En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

GÜZEL AHLAK SAHİBİ İNSAN

Güzel ahlak sahibi olmakla kastettiğimiz şey; insanın kendini kötülüklerden alıkoyması toplumsal yapıda genel anlamda huzuru bozacak davranışlardan kaçınması (hırsızlık, yoksulluk, aldatma ve benzeri) iyilik yapmaya ve iyiliklerin peşinde koşmaya odaklanması…

Toplumu oluşturan bireyleri suç işlemeye dolayısıyla güzel ahlaktan uzaklaştırmaya yönelten koşulların var olması; işlenen suçlara öngörülen cezaları belirleyen yasaların varlığına rağmen, insanların güzel ahlak sahibi olması yolunda yeterli bir koşul olarak görülmüyor.

Ahlaki açıdan suç ve ceza arasındaki ilişki asırlar boyu insanı ve insanlığı meşgul etmiş; dünyaca ünlü Rus yazar Dostoyevski ‘Suç ve Ceza, isimli eserinde ‘Suçu sosyal düzenin bozukluğuna karşı bir protesto, olarak nitelendirilmiştir. Ahlaklı olabilmenin ilkelerini bir bakıma bu suç ve ceza arasında bozulan ilişkilerde aramak lazım…

İslam Dini başta olmak üzere, diğer ilahi dinlerde de insanların güzel ahlak sahibi olması iyi bir meziyet kötülüklere yönelmek te kötü bir meziyet olarak nitelendirilmektedir.

Güzel ahlak sahibi olan bir insan; kendisinin ve çevresindekilerin iyiliğini düşünen, yalandan ve aldatmaktan kaçınan, işini doğru yapan; genel anlamda toplum içinde yapılması hoş görülmeyen şeylerden uzak duran; icra ettiği mesleği ile yaşadığı topluma katkıda bulunan insandır.

Toplumsal yapıda suç çeşitleri arttıkça, insanlar kendilerini topluma bağlayan ahlaki ilkelerden uzaklaşmakta; mevcut ortam yaşanılır olmaktan giderek uzaklaşmaktadır.

Herkesçe kabul gören anlayış;  genel ahlaki ilkeleri benimsemeyen bazı insanlar yaşadıkları toplumda; ahlak dışı davranışların yerleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Genelde ünlü düşünürler ahlakı bir ‘değerler sistemi, içinde ele almışlardır. Yalandan uzak doğru ve ilkeli bir yaşam, iki yüzlü olmayan, aldatmayı ve aldatılmayı hoş görmeyen bir anlayış ahlaki bir yaklaşımı temsil eder.

Afrika asıllı Amerikalı din adamı; 1964 Nobel Barış Ödülü sahibi Martin Luther King’e (1929-1968) göre; ‘Bir ülkenin geleceği ve ilerlemesi sağlam kalelerle, güzel binalarla ve milli gelirine değil, o insanların ahlaki değerlerine bağlıdır.,

Tarihte zenginliğin doruğuna çıkmış nice imparatorluklar ahlaki yozlaşma ve bozulmanın önüne geçemedikleri için yıpranarak yok olmuşlardır.

Günümüzde de uluslararası derecelendirme kuruluşları da ekonomik ve ahlaki alanlarda görülen  bozulma ve yozlaşmayı; şeffaflık, yolsuzluk ve benzeri kriterleri dikkate alarak değerlendirerek derecelendirme yoluna gitmektedir.

Ekonomik anlamda şeffaf olmayan, kara para aklanan, kayıt dışı girdilere olanak tanınan, yolsuzluğu; rüşvet, hırsızlık ve benzeri yöntemlerle yaşatan ülkeler ahlaki derecelendirmelerde alt sıralarda yer almaktadır.

Ahlaken bozulmanın ve yozlaşmanın önüne geçmek için; insanın güzel ahlak sahibi olmasını sağlamanın yollarını araştırmak gerekir.

Antik Yunan filozofu ve Yunan felsefesi kurucularından Sokrates; ‘İnsanlık, dini doktrinden tamamen müstakil bir ahlak sistemi kurmaya muvaffak olamadı, sözüyle insan yaşamında dini terbiye ve telkinlerin ahlakın oluşmasında ne denli önemli olduğunu vurgulamış olmaktadır.

Nitekim Peygamberimizde bir sözünde ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, derken bir başka sözünde ise ‘Kıyamet günü bana en sevgili ve en yakın olanınız ahlakı en güzel olanınızdır, buyurarak güzel ahlak sahibi olmayı övmektedir.

Hazreti Ömer’e atfedilen bir başka sözde de Halife Ömer, ‘Ahlak güzelliği, beden güzelliğinden daha hayırlı ve daha devamlıdır, diyerek insandaki ruh güzelliğine işaret etmektedir.

Toplumsal yapının güzel ahlak sahibi insanlardan kurulması; o toplumun madden ve manen yükseltilmesinde çok önemli bir itici güçtür.

Toplum olarak maddi varlığımız, hazinemiz ne kadar dolu olursa olsun; manevi gücümüzü temsil eden ahlaki değerlerden yoksun olduğumuz sürece yozlaşarak çökmeye mahkum oluruz.

Yaşadığımız ve Müslüman olarak ifade ettiğimiz toplumda; hırsızlık, yolsuzluk, iltimas, sahtecilik, aldatma ve benzeri suçlarda bir artışın varlığını konuşuyorsak bu durumda bizim içten içe yozlaştığımızın birer delilidir. Suçlu sayısı ile ilintili olarak hapishanelerde mahkum sayısının da giderek artması iyiye gidişin işareti olamaz!

İstiklal Marşı şairimiz rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un da yaşadığı dönemde dahi Müslümanlarda görülen bu ahlaki yozlaşmaya tanıklık etmiş biri olarak bunu aşağıdaki şiirinde dile getirmiş olması ne kadar da anlamlıdır:

Müslümanlık nerede bizden geçmiş insanlık bile,

Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile

Kaç hakiki Müslüman gördümse hep makberdedir,

Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir.

Gelecek kuşaklara temeli sağlam bir toplum bırakmak istiyorsak; ahlaki değerlerimizi yaşayarak güçlendirmek zorundayız.

Güzel ahlak sahibi olmanın insanlar arasında da dostluk ve güveni pekiştirdiği gerçeğini de unutmamamız gerekiyor. Sahip olduğumuz insani değerlerde güzel ahlakımızı yaşama ve yaşatma açısından ihmal edilmesi gerekli önemli değerleri içinde barındırmaktadır.

 

Atıf   ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 11095

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 700585

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.