En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KİMSESİZ ÇOCUKLAR DA İNSANDIR!..

Değerli okurlarım; bir toplumda geleceğe yönelik planlamaların içinde ve ilk sıralarda ‘çocuklarımızın gelişimi ve yaşama kazandırılmasına ilişkin sorunların çözümü, mutlaka yer almalıdır.

Aksine; görülen şu ki plansızlık bir yana eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında çocuklarımızın geleceğine yönelik uygulamalarda sık sık değişikliğe gidilmekte, ne yazık ki köklü çözümler üretilememektedir.

Üretilen çözümlerde de çocuklarımızın tamamını kapsayıcı olmaktan uzak, yaşa bağlı korumada belirli bir süre ile sınırlı olan, Anayasamızda ifadesini bulan çocukların korunması ilkesine dayalı 41. Madde doğrultusunda gerçekleştirilen uygulamalarda; umut verici gelişmeler, üzüntü ile sonuçlanan gelişmelerin gerisinde kalmaktadır.

Çocuklarımız; günlük toplumsal yaşamda çok değişik sorunlarla karşılaşmaktadır. Henüz rüştünü ispatlamamış 18 yaş öncesi çocuk grupları arasında bulunan; kayıp, çalışan, engelli, sokak, terör mağduru ya da mahkum çocuklar için yaşadıkları sorunlardan kurtarıcı, durumlarına uygun çözümler geliştirmek bir zorunluluk olarak görülmelidir.

Bu gruba giren çocuklarımızın yaşadığı sorunlar içinde; şiddet mağduru veya madde bağımlısı olan, cinsel istismara maruz kalan eğitim olanaklarından yoksun aynı zamanda yoksul bir aileye mensup olup suça da bulaşabilen çocuklarımızın varlığı geleceğimiz adına kaygı vericidir.

KİMSESİZ ÇOCUKLAR

18 yaş öncesi olup, sahipsiz ve kimsesiz olmalarından ötürü haklarında ilgili mahkemelerce koruma kararı alınan ve devletimizin Yetiştirme Yurdu veya Sevgi ve Çocuk evlerinde kalan çocuklarımızda muhtelif sorunlar yaşamaktadır.

Yakın zamana kadar yetiştirme yurtları kimsesiz ve sahipsiz çocukların 18 yaşına kadar konakladığı bir yerleşim alanı idi.

Genelde ‘Koğuş Tipi, olarak yapılanmış bu yurtlar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca kapatılarak buralarda kalan çocukların Sevgi ya da Çocuk evlerine yerleştirilmesi planlandı.

Henüz tamamı olmasa da; yetiştirme yurdu çocuklarının çoğu Sevgi veya Çocuk evlerine yerleştirilmiş durumda. TOKİ ( Başbakanlık Toplu Konut İdaresi) tarafından bir çok ilimizde villa tipi olarak planlanmış bu evlerde, çocukların kendi öz evlerinde olduğu gibi yetiştirilmesi düşünülmüş…

Ayrıca; suça sürüklenen ya da suç mağduru olan veya sokakta muhtelif tehlikelerle karşı karşıya kalan ve bu nedenlerden ötürü haklarında bakım veya koruma kararı alınan çocuklar içinde; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yayımlanan yönetmelik çerçevesince ‘Çocuk Destek Merkezleri, hizmet veriyor.

Bu merkezlerde her çocuğa bir danışman verilmesi ve çocukları sağlıklı yaşama dönmelerini sağlayacak şekilde eleman ve malzeme teçhizi yönüne gidilmesi umut verici gelişmeler arasında zikredilebilir.

Henüz sınırlı sayıdaki illerde teşkilatlanmış olan Çocuk Destek Merkezlerinin tüm illerimizde yaygınlaşması ve değişik sorunlar yaşayan çocuklarımızın tamamına hizmet verilmesi arzu edilen bir beklentidir.

ÇOCUK SORUNLARINA YAKLAŞIM

Çocuk sorunlarının giderilmesi amacıyla; haklarında bakım ve koruma kararı alınan çocuklar için sevgi ve çocuk evleri; zararlı alışkanlıklara yakalanan,  suç mağduru, sokakta yaşayan, refakatçi ya da küçük yaşta anne olan çocuklar içinde Çocuk Destek Merkezleri yoluyla hizmet verilmeye çalışılmaktadır.

Devletin resmi kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşları da değişik isimler altında sorun yaşayan çocuklara ve ailelerine destek olmaktadır.

Çocukların korunmasına yönelik olarak; hazırlanan kanun ve yönetmeliklerde öncelikli olarak çocuğun öz ailesi değilse ‘Koruyucu Aile, ya da devletin koruması altına alma yolu, yöntem olarak benimsenmiş durumdadır.

Bu konuda alınan yasal önlemlere rağmen; çocuklarımızın karıştığı suçlarda, zararlı alışkanlıklarda, normal olmayan davranış biçimlerinde ve diğer sorunlarda bir artış gözlenmektedir.

Gelecekte sağlıklı bir nesil oluşturmanın temelinde; bugünün çocuklarının iyi yetiştirilmesi zorunludur. Çevresel ve sosyal ortamın çocukları olumsuz etkilediği bir toplumda, sağlıklı bir nesilden söz edemeyiz.

Daha henüz okul çağında iken, gelecek için planlar yapılması gerekli olan bir dönemde; suça bulaşan, yoksul bir yaşam düzeyinde olan, çalışmak zorunda kalan, zararlı alışkanlıklara bulaşan çocuklarımızı yaşama döndüren projeler geliştirmek zorundayız.

Sağlık açısından koruyucu hekimlik ne kadar önemli ise; çocuklarımızın yaşayabilecekleri olası tehlikelerden korumak ve aile ortamında yetişmelerini sağlamak o kadar önemlidir.

Önemli olan; çocuklarımızı mahkum olarak ceza evlerinde değil, eğitim sistemi içinde aile destekli uygulamalarla ıslah etmek daha anlamlıdır.

Çocuklarımız yükselen değerlerin; kendilerini suça yönelten yaşam modelinde değil, hedeflerine uygun eğitim ve sosyal gelişimde olduğu bilincine ulaşabilmelidir.

Sağlıklı bir toplum; çocuk mahkumların olmadığı, çocukların zararlı alışkanlıklardan uzak durduğu, zamanını geleceğe hazırlanma yolunda kullanan çocukların olduğu bir toplumdur.

Spor yapmayı benimseyen, okuyup yazmaktan mutlu olan, insani değerler ve çevresiyle barışık kendilerini geleceğe hazırlama idealinde olan çocuklar geleceğimizin teminatı olacaktır.

Kimsesiz çocuklarımızın da insan olduğu bilinciyle; kendilerini ötekileştirmeden, sevgiyle besleyerek, umut ve hayal dünyalarını zenginleştirerek, zararlı alışkanlıklardan koruyarak bu çocuklarımıza sahip çıkmak durumundayız.

Her çocuk kendi öz vatanında; kendine özgü önemli bir değer olduğunu fark ettiğinde gelecek yolunda kendini daha iyi hissedecektir.

 

Atıf   ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

  

 


 Okunma Sayısı : 2785

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 888640

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.