En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

YAŞAM KALİTESİ VE MUTLULUK

Değerli okuyucularım, yaşam kalitemizin iyi olması ve kendimizi mutlu hissedebilmemiz haklı olarak her birimizin önemsediği bir husustur. Her insan yaşam kalitesini artırdığı sürece acaba mutluluğu da beraberinde artar mı?

Bilimsel açıdan yaşam kalitesinin yüksek olması ile mutlu olabilmenin kanıtlanmış farklı yolları bulunmaktadır.

The Economist Intelligince Unıt tarafından hazırlanan yaşam kalitesi endeksinin belirlenmesinde; sağlık, aile hayatı (boşanmalar), toplumsal yaşam, ekonomik durum, siyasi düzen ve güvensizlik, iklim ve coğrafya, iş güvenliği ve işsizlik, siyasi özgürlükler ve cinsel eşitlilik gibi kriterler dikkate alınmaktadır.

Bu kriterlere göre yapılan sıralamada Türkiye, yaşam kalitesi açısından 10 değerlendirme puanı üzerinden 5,95 ile 2013 yılında 51. Sırada yer almıştı. 80 ülkenin yer aldığı bu sıralama sonunda ilk beş sırayı İsviçre, Avustralya, Norveç, İsveç ve Danimarka paylaşmıştı.

Aynı yıl Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan ‘Daha İyi Yaşam Endeksi, Mutluluk Ligi sıralaması başlıklı Rapora göre de Türkiye 36 ülkeyi kapsayan listenin en arkasında Avustralya ise ilk sırada bulunuyordu.

Türkiye İstatistik Kurumu da (TÜİK) ülkemizde zaman, zaman ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması, yapıyor. Bu araştırmada dikkate alınan kriterlere baktığımızda; asayiş hizmetleri, adli sistem, gelecekten umutlu olma gibi hususlar halkın mutluluğunu belirliyor.

Açıklanan sonuçlar, halkımızın çoğunlukla gelecekten umutlu ve yaşam memnuniyeti açısından mutlu olduğunu ortaya koymuş. Bu sonuçlar bir bakıma Avrupa’da uluslararası alanda faaliyet yürüten kuruluşların açıkladığı sonuçlarla çelişki teşkil ediyor.

Toplumsal günlük yaşamımızdan ortaya çıkan görüntülere baktığımız zamanda bu çelişkiyi kolaylıkla fark edebiliyoruz. Medyanın ‘Güncel Şehir Haberleri, bölümüne göz gezdirdiğimizde cinayetler, iş ve trafik kazaları, iş yeri stresi, bunalım ve intihar haberlerinin olmadığı bir güne rastlamak neredeyse mümkün değil…

Ekonomik durum, yoksulluk ve işsizlik açılarından da dört dörtlük bir seyir izlediğimiz iddia edilemez!

Gelir düzeyi düşük, sosyal sigorta güvenceli iş arayan, açlık sınırının altında yaşayan, mezun oldukları halde iş bulamayan yüzbinlerce insanın bulunduğu bir ülkede yaşam kalitesinin yüksek ve halkın mutlu olduğunun istatistiki verilerle açıklanması gerçek durumla uyuşmamaktadır.

Avrupa’da bulunan araştırma kurumlarınca yapılan yaşam kalitesi verilerinin; ülkemizdeki durumla karşılaştırdığımızda toplumsal ve bireysel refah açılarından iyi bir yerde olmadığımızı gösteren değerlendirmeler bir yana Türkiye dışında farklı ülkelerdeki yaşam koşullarını inceleyen insanlarda; yaşam standartları bakımından geride olduğumuzu açıkça ifade etmektedir.  

MUTLULUĞUN  FORMÜLÜ  VAR MI ?

Mutluluk, insanın kendini daha iyi hissetmesi, huzurlu bir yuvaya sahip olabilmesi, yarınından emin ve güven içinde olması, inancını özgürce yaşayabilmesi şeklinde de izah edilmektedir.

İnsan, daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilir ama bu durum; insanın daha mutlu olduğu anlamına gelmez. Yaşam koşulları çok iyi olduğu halde; boşanmaların ve intihar vakalarının artması insanların kendilerini mutsuz hissetmesinden kaynaklanmaktadır.

Mutluluk, bir bakıma insanın iç dünyası ile ilgilidir. Fransız yazar ve filozof Voltaire (1694-1778) bunu ‘Bizi şartlardan çok, ruh yapımız mutlu kılar, sözüyle açıklıyor. 

Tabii ki insanların yaşam kalitesi yükseltilmelidir. Toplumsal refah düzenini tesis etmek açısından da bu elzemdir.

Ancak; mutluluğa giden yolda dizilecek yapı taşları farklıdır. İnsanın kendini iyi hissetmesi ile alakalı olan bu durum iç dünyamızı zenginleştirmekle daha fazla anlam kazanır.

Mutluluğa açıklık getiren bir gerçeği de İngiliz 18. Yüzyıl şairlerinden Alexander Pope (1688-1744) ‘ İnsanlardan hiçbir şey beklemeyen mutludur. Çünkü o hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramayacaktır.,, sözüyle ifade ediyor.

Kaliteli yaşamın kendine özgü kriterleri var, ama; mutluluğa bizi ulaştırabilecek bir formül yok. İnsanda yaşam koşullarının iyileştirilmesi, mutlak mutluluk formülü olarak kabul edilmiyor.

Bu gerçeğe ilişkin bir özlü sözde, İskoçlu romancı A. J. Cronin’in (1896-1981) ‘Mutluluğun tek ölçüsü, bir kimsenin ben mutluyum demesidir, şeklindeki ifadesidir.  

Sonuç olarak şunu ifade edebiliriz: Yaşam kalitesi, bizi de içine alan, dışımızdaki dünyada yapılan iyileştirmelerle, mutluluk ise iç dünyamızı zenginleştiren motive edici davranışlara yönelmekle gerçekleşebilir.

Okuyucularıma, endişelerden uzak kaliteli bir yaşamla birlikte, ruh dünyamızı mutlu kılan güzel bir ortam diliyorum.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

      

 


 Okunma Sayısı : 3169

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 605945

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.