En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

SİLAHLARIN NAMLUSUNA ÖLÜM GİRMESEYDİ KEŞKE!..

Keşke!

Keşke o silah tabanca olup mermilerle doldurulmuş olmasaydı…

Keşke o silah pompalı tüfek olup insanların üzerine ölüm yağdırmasaydı…

Keşke o silah bıçak olup insanların boğazına dayanmasaydı…

Sevgili okurlarım; gün geçmiyor ki sosyal medyada yeni bir cinayet haberini okumamış veya duymamış olalım…

78 milyon civarında bir nüfusa sahip olan ülkemizde cinayet haberlerinin medyada yer alması doğal karşılanabilir.

Doğal olmayan bu tür haberlerin sıradanlaşması ve çok basit nedenler yüzünden bazı insanların adeta ölüm makinasına dönüşmesi!

Aşağıda basına intikal eden cinayet haberlerinden kısaltılmış alıntılar okuyacaksınız:

  • Boşandığı eski eşi, dışarıda geziyor diye silahla vurulan kadın hayatını kaybetti.
  • Boşandığı eşi barışmak istemeyince öldürdü.
  • Boşanma davası açan eşini boğarak öldürdü.
  • Boşanma davası açan eşini çocuğunun gözü önünde öldürdü.
  • Eşinden ayrılan anne öz çocuğunu işkenceyle öldürdü.
  • Ayrılmak istediği sevgilisi tarafından pompalı tüfekle öldürüldü.
  • Kendisini kaçırmak isteyen genci bıçaklayarak öldürdü.
  • Annesi ile ailevi nedenlerden ötürü tartışan oğlu mutfaktan aldığı bıçakla cinnet getirip annesini bıçakladı.
  • Cinnet getiren baba 4 evladı ile eşine kurşun yağdırdı. 2 evladı hayatını kaybetti. Baba silahında kalan son kurşunla canına kıydı.
  • Annesinden ayrı yaşayan şizofren hastası oğul önce annesini sonra kardeşinin boğazını keserek öldürdü.
  • Madde bağımlıları ile yapılan tartışma ölümle sonuçlandı.
  • Arızalı ayakkabı iadesi cinayete yol açtı.
  • Güvercin tartışması cinayete neden oldu.
  • Limona karşı tiki olan şahıs, kendisine limon şakası yapan arkadaşını av tüfeğiyle öldürdü.
  • Sahte içki yüzünden cinayet işlendi.
  • Kiraladığı otomobili geri vermediği öne sürülen şahıs araç sahipleri tarafından bıçaklanarak öldürüldü.
  • Çöpleri zamansız topladığı için tartıştığı apartman görevlisine yumruk atarak ölümüne neden oldu. 
  • Kartopu oynarken bir baharatçının camını kırdığı için dükkan sahibi tarafından kalbinden bıçaklanan şahıs öldü. Ölen şahsın son cümlesi ‘keşke rüya olsa, oldu.

Değerli okurlarım; bu alıntılar günlük basından bir ay gibi kısa diyebileceğimiz bir zaman sürecinde derlendi. Bu cinayet haberlerinin tümü içeriğiyle birlikte okunduğunda; toplumun her kesiminden değişik insanların eğitimli olsun veya olmasın adlarının cinayete karıştığını görüyoruz.

Yaptığımız alıntılarda cinayet nedenleri koyu renkte belirtildi. Buradan cinayet nedenlerinin ne denli basit ve cinayeti işleyeni pişmanlığı ile yüzleştirecek özellikte olduğu açıkça anlaşılıyor.

Boşanmak, eşinden ayrılmak, tartışmak, sahte içki, cinnet getirme, şizofren hastalığı ve madde bağımlılığı gibi nedenlerle insanlar cinayet işleyebiliyor. Cinnet getirme, şizofren hastalığı ve madde bağımlılığı;  önemli hastalık türleri arasında olduğundan kişi kendini kaybedebilmektedir. Bu durumda olan insanların zorunlu tedavi sürecinden geçmeleri şarttır.

Cam kırmak, zamansız çöp toplamak, arızalı ayakkabı değişimi, güvercin tartışması, limon şakası ve kartopu atmak gibi nedenler yüzünden; insanların  cinayet işleyebileceği aklıselim sahibi hiçbir insanın tasavvur edemeyeceği nedenler arasındadır. 

İnsanların cinayet işlemesine yol açan ağır nedenler olabilir. Ancak; biliyoruz ki hiçbir neden hukukun egemen olduğu herhangi bir ülkede; bireye tek başına bir başkasının yaşamına son verme hakkını sağlamaz. Müeyyidesi ağır olan bir cinayetin işlenmesi; tasarlayarak veya tasarlamadan olsa bile çok ağırdır.  

Bazı insanların bir hiç uğruna; anlık öfke veya tahammülsüzlük sonucu cinayete yönelmesi; bilimsel açıdan da üzerinde ciddiyetle durmayı gerektirir bir özellik taşımaktadır.

Bir insan; anlık öfke sonucu çok basit bir nedenle bile cinayet işleyebiliyorsa; o insan kendini kolaylıkla kaybedebiliyor demektir.

İnsanın kendini kaybetmesi ise; bir anda başka bir kimliğe dönüşmesi ve anlık öfke sonucu adeta ölüm makinası olup cinnet geçirmesi halidir.

Yukarıda sıraladığımız nedenler öfke toplumu olma yolunda hızla mesafe aldığımızı gösteren nedenlerdir.

Halbuki; bizi ‘BİZ, yapan değerler; insani değerlerdir. Sevgi toplumu olma yolunda; sahiplenmemiz gereken değerlerdir. 

Kin ve nefret tohumlarının ekilmediği; öfkenin kontrol altında tutulduğu, sevginin yüce bir değer olarak benimsendiği toplumlarda; basit nedenlerden ötürü insanlar cinayet işlemez.

İnsani değerleri yaşamanın bir yolu da davranışlarımızı sorgulamaktan geçer. Hatalarını tekrarlamayan ve yapılan hatalardan ders çıkaran insanlar; kendilerini mahkumiyete götürecek eylemlerden sakınırlar.

Düşünerek hareket etmek; sadece insanlara lütfedilmiş çok önemli bir meziyettir. İnsan; düşünerek doğruları bulma yeteneğine sahiptir.

Ölümle sonuçlanabilecek bir eyleme kalkışmadan önce düşünerek hareket etmek; kendimiz kadar karşımızdaki insanın yaşamı içinde önemlidir.

Bir insan için; değerlerine sahip çıkıp yaşama ve yaşatmaya katkıda bulunmak varken; ölüme yol açacak eylemde bulunmak; o kişinin geride kalan yaşamına kanlı bir iz bırakması demektir.

İnsanlığı yaşatma ideali uğruna; değerlerimize sahip çıkıp kendi yaşamımız kadar başkalarının da yaşamına katkıda bulunmak geçmişimize anlamlı bir sayfa eklemek demektir.

İnsanla birlikte içimizde ve ruhumuzda yeşeren insanlığı yaşatmak istiyorsak; insani değerlere her zamankinden fazla sahip çıkmalıyız.

 

Atıf   ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 2897

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 346748

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.