil, yirmisi çocuk 27 kişiyi katletmişti. Saldırgan katliamdan sonra intihar etmişti.

Son olarak 2013 yılı Temmuz ayında ABD’ nin Florida eyaletinde Miami’de bir apartmanda silahlı saldırgan 6 kişiyi rasgele öldürdü. 2 kişiyi 8 saat boyunca rehin aldı. Polisle girdiği çatışma sonucu vurularak etkisiz hale getirildi.

Avrupa ülkelerinden Norveç’te 2011 yılında Anders Behring Breivik isimli bir Norveçli katil tarafından gerçekleştirilen toplu katliamda ise 77 masum insan yaşamını yitirmişti.

Breivik, gerçekleştirdiği eylemleri kabul etmiş Norveç’te idam cezasının yasalarda bulunmaması nedeniyle maksimum 21 yılla yargılanmıştı. Katil, cezanın 10 yılını yattıktan sonra durumu her 5 yılda bir değerlendirmeye alınacaktı.

ABD de USA Today isimli kuruluşça yapılan incelemeye göre, FBI nın 2006 ila 2010 yılları arasındaki kayıtlardan yola çıkılarak, FBI nın kitlesel saldırılar tanımına uyan; her birinde 4 ya da daha fazla kişinin yaşamını kaybettiği 156 olay belirlenmiştir.

Ülkemizde de son yıllarda yaşanan; bireylerin ruhsal  sağlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan, anlık cinnet geçirme olayları sonucu tüm aile bireylerine yönelik katliamların gerçekleşmesi üzerinde dikkatle düşünmeyi ve çözüm getirmeyi zorunlu kılan bir özellik taşımaktadır.

4.  TOPLU  KATLİAMLARIN  ORTAYA  KOYDUĞU  SONUÇLAR

Toplu katliamlarla yok edilmeye çalışılan, insanlık ve insanın sahip olduğu değerlerdir. Her gerçekleştirilen katliam bu tezimizi doğrulayan acı gerçekler ihtiva etmektedir.

İnsani gelişimin yeryüzünde gerçek manada sağlanabilmesi; eğitim, beslenme, yaşam kalitesinin yükseltilmesinin yanında toplu katliamların sona erdirilmesiyle mümkündür.

Katliamlar, sadece insanın canlı fiziki bedenini ortadan kaldırmakla kalmamakta geride kalan insanları tarifsiz acılara sürüklemektedir.

Sırpların Bosna-Hersek’te 1992-1996 yılları arasında gerçekleştirdiği katliamlarda binlerce insanın yaşamını yitirmesinin yanında; binlerce insan kaybolmuş, Kızılhaç verilerine göre 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kalmış 25 bini aşkın kadına da tecavüz edilmiştir.

Dünyanın diğer bölgelerinde gerçekleşen katliamların ortaya koyduğu sonuçlara baktığımızda; çocuklar, kadınlar ve yaşlılar toplu göçe maruz kalmış, yüzbinlerce insan açlık, yoksulluk ve hastalıktan yaşamlarını yitirmiştir.

İnsana verilen değer, bu tür acılara muhatap olmaktan insanı ve insanlığı kurtarmak olmalıdır.  Buda insanın Cenabı Allah’ın yarattığı bir varlık olarak yüceltilmesiyle mümkün olabilir.

İnsan, Yüce kitabımız Kur’an-da ifadesiyle    eşref-i mahlukat olarak yaratılmıştır. İnsan, sadece bedenen değil sahip olduğu değerleriyle birlikte yaşatılmalıdır.

İnsanı süsleyen ve anlamlı kılan sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet, dostluk gibi değerlerdir. Etnik veya dini düşünce farklılıkları gözetilerek insanları yok etmek demek insanı bütünüyle yok saymak demektir.

Güzellik insanın sahip olduğu değerlerdedir. Dünyanın neresinde olursa olsun, insanlar sahip olduğu bu değerlerle birbirlerine yaklaşırlarsa katliamların son bulması yolunda çok önemli bir adım atılmış olacaktır.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi
ozgenatif@gmail.com

 

 


 Okunma Sayısı : 3270

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 797974

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.