En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KEŞKE HER GÜNÜMÜZ BAYRAM OLSA!..

Değerli okuyucularım, dini bayramlarımızın insan olarak üzerimizde bıraktığı etki, yaşanan manevi bir iklim sonrası duyulan hazzın mutlu bir birey olarak en üst düzeye çıkması halidir.

Ramazan Bayramı, güzellik, huzur ve sevgi dolu günlerin sonunda İslam Dinine mensup Müslümanların kırgınlıklarını geride bırakarak kucaklaştıkları mutluluk dolu günlerdir.

Her birimizin geçmişte yaşadığı, hafızalarımızda tazeliğini koruyan anılar; yeni bayramların heyecanı ile örtüşmekte, arkamızdan gelen yeni kuşakta günümüzdeki bayramlarda yeni güzellikler aramaktadır.

Ramazan ayında aile bireyleriyle birlikte iftar sofrasına oturmanın, gece birlikte sahura kalkmanın, teravih namazlarını birlikte eda etmenin verdiği manevi tatmin duygusu yaşantımız üzerinde güzel anılar bırakmaktadır.

Bu anıları yaşattığımız müddetçe, yeni kuşakta Ramazan ayının manevi hazzından istifade edecek, ruhunun huzur bulduğunu yaşayarak görecektir.

ESKİ  RAMAZAN GÜNLERİ VE BAYRAMLAR GEÇMİŞTE Mİ KALDI?

Her dini bayramın insan üzerinde bıraktığı etki; içinde yaşanan dönem, sosyal şartlar, komşuluk ve dayanışma ruhunun tecellisi açılarından farklılıklar içerebilir.

Sosyal medyada her Ramazan bayramında gündeme getirilen ‘Nerede Kaldı O Eski Bayramlar?, sorusuna birazda yaşanan bayram günlerinde ki sosyal, ekonomik ve siyasi atmosferin oluşturduğu şartlar çerçevesinde bakmak gerekir.

Ramazan ayının ve arkasından gelen bayramın yaşamımızda oluşturduğu kültür; toplumu huzura, mutluluğa, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya yönelten, birlikteliğimizi ve manevi yapımızı güçlendiren bir kültürün mirasıdır.

Ramazan ayında görüyoruz ki, insanımız güzelliklerin yaşandığı bir manevi değişimle adeta kişilik değiştirmektedir.  Emniyet Genel Müdürlüğü istatistikleri bu ayda suçların azaldığını ortaya koymakta, görsel ve yazılı medyada gün boyu ramazan ayına özel yayınlar yapılarak ruhumuzdaki coşkunun artmasına katkıda bulunulmaktadır.

Bir Müslüman olarak, bu ayda yaşadıklarımızı kendi çevremizde veya bölgemizde yaşananlarla sınırlı tutarsak, dünya genelinde İslam Coğrafyasında yaşananlardan soyutlarsak işte o zaman İslam dininin gerektirdiği birlik ve dayanışma ruhundan uzaklaşmış oluruz.

İSLAM   COĞRAFYASINDA BOYUNLAR BÜKÜK!

Biz; toplum olarak Ramazan ayını iftar topu, sahur bereketi ile huzur içinde yaşama çabası gösterirken; komşu Müslüman ülkelerde süregelen ve ‘Arap Baharı, olmaktan ziyade Sonbaharı andıran gelişmeler o bölgede yaşayan insanları Ramazan Bayramı ruhundan ve coşkusundan mahrum bırakmıştır.

İsrail’in Filistin’in bir parçası olan Müslüman Gazze’ye yönelik saldırıları sonucu; çocuklarla birlikte günümüze kadar binlerce insan ölmüş, Gazze’de tam bir insanlık dramı yaşanmıştır. Sürekli ateş hattında olan Gazze’de, binlerce insan sakatlanmış, evler, okullar ve hastaneler İsrail bombardımanı ile kullanılamaz hale gelmiştir. Halen İsrail, yazımızın kaleme alındığı bu günde Gazze’nin alt yapısını tamamen imha edecek şekilde bombardımana devam ediyordu. Ateş kes anlaşması kısa süreli oluyor bombalamalar devam ediyordu.

Komşu Irak’ta, ülkemizi kaygılandıran gelişmeler sürmüş, Musul’un kontrolünü elinde bulunduran terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Musul Başkonsolosluğu dahil 49 Türk’ü rehin tutmuş, aynı örgüt Kur’an-da adı geçen peygamberlerden Hz. Yunus’un türbesi olarak bilinen tarihi mekanı dinamitle havaya uçurmuştur. Örgüt bu kadarla da kalmamış, geçmişten miras kalan mezarlar ve tarihi yerleri de imha etmişti. Yazımızın kaleme alındığı günde rehineler henüz iade edilmemişti.

Ayrıca, Irak’ta topraklarını terk etmek zorunda bırakılan Türkmenlerin trajik durumu ile Uzakdoğu Asya’da Myanmar’da Arakan Eyaletinde Müslümanları katleden ve göçe yönelten saldırılarla, Doğu Türkistan’da Müslüman Türklerin dini ibadetlerinden mahrum bırakılması, İslam Coğrafyasında acı, kan ve gözyaşının hakim olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.

İslam Dini, barış, huzur ve güzel ahlakın tecelli ettiği bir dindir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’de (s.a.s) bir Hadisi Şerifinde ‘ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, buyurmuştur.

Kur’an-da tüm insanlığa mesaj olması açısından ‘ Bir insanı yaşatmanın tüm insanları yaşatmak, bir insanı haksız yere öldürmenin tüm insanları yaşatmakla eş olduğu, (Maide Suresi, 32.Ayet) buyrulmaktadır.  

Kur’an-da tebliğ edilen bir diğer gerçek Müslümanların kardeş olduğu gerçeğidir. Kardeşlerden biri acı ve üzüntü yaşarken diğer kardeşlerin kendilerini huzurlu ve mutlu hissedebilmesi mümkün değildir.

Dünya genelinde 1.570 milyon bulan nüfusu ile Müslümanların kenetlenmesi, yaşadıkları bölgede huzur ve sükunun sağlanması yolunda önemli engeller bulunmaktadır.

Öncelikle Müslümanlar, İslam’ın barış ve sevgiyi aksettiren yüzünü göstermek amacıyla birlik ve beraberlik ruhu içinde, yeni bir imajla içeride çöreklenmiş tedhiş ve terör üreten örgütlerden kurtarılmalıdır.

İslam Dininin özünde zorlama yoktur. İnsanların kalplerinin fethedilmesi artık topla, tüfekle olmuyor. İnsan; eşrefi mahlukat olarak, sevgiyle ve gönülden köprü kurularak ve İslam’a ısındırılarak dinimizin güzelliklerini yaşamaya özendirilebilir.

Gelecek Ramazan ve bayram günlerinin, Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarının kuvvetlenmesiyle birlikte, insanlığa kurtuluş vesilesi olmasını yürekten diliyorum.  

 

Atıf  ÖZGEN

  

 


 Okunma Sayısı : 2634

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 698402

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.