En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

SUÇ VE CEZA İSTATİSTİKLERİNDE İNSAN

Değerli okuyucularım, nasıl ki Matematik bir bilim dalı olarak rakamları açıklama ve anlamlandırma sanatı ise, İstatistik bilimi de bu rakamları yorumlama sanatıdır.

Türkiye İstatistik Kurumu ise istatistiği geçmişi anlamanın, bugünü yönetmenin ve geleceği planlamanın anahtarı olarak tanımlıyor.

Günlük yaşamımızda istatistiki verilerin girmediği bir alan hemen, hemen yok gibidir. Özellikle, TÜİK tarafından hazırlanarak vatandaşlarımızın bilgisine sunulan belli başlı istatistiki veri kaynakları şunlar: 

Temel İstatistikler.

İstatistiki Göstergeler.

  • Bölgesel İstatistikler.
  • Resmi İstatistik Programları.

Bu istatistiki veri kaynakları özünde insanların değişik alanlarda ürettiği hizmetlere ilişkin olarak derlenen bilgilerden oluşmaktadır.

Türkiye’de, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü de, ceza evlerinde bulunan vatandaşlarımızın yaş, okuryazarlık ve medeni durumlarına göre hazırladığı istatistiki veriler görsel ve yazılı medyada yer aldı.  

2013 yılı son döneminde yayımlanan verilere göre Türkiye’de 27.943 ü tutuklu, 109.190 ı hükümlü olmak üzere toplam 137.133 kişi cezaevlerinde bulunmaktaydı. 345 cezaevinin toplam kapasitesi ise 146.705 idi.

Ayrıca İçişleri Bakanlığı da Türkiye’de işlenen suçlar konusunda istatistiki veriler yayımlıyor. 2012 yılı verilerine göre ülkemizde 1.491.769 asayiş olayı yaşanmış. Bu olayların yaklaşık dörtte birini (rakamsal olarak 405.405) hırsızlık suçu oluşturuyor. Hırsızlık suç sayılarında ise 2008-2012 döneminde yıllara göre bir artış söz konusu.

Jandarma bölgesindeki asayiş olaylarında ise; hırsızlık, hayata ve vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar ile hürriyete ve şerefe karşı işlenen suçlar ilk üç sırada yer alıyor.

Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan istatistiki verilerin rakamsal sonuçları şöyle:

§  87.564 kişi ile ceza evlerinde en fazla 21-39 yaş arasındakiler bulunuyor.

§  Tutuklu ve hükümlülerin 57.600 ü ilkokul mezunu iken, 91 kişide yüksek lisans ve doktora sahibi.

§  Yine aynı grupta yer alan tutuklu ve hükümlülerden 4.583 ü okuma yazma bilmiyor. 60.932 si bekar, 57.896 kişi evli. 15.143 tutuklu ve hükümlü ise boşanmış.

Bu rakamsal sonuçları, toplumsal yapı, eğitim ve insani gelişim açılarından yorumlamakta yarar var:

Ø  Suçlu sayısı 21-39 yaş aralığında yoğunlaşıyor. İnsanlar, gençlik çağı olarak bilinen en önemli yaşam dilimlerini hapishanelerde geçirmek zorunda kalıyor.

Ø  12-17  yaş aralığında olan toplam çocuk mahkum sayısı erkek 1.754, kız 43 olmak üzere 1.797 kişi. Geleceğimiz açısından bir çocuğun bile mahkum olması üzüntü ve endişe vericidir.

Ø  Tutuklu ve hükümlü olup; ilk, ortaokul, lise ve yüksekokul (yüksek lisans ve doktora dahil) mezunu toplam 120.243 mahkum bulunuyor. Bu rakamda eğitim sistemimiz açısından sağlıklı bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılıyor. Özellikle bu gruba girenlerin işlediği suçların sebepleri ve getirdiği sonuçlar eğitim sisteminin hedefleri açısından da iyi bir tahlile muhtaçtır.

Ø  Bekar, evli veya boşanmış olanların durumları ayrı, ayrı değerlendirilmek zorunda. Bu gruplara ilişkin olarak Anayasamızın öngördüğü hedefler doğrultusunda çalışmalar yapılmalı. Bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına önemli sorumluluklar düşüyor.

Ø  Asayiş olaylarının yaklaşık dörtte birinin hırsızlık suçları oluşturması, bu suça karşı koruyucu, önleyici (özellikle eğitim sistemi ve yoksulluğun giderilmesi bakımından) tedbirler alınmasını zorunlu kılıyor.

HUKUK  VE ADALET  SİSTEMİNDE REFORM

Medeni bir toplum oluşturabilmenin temelinde, insanları suça teşvik eden ortamların ıslah edilmesi, cezalandırma anlayışının; insanı, topluma kazandırma esasına göre düzenlenmesi öncelik arz etmelidir.

Suç ve ceza hukuku açısından günümüzde dünya genelindeki uygulamalarda farklılıklar görülmektedir. BBC de yayınlanan istatistiklere göre dünyada ki ceza evlerinde yatanların sayısı 9 milyon civarındadır.

Bu sayının yarısına yakınını ABD, Çin ve Rusya’daki cezaevlerinde yatanlar oluşturmaktadır. ABD 2.193 bin mahkumla ilk sırada yer almaktadır.

ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde tutuklu mahkumların yaşamları üzerinde yapılan araştırmalar dikkati çekici sonuçlar vermiş.

Türkçe nüshası Sabah Gazetesinin Pazar günkü ekinde yayınlanan The New York Times Gazetesinin 17.11.2013 tarihinde çıkan bir haberine göre; ABD ve Avrupa’da cezaevlerine ilişkin uygulamalarda farklılıklar bulunuyor:

v  ABD ile Avrupa’da insanların hapisle cezalandırılmasının altında yatan mantık farklı.

v  Alman yasalarına göre, hapishanenin asli görevi; ‘mahkumların salıverildikten sonra toplumsal sorumluluğa dayalı bir hayat idame ettirilmeleridir.,

v  Tahliye aşamasından sonra Avrupalı eski mahkumlar, ABD li mahkumların aksine, aldıkları cezanın olumsuz sonuçlarıyla karşılaşmıyor.

v  Almanya ve Hollanda para cezası, şartlı tahliye ve diğer toplum hizmet programları gibi hapishaneye alternatif yöntemlere ağırlık veriyor.

v  ABD, intihar vakalarının önüne geçebilmek, hapishanelerdeki tecrit sistemini kaldırmaya yönelik çalışmalar yapmak zorunda.

v  ABD de mahkumlar, salıverilince oy verme hakkını kaybetmekten; çalışma, ev bulma ve kamu yardımlarına kadar türlü sınırlamayla karşılaşıyor ve bu da yeniden suç işleme riskini artırıyor.

Sevgili okuyucularım; insan, yaratılmış canlı varlıklar içinde önemli bir konuma sahiptir. İnsanı kaybetmek kolay, kazanmak zordur.

Toplumumuzun geleceği, insani gelişimin güçlendirilmesi açılarından adalet ve hukuk sisteminin günün değişen koşullarına göre yeniden yapılandırılması; suçluyu bulma ve adaleti geciktirmeme yanında, suç ortamı ve suçlu sayısının azalmasına yönelik çalışmalar önem arz etmelidir.

Aksine; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün basına yansıyan açıklamalarından anlaşıldığına göre Türkiye’de cezaevi kapasitesinin arttırılmasına yönelik çalışmalar, bakanlıkça hazırlanan 5 yıllık yatırım programı çerçevesinde yürütülmektedir.

Hedef; 2017 yılı sonuna kadar yeni cezaevleri kapasitesinin 3 yıl içinde neredeyse 2 kat artırmak değil, Alman hükümetinin başardığı gibi hükümlü ve tutuklu sayısını gelecek yıllara göre azaltan projeler ortaya koymak olmalıdır.

Yunanlı şair Solon’a göre ‘’ Toplumda düzen ancak yurttaşların yasaların üstünlüğüne inanmasıyla sağlanabilir.,, Socrates’e  göre de ‘’ Adalet, iyiyi kötüden ayırma bilgisidir.,,

Yazımızı Fransız devlet adamı, şair ve romancı Victor Hugo’nun(1802-1885) adalet gibi bir insani değerin yüceliğini çağrıştıran şu ünlü sözüyle tamamlayalım:

"İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır."

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

     


 Okunma Sayısı : 3015

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 942691

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.