ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Bilim insanı yetiştirmek ve bilimsel gelişmelere katkıda bulunmak amacıyla ortaöğretim mezunu genç kuşağa kapılarını açan üniversitelerimiz; günümüze kadar yarım asırlık süreçte milyonlarca insanı toplumun hizmetine sundu. Yükseköğrenim, insan yaşamında meslek edinme yoluyla iş sahibi olmayı sağlayan önemli seçeneklerden biridir. İnsan başka seçenekleri de kullanmak suretiyle toplumda kendine özgü bir yer edinip kendi işini kurabilir. İnsanlığa hizmet yolunda etkin bir konuma sahip olan devlet ve vakıf üniversiteleri ile meslek yüksekokulları; gençleri yaşama hazırlama, ufuklarını genişletme, kendilerini geliştirme, yeteneklerini ortaya çıkarma bakımından yararları tartışılmaz olan eğitim kurumları arasında yer alır. Üniversitelerimiz; teknolojik alt yapısı, akademik kadrosu, eğitim tekniği, staj ve iş olanağı, yabancı dil seçeneği, yurt dışında bulunan diğer üniversitelerle işbirliği, AR-GE ve inavasyon merkezleri ile birlikte değerlendirilen eğitim kurumlarıdır. Günümüzde yükseköğretim kurumları; gerek uluslararası kuruluşlar gerekse yurt içinde TÜBİTAK tarafından değişik kriterler dikkate alınarak derecelendirmeye tabi tutulmaktadır. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS Unıversity Rankings; üniversiteleri araştırma, öğretim kalitesi, iş imkanı sunabilme ve uluslararası diğer kriterlere göre yaptığı değerlendirmede incelemeye aldığı 916 yükseköğretim kurumu içinde yaptığı 2016-2017 sıralamasında ilk 500 e bizden başarılı 5 üniversite girdi. Bu üniversitelerimiz sırasıyla Bilkent, Sabancı, Koç, ODTÜ ve Boğaziçi üniversiteleri oldu. TÜBİTAK tarafından üniversitelerimizin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı ‘Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi 2016 Sıralaması, sonuçları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca açıklandı. Bu sıralamada da ilk ona Sabancı, ODTÜ, Bilkent, İTÜ, Boğaziçi, Koç, Gebze Teknik, Özyeğin, İzmir İleri teknoloji Enstitüsü ile Yıldız Teknik üniversiteleri girdi. Yurt içinde ve yurt dışında her yıl yapılan bu derecelendirmeler; mercek altına alınarak eleştirilmekte; özellikle üniversite mezunu gençlerimiz açısından işe giren mezunların iş dünyasına katkıları, görev yaptıkları firmaların başarısı ve orada gösterilen girişimcilik performansları üzerinde daha çok durulmaktadır. Bilgi üretimi ilk planda yer alan üniversitelerimizi, bu değerlendirmeler dışında insana ve insanlığa yönelik değerlere sahip olma ve bu değerleri yaşatma açısından da dikkate almakta yarar bulunmaktadır. Üniversitelerimizin bir kısmı tarihe iz bırakan ünlü devlet adamlarımızın veya kanaat önderlerimizin isimlerini alarak insana ve insanlığa hizmet yarışı içinde hareket etmektedir. Örnek olması açısından Fatih Sultan Mehmet, ATATÜRK, Mustafa Kemal, Alaaddin Keykubat, Osmangazi, Gaziosmanpaşa üniversiteleri sayılabilir. İsimlerini kanaat önderlerimizden alan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ile, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Meslek Yüksekokulu yanında, Mevlana ve Farabi isimleri de Yurtdışı Değişim Programlarına adını vermiş durumda. Tarihe damga vurmuş zaferlerimizin adıyla anılan üniversitelerden Çanakkale 18 Mart, İstanbul 29 Mayıs üniversiteleri söylenebilir. Bunların dışında adını bilim insanlarımızdan, yakın tarihte devletin üst yönetiminde görev almış devlet ve siyaset adamlarımızdan ya da kurucusu olan iş adamlarımızdan veya bulundukları yöreden alan üniversitelerimizde insanlara hizmet götürmeye devam ediyor. Yükseköğretim kurumlarımız bilim üretmek açısından önemli bir işleve sahiptir. Bilim üretme amacıyla üniversitelerin bulundukları ortamda; her türlü kaygı ve kavgadan uzak, barış ve huzur içinde işlevlerini yerine getirmesi önem taşımaktadır. Bazı üniversitelerimizin öğrencilerine kaliteli eğitim vermek ve hoşgörü ortamı sağlamak adına slogan geliştirdiklerini görüyoruz. Bu sloganlardan birkaçı; ‘Güler Yüzlü Bir Üniversite, Gelişen ve Geliştiren Üniversite, ‘Proje Odaklı Kaliteli Üniversite, ‘Gelişimci, Yenilikçi ve Donanımlı Üniversite, ‘Sevgi ve Barış Dilli Üniversite, şeklindedir. Geleceği inşa etme adına geçmişte yaşananlardan da ders çıkarmak gerekiyor. Sağ, sol olaylarının üniversitelerimizi hakimiyet altına aldığı dönemlerde çok sayıda yükseköğrenim öğrencisi 1970 ve seksenli yıllarda yaşamlarını kaybetti. Karşıt görüşlü olmak; düşünceleri tartıp, tartışma zemini oluşturmak yerine; acımasız ve tahammülsüz bir yaklaşımla farklı kutuptan olan öğrencileri yok etmek amacıyla kullanıldı. Zaman zaman devam eden tamamen hoşgörüden yoksun, insani değerlerden uzak anlayış yerine; yükseköğrenim öğrencilerini bir araya getirecek ortak değerler üzerinde yoğunlaşmak gerektiği artık kabul gören bir anlayış biçimi oldu. Üniversitelerimizde barış ve huzur ortamını sağlamak ve eğitimde kaliteyi yükseltip, bilimsel üretime ağırlık verme amacıyla insani değerlerimize sahip çıklması sevindirici bir gelişmedir. 2016-2017 Eğitim Yılına geçiş döneminde yükseköğretim kurumlarımızın kayıt altına almak istedikleri aday öğrencilere yönelik olarak; evrensel değerleri benimsemiş, sevgi ve saygının hakim olduğu, hoşgörü ortamını sağlayıcı, sorgulayan ve çözüm üreten, bağımsız ve özgür düşünceyi ilke edinen, farklılıkları zenginlik olarak algılayan bir çağrıda bulunmaları geleceğimiz adına ümit vericidir. Uluslararası alanda yapılan derecelendirmede üniversitelerimizin bilim üretme adına kendilerine daha iyi bir yer edinebilmeleri; bulundukları ortamda hoşgörüyü benimsemiş, sevgi diliyle konuşan, sorgulayan ve çözüm üreten bireyleri yetiştirmekle mümkün olabilecektir. İnsani değerlerimizi mumla aradığımız bu geçiş döneminde, yükseköğrenim gören öğrencilerimizin bu değerleri yaşayarak başarıya ulaşmaları ve etraflarına ışık saçmaları en büyük dileğimizdir. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Bilim insanı yetiştirmek ve bilimsel gelişmelere katkıda bulunmak amacıyla ortaöğretim mezunu genç kuşağa kapılarını açan üniversitelerimiz; günümüze kadar yarım asırlık süreçte milyonlarca insanı toplumun hizmetine sundu.
Yükseköğrenim, insan yaşamında meslek edinme yoluyla iş sahibi olmayı sağlayan önemli seçeneklerden biridir. İnsan başka seçenekleri de kullanmak suretiyle toplumda kendine özgü bir yer edinip kendi işini kurabilir.
İnsanlığa hizmet yolunda etkin bir konuma sahip olan devlet ve vakıf üniversiteleri ile meslek yüksekokulları; gençleri yaşama hazırlama, ufuklarını genişletme, kendilerini geliştirme, yeteneklerini ortaya çıkarma bakımından yararları tartışılmaz olan eğitim kurumları arasında yer alır.
Üniversitelerimiz; teknolojik alt yapısı, akademik kadrosu, eğitim tekniği, staj ve iş olanağı, yabancı dil seçeneği, yurt dışında bulunan diğer üniversitelerle işbirliği, AR-GE ve inavasyon merkezleri ile birlikte değerlendirilen eğitim kurumlarıdır.
Günümüzde yükseköğretim kurumları; gerek uluslararası kuruluşlar gerekse yurt içinde TÜBİTAK tarafından değişik kriterler dikkate alınarak derecelendirmeye tabi tutulmaktadır.
Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS Unıversity Rankings; üniversiteleri araştırma, öğretim kalitesi, iş imkanı sunabilme ve uluslararası diğer kriterlere göre yaptığı değerlendirmede incelemeye aldığı 916 yükseköğretim kurumu içinde yaptığı 2016-2017 sıralamasında ilk 500 e bizden başarılı 5 üniversite girdi. Bu üniversitelerimiz sırasıyla Bilkent, Sabancı, Koç, ODTÜ ve Boğaziçi üniversiteleri oldu.
TÜBİTAK tarafından üniversitelerimizin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı ‘Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi 2016 Sıralaması, sonuçları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca açıklandı. Bu sıralamada da ilk ona Sabancı, ODTÜ, Bilkent, İTÜ, Boğaziçi, Koç, Gebze Teknik, Özyeğin, İzmir İleri teknoloji Enstitüsü ile Yıldız Teknik üniversiteleri girdi.
Yurt içinde ve yurt dışında her yıl yapılan bu derecelendirmeler; mercek altına alınarak eleştirilmekte; özellikle üniversite mezunu gençlerimiz açısından işe giren mezunların iş dünyasına katkıları, görev yaptıkları firmaların başarısı ve orada gösterilen girişimcilik performansları üzerinde daha çok durulmaktadır.
Bilgi üretimi ilk planda yer alan üniversitelerimizi, bu değerlendirmeler dışında insana ve insanlığa yönelik değerlere sahip olma ve bu değerleri yaşatma açısından da dikkate almakta yarar bulunmaktadır.
Üniversitelerimizin bir kısmı tarihe iz bırakan ünlü devlet adamlarımızın veya kanaat önderlerimizin isimlerini alarak insana ve insanlığa hizmet yarışı içinde hareket etmektedir. Örnek olması açısından Fatih Sultan Mehmet, ATATÜRK, Mustafa Kemal, Alaaddin Keykubat, Osmangazi, Gaziosmanpaşa üniversiteleri sayılabilir.
İsimlerini kanaat önderlerimizden alan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ile, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Meslek Yüksekokulu yanında, Mevlana ve Farabi isimleri de Yurtdışı Değişim Programlarına adını vermiş durumda. Tarihe damga vurmuş zaferlerimizin adıyla anılan üniversitelerden Çanakkale 18 Mart, İstanbul 29 Mayıs üniversiteleri söylenebilir.
Bunların dışında adını bilim insanlarımızdan, yakın tarihte devletin üst yönetiminde görev almış devlet ve siyaset adamlarımızdan ya da kurucusu olan iş adamlarımızdan veya bulundukları yöreden alan üniversitelerimizde insanlara hizmet götürmeye devam ediyor.
Yükseköğretim kurumlarımız bilim üretmek açısından önemli bir işleve sahiptir. Bilim üretme amacıyla üniversitelerin bulundukları ortamda; her türlü kaygı ve kavgadan uzak, barış ve huzur içinde işlevlerini yerine getirmesi önem taşımaktadır.
Bazı üniversitelerimizin öğrencilerine kaliteli eğitim vermek ve hoşgörü ortamı sağlamak adına slogan geliştirdiklerini görüyoruz. Bu sloganlardan birkaçı; ‘Güler Yüzlü Bir Üniversite, Gelişen ve Geliştiren Üniversite, ‘Proje Odaklı Kaliteli Üniversite, ‘Gelişimci, Yenilikçi ve Donanımlı Üniversite, ‘Sevgi ve Barış Dilli Üniversite, şeklindedir.
Geleceği inşa etme adına geçmişte yaşananlardan da ders çıkarmak gerekiyor. Sağ, sol olaylarının üniversitelerimizi hakimiyet altına aldığı dönemlerde çok sayıda yükseköğrenim öğrencisi 1970 ve seksenli yıllarda yaşamlarını kaybetti. Karşıt görüşlü olmak; düşünceleri tartıp, tartışma zemini oluşturmak yerine; acımasız ve tahammülsüz bir yaklaşımla farklı kutuptan olan öğrencileri yok etmek amacıyla kullanıldı.
Zaman zaman devam eden tamamen hoşgörüden yoksun, insani değerlerden uzak anlayış yerine; yükseköğrenim öğrencilerini bir araya getirecek ortak değerler üzerinde yoğunlaşmak gerektiği artık kabul gören bir anlayış biçimi oldu.
Üniversitelerimizde barış ve huzur ortamını sağlamak ve eğitimde kaliteyi yükseltip, bilimsel üretime ağırlık verme amacıyla insani değerlerimize sahip çıklması sevindirici bir gelişmedir.
2016-2017 Eğitim Yılına geçiş döneminde yükseköğretim kurumlarımızın kayıt altına almak istedikleri aday öğrencilere yönelik olarak; evrensel değerleri benimsemiş, sevgi ve saygının hakim olduğu, hoşgörü ortamını sağlayıcı, sorgulayan ve çözüm üreten, bağımsız ve özgür düşünceyi ilke edinen, farklılıkları zenginlik olarak algılayan bir çağrıda bulunmaları geleceğimiz adına ümit vericidir.
Uluslararası alanda yapılan derecelendirmede üniversitelerimizin bilim üretme adına kendilerine daha iyi bir yer edinebilmeleri; bulundukları ortamda hoşgörüyü benimsemiş, sevgi diliyle konuşan, sorgulayan ve çözüm üreten bireyleri yetiştirmekle mümkün olabilecektir.
İnsani değerlerimizi mumla aradığımız bu geçiş döneminde, yükseköğrenim gören öğrencilerimizin bu değerleri yaşayarak başarıya ulaşmaları ve etraflarına ışık saçmaları en büyük dileğimizdir.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 140339
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.