En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

MODERN KÖLELİK VE İNSAN

Değerli okuyucularım, günümüzde kölelik yeni bir anlam ve içerik kazanmış durumda. Orta Çağın zincirli ve efendisine her şeyiyle bağlı kölelerin yerini yaşadığımız çağda modern kölelere bıraktı.

İnsan özgürlüğü ile asla bağdaşmayan kölelik, asırlarca insanın her türlü hürriyetini ayaklar altına almış ve bir tutsaklık sistemi oluşturmuştur.

İslam Dininden öncede kölelik dünya genelinde yaygındı. Köle muamelesi gören insanlar bir eşyadan farksızdı. Alınıp satılan ve insan olma şerefi çok görülen bu insanlar, insan olarak dünyaya gelme erdemini yaşamadan ölüp gidiyorlardı.

Cenabı Allah; Kur’an-ı Kerimde, kölelerin fidye veya bir mal karşılığı kölelikten kurtulabilmelerini temin için azat edilerek hürriyetlerine kavuşturulmalarının daha uygun olduğunu buyurmaktadır.

Nur Suresi 33. Ayette ‘Bir mal karşılığı kölelikten kurtulmak isteyenlere yardım edilmesi buyrulmakta, Tevbe Suresi 60. Ayette ise zekat verilecekler arasında, kalpleri İslam’a ısındırılacak (özgürlüğüne kavuşturulacak) kölelerin adı zikredilmekte, İslam hukukunda ise ‘mukatebe, yoluyla bir köle sahibinin belli bir bedel ödendikten sonra hürriyetine kavuşması yolunda kölesi ile sözleşme yapabileceği ifade olunmaktadır.

İslam öncesi dönemde kölelik, babadan oğula geçen bir anlayışla devam ettirilmiş , İslam Dini, Kur’an-da ve Peygamberin hadislerinde insanların köle olmaktan ziyade insan olarak yaratılmış olmanın erdemine  uygun olarak yaşaması gerektiği vurgulanmıştır. Kur’an-da insan eşref-i mahlukat olarak nitelendirilmiştir.

İslam Dininin kölelik konusundaki yaklaşımını, İslam’dan önceki ve İslam’ın doğuşundaki yaşam koşullarını dikkate alarak çok sayıda kölenin kurtuluşu İslam Dininde görmesinin özüne inerek değerlendirmek gerekir.

Peygamberimiz bir hadisinde de ; Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın Kitabı ile idare ederse , onu dinleyiniz ve itaat ediniz, diyerek 14 asır önce köleliği temelinden sarsan yeni bir yaklaşım getirmiştir.

GEÇMİŞTE   KÖLELİK  UYGULAMALARI

Çok eski tarihlerde savaşlarda esir düşenler, ağır suç işleyenler, borcunu ödemeyenler, korsanlar tarafından kaçırılanlar köle olarak kabul edilir, tüm insani haklarından mahrum bırakılır pazarlarda alınır ve satılırdı.

Batı toplumları ve bazı emperyalist emelli ülkeler özellikle Afrika’da sömürgeleştirme politikası uygulamışlar, bu kıtada bulunan ülkelerin doğal zenginliklerini ele geçirmek amacıyla insanlarını da köleleştirmişlerdir.

1980 li yılları yaşayan okuyucularım hatırlayacaklardır; KÖKLER adıyla televizyonda gösterilen dizi Kunta KİNTE isimli bir kölenin Afrika’da başlayan ABD de bir çiftlikte devam eden ve Kunta KİNTE den çoğalan insanların yaşam öyküsünü ekrana taşımıştı.

Kölelik yöntemiyle insanlık, geçmişte büyük bedeller ödemiştir. İnsanlar arasında ayrımcılığa dayanan ve sömürgeci ülkeleri köle ticaretine özendiren uygulamalar, insanlığın sahip olduğu ortak değerleri de yok saymıştır.

İslam Dininin, insanın kölelikten kurtulması amacıyla özgür bırakılması gerektiği anlayışına , Batı toplumu asırlar sonra 18nci yüzyılın sonlarında Fransız İhtilali ve 20nci yüzyılda İnsan Hak ve Hürriyetleri sözleşmesiyle adım atabilmiştir.

Fransız İhtilali, endüstri devrimini beraberinde getirdi. Köleliğin özünde değişen fazlaca bir şey olmadı. Ücretsiz kölelik, ücretli köleliğe dönüştü. Köle ticareti, önceleri kıtalar arasında yapılırken yeni dönemde insanlar bulundukları bölgelerde kendi ana vatanlarında köle muamelesi görmeye başladılar.

İnsanın yaratılış hikmetini görmezden gelen ve insanı özgürlük yolunda sadece bir boyutu ile dikkate alan siyasal rejimler, insanlığı kölelikten kurtarma yolunda başarılı olamadılar, böylelikle modern kölelik diye adlandırılan bir döneme geçildi.

MODERN KÖLELİĞE GEÇİŞ

Modern kölelik, geçmişte yaşanan zincire ve esarete dayalı köleliğin yaşadığımız 21. Asırda günün koşullarında zincir olmaksızın daha ziyade insan ruhuna ve beynine uygulanan ve yeni bir hüviyete büründürülmüş olan şeklidir.

Orta Çağda zincire vurulan, tüm hak ve hürriyetleri elinden alınan, insan olma onuru çok görülen köleleştirilmiş insanların yerini; günümüzde; borcu nedeniyle çalışmaya zorlanan, küçük yaşta zorla evlendirilen, insan kaçakçılığı yoluyla alınıp satılan veya herhangi bir şekilde beyinlerine hükmedilmeye çalışılan insanlar almış durumdadır.

Günümüzde kölelik, insanın farkında olmasına rağmen, yaşam koşulları gereği sesini çıkaramadığı kendini adeta zorunlu hissettiği, evine ekmek götürme uğruna; başkalarının ihtiraslarına yenik düşüp sosyal, siyasi ve maddi ihtiyaçlarına karşı çıkamamaktan doğan bir gizli esarete dönüşmüştür.

Fortescue Metal Grubu adlı bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Andrew Forrest tarafından kurulan Özgür Yürü Vakfınca yapılan bir araştırma sonuçları 2013 yılı sonlarında medya organlarımızda yer aldı.

Vakıf tarafından hazırlanan Küresel Kölelik Endeksine göre dünya çapında yaklaşık 30 milyon insan köle koşullarında yaşıyor. 162 ülkeyi kapsayan kölelik endeksinde bir Afrika ülkesi olan Moritanya ilk sırada yer alıyor. Haiti ikinci, Pakistan üçüncü, Hindistan ise dördüncü sırada bulunuyor.

Köle sayısının en fazla olduğu ülke 14 milyon kişi ile Hindistan. Müslüman bir ülke olan Pakistan’da ise 2.127 bin civarında modern köle olduğu belirtiliyor.

’ Uzmanlara göre dünya çapında köleliğin en büyük kurbanları zorla evlendirme ve çocuk evlilikleri yüzünden kadınlar. 110 ila 130 bin köleye ev sahipliği yaptığı ifade edilen Türkiye, listede 90ncı sırada yer alıyor. Süper Güç ABD ise  134nci sırada bulunduğu endekste 59.644 köleye ev sahipliği yapıyor.,,( Sabah, 18.10.2013, S.13) 

Bir Batı Afrika ülkesi olan Moritanya, tahminlere göre, dünyada köleliğin en çok görüldüğü ülke. 2013 Küresel Kölelik Endeksine göre 3.8 milyonluk nüfusu dikkate alındığında en az 140 bin kişi kölelik koşullarında yaşıyor. Bu sayı nüfusuna göre büyük bir oran teşkil ediyor.

"Moritanya’da köleliği suç haline getiren Yasa 2007 de kabul edildi. Fakat bir BM müfettişine göre, üç yıl sonra bununla ilgili olarak bir kişi bile hala yargılanmamıştı." (Sabah, The New York Times, 24.11. 2013, S.2)

Sevgili okuyucularım, köleliği bir tür esaret biçimi olarak değerlendirdiğimizde insanı, insan olma erdeminden uzaklaştıran ve onu geçmişteki  zincirlerinden kurtaran kölelik anlayışı; günümüzde yaşam tarzı, hırs ve beynimizi tutsak kılan alışkanlıklarımızla modern köleliğe dönüşmüş bulunuyor.

İnsan olmanın erdem ve hazzını yaşamak istiyorsak, kendimizi sanal ortamda kölelikten uzak tutan özgür irademizi insanlık yolunda açığa çıkaran enerjimizle hareket edebilmeliyiz.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 3443

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 211672

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.