En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İYİLİKLER KALICI VE GÜZEL, KÖTÜLÜKLER GEÇİCİ VE ÇİRKİNDİR!..

Değerli okuyucularım, iyilik ve kötülükte günlük yaşamımıza damgasını vuran özünde insanın tercihine dayanan temel davranışlarımız arasındadır.

Yaşadığımız olaylar çoğu zaman bizi, sınamakta iyilik ve kötülük arasında tercih yapmaya zorlamaktadır. İnsan aklını kullanarak tavrını iyilikten yana kullanıp kötülükten kaçınabilir.

Hangi davranışların iyi, hangilerinin kötü olduğunun eğitimi öncelikle aileden başlar. Gelecekte iyi veya kötü olarak vasıflandırılabilecek bir insan, kendini yaşama hazırlayacak temel davranış eğitimi almazsa kötülüklerin etkisi altında kalabilir.

İyi insan, davranışlarıyla çevresine örnek olan; kötü insanda çevresindekilere herhangi bir eylemiyle zarar veren insandır. Burada iyi, kötü ayrımı yapılırken insanın davranışlarını ve bunun getirdiği sonuçları esas alıyoruz. Biliyoruz ki her insan, annesinden masum yani günahsız olarak doğar.

Okullarımızda verilen eğitimin özünde de iyi insan, iyi vatandaş yetiştirme amacı esas alınmaktadır. Ama; buna rağmen, günlük yaşamımızın sosyal medyaya akseden yansımasında cinayet, hırsızlık, tecavüz, şiddet ve benzeri olayların kötü davranışlara yönelen insanlar tarafından tasarlandığını gözlemliyoruz.

Suç ve suçluların artması, hapishanelerin dolması iyi davranışta bulunanların değil, aksine kendini kötü davranışlara yöneltmiş insanların, ceza hukukuna giren eylemlerinin sonucudur.

Kırmızı rengin dünyanın her yerinde kırmızı, beyaz renginde her yerde beyaz olduğu gerçeği şüphe uyandırmayan tüm insanların kabul ettiği ortak bir gerçektir. Aynı şekilde iyilik ve kötülükte ortaya koyduğu sonuç itibarıyla tüm insanların farklı yorumlayamayacağı bir temel gerçekliğe sahiptir.

Ancak; iyi veya kötü olarak nitelendirebileceğimiz bazı olaylar bir bakıma insanı o olaya iten nedenler ve doğurduğu sonuçlar bakımından bireysel bakış açısına göre farklı şekillerde yorumlanabilmektedir. Bu yaklaşıma göre; haksız insan, kötü davranışına kendine göre geçerli bir mazeret bulup bu davranışı kötü bir eylem olarak vasıflandırmayabilir.

İnsanın dünya yaşamında boy göstermesinden bu yana, iyilik ve kötülüğün varlığını sürdürdüğü insanlık tarihinde; kitabımız Kur’an-ı Kerim de iyilik ve kötülüğün nasıl tasvir edildiğini incelemekte yarar bulunmaktadır.

KUR’AN’A  GÖRE; İYİLER VE İYİLİK YAPMAK

İnsanı yaratan Cenabı Allah Kur’an-da iyiliğe ilişkin ayetleri; iyilik etmek (ihsanda bulunmak), iyiliği ve iyilik edenleri mükafatlandırmak ve iyiliği emredip kötülüğü men etmek şeklinde buyurmuş olup bu ayetlerin; indirilişine ilişkin hikmetler ve surelerde adı geçen peygamberlerin yaşadıkları dönemler açısından değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Nahl Suresi 90. Ayette:

"Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor."

Buyurularak emir ve yasaklara açıklık getirilmektedir. Kimlerin iyilik yaptığına ilişkin Zariyet Suresinin 15 ve 16.ncı  ayetlerinde de şöyle denilmektedir:

"Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi."

Yusuf peygamberden adını alan Yusuf Suresi 90. Ayette ise Allah’ın; iyilik yapanların mükafatını zayi etmeyeceği şöyle açıklanıyor:

"Kardeşleri, Yoksa sen, ‘Sen Yusuf musun?, dediler O da ‘ Ben Yusuf’um bu da kardeşim, Allah bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez, dedi."

Allah katında çok küçük bir iyiliğin dahi kat, kat artırılacağı Nisa Suresi 40. Ayette şu şekilde ifade ediliyor:

"Şüphesiz Allah ( hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilikte olsa onun sevabını kat, kat artırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir."

Tevbe Suresi 112. Ayette ise kötülükten alı koyup, iyiliğe koşan  mü’minler müjdelenmektedir:

"Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele."

Lokman peygamberin adının geçtiği Surenin 17. Ayeti ise sahip olduğumuz değerler açısından çok önemli bir içeriğe sahip:

"Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir."

KUR’AN-A GÖRE KÖTÜLÜK  VE CEZASI

Kitabımız Kur’an-ı Kerimin değişik ayetlerinde iyilik ve kötülüğe ilişkin hükümler bir arada verilmiştir. Bu ayetlerde Cenabı Allah, iyiliği emretmenin yanında, mü’minlerin de kötülükten kaçınmasını buyurmaktadır.

Kur’an-a göre kötü amel getirenler cezalandırılacak, yaptıklarının karşılığını göreceklerdir. Kasas  Suresi 84. Ayette Cenabı Allah şöyle buyurmaktadır:

"Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar."

Rum Suresi 41. Ayette ise insanların, dünyada iken işledikleri kötülüğün kendilerine getireceği sonuçlara katlanacakları açıklanmaktadır.

"İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır."

Tuzak kurarak kötülük yapmayı tasarlayanlar için ise Cenabı Allah Fatır Suresinin 10. Ayetinin devamında şöyle buyurmaktadır:

"Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar."

Kur’an-da kötülüklerin örtülmesi de Cenabı Allah’ın mü’minlere bir müjdesi olarak değerlendirilmelidir. Nitekim; Enfal Suresi 29.Ayette Yüce Rabbimiz bu hususu şöyle açıklamaktadır:

"Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah , büyük lütuf sahibidir."

Aynı şekilde Teğabun Suresi 9.Ayet ile Talak Suresi 5. Ayette de Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ve salih amel işleyenlerin kötülüklerinin örtüleceği ve ebedi kalacakları cennete girecekleri müjdelenmektedir.  

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed de bir hadisi şerifinde; ‘’ Bir insanın gerçek zenginliği; onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir,, buyurarak zenginlik kavramını apayrı bir boyuta taşımaktadır. 

Sevgili okuyucularıma dünyada kötülüklerden uzak, iyiliklerle donanmış bir yaşam dilerken yazımızı ünlü Rus yazarlarından fikir ve düşünce adamı Lev Tolstoy’un( 1828-1910) aşağıdaki özlü sözüyle tamamlayalım:    

"Bil ki; yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın ve unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın!"

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 5117

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 170244

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.