En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

KAYBOLAN GENÇLİK, KAYBEDİLMİŞ GELECEK DEMEKTİR!..

Gençlik; insan yaşamının en hareketli ve dinamik bir dönemidir. Bu dönemin başarı ile geride bırakılabilmesi; insanın kendi çabası kadar, dış koşullarında elverişli olmasına bağlıdır.

Gençler, içinde yaşadıkları koşullardan etkilenen, yaşamlarına bir yön vermenin yanı sıra çevrelerindeki gelişmelere de kayıtsız kalamayan bir yapıya sahiptirler.

Gençlerin sahip olduğu dinamik güç, ülke menfaatleri ve kendi yaşam hedefleri ile örtüşebilirse; sonuç memnuniyet verici olur…

Ne yazık ki ülkemizde gençlere ilişkin istatistiki veriler; çoğu gencin mutlu olamadığını, hedeflerine ulaşamadıklarını yaşadıkları sorunlar nedeniyle geleceklerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını gösteriyor.

GENÇLİK  DÖNEMİ  NEDEN  KAYBEDİLİYOR?

Gerçekte gençlik dönemi; kaybetmek bir yana kazanma olasılığının en yüksek olması gereken bir dönemdir. Ne var ki; içinde hep birlikte yaşadığımız koşullar, gençlerimizin yaşama tutunmakta zorlayan koşullardır.

Genç kuşağın hedeflerini belirlemesinde yararlanabileceği en etkili güç eğitimdir. Okul öncesi ailede alınan terbiyenin de gençlerin yetişmesinde önemli rolü vardır.

Ancak yaşanan olumsuz gelişmeler; gençlerin bir yığın sorunla karşı karşıya kaldıklarını gösteriyor.

Ailede yaşanan olumsuz gelişmelerin başında boşanmalar ilk sırayı alıyor. Aile içi şiddetle birlikte, gençlerin boşanmalar sonucu kendilerini sokaklarda bulması önemli bir gençlik sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Eğitim sistemi, gençlerin hedeflerine ulaşmasında önemli bir konuma sahipken; yüksek öğrenime geçiş sınavlarında başarı oranlarının düşük olması, eğitime olan talebin yüksek olmasına karşın yükseköğrenim kurumlarında kontenjanların boş kalması gençlerimizin eğitim sisteminden beklentilerini boşa çıkarıyor.

Maddi ve manevi büyük çaba ve gayretler sonucu mezun olan gençler, istihdam alanında büyük sorunlarla karşılaşıyorlar. Ülkemizde genç işsizliği, genel işsizlik oranının iki kat üzerinde seyrediyor. Mezun oldukları alanlarda iş bulamayan gençlerin bir kısmı, alanlarının dışındaki işlerde istihdam arayışına giriyor.

Asgari ücretle çalışan gençler bir yana, mevsimlik işlerde iş arayan veya simit, su, çekirdek ve benzeri şeyler satarak aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışan çok sayıda gencin varlığına tanık olabiliyoruz… 

Maddi durumları yerinde olup eğitimdeki hedeflerini yurt dışı olanakları ile gidermeye çalışan, gidip geri dönemeyen çok sayıda gencimizi de kaybedilenler hanesine kaydetmek zorundayız. Çünkü; bu gençlerimize sahip çıkabilmeliydik!..

Mevcut sistem içinde kendini kanıtlayamayıp, mutsuz olan yaşamda kendini başarısız hissedip zararlı alışkanlıklara yönelen gençlerimizi de kaybedilmiş gençler sıralamasında ilk sıraya koymak gerekiyor…

Bir duygu kırılması yaşanması sonucu kendilerini uyuşturucu ve benzeri zararlı alışkanlıklara kaptıran  gençler kendilerini kaybetmek bir yana ailelerinin de büyük acılar yaşamasına neden olabiliyorlar…

2014 Türkiye Uyuşturucu Raporu, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığının aynı yıl içinde % 17 oranında arttığını ortaya koydu. Yapılan araştırmalarda bu maddeyi kullanımda ortalama yaşın 11-26 arasında gerçekleştiğini gösteriyor.

Eğitim sistemi, siyasi endişelerden uzak genç kuşağa kazanmaya ve sistem içinde hedeflerini gerçekleştirmeye uygun şekilde planlanmalı; eğitim reformu bu plan esas alınarak hazırlanmalıdır.

GENÇLERDE  KENDİNİ  SORGULAYABİLMELİ…

Her geçen gün değişen yaşam koşulları; toplumun tamamını etkilediği gibi genç kuşağı daha fazla etkilemektedir.

Artan nüfus, değişen istihdam biçimleri ve sosyal yaşamdaki değişikliklerden en fazla gençler etkilenmektedir.

Gençler için eğitim sistemi içinde hedefe uygun eğitim almak, mezuniyet sonrası iş bulabilmek giderek zorlaşmaktadır.

Bu bakımdan gençlerimizin gündemi sürekli takip etmeleri, değişen yaşam koşullarına uyum sağlamaları ve kendilerini geliştirmeleri zorunlu gözükmektedir.

Yaşama tutunma mücadelesi verilirken gençler asla yılgınlığa düşmemeli, zararlı alışkanlıklardan uzak durmalı kendilerini kirli oyunlarına alet etmek isteyen ve terörizme eleman kazandırmayı amaçlayan faaliyetlere set çekilmelidir. 

Fazla karamsar olmaya da gerek yoktur. Hedefe uygun planlı, düzenli ve disiplinli çalışma başarıyı da beraberinde getirecektir.

Gençler için geleceğe umutla bakmak, yaşananlardan ders çıkarmak ve belirlenmiş bir hedefe kilitlenmek temel ilkeler arasında yer almalıdır.

Yazımızı ABD li atlet, 100 metre koşuda Barselona Olimpiyatlarında şampiyon olmuş Gail Devers’in gençlere yönelik olarak ifade ettiği şu anlamlı ve güzel sözüyle tamamlayalım:

"Eğer inancınız ve hedefiniz varsa ya da hayallerinizden asla vazgeçmiyorsanız her şey mümkündür."

 

Atıf  ÖZGEN 
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 4736

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 445732

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.