ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Değerli okuyucularım; başarılı olmak, hayat yokuşunu tırmanırken ihtiyaç hissettiğimiz çalışmalarımızdan çıkan bir sonuçtur. Her çalışma, başarılı bir sonuç vermeyebilir. Asıl olan; kendimizi başarıya odaklayabilmek ve yakaladığımız başarıdan kendimizden ziyade çevremizdeki insanların yararlanabilmesinin hesabını yapabilmektir! Başarılı olmak; takip ettiğimiz bir işi neticelendirmek, mesleğimiz veya eğitimimizle ilgili bir sınavdan geçer not almak, işimizi en iyi şekilde yapabilmek, bilim adına yeni bir keşifte bulunabilmek, çabalarımızla insanlığa olumlu katkıda bulunabilmektir. Yapıcı bir düşüncenin eseri olarak her gün çevremizde görüp izlediğimiz, bir vesile sonucu içinden geçtiğimiz okullar, hastaneler, spor tesisleri, sosyal aktivite alanları, iş yerleri ve benzeri mekanlar başarıya odaklanmış insanların çalışmalarının bir sonucudur. Başarılı olabilmenin değişik yöntemleri vardır. Temelinde insanın azmi, gayreti, düşüncesi ve üretkenliği olan başarının yaşamımıza farklı şekillerde tezahür ettiğini görmekteyiz: 1. BİREYSEL BAŞARI İnsanın bir ideal uğruna, hedefine ulaşabilmek veya kendini kanıtlayabilmek amacıyla gerçekleştirdiği başarı bireysel başarıdır. Bireysel başarının temelinde istekli, azimli ve inançlı olmak vardır. İstek ve azim insanı hedefine kilitler. Başarı için hedefine odaklanan insan o hedefe ulaşabilecek olanda yine aynı insandır. İnsan olarak başarıya ulaşmak istediğimiz hedefler farklı farklıdır. Bir sporcu yarıştığı spor dalında şampiyon olmak isterken, başarılı öğretmen öğrencilerini yaşama en iyi şekilde hazırlamayı, bir müzisyen en güzel beste yapmayı, bir şair etkileyici bir şiir yazmayı, bir hekim her hastasının sağlığına kavuşmasını, bir bilim adamı da yapacağı keşifle insanlığa katkıda bulunmayı ister. Günümüzde kişisel gelişim uzmanları, insanların başarıya ulaşmasında karşılarına çıkabilecek her türlü engeli bertaraf edebileceklerini savunuyorlar. Ancak; insanın herhangi bir alanda başarılı olabilmesi o alanda yetenekli, kabiliyetli ve kendini yetiştirmiş olmasıyla mümkündür. İnsan yaratılış hikmetinin dışına çıkarak, başarıyı yetenekli ve ehil olmadığı bir alanda ararsa o alanda başarılı olması beklenemez. Başarılı olabilmenin felsefesinde, bugün dünden daha iyi olmak, mesafe uzun olsa da ilk adımı atabilmek, sabretmesini ve beklemesini bilmek, erişmek istediğimiz hedefe odaklı olmak, kendi geleceğimizi planlamak gibi temel ilkeler olmalıdır. Bireysel başarıya ulaşma felsefesini, Fransız hekim Dr. Emile Reux’un ( 1885-1933) ‘Erişmek istediği hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar, ve Avusturyalı yazar, danışman ve yönetim bilimci Peter Drucker’in ‘ Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, varacağınız yerin önemi yoktur, sözleri daha anlaşılır kılmaktadır. Ülkemizi 2014 yılı nisan ayının son haftasında ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Orta Doğu Teknik Üniversitesini ziyaret etmiş ve öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada başarılı olmanın üç anahtarını şöyle açıklamıştı: ( Milliyet, 30.04.2014) 1. Kararlı Olmak 2. Cesaret 3. Hayal Gücü 20.Yüzyıla teorik fizik dalında yaptığı çalışmalarla katkıda bulunan 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü sahibi olan Yahudi asıllı Alman Albert Einstein’e ( 1879-1955) göre de ‘ Takdir ediliyorsan değil, taklit ediliyorsan başarmışsın demektir,, sözü de bireysel başarıya ayrı bir anlam katmaktadır. 2. TAKIM BAŞARISI Hayatta bireysel başarının yeterli olmadığı, bir ekip veya takım çalışmasına gereksinim duyulduğu alanlar vardır. Askeri alanda savunma amacıyla, sağlıkta cerrahi operasyonlarda, sanatta bir tiyatro oyunu sergilerken, sporun çeşitli dallarında rakibe üstünlük sağlamak amacıyla takım başarısına gereksinim duyulur. Takım başarısı; sanatta görselliğe ve izlemeye olan ilgiyi, sporda heyecan ve dinamizmi, askeri alanda savunma ülkeye olan bağlılık azmini, sağlık alanında ise insan yaşamına verilen önemi artırır. Takım başarısının temelinde ‘Takım Ruhu, olmalıdır. Herhangi bir alanda takım oluşturan bireyler, takım ruhunda uzak, inanç ve azmin olmadığı bir davranış sergilerlerse temsil ettikleri takım başarılı olamaz. Takımı oluşturan bireyler, başarılı olma yolunda kenetlenmeli, birlikte hareket etmekten kuvvet almalıdır. Günlük yaşamda takım başarısı sonucu şampiyon olan, ekibiyle birlikte hayat kurtaran, savunma gücünü ortaya koyarak adına destan yazılan kahramanlar kendilerini insanlığa hizmet yolunda başarılı olmaya adayan insanlardan oluşmuştur. Sporda gerçekleşen takım başarıları; daha ziyade dereceleri egale etme, heyecanı ve dinamizmi artırma başarıya keyif katma arzusundan kaynaklanmaktadır. Takım başarısının insanı yaşatma veya yaşama bağlama yolunda gerçekleşmesi daha anlamlıdır. İnsan enerjisini, hayat kurtarma ideali üzerine kurulmuş bir takımda harcarsa takdir ve sevgiyle karşılık gören bir eylemi gerçekleştirmiş olur. 3. ÜLKE BAŞARISI Bireysel veya takım başarılarını ülke başarısına yansıtarak, ülkelerinin adını dünyaya duyuranlar, ülkelerine hizmet vermenin yanında, ülkelerini temsil ettikleri dalda gelişmesine de katkıda bulunmaktadırlar. Ekonomide, siyasette, sağlıkta ve sosyal yaşam alanlarında başarılı sonuçlar alan ülkeler bu alanlarda başarı grafiğinde adlarından söz ettiren ülkeler olmaktadır. Dünyada güçlenen ekonomiler arasında yer almak, demokratik uygulamalarda örnek olmak, sağlıkta model ülkeler arasında yer almak, çalışma yaşamında yoksulluğu ve işsizliği yenmek başarı yolunda kenetlenmiş insan varlığından geçmektedir. Türkiye son yıllarda, ekonomik atılımlarda başarılı reformlar yapmış, savunma sanayini güçlendirme çalışmalarını başarıyla yönetmiştir. Ancak; insan hakları, yolsuzlukların önlenmesi, şeffaf kamu uygulamaları, iş kazaları ve iş güvenliği, hukukun üstünlüğü konularında başarılı ülkeler arasında yer alamadığımızı belirtmek zorundayız. Başarıyı ülke çapında, insanların ilgisini çeken birkaç alanla sınırlı tutmak yanlıştır. Başarı; insanı ve insanlığı ilgilendiren her alanda sağlanmalıdır. Başarılı olmanın maddi olduğu kadar manevi kalkınma alanıyla da yakından ilgisi vardır. İnsani değerleri yaşatarak insanı kötülüklerden ve boşa giden eylemlerden uzaklaştırmak, ülkede huzuru barışı, kötü alışkanlıklardan geri durmayı sağlamak, gençlerin iyi yetişmesini sağlamak manevi alanda başarıyla atılması zorunlu alanlar arasında yer almaktadır. Günümüzde yurt dışında bulundukları ülkelerde, bilimsel çalışmalara katkıda bulunan çok sayıda Türk kökenli bilim insanımız bulunmaktadır. Bu insanlara sahip çıkıp yurt içinde kendilerine çalışma ortamı sağlamak yönetim erkinin önemli bir sorumluluğudur. Bu durumda ülke olarak bilimin gelişmesine ve ülkeler arası başarıya olan katkımız daha anlamlı olacaktır. Bu amaçla şimdiye kadar yurt dışına giden bilim insanlarımızı geriye göçle kendi ülkelerine dönmelerini sağlamak için bilimsel çalışmalar açısından üniversiteler ve ilgili diğer kurumları cazip hale getirmek ve bu insanlara istedikleri ortamı sağlama zarureti vardır. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-posta: ozgenatif@gmail.com
Değerli okuyucularım; başarılı olmak, hayat yokuşunu tırmanırken ihtiyaç hissettiğimiz çalışmalarımızdan çıkan bir sonuçtur. Her çalışma, başarılı bir sonuç vermeyebilir. Asıl olan; kendimizi başarıya odaklayabilmek ve yakaladığımız başarıdan kendimizden ziyade çevremizdeki insanların yararlanabilmesinin hesabını yapabilmektir!
Başarılı olmak; takip ettiğimiz bir işi neticelendirmek, mesleğimiz veya eğitimimizle ilgili bir sınavdan geçer not almak, işimizi en iyi şekilde yapabilmek, bilim adına yeni bir keşifte bulunabilmek, çabalarımızla insanlığa olumlu katkıda bulunabilmektir.
Yapıcı bir düşüncenin eseri olarak her gün çevremizde görüp izlediğimiz, bir vesile sonucu içinden geçtiğimiz okullar, hastaneler, spor tesisleri, sosyal aktivite alanları, iş yerleri ve benzeri mekanlar başarıya odaklanmış insanların çalışmalarının bir sonucudur.
Başarılı olabilmenin değişik yöntemleri vardır. Temelinde insanın azmi, gayreti, düşüncesi ve üretkenliği olan başarının yaşamımıza farklı şekillerde tezahür ettiğini görmekteyiz:
1. BİREYSEL BAŞARI
İnsanın bir ideal uğruna, hedefine ulaşabilmek veya kendini kanıtlayabilmek amacıyla gerçekleştirdiği başarı bireysel başarıdır.
Bireysel başarının temelinde istekli, azimli ve inançlı olmak vardır. İstek ve azim insanı hedefine kilitler. Başarı için hedefine odaklanan insan o hedefe ulaşabilecek olanda yine aynı insandır.
İnsan olarak başarıya ulaşmak istediğimiz hedefler farklı farklıdır. Bir sporcu yarıştığı spor dalında şampiyon olmak isterken, başarılı öğretmen öğrencilerini yaşama en iyi şekilde hazırlamayı, bir müzisyen en güzel beste yapmayı, bir şair etkileyici bir şiir yazmayı, bir hekim her hastasının sağlığına kavuşmasını, bir bilim adamı da yapacağı keşifle insanlığa katkıda bulunmayı ister.
Günümüzde kişisel gelişim uzmanları, insanların başarıya ulaşmasında karşılarına çıkabilecek her türlü engeli bertaraf edebileceklerini savunuyorlar. Ancak; insanın herhangi bir alanda başarılı olabilmesi o alanda yetenekli, kabiliyetli ve kendini yetiştirmiş olmasıyla mümkündür.
İnsan yaratılış hikmetinin dışına çıkarak, başarıyı yetenekli ve ehil olmadığı bir alanda ararsa o alanda başarılı olması beklenemez.
Başarılı olabilmenin felsefesinde, bugün dünden daha iyi olmak, mesafe uzun olsa da ilk adımı atabilmek, sabretmesini ve beklemesini bilmek, erişmek istediğimiz hedefe odaklı olmak, kendi geleceğimizi planlamak gibi temel ilkeler olmalıdır.
Bireysel başarıya ulaşma felsefesini, Fransız hekim Dr. Emile Reux’un ( 1885-1933) ‘Erişmek istediği hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar, ve Avusturyalı yazar, danışman ve yönetim bilimci Peter Drucker’in ‘ Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, varacağınız yerin önemi yoktur, sözleri daha anlaşılır kılmaktadır.
Ülkemizi 2014 yılı nisan ayının son haftasında ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Orta Doğu Teknik Üniversitesini ziyaret etmiş ve öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada başarılı olmanın üç anahtarını şöyle açıklamıştı: ( Milliyet, 30.04.2014)
1. Kararlı Olmak 2. Cesaret 3. Hayal Gücü
20.Yüzyıla teorik fizik dalında yaptığı çalışmalarla katkıda bulunan 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü sahibi olan Yahudi asıllı Alman Albert Einstein’e ( 1879-1955) göre de ‘ Takdir ediliyorsan değil, taklit ediliyorsan başarmışsın demektir,, sözü de bireysel başarıya ayrı bir anlam katmaktadır.
2. TAKIM BAŞARISI
Hayatta bireysel başarının yeterli olmadığı, bir ekip veya takım çalışmasına gereksinim duyulduğu alanlar vardır. Askeri alanda savunma amacıyla, sağlıkta cerrahi operasyonlarda, sanatta bir tiyatro oyunu sergilerken, sporun çeşitli dallarında rakibe üstünlük sağlamak amacıyla takım başarısına gereksinim duyulur.
Takım başarısı; sanatta görselliğe ve izlemeye olan ilgiyi, sporda heyecan ve dinamizmi, askeri alanda savunma ülkeye olan bağlılık azmini, sağlık alanında ise insan yaşamına verilen önemi artırır.
Takım başarısının temelinde ‘Takım Ruhu, olmalıdır. Herhangi bir alanda takım oluşturan bireyler, takım ruhunda uzak, inanç ve azmin olmadığı bir davranış sergilerlerse temsil ettikleri takım başarılı olamaz.
Takımı oluşturan bireyler, başarılı olma yolunda kenetlenmeli, birlikte hareket etmekten kuvvet almalıdır.
Günlük yaşamda takım başarısı sonucu şampiyon olan, ekibiyle birlikte hayat kurtaran, savunma gücünü ortaya koyarak adına destan yazılan kahramanlar kendilerini insanlığa hizmet yolunda başarılı olmaya adayan insanlardan oluşmuştur. Sporda gerçekleşen takım başarıları; daha ziyade dereceleri egale etme, heyecanı ve dinamizmi artırma başarıya keyif katma arzusundan kaynaklanmaktadır.
Takım başarısının insanı yaşatma veya yaşama bağlama yolunda gerçekleşmesi daha anlamlıdır. İnsan enerjisini, hayat kurtarma ideali üzerine kurulmuş bir takımda harcarsa takdir ve sevgiyle karşılık gören bir eylemi gerçekleştirmiş olur.
3. ÜLKE BAŞARISI
Bireysel veya takım başarılarını ülke başarısına yansıtarak, ülkelerinin adını dünyaya duyuranlar, ülkelerine hizmet vermenin yanında, ülkelerini temsil ettikleri dalda gelişmesine de katkıda bulunmaktadırlar.
Ekonomide, siyasette, sağlıkta ve sosyal yaşam alanlarında başarılı sonuçlar alan ülkeler bu alanlarda başarı grafiğinde adlarından söz ettiren ülkeler olmaktadır.
Dünyada güçlenen ekonomiler arasında yer almak, demokratik uygulamalarda örnek olmak, sağlıkta model ülkeler arasında yer almak, çalışma yaşamında yoksulluğu ve işsizliği yenmek başarı yolunda kenetlenmiş insan varlığından geçmektedir.
Türkiye son yıllarda, ekonomik atılımlarda başarılı reformlar yapmış, savunma sanayini güçlendirme çalışmalarını başarıyla yönetmiştir. Ancak; insan hakları, yolsuzlukların önlenmesi, şeffaf kamu uygulamaları, iş kazaları ve iş güvenliği, hukukun üstünlüğü konularında başarılı ülkeler arasında yer alamadığımızı belirtmek zorundayız.
Başarıyı ülke çapında, insanların ilgisini çeken birkaç alanla sınırlı tutmak yanlıştır. Başarı; insanı ve insanlığı ilgilendiren her alanda sağlanmalıdır.
Başarılı olmanın maddi olduğu kadar manevi kalkınma alanıyla da yakından ilgisi vardır. İnsani değerleri yaşatarak insanı kötülüklerden ve boşa giden eylemlerden uzaklaştırmak, ülkede huzuru barışı, kötü alışkanlıklardan geri durmayı sağlamak, gençlerin iyi yetişmesini sağlamak manevi alanda başarıyla atılması zorunlu alanlar arasında yer almaktadır.
Günümüzde yurt dışında bulundukları ülkelerde, bilimsel çalışmalara katkıda bulunan çok sayıda Türk kökenli bilim insanımız bulunmaktadır. Bu insanlara sahip çıkıp yurt içinde kendilerine çalışma ortamı sağlamak yönetim erkinin önemli bir sorumluluğudur. Bu durumda ülke olarak bilimin gelişmesine ve ülkeler arası başarıya olan katkımız daha anlamlı olacaktır.
Bu amaçla şimdiye kadar yurt dışına giden bilim insanlarımızı geriye göçle kendi ülkelerine dönmelerini sağlamak için bilimsel çalışmalar açısından üniversiteler ve ilgili diğer kurumları cazip hale getirmek ve bu insanlara istedikleri ortamı sağlama zarureti vardır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 664590
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.