En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

ZAMANIN RUHU, TEKNOLOJİK DEĞİŞİM VE İNSAN

1.  GİRİŞ

Yaşadığımız dünyada durduramayacağımız varlıklardan biride zamandır. Geçmişe veya geleceğe yolculuk denildiği zaman, ‘zaman, içinde geçmiş ve geçecek olan değişimleri kastediyoruz.

Geçmişe yolculukta, birey olarak her birimiz; tarihte yaşanmış olan kültürel birikimi sorgular, gerçekleşmiş teknolojik değişimlerin insan yaşamını nasıl etkilediğini kavramaya çalışırız.

Geleceğe yolculuk ise günümüzde ve geçmişte yaşananlardan ders çıkarmak suretiyle geleceğin nasıl şekillenebileceği konusunda tahminde bulunmak demektir.

Zamanın ruhu da, bir bakıma insanlığın yaşadığı sosyal, siyasi ve kültürel değişimleri analiz ederek, topluma yeni bir anlayışla gelişmelere açık bir hale getirip, insanların refah düzeyini yükseltme çabası içinde yer almaktır.

Zamanın ruhu öyle gerektiriyor deyip, kendi çıkarları peşinde koşanlar veya başında bulundukları sosyal, siyasi ya da iktisadi kurumların teknolojik gelişmesine olanak tanımayanlar, kendi toplumları kadar tarihe karşıda sorumluluklarını yerinde ve zamanında kullanmadıkları için vicdanen ve hukuken yargılanması gereken bireylerdir.

Türk toplumu olarak bugün Avrupa Birliği içinde yerimizi alma çabası sürdürüyor, teknolojik gelişimin getirdiği değişime adapte olmaya çalışıyorsak, bunda geçmiş dönemlerde ihmal edilen  ‘ zamanın ruhunu, kavrayamamış olmanın önemli bir rolü vardır.

2.  TEKNOLOJİK DEĞİŞİMİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

Teknolojik gelişim, insan yaşamını kolaylaştıran değişikliklerle birlikte, toplumlarında önünü açan, iktisadi ilişkilerde gelişmiş ürünleri ihraç eden ülkeleri etkin konuma getiren  bir özelliğe sahiptir.

Geçmişle aramızdaki süre uzadıkça, çocukluk veya gençlik dönemimizdeki teknoloji ile günümüz yaşamındaki teknoloji arasındaki farkın daha belirgin olarak değişmiş olduğunu anlayabiliyoruz.

Teknoloji sahiplenildiği yer ve ortamda gelişir. Günümüzde Amerika’da Slikon Vadisinde, 2015 yılında Güney Kore’nin başkenti Seul’un dünyanın ilk e-Şehri olma çabasında, değişik ülkelerin bilişim sektörünü geliştirme faaliyetlerinde, teknolojiye yönelik çalışmalar ön planda yer almaktadır.

Teknolojik gelişimin odağında yer alma çabası içinde olan bazı ülkeler, bu alanda etkin rol üstlenebilmenin mücadelesini sürdürmektedir.

Hayatımızı çepeçevre kuşatan teknolojik alandaki değişiklikleri iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Yaşadığımız ‘Dijital Çağda, teknolojinin değişik sektörlerde ulaştığı durum ve gelecekte olabilecek muhtelif gelişmeler üzerinde durmakta yarar var:

A)  EĞİTİM

İnsanı yetiştirme ve geliştirme amacında olan eğitim sisteminde kullanılan teknolojik ürünler, geçmişe göre değişiklik göstermekte bu durumda eğitimli, geleceği gören, duyarlı ve bilinçli insan sayısının artmasını sağlamaktadır. 

Günümüzde eğitim alanında, özellikle eğitim ve öğretim kurumlarında, akıllı tahta, slayt, bilgisayar, internet tabanlı video gibi ürünlerin yanı sıra hasta olup derslere giremeyen veya engelli olan öğrenciler için robot teknolojisinden yararlanılmaktadır.

Web tabanlı eğitim, uzaktan eğitim, iş yerinde veya evde eğitim, eğitim sistemi içinde yer alan yeni eğitim yöntemleri arasına girmiştir.

Okuma yazma oranının artması, özellikle ülkemizde kız çocuklarının okula özendirilmesi, eğitim düzeyinin yükselmesi eğitim sisteminin sağlıklı gelişmesi açısından önemli olmakla beraber geleceği inşa edecek olan genç neslin donanımlı yetişmesi için eğitimde teknolojiden

yararlanmak daha da önemli hale gelmiştir.

B)  SAĞLIK

Sağlık alanında insanların yaşadığı problemler tıp bilimince mercek altına alınmış, geçmişten günümüze çözüme ulaşmamış birçok hastalık tedavi edilir olmuş, hastalıkları teşhis ve tedavi yönteminde önemli aşamalar kaydedilmiştir.

Hastalıkların teşhis, tanı ve tedavisinde kullanılan cihazların gelişmiş olmasının yanı sıra, hastalıkları iyileştirme, takip ve sonuçlandırma işlemlerinde de gelişmiş sağlık teknolojisinden yararlanılmaktadır.

Geçmişte hayal bile edilemeyen organ nakli, ameliyatsız tedavi yöntemi, insanın psikolojik tepkilerini ve duygularını tespit eden bilgisayar destekli teknoloji alanındaki gelişmelerde yakından izlenmektedir.

Engellilerin ve yaşlıların sağlık sorunlarının çözümüne yönelik olarak da dikkati çekici gelişmeler yaşanmaktadır. Bu gelişmelerden bazılarını sıralayalım:

‘’Önünde engel algıladığında sesli uyarı veren ve GPS le donatılmış baston.

Akıllı gözlük tasarımı ile hiç göremeyen bir engelli, yürürken önündeki engelleri algılayabiliyor. ‘ Fırat Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünde okuyan üç öğrencinin engelliler için tasarladığı akıllı gözlük, sensör yardımıyla algıladığı herhangi bir engeli titreşime dönüştürerek uyarı veriyor.,

Engelliler 3G destekli görüntülü görüşme moduna aldığı cep telefonunu bir eliyle uzakta tutarken, diğer elini işaret diliyle kullanarak konuşabiliyorlar.

Hindistan merkezli Ducere Technoligies, görme engelliler için akıllı ayakkabılar geliştirdi. Bluetouth ile akıllı telefona yüklenen uygulamaya bağlanan ayakkabılar, Google Maps alt yapısını kullanarak gidilmek istenen yere kişiyi götürebiliyor.,, (Bugün,14.10.2014, S.9)

Bu yılın sonunda satışa çıkarılacak olan yeni Kineet, vücut ve yüzdeki ince iskelet ve kas değişikliklerini takip edebilme özelliğine sahip.( Sabah, The New York Times, 16.06.2013, S.7)

C)  EKONOMİ

Gelişen teknolojiden yararlanmak suretiyle üzerinde çalışılan değişik projeler bulunuyor. Burada güdülen amaç; yerel verilerden hareketle küresel bilgi edinimini kolaylaştırmak.

‘Küresel Enflasyon Takip Sistemi, ‘Gıda Güvenirliği İzleme Yöntemiyle, bin bir çeşit yerden veri toplanıp analiz edilebiliyor.

Örnek vermek gerekirse standart istatistiki veriler kullanılmak suretiyle, bir sonraki yaz mevsimi döneminde hava sıcaklığı verileri dikkate alınarak dünya üzerinde herhangi bir bölgede ne kadar dondurma satılabileceği tahmin edilebiliyor.

Ekonomik alanda değişik ürünler ihraç eden ülkeler, veri tabanlı analiz yöntemiyle iktisadi kalkınmalarını sağlayacak tedbirleri önceden görüp alabiliyorlar.

D)  ÇALIŞMA  HAYATI

İnsan Kaynakları Danışmanlık Şirketi Randstad Workmonitör Çalışması, iş dünyası eğilimlerini ortaya koyması açısından ilginç sonuçlar verdi. Türkiye’nin de dahil olduğu 32 ülkeyi kapsayan araştırma sonuçlarına göre:

o   ‘’Küresel olarak çalışanların % 70 inden fazlası, gelişen teknolojinin işlerine etkisinin büyük olduğunu ifade ediyor.

o   Teknoloji kullanımı internet ve sosyal medyanın hızlı yükselişi ile birlikte çalışanların karşısına yeni fırsatlar çıktı.

o   İnsan Kaynakları profesyonellerinin büyük çoğunluğu, daha fazla özgürlük, bağımsız çalışma ve esneklik talep eden işgücünün ihtiyaçlarını karşılamak için henüz erken olduğuna inanıyor.

o   Kuzey ve Batı ülkelerinde teknolojinin iş dünyasındaki tablosu iyimserken, Doğu ülkelerinde tablo karamsarlığa doğru ilerliyor.

o   Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde kişilerin çalışma şeklini değiştirecek etkenlerin başında % 53 ile teknolojik ilerleme geliyor.,, ( Hürriyet İK, 12.10. 2014, S.2)

E)  İLETİŞİM, İSTİHBARAT VE YAZILIM

İletişim, istihbarat ve yazılım alanındaki teknolojik gelişmeleri okuyucusuna duyuran James Risen ve Eric Lıchtblau kaynaklı Sabah, The New York Times’in 16.06.2013 tarihli nüshasındaki habere göre:

§  Yazılım teknolojisinde yaşanan devrim, ABD’ li istihbaratçıların ilk kez dünyanın hemen her yerindeki insanların faaliyetlerini ve hareketlerini fiilen izleyip dinlemeden takip etmelerini sağladı.

§  NSA ülkenin her yerinde dinleme istasyonları kurdu, bilgileri koruyan şifreleri kırmak amacıyla dünyanın en hızlı bilgisayarlarından birinin yapılmasına yardım etti.

§  IBM’ e göre akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar, sosyal medya siteleri, e-posta ve diğer dijital iletişim sayesinde dünyada her gün 2.5 kentilyon (katrilyonun bin katı) bayt büyüklüğünde yeni veri üretiliyor.

§  Bilişim sektörü uzmanları, istihbarat ve emniyet kuruluşlarına ‘üçlü yaklaşım, adı verilen ve mesafelerin ölçülmesiyle konum belirlenmesini sağlayan yeni bir teknolojinin de kullanıldığını söylüyorlar.

§  Intarnatıonal Data Corporetion’a göre, 2020 yılına kadar dijital evren, her iki yılda bir iki kat büyüyecek.

F)  ULAŞIM  TEKNOLOJİSİ

Yaşadığımız dünyada ve bulunduğumuz büyük kentlerde, günlük yaşam insanları strese sokmaktadır. Bu kentlerde trafik keşmekeşi bilim insanlarını yeni arayışlara yöneltmektedir.

Havada insansız uzay araçlarından, yangın söndürme dışında keşif, gözetleme, çatışma, lojistik destek, araştırma ve geliştirme alanlarında sivil ve ticari amaçlı olarak yararlanılmaktadır. Bu araçların bağımsız kumanda sistemleri oldukça gelişmiştir.

Karada ise bilgisayarlı görüş tekniklerinin ucuz maliyetli kameralarla birleştirmek suretiyle, şoförsüz yolculuğun hızlı bir şekilde ticarileştirilmesi amaçlanmaktadır.

Sabah, The New York Times’te John Markoff imzalı 09.06.2013 tarihli Makaleye göre,’ Nissan kısa süre önce yayalardan kaçınmak için otomatik olarak manevra yapan bir aracın tanıtımını yaparak gelecekle ilgili ipucu verdi. Sistem Mobiliye teknolojisine dayanıyor.,

Mobiliye teknolojisine göre, 2016 gibi yakın bir gelecekte daha gelişmiş sistemlerin piyasaya sunulacağı aynı Makalede yer alıyor.

İngiliz Telegraph gazetesinde çıkan bir habere göre de Mars’a seyahat, normal roketlerle 9 ayda gerçekleşirken, yeni teknoloji ile astronotlu Mars yolculuğu 3 aya inebilecek. NASA’nın da (Amerika Uzay ve Havacılık Dairesi) yeni projesinde Mars’a insanlı uzay aracı gönderme planı olduğu ifade ediliyor.

3.  TEKNOLOJİK GELİŞİMDE TÜRKİYE VE DEĞİŞİMİN OLUMSUZ YANSIMALARI

Teknolojik değişimle güdülen amaç; insan yaşamının kolaylaştırılması, insanların önüne bu amaçla geniş bir çalışma ufkunun açılmış olmasıdır.

Yaşadığımız çağ, teknolojik gelişime yabancı kalan değişimi izlemeyen ve teknolojinin alt yapısını oluşturmayan ülkelerin çağın gerisinde kaldığını gösteriyor.

‘’Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmeler, ülkemizde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uzmanlarınca değerlendirilerek bir rapora dönüşüyor. Buna göre Danışmanlık Şirketi Deloitte’nin ABD Rekabet Konseyi ile işbirliği sonucu  hazırlanan Makalede belirtilen ‘Küresel Rekabet Raporunda (2013-2014 dönemi) Türkiye 148 ülke arasında yapılan sıralamada 44   üncü sırada yer aldı.

Rapordaki verilere göre, Türkiye ‘Bilimsel Araştırma Kurumlarının Kalitesi, sıralamasında 63 üncü, şirketlerin Ar-Ge harcamalarında 68 inci, Bilim İnsanı ve Mühendisi mevcudiyetinde 53 üncü, Faydalı Model ve Patentler sıralamasında 41 inci sıradayız. Aynı Raporda bilimsel makale sayısının arttığı ancak kalite açısından sıkıntı olduğu anlaşılıyor. 

Küresel Üretim Rekabet Gücü İndeksi ( 2013) Raporunda ise Türkiye’nin 20. Sırada yer alması ileri teknoloji ürünlerinin imalat ürünleri ihracatı içindeki oranıyla ilgili karşılaştırmada geri sıralarda yer almaktayız.,, ( Zaman, 24.02.2014, S.6)

Türkiye’nin alt sıralardan kurtulması için, ihracatta yüksek katma değere ağırlık verilmesi, inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve markalaşmaya önem verilmesi gerektiği de Türkiye İhracat Meclisi yetkililerince ifade edildi.

Teknoloji sektörünün gelişmesinde önemli bir engel olarak; ‘ABD Kadın ve Bilim Teknolojisi Ulusal Merkezi’ne göre, 1985 de bilgisayar bölümü mezunlarının % 37 si kadınken, bu oranın 2012 de  % 18 e inmiş olması gösteriliyor. Bu yüzden, büyük teknoloji şirketleri sektördeki eleman açığını kapatmak için kadınları işe almaya önem veriyor., ( Sabah, The New York Times, 20.04.2014, S.6)

Teknolojik değişimin insan yaşamına getirdiği olumsuz yansımalarda günümüzde yeni bir boyut kazanıyor. İletişim teknolojisi açısından kişisel verilerin korunmasına dair endişeler, insanların yaşamlarının sosyal medyada paylaşılması iletişimin içeriğini özel olmaktan çıkarıyor.

İnsanın dijital teknoloji ile iç içe yaşaması doğal yaşamdan uzaklaşmasına sanal ortam karşısında yalnız kalmasına neden olabiliyor.

İnsan olarak tüm hareketlerimizin dijital ortamda yakından takip edilebilmesi, insana özel mahremiyeti ortadan kaldırıyor.

Google’dan Eric Schmidt 2009 yılında bir muhabire, ‘ Kimsenin bilmesini istemediğin bir şeyin varsa, belki de onu yapmıyor olman gerekir, demiş.

Ancak günümüzde iletişim teknolojisindeki gelişmeler, insanın özel yaşamına ilişkin endişelerin ortadan kalkmadığını gösteriyor.

4.  SONUÇ

Teknolojik gelişim değişiminde önemli bir anahtarıdır. İnsanlık her yeni gün, yeni bir değişime hazırlanmaktadır.

Gelişen ve değişen dünyada Türkiye’de yerini almak ve kurumlarını değişime adapte edecek konuma getirmek zorundadır. Zamanın ruhu çıkar odaklı yapılanmaya değil, bilim odaklı gelişmelere göre ayarlanmalıdır.

Teknolojik gelişimin sağladığı değişim, bilişim sektörü, internet ve elektronik haberleşmenin hukuki alt yapısını insanın özel yaşamına ilişkin mahremiyetler de dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir.

Yazımızı teknolojik değişimin ulaştığı boyutu dikkate alınarak ifade edilmiş olan Ross Douthat’ın ( Sabah, The New York Times, 16.06.2013, S.5) şu sözleriyle bitirelim:

’ Geleceğe hoş geldiniz. Sadece, saklayacak bir şeyiniz olmadığına dikkat edin.,,

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

  

 


 Okunma Sayısı : 2886

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 677090

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.