ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım; terk edilerek yaşamlarını yalnız sürdürmek zorunda kalan insanlar, karşılaştıkları çok değişik sorunlar karşısında çaresiz kalıp yaşama sevincini kaybediyorlar. Yalnızlık; her yaş kesiminden insanların cinsiyet farkı gözetmeksizin karşılaşabileceği toplumsal bir sorundur. İnsanları yalnızlığa iten çeşitli nedenler bulunmaktadır. Gençlerden ziyade yaşlıların yalnızlığı, yaşlı insanlar üzerinde daha olumsuz etki yaratmaktadır. Huzur veya şefkat evlerinde yalnız kalmaya mahkum olmuş, hafta sonlarında tatil ve bayram günlerinde çocuklarının ya da yakınlarının yolunu gözleyen her yaşlının yaşama damga vuran ayrı bir hikayesi vardır! Görsel veya yazılı medyada yaşam hikayelerini izlediğimiz yaşlıların, ömürlerinin son mevsiminde karşılaşabildikleri yalnızlık; kendilerinde derin bir iç sızısı, hayata küskünlük ve yakınlarına karşı umut kırıklığı olarak tecelli etmektedir. İNSAN NEDEN YALNIZLAŞIR ? İnsan, sosyal bir varlıktır. İnsanın hikayesi ailede başlar! İnsan, yaşamına damga vuran terk edilme veya yalnızlaşma gerçeğiyle aile ortamında iken karşı karşıya kalabilmektedir. Anne, baba veya yakınlarından birini kaybeden insan, birdenbire yalnızlığın acı yüzünü yüreğinde hissetmekte ya da aile de yaşanan boşanmalar çocukları yalnızlık ve kimsesizlik girdabına itmektedir. 2012 yılının soğuk bir sonbahar günü sabahında işime giderken, Ankara’nın Sıhhiye semtindeki bir giyim mağazasının balkonunda karton kağıtlar üzerinde geceyi geçirmiş yirmili yaşlarda genç bir delikanlı görmüştüm. Kendisine balkonda sabahlamanın nedenini sorduğumda; ‘ Üvey babam beni eve almıyor, demiş ve daha fazla bir şey söylemeden hızla yanımdan uzaklaşmıştı. Günümüz toplumunda yalnızlığı yaşayan çok değişik insan profilleri bulunmaktadır. Psikolog ve sosyologlara göre ülkemizde insanların yalnız yaşama oranları giderek artmaktadır. Bu durumun nedenleri arasında; genç nüfusun ailelerinin yanından eğitim veya çalışma sebebiyle erken yaşta ayrılması, ekonomik özgürlüklerini erken elde etmiş olanlar ya da bağımsız bir yaşam biçimini tercih edenlerin varlıkları yatmaktadır. İnsanları yalnızlığa iten nedenler bu kadarla bitmemektedir. Büyük şehirlerde iş veya trafikte geçen zaman, internet üzerinden sanal ortamda kurulan sosyal ilişkiler, ekonomik zorluklar, geçim sıkıntısı, savaş ve terör ortamı da insanları yalnızlaştırmaktadır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yapılan araştırmalara göre Türkiye’de geniş aileden çekirdek aileye geçiş yaşanırken, yalnız yaşayanların oranında da 2006-2011 döneminde iki katı bulan bir artış yaşandı. 2006 yılında % 2,7 olan yalnız yaşayanların oranı, 2011 yılında % 4,7 ye yükseldi. Yalnız yaşayan erkeklerin çoğunluğunun hiç evlenmeyen genç nüfus olduğu belirlendi. 18-44 yaş grubu yalnız yaşayan erkeklerin oranı 2006 yılında % 48 iken, bu oran 2011 de % 60 a ulaştı. 2006 yılında yalnız yaşayanlar arasında en çok kadın ve dul olanlar varken ( % 70 oranında) bu oran 2011 yılında % 57 ye düştü. TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA YALNIZLIK Yalnızların yaşamını veya yalnızlığı konu edinen, Türk veya dünya edebiyatında çok seçkin roman ve şiirler bulunmaktadır. Bu romanlardan bazıları sinemaya da uyarlanmıştır. Türk sinemasında yönetmenliği ve senaryosu Çağan Irmak’a ait olan 2008 yılı yapımı ISSIZ ADAM filmi modern yaşamın insanları yalnızlaştırdığı konusunu işlemiş, sanat çevreleri üzerinde uzun süre değişik yorumlarda bulunmuştu. Eserlerinde insanın yalnızlaşmasını işleyen şair ve yazarlarımızdan biri de Attila İlhan’dır. İlhan bir şiirinde: Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım, salkım Bu gece dağ başları kadar yalnızım. Derken, Türk Sinemasına uyarlaması da yapılan, 1959 yılı yapımı senaryosu Attila İLHAN ve yönetmenliğini Ömer Lütfi AKAD’ın yaptığı Yalnızlar Rıhtımı isimli filmde Çolpan İLHAN ile Sadri ALIŞIK başrol oyuncuları idi. Filmde şairin Yalnızlar Rıhtımı isimli şiirini Çolpan İlhan yorumlamıştı: Yalnızım, yalnızlık tutuyor kor gibi Korku, yalnızlık korkusu gözlerimdeki Bir sabah yalnızca öleceğim belki Ardımdan ağlayacak yalnızlar rıhtımı. Yaşadığımız dönemin şairlerinden Halim AKIN’ ın (1959 İzmir- Torbalı) yalnızlığa meydan okuyan şiirinin son dörtlüğü ise şöyle: Yalnızlık buz gibiyse, güneş doğar çözülür, Yalnızlık karanlıksa, mum yakarsın aşılır Yalnızlık sessizlikse, ıslık çalsan bozulur Yalnızlık yalnızca, Rabbimize yakışır. Yalnızlıkla ilgili dünya edebiyatına girmiş çok sayıda özlü söz bulunmaktadır. Bunlardan okuyucunun ilgisini çekeceğini umduğumuz aşağıdaki sözleri yazımıza alıyoruz: Gülsen, dünya seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın. ( İngiliz Atasözü ) Yalnızlık tek kelime: söylenişi ne kadar kolay! Oysa taşıması o kadar zordur ki… (Johann Wolfgang von Goethe) Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar. ( Isaac Newton) Sevgili okuyucularıma, yalnızlıktan uzak ömür boyu sevenleriyle bir arada olacakları güzel günler diliyorum. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-posta: ozgenatif@gmail.com
Değerli okuyucularım; terk edilerek yaşamlarını yalnız sürdürmek zorunda kalan insanlar, karşılaştıkları çok değişik sorunlar karşısında çaresiz kalıp yaşama sevincini kaybediyorlar.
Yalnızlık; her yaş kesiminden insanların cinsiyet farkı gözetmeksizin karşılaşabileceği toplumsal bir sorundur.
İnsanları yalnızlığa iten çeşitli nedenler bulunmaktadır. Gençlerden ziyade yaşlıların yalnızlığı, yaşlı insanlar üzerinde daha olumsuz etki yaratmaktadır.
Huzur veya şefkat evlerinde yalnız kalmaya mahkum olmuş, hafta sonlarında tatil ve bayram günlerinde çocuklarının ya da yakınlarının yolunu gözleyen her yaşlının yaşama damga vuran ayrı bir hikayesi vardır!
Görsel veya yazılı medyada yaşam hikayelerini izlediğimiz yaşlıların, ömürlerinin son mevsiminde karşılaşabildikleri yalnızlık; kendilerinde derin bir iç sızısı, hayata küskünlük ve yakınlarına karşı umut kırıklığı olarak tecelli etmektedir.
İNSAN NEDEN YALNIZLAŞIR ?
İnsan, sosyal bir varlıktır. İnsanın hikayesi ailede başlar! İnsan, yaşamına damga vuran terk edilme veya yalnızlaşma gerçeğiyle aile ortamında iken karşı karşıya kalabilmektedir.
Anne, baba veya yakınlarından birini kaybeden insan, birdenbire yalnızlığın acı yüzünü yüreğinde hissetmekte ya da aile de yaşanan boşanmalar çocukları yalnızlık ve kimsesizlik girdabına itmektedir.
2012 yılının soğuk bir sonbahar günü sabahında işime giderken, Ankara’nın Sıhhiye semtindeki bir giyim mağazasının balkonunda karton kağıtlar üzerinde geceyi geçirmiş yirmili yaşlarda genç bir delikanlı görmüştüm. Kendisine balkonda sabahlamanın nedenini sorduğumda; ‘ Üvey babam beni eve almıyor, demiş ve daha fazla bir şey söylemeden hızla yanımdan uzaklaşmıştı.
Günümüz toplumunda yalnızlığı yaşayan çok değişik insan profilleri bulunmaktadır. Psikolog ve sosyologlara göre ülkemizde insanların yalnız yaşama oranları giderek artmaktadır. Bu durumun nedenleri arasında; genç nüfusun ailelerinin yanından eğitim veya çalışma sebebiyle erken yaşta ayrılması, ekonomik özgürlüklerini erken elde etmiş olanlar ya da bağımsız bir yaşam biçimini tercih edenlerin varlıkları yatmaktadır.
İnsanları yalnızlığa iten nedenler bu kadarla bitmemektedir. Büyük şehirlerde iş veya trafikte geçen zaman, internet üzerinden sanal ortamda kurulan sosyal ilişkiler, ekonomik zorluklar, geçim sıkıntısı, savaş ve terör ortamı da insanları yalnızlaştırmaktadır.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yapılan araştırmalara göre Türkiye’de geniş aileden çekirdek aileye geçiş yaşanırken, yalnız yaşayanların oranında da 2006-2011 döneminde iki katı bulan bir artış yaşandı.
2006 yılında % 2,7 olan yalnız yaşayanların oranı, 2011 yılında % 4,7 ye yükseldi. Yalnız yaşayan erkeklerin çoğunluğunun hiç evlenmeyen genç nüfus olduğu belirlendi.
18-44 yaş grubu yalnız yaşayan erkeklerin oranı 2006 yılında % 48 iken, bu oran 2011 de % 60 a ulaştı. 2006 yılında yalnız yaşayanlar arasında en çok kadın ve dul olanlar varken ( % 70 oranında) bu oran 2011 yılında % 57 ye düştü.
TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA YALNIZLIK
Yalnızların yaşamını veya yalnızlığı konu edinen, Türk veya dünya edebiyatında çok seçkin roman ve şiirler bulunmaktadır. Bu romanlardan bazıları sinemaya da uyarlanmıştır.
Türk sinemasında yönetmenliği ve senaryosu Çağan Irmak’a ait olan 2008 yılı yapımı ISSIZ ADAM filmi modern yaşamın insanları yalnızlaştırdığı konusunu işlemiş, sanat çevreleri üzerinde uzun süre değişik yorumlarda bulunmuştu.
Eserlerinde insanın yalnızlaşmasını işleyen şair ve yazarlarımızdan biri de Attila İlhan’dır. İlhan bir şiirinde:
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım, salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım.
Derken, Türk Sinemasına uyarlaması da yapılan, 1959 yılı yapımı senaryosu Attila İLHAN ve yönetmenliğini Ömer Lütfi AKAD’ın yaptığı Yalnızlar Rıhtımı isimli filmde Çolpan İLHAN ile Sadri ALIŞIK başrol oyuncuları idi. Filmde şairin Yalnızlar Rıhtımı isimli şiirini Çolpan İlhan yorumlamıştı:
Yalnızım, yalnızlık tutuyor kor gibi
Korku, yalnızlık korkusu gözlerimdeki
Bir sabah yalnızca öleceğim belki
Ardımdan ağlayacak yalnızlar rıhtımı.
Yaşadığımız dönemin şairlerinden Halim AKIN’ ın (1959 İzmir- Torbalı) yalnızlığa meydan okuyan şiirinin son dörtlüğü ise şöyle:
Yalnızlık buz gibiyse, güneş doğar çözülür,
Yalnızlık karanlıksa, mum yakarsın aşılır
Yalnızlık sessizlikse, ıslık çalsan bozulur
Yalnızlık yalnızca, Rabbimize yakışır.
Yalnızlıkla ilgili dünya edebiyatına girmiş çok sayıda özlü söz bulunmaktadır. Bunlardan okuyucunun ilgisini çekeceğini umduğumuz aşağıdaki sözleri yazımıza alıyoruz:
Gülsen, dünya seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın. ( İngiliz Atasözü )
Yalnızlık tek kelime: söylenişi ne kadar kolay! Oysa taşıması o kadar zordur ki… (Johann Wolfgang von Goethe)
Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar. ( Isaac Newton)
Sevgili okuyucularıma, yalnızlıktan uzak ömür boyu sevenleriyle bir arada olacakları güzel günler diliyorum.
Atıf ÖZGEN
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 386456
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.