En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

TERK EDİLMİŞ İNSANLARIN YAŞAMI YALNIZLIKTIR..!

Değerli okuyucularım; terk edilerek yaşamlarını yalnız sürdürmek zorunda kalan insanlar, karşılaştıkları çok değişik sorunlar karşısında çaresiz kalıp yaşama sevincini kaybediyorlar.

Yalnızlık; her yaş kesiminden insanların cinsiyet farkı gözetmeksizin karşılaşabileceği toplumsal bir sorundur.

İnsanları yalnızlığa iten çeşitli nedenler bulunmaktadır. Gençlerden ziyade yaşlıların yalnızlığı, yaşlı insanlar üzerinde daha olumsuz etki yaratmaktadır.

Huzur veya şefkat evlerinde yalnız kalmaya mahkum olmuş, hafta sonlarında tatil ve bayram günlerinde çocuklarının ya da yakınlarının yolunu gözleyen her yaşlının yaşama damga vuran ayrı bir hikayesi vardır!

Görsel veya yazılı medyada yaşam hikayelerini izlediğimiz yaşlıların, ömürlerinin son mevsiminde karşılaşabildikleri yalnızlık; kendilerinde derin bir iç sızısı, hayata küskünlük ve yakınlarına karşı umut kırıklığı olarak tecelli etmektedir.

İNSAN   NEDEN  YALNIZLAŞIR ?

İnsan, sosyal bir varlıktır. İnsanın hikayesi ailede başlar! İnsan, yaşamına damga vuran terk edilme veya yalnızlaşma gerçeğiyle aile ortamında iken karşı karşıya kalabilmektedir.

Anne, baba veya yakınlarından birini kaybeden insan,  birdenbire yalnızlığın acı yüzünü yüreğinde hissetmekte ya da aile de yaşanan boşanmalar çocukları yalnızlık ve kimsesizlik girdabına itmektedir.

2012 yılının soğuk bir sonbahar günü sabahında işime giderken, Ankara’nın Sıhhiye semtindeki bir giyim mağazasının balkonunda karton kağıtlar üzerinde geceyi geçirmiş yirmili yaşlarda genç bir delikanlı görmüştüm. Kendisine balkonda sabahlamanın nedenini sorduğumda; ‘ Üvey babam beni eve almıyor, demiş ve daha fazla bir şey söylemeden hızla yanımdan uzaklaşmıştı.

Günümüz toplumunda yalnızlığı yaşayan çok değişik insan profilleri bulunmaktadır. Psikolog ve sosyologlara göre ülkemizde insanların yalnız yaşama oranları giderek artmaktadır. Bu durumun nedenleri arasında; genç nüfusun ailelerinin yanından eğitim veya çalışma sebebiyle erken yaşta ayrılması, ekonomik özgürlüklerini erken elde etmiş olanlar ya da bağımsız bir yaşam biçimini tercih edenlerin varlıkları yatmaktadır.

İnsanları yalnızlığa iten nedenler bu kadarla bitmemektedir. Büyük şehirlerde iş veya trafikte geçen zaman, internet üzerinden sanal ortamda kurulan sosyal ilişkiler, ekonomik zorluklar, geçim sıkıntısı, savaş ve terör ortamı da insanları yalnızlaştırmaktadır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yapılan araştırmalara göre Türkiye’de geniş aileden çekirdek aileye geçiş yaşanırken, yalnız yaşayanların oranında da 2006-2011 döneminde iki katı bulan bir artış yaşandı.

2006 yılında % 2,7 olan yalnız yaşayanların oranı, 2011 yılında % 4,7 ye yükseldi. Yalnız yaşayan erkeklerin çoğunluğunun hiç evlenmeyen genç nüfus olduğu belirlendi.

18-44 yaş grubu yalnız yaşayan erkeklerin oranı 2006 yılında % 48 iken, bu oran 2011 de % 60 a ulaştı. 2006 yılında yalnız yaşayanlar arasında  en çok kadın ve dul olanlar varken ( % 70 oranında) bu oran 2011 yılında % 57 ye düştü.

TÜRK   VE  DÜNYA  EDEBİYATINDA  YALNIZLIK

Yalnızların yaşamını veya yalnızlığı konu edinen, Türk veya dünya edebiyatında çok seçkin roman ve şiirler bulunmaktadır. Bu romanlardan bazıları sinemaya da uyarlanmıştır.

Türk sinemasında yönetmenliği ve senaryosu Çağan Irmak’a ait olan 2008 yılı yapımı ISSIZ ADAM filmi modern yaşamın insanları yalnızlaştırdığı konusunu işlemiş, sanat çevreleri üzerinde uzun süre değişik yorumlarda bulunmuştu.

Eserlerinde insanın yalnızlaşmasını işleyen şair ve yazarlarımızdan biri de Attila İlhan’dır. İlhan bir şiirinde:

Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır

Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım, salkım

Bu gece dağ başları kadar yalnızım.

Derken, Türk Sinemasına uyarlaması da yapılan, 1959 yılı yapımı senaryosu Attila İLHAN ve yönetmenliğini Ömer Lütfi AKAD’ın yaptığı Yalnızlar Rıhtımı isimli filmde Çolpan İLHAN ile Sadri ALIŞIK başrol oyuncuları idi. Filmde şairin Yalnızlar Rıhtımı isimli şiirini Çolpan İlhan yorumlamıştı:

Yalnızım, yalnızlık tutuyor kor gibi

Korku, yalnızlık korkusu gözlerimdeki

Bir sabah yalnızca öleceğim belki

Ardımdan ağlayacak yalnızlar rıhtımı.

Yaşadığımız dönemin şairlerinden Halim AKIN’ ın (1959 İzmir- Torbalı) yalnızlığa meydan okuyan şiirinin son dörtlüğü ise şöyle:

Yalnızlık buz gibiyse, güneş doğar çözülür,

Yalnızlık karanlıksa, mum yakarsın aşılır

Yalnızlık sessizlikse, ıslık çalsan bozulur

Yalnızlık yalnızca, Rabbimize yakışır.

Yalnızlıkla ilgili dünya edebiyatına girmiş çok sayıda özlü söz bulunmaktadır. Bunlardan okuyucunun ilgisini çekeceğini umduğumuz aşağıdaki sözleri yazımıza alıyoruz:

Gülsen, dünya seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın. ( İngiliz Atasözü )

Yalnızlık tek kelime: söylenişi ne kadar kolay! Oysa taşıması o kadar zordur ki… (Johann Wolfgang von Goethe)

Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar. ( Isaac Newton)

Sevgili okuyucularıma, yalnızlıktan uzak ömür boyu sevenleriyle bir arada olacakları güzel günler diliyorum.

 

Atıf  ÖZGEN

İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 4674

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 386456

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.