En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TOPLUMSAL YAPIDA ÇOCUKLARA ÖZGÜ SORUNLAR ÇÖZÜM BEKLİYOR...

Değerli okuyucularım; ‘Çocuklar çok kıymetli varlıklarımızdır., ‘Toplumumuzun geleceği çocuklarımızın ellerinde yükselecektir., ve benzeri söylemlerle çocuklara önem verdiğimizi ifade etmekle beraber gerçek anlamda çocuklarımızın yanında olup olmadığımız tartışılması zorunlu bir konudur.

20 Kasım 1959 tarihinde açıklanan ‘Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi, ve ardından her yılın 20 Kasım Gününün ‘Dünya Çocuk Hakları Günü, olarak ilan edilmesi, tüm dünya çocuklarına verilen önemin bir göstergesidir. Daha önce 1924 yılında yayınlanan Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi de bu konuda atılmış ilk ve önemli adımlardan biri olmuştu.

Türkiye’de uluslararası alanda atılan bu adımlardan hareketle 27 Ocak 1995 de ‘Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesini, kabul etmiş ayrıca 18 Ocak 2001 tarihinde de ‘Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesini onaylamıştır.

03.05.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da yakın tarihte yürürlüğe giren ve suça itilen çocuklarımıza ilişkin koruyucu ve destekleyici  maddeler içeren yeni bir düzenleme olmuştur.

Kanunlar ve bu kanunların öngördüğü ilkeler doğrultusunda hazırlanan yönetmelikler insanların toplumsal yaşamda karşılaşabilecekleri sorunları giderme veya azaltma amacına yönelik olmakla beraber, birey olarak hep birlikte yaşadığımız  bu sorunları çözme yolunda üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getirmek zorundayız.

Diğer bir deyişle; çocuklarımızı tehdit eden ve zaman, zaman artma eğilimi gösteren sorunlara karşı devletin gücü yanında sivil toplum kuruluşları, yerel kurum ve kuruluşlar ve yetişkin vatandaşlar da çözüm amacıyla bir arada hareket edebilmelidir.

TOPLUMU  SARSAN  ÇOCUK SORUNLARI

Ülkemizde 0-18 yaş arası çocuk nüfusun 24 milyonun üzerinde olduğu ifade ediliyor. Çocukların tamamına yönelik eğitim, beslenme, gelecek kaygısı gibi sorunların yanında; aynı yaş grubunda olup çocukluğunu yaşayamayan çocuklarımızın sorunları daha acil çözüm bekliyor.

Bu sorunları yaşayan çocuk grupları şöyle sıralanabilir:

  1. Kayıp Çocuklar
  2. Çalışan Çocuklar
  3. Engelli Çocuklar
  4. Sokak Çocukları
  5. Korunmaya Muhtaç Çocuklar
  6. Savaş Veya Terör Ortamında Yaşayan Çocuklar
  7. Ceza Evlerinde Bulunan Mahkum Çocuklar

Çocuk nüfusun varlığı, genç ve dinamik bir nüfus oluşturma yolunda gerekli gibi görünse de; sahip çıkamadığımız türlü, türlü  sorunları yaşayan ve geleceği karartılmış çocuklar kendilerine özellikle el uzatılmasını bekleyen çocuklardır.

Burada ifade ettiğimiz yedi ayrı gruptaki çocuklara özgü değişik çözümler geliştirmek gerekiyor. Çözüm amaçlı olarak devletin resmi kurumlarının yapacağı çalışmalar yanında sivil toplum kuruluşları da yeni projeler geliştirebilmeli.

Farklı gruplar içinde yer aldığı halde ortak sorunlar yaşayan çocuklarda var. Bu sorunlar:

Şiddet Mağduru Çocuklar

Madde Bağımlısı Çocuklar

Cinsel İstismara Maruz Kalan Çocuklar

Eğitim Olanaklarından Yararlanamayan Çocuklar

Suça Bulaşan Çocuklar

Yoksul Çocuklar

Çocuk sorunlarının çözümünde engellerin ortadan kaldırılması şart. Bu engellerin kaldırılması yönünde samimi bir gayret gösterilmeli.

Uyuşturucu madde bağımlılığının küçük yaşlara karşı düştüğü, cinsel istismarın önünün alınamadığı, şiddet olaylarının çocukları kurban seçtiği, suça bulaşma riskinin giderek arttığı bir ortamdan çocuklarımızı  kurtarabilmek bir eylem programı çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşların planlı ve özverili çalışmasıyla mümkün olabilir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; çalışan çocuklar ve çocuk işçiliğine, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları kaybolan ve suça bulaşan çocuklara, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı korunmaya muhtaç ve sokak çocuklarına, Milli Eğitim Bakanlığı da tüm çocuklarımıza yönelik etkili bir eğitim sistemiyle daha müşahhas ve netice alıcı projeleri uygulamaya sokmak zorundadır.  

ÇOCUK  SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE NE DURUMDAYIZ?

Çocuk sorunlarının varlığı kabul edilmiş bir gerçek. Türkiye’nin çocuk haklarına ilişkin uluslararası bildirgeleri kabul edip sözleşmeleri imzalaması ve ardından 2005 yılında TBMM de kabul edilen ‘Çocuk Koruma Kanununu, yürürlüğe koyması önemli birer adım, ama; yeterli değil.

Bir bakıma çocuk sorunlarının adı konulmuş, ancak; çözüm aşamasında kapatılması zorunlu bir mesafe ile karşı karşıya bulunmaktayız.

Kamu kuruluşları yanında sivil toplum kuruluşları da vakıf veya dernek çatısı altında çocuk sorunlarının çözümü amacıyla uzunca bir süredir faaliyet gösteriyor.

Bu vakıfların başında 1990 yılında Mustafa Ruhi ŞİRİN tarafından kurulan ‘Çocuk Vakfının, çalışmaları dikkat çekiyor. Vakıf kendi bünyesinde oluşturduğu, Danışma Kurulları, Araştırma Merkezleri, çocuk yayınları ve değişik projelerle sadece yurt içine yönelik değil dış ülkelerde de sesini duyuran etkin projeleri devreye koyuyor.

Ayrıca Vakfın; 2011 yılında yapılan I. Türkiye Çocuk Hakları Kongresi, muhtelif tarihlerde gerçekleştirilen sempozyumlar ile çocuk kurultayları, çocuklarımıza hizmet yolunda gerçekleştirilmiş önemli faaliyetler arasında yer almaktadır.

Çocuklarımız, geleceğimizin mimarları alt yapının en önemli yapı taşı konumundadır. Gelecekten umutlu olabilmemiz çocukların çok iyi koşullarda yetişmesi ile mümkün olabilir. Her kesimden çocuğa aynı fırsatların tanınması zorunludur.

Çocukların iyi yetişmesinde ilk durak ailedir. Ailenin korunması ve güçlenmesi, çocukların korunması ve sağlıklı yetiştirilmesi ile mümkün olabilir.

Ailenin korunabilmesi, boşanmaların azalması, boşanmış aile çocuklarının çevrenin olumsuz koşullarından uzak tutulması, aile içi şiddetin önüne geçilmesi, yoksulluğun önlenmesi ve ailede gelir düzeyinin yükselmesiyle  sağlanabilir.

Diğer bir deyişle aile içinde yaşanan sorunlar ne kadar azalırsa, ailenin topluma olan olumlu katkısı da o denli yüksek olacaktır.  

ÖZLÜ  SÖZLERDE  ÇOCUK

Dünya genelinde değişik milletler atasözlerinde, düşünürler ve kanaat önderleri de özlü sözlerde çocuklara verilmesi gerekli değeri ifade etme ihtiyacı hissetmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) ‘Çocuk bir nimettir, derken Hz. Ali’de ‘Çocuklarınızı kendi devriniz için değil, onların devirleri için yetiştirin, demektedir.

Bir Kızılderili atasözünde ise, ‘’ Unutmayın! Çocuklarınız sizin değildir. Onları yaratıcıdan ödünç aldınız., denilerek çocuklarımıza karşı Yaratıcımıza olan insani sorumluluk dile getirilmektedir.

Bir anonim sözde ise ‘Çocuklar dünyanın en büyük serveti, olarak ifade edilmiştir. Yazımızı deneme yazarı ve ahlak kuramcısı Joseph Joubert’in (1754-1824) şu sözüyle tamamlayalım:

"Çocukların nasihattan çok, iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

     


 Okunma Sayısı : 3922

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 281400

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.