ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Güzel ahlak sahibi olmakla kastettiğimiz şey; insanın kendini kötülüklerden alıkoyması toplumsal yapıda genel anlamda huzuru bozacak davranışlardan kaçınması (hırsızlık, yoksulluk, aldatma ve benzeri) iyilik yapmaya ve iyiliklerin peşinde koşmaya odaklanması… Toplumu oluşturan bireyleri suç işlemeye dolayısıyla güzel ahlaktan uzaklaştırmaya yönelten koşulların var olması; işlenen suçlara öngörülen cezaları belirleyen yasaların varlığına rağmen, insanların güzel ahlak sahibi olması yolunda yeterli bir koşul olarak görülmüyor. Ahlaki açıdan suç ve ceza arasındaki ilişki asırlar boyu insanı ve insanlığı meşgul etmiş; dünyaca ünlü Rus yazar Dostoyevski ‘Suç ve Ceza, isimli eserinde ‘Suçu sosyal düzenin bozukluğuna karşı bir protesto, olarak nitelendirilmiştir. Ahlaklı olabilmenin ilkelerini bir bakıma bu suç ve ceza arasında bozulan ilişkilerde aramak lazım… İslam Dini başta olmak üzere, diğer ilahi dinlerde de insanların güzel ahlak sahibi olması iyi bir meziyet kötülüklere yönelmek te kötü bir meziyet olarak nitelendirilmektedir. Güzel ahlak sahibi olan bir insan; kendisinin ve çevresindekilerin iyiliğini düşünen, yalandan ve aldatmaktan kaçınan, işini doğru yapan; genel anlamda toplum içinde yapılması hoş görülmeyen şeylerden uzak duran; icra ettiği mesleği ile yaşadığı topluma katkıda bulunan insandır. Toplumsal yapıda suç çeşitleri arttıkça, insanlar kendilerini topluma bağlayan ahlaki ilkelerden uzaklaşmakta; mevcut ortam yaşanılır olmaktan giderek uzaklaşmaktadır. Herkesçe kabul gören anlayış; genel ahlaki ilkeleri benimsemeyen bazı insanlar yaşadıkları toplumda; ahlak dışı davranışların yerleşmesine zemin hazırlamaktadır. Genelde ünlü düşünürler ahlakı bir ‘değerler sistemi, içinde ele almışlardır. Yalandan uzak doğru ve ilkeli bir yaşam, iki yüzlü olmayan, aldatmayı ve aldatılmayı hoş görmeyen bir anlayış ahlaki bir yaklaşımı temsil eder. Afrika asıllı Amerikalı din adamı; 1964 Nobel Barış Ödülü sahibi Martin Luther King’e (1929-1968) göre; ‘Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kalelerle, güzel binalarla ve milli gelirine değil, o insanların ahlaki değerlerine bağlıdır., Tarihte zenginliğin doruğuna çıkmış nice imparatorluklar ahlaki yozlaşma ve bozulmanın önüne geçemedikleri için yıpranarak yok olmuşlardır. Günümüzde de uluslararası derecelendirme kuruluşları da ekonomik ve ahlaki alanlarda görülen bozulma ve yozlaşmayı; şeffaflık, yolsuzluk ve benzeri kriterleri dikkate alarak değerlendirerek derecelendirme yoluna gitmektedir. Ekonomik anlamda şeffaf olmayan, kara para aklanan, kayıt dışı girdilere olanak tanınan, yolsuzluğu; rüşvet, hırsızlık ve benzeri yöntemlerle yaşatan ülkeler ahlaki derecelendirmelerde alt sıralarda yer almaktadır. Ahlaken bozulmanın ve yozlaşmanın önüne geçmek için; insanın güzel ahlak sahibi olmasını sağlamanın yollarını araştırmak gerekir. Antik Yunan filozofu ve Yunan felsefesi kurucularından Sokrates; ‘İnsanlık, dini doktrinden tamamen müstakil bir ahlak sistemi kurmaya muvaffak olamadı, sözüyle insan yaşamında dini terbiye ve telkinlerin ahlakın oluşmasında ne denli önemli olduğunu vurgulamış olmaktadır. Nitekim Peygamberimizde bir sözünde ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, derken bir başka sözünde ise ‘Kıyamet günü bana en sevgili ve en yakın olanınız ahlakı en güzel olanınızdır, buyurarak güzel ahlak sahibi olmayı övmektedir. Hazreti Ömer’e atfedilen bir başka sözde de Halife Ömer, ‘Ahlak güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır, diyerek insandaki ruh güzelliğine işaret etmektedir. Toplumsal yapının güzel ahlak sahibi insanlardan kurulması; o toplumun madden ve manen yükseltilmesinde çok önemli bir itici güçtür. Toplum olarak maddi varlığımız, hazinemiz ne kadar dolu olursa olsun; manevi gücümüzü temsil eden ahlaki değerlerden yoksun olduğumuz sürece yozlaşarak çökmeye mahkum oluruz. Yaşadığımız ve Müslüman olarak ifade ettiğimiz toplumda; hırsızlık, yolsuzluk, iltimas, sahtecilik, aldatma ve benzeri suçlarda bir artışın varlığını konuşuyorsak bu durumda bizim içten içe yozlaştığımızın birer delilidir. Suçlu sayısı ile ilintili olarak hapishanelerde mahkum sayısının da giderek artması iyiye gidişin işareti olamaz! İstiklal Marşı şairimiz rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un da yaşadığı dönemde dahi Müslümanlarda görülen bu ahlaki yozlaşmaya tanıklık etmiş biri olarak bunu aşağıdaki şiirinde dile getirmiş olması ne kadar da anlamlıdır: Müslümanlık nerede bizden geçmiş insanlık bile, Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile Kaç hakiki Müslüman gördümse hep makberdedir, Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir. Gelecek kuşaklara temeli sağlam bir toplum bırakmak istiyorsak; ahlaki değerlerimizi yaşayarak güçlendirmek zorundayız. Güzel ahlak sahibi olmanın insanlar arasında da dostluk ve güveni pekiştirdiği gerçeğini de unutmamamız gerekiyor. Sahip olduğumuz insani değerlerde güzel ahlakımızı yaşama ve yaşatma açısından ihmal edilmesi gerekli önemli değerleri içinde barındırmaktadır. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Güzel ahlak sahibi olmakla kastettiğimiz şey; insanın kendini kötülüklerden alıkoyması toplumsal yapıda genel anlamda huzuru bozacak davranışlardan kaçınması (hırsızlık, yoksulluk, aldatma ve benzeri) iyilik yapmaya ve iyiliklerin peşinde koşmaya odaklanması…
Toplumu oluşturan bireyleri suç işlemeye dolayısıyla güzel ahlaktan uzaklaştırmaya yönelten koşulların var olması; işlenen suçlara öngörülen cezaları belirleyen yasaların varlığına rağmen, insanların güzel ahlak sahibi olması yolunda yeterli bir koşul olarak görülmüyor.
Ahlaki açıdan suç ve ceza arasındaki ilişki asırlar boyu insanı ve insanlığı meşgul etmiş; dünyaca ünlü Rus yazar Dostoyevski ‘Suç ve Ceza, isimli eserinde ‘Suçu sosyal düzenin bozukluğuna karşı bir protesto, olarak nitelendirilmiştir. Ahlaklı olabilmenin ilkelerini bir bakıma bu suç ve ceza arasında bozulan ilişkilerde aramak lazım…
İslam Dini başta olmak üzere, diğer ilahi dinlerde de insanların güzel ahlak sahibi olması iyi bir meziyet kötülüklere yönelmek te kötü bir meziyet olarak nitelendirilmektedir.
Güzel ahlak sahibi olan bir insan; kendisinin ve çevresindekilerin iyiliğini düşünen, yalandan ve aldatmaktan kaçınan, işini doğru yapan; genel anlamda toplum içinde yapılması hoş görülmeyen şeylerden uzak duran; icra ettiği mesleği ile yaşadığı topluma katkıda bulunan insandır.
Toplumsal yapıda suç çeşitleri arttıkça, insanlar kendilerini topluma bağlayan ahlaki ilkelerden uzaklaşmakta; mevcut ortam yaşanılır olmaktan giderek uzaklaşmaktadır.
Herkesçe kabul gören anlayış; genel ahlaki ilkeleri benimsemeyen bazı insanlar yaşadıkları toplumda; ahlak dışı davranışların yerleşmesine zemin hazırlamaktadır.
Genelde ünlü düşünürler ahlakı bir ‘değerler sistemi, içinde ele almışlardır. Yalandan uzak doğru ve ilkeli bir yaşam, iki yüzlü olmayan, aldatmayı ve aldatılmayı hoş görmeyen bir anlayış ahlaki bir yaklaşımı temsil eder.
Afrika asıllı Amerikalı din adamı; 1964 Nobel Barış Ödülü sahibi Martin Luther King’e (1929-1968) göre; ‘Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kalelerle, güzel binalarla ve milli gelirine değil, o insanların ahlaki değerlerine bağlıdır.,
Tarihte zenginliğin doruğuna çıkmış nice imparatorluklar ahlaki yozlaşma ve bozulmanın önüne geçemedikleri için yıpranarak yok olmuşlardır.
Günümüzde de uluslararası derecelendirme kuruluşları da ekonomik ve ahlaki alanlarda görülen bozulma ve yozlaşmayı; şeffaflık, yolsuzluk ve benzeri kriterleri dikkate alarak değerlendirerek derecelendirme yoluna gitmektedir.
Ekonomik anlamda şeffaf olmayan, kara para aklanan, kayıt dışı girdilere olanak tanınan, yolsuzluğu; rüşvet, hırsızlık ve benzeri yöntemlerle yaşatan ülkeler ahlaki derecelendirmelerde alt sıralarda yer almaktadır.
Ahlaken bozulmanın ve yozlaşmanın önüne geçmek için; insanın güzel ahlak sahibi olmasını sağlamanın yollarını araştırmak gerekir.
Antik Yunan filozofu ve Yunan felsefesi kurucularından Sokrates; ‘İnsanlık, dini doktrinden tamamen müstakil bir ahlak sistemi kurmaya muvaffak olamadı, sözüyle insan yaşamında dini terbiye ve telkinlerin ahlakın oluşmasında ne denli önemli olduğunu vurgulamış olmaktadır.
Nitekim Peygamberimizde bir sözünde ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, derken bir başka sözünde ise ‘Kıyamet günü bana en sevgili ve en yakın olanınız ahlakı en güzel olanınızdır, buyurarak güzel ahlak sahibi olmayı övmektedir.
Hazreti Ömer’e atfedilen bir başka sözde de Halife Ömer, ‘Ahlak güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır, diyerek insandaki ruh güzelliğine işaret etmektedir.
Toplumsal yapının güzel ahlak sahibi insanlardan kurulması; o toplumun madden ve manen yükseltilmesinde çok önemli bir itici güçtür.
Toplum olarak maddi varlığımız, hazinemiz ne kadar dolu olursa olsun; manevi gücümüzü temsil eden ahlaki değerlerden yoksun olduğumuz sürece yozlaşarak çökmeye mahkum oluruz.
Yaşadığımız ve Müslüman olarak ifade ettiğimiz toplumda; hırsızlık, yolsuzluk, iltimas, sahtecilik, aldatma ve benzeri suçlarda bir artışın varlığını konuşuyorsak bu durumda bizim içten içe yozlaştığımızın birer delilidir. Suçlu sayısı ile ilintili olarak hapishanelerde mahkum sayısının da giderek artması iyiye gidişin işareti olamaz!
İstiklal Marşı şairimiz rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un da yaşadığı dönemde dahi Müslümanlarda görülen bu ahlaki yozlaşmaya tanıklık etmiş biri olarak bunu aşağıdaki şiirinde dile getirmiş olması ne kadar da anlamlıdır:
Müslümanlık nerede bizden geçmiş insanlık bile,
Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile
Kaç hakiki Müslüman gördümse hep makberdedir,
Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir.
Gelecek kuşaklara temeli sağlam bir toplum bırakmak istiyorsak; ahlaki değerlerimizi yaşayarak güçlendirmek zorundayız.
Güzel ahlak sahibi olmanın insanlar arasında da dostluk ve güveni pekiştirdiği gerçeğini de unutmamamız gerekiyor. Sahip olduğumuz insani değerlerde güzel ahlakımızı yaşama ve yaşatma açısından ihmal edilmesi gerekli önemli değerleri içinde barındırmaktadır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 700585
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.