En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

EŞLER AYRILMIŞ OLSA DA; ÇOCUKLAR AİLEDEN KOPARILAMAZ!

Anayasamızın ‘Ailenin Korunmasına, ilişkin 41. Maddesine göre; ‘Aile, Türk toplumunun temelidir.

‘Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı, kurar, denilmektedir.

Ailede birlikteliğin sağlanması açısından; Anayasanın bu maddesi; anne ve çocukları korumaya almakla beraber, yaşamın gerçekleri bize aile yapımızın bir kriz geçirdiğini; çocuklarında hak ettikleri biçimde korunamadığını gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verileri; boşanma sayıları açısından önemli bir gerçeği işaret ediyor: boşanmalar, ailede olması zorunlu birlikteliği yok ediyor.

Yasanın öngördüğü zorunlu durumlarda boşanmalar makul olsa bile; çocuklu aileler bakımından ortaya çıkan sonuçlar; boşanmaların faturasının çocuklara çıktığını gösteriyor!

Özellikle, çocuklar küçük yaşlarda iken gerçekleşen boşanmalar; çocuklar üzerinde tam bir yıkım etkisine yol açıyor!

Mahkeme Kararı sonucu; her ne kadar çocukların bakım ve gözetimi anne veya babaya verilmekte ise de; bu durum ailede olması zorunlu birlikteliğe yeniden dönüşü sağlamıyor.

Geleceğe umutla hazırlanması gereken boşanmış ailelerin çocukları; yaşama 1-0 değil 2-0 geriden başlıyor. Çünkü; bu çocuklar çoğu kez sadece anne ve babayla değil her ikisi ile olması gerekli birlikteliği kaybediyorlar.

Aileden kopmak; anne ve baba sevgisinden uzak, yaşamın acı gerçekleri ile yüz yüze kalmak; küçük bedenler üzerinde onarılması güç ruhsal veya psikolojik travmalara yol açıyor.

Boşanmış aileler, çocuklarını koruma yolunda; maddi olanaklarını harekete geçirmiş olsa bile; bu durum çocukların yalnız bir yaşama itilmesinin önünü kesmiyor.

Birde; özel veya devletin yetiştirme yurtlarındaki  ( yeni adıyla sevgi evleri)  olanaklardan mahrum, hayata tek başlarına katlanmak zorunda bırakılan, birilerinin ya da yakınlarının yanında kendilerini sığınmış veya sinmiş bir birey olarak kabullenen çocuklarımızın durumu çok daha üzüntü vericidir.

Sevgi, yüce bir insani değerdir. Aileyi de çocukları da sevgi korur.

Günümüzde aile birlikteliği üzerine oynanan oyunlar; sevgi, saygı, sabır ve hoşgörü gibi değerlerin krize sokulduğu bir dönemde geleneksel aile yapısında parçalanmalara yol açıyor.

Güçlü aile yapısı; toplumu da ayakta tutan temel dinamiklerden biridir. Aile yapısında yaşanan çözülme; toplumsal birliğin sağlanmasında karşımıza çıkan önemli bir engeldir.

Aile birlikteliğini karşısına alan insanlar; toplumuna yabancılaşmış, birlikteliğin ayrılığa dönüşmesinin getirdiği sorunlara karşı kayıtsız kalan insanlardır.

Yetişkin çocuklarda zararlı maddelere olan eğilim, eğitimden kopuş, hırsızlık ve benzeri suç oranlarında görülen artış daha ziyade aileden kopmuş çocuklar üzerinde görülmektedir.

Çocuklarımızın sağlıklı yetişeceği ortam aile ortamıdır. Aile, toplumun kendi içinde örgütlenmiş temel bir yapı taşıdır.

Toplumun ve çocuklarımızın olası tehlikelerden korunması; ailenin korunması ile mümkündür.

Öncelikle aileyi koruyacak ve toplumsal yapıdaki yerini sağlamlaştıracak değerlerimizi korumak zorundayız.

Boşanmayı gerektirmeyen; sabır sevgi ve karşılıklı saygıyla korunması mümkün olan aile birliği ve bütünlüğü; mahkemelerde mazeret olarak gösterilen şiddetli geçimsizliğe kurban edilmemelidir.

Aile; güzel değerlerimizin yaşatıldığı, iletişim ağının sevgi ile örüldüğü, hoşgörü ve karşılıklı saygının var olduğu, bireylerin pamuk ipliği ile değil gönül bağı ile bağlı olduğu bir yapıda olmalıdır.

Aşağıdaki bir Kızılderili Atasözünde ifadesini bulduğu gibi; çocuklarımızı kendimizden koparmayacak; asıl sahibine bağlı kılacak bir yaşam bağına her zamankinden daha fazla muhtacız:

‘’Unutmayın! Çocuklarınız sizin değildir. Onları yaratıcıdan ödünç aldınız.,,

 

Atıf ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 2128

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 336514

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.