En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

İNSANİ DEĞERLER PENCERESİNDEN ÜNİVERSİTELERİMİZ

Bilim insanı yetiştirmek ve bilimsel gelişmelere katkıda bulunmak amacıyla ortaöğretim mezunu genç kuşağa kapılarını açan üniversitelerimiz; günümüze kadar yarım asırlık süreçte milyonlarca insanı toplumun hizmetine sundu.

Yükseköğrenim, insan yaşamında meslek edinme yoluyla iş sahibi olmayı sağlayan önemli seçeneklerden biridir. İnsan başka seçenekleri de kullanmak suretiyle toplumda kendine özgü bir yer edinip kendi işini kurabilir.

İnsanlığa hizmet yolunda etkin bir konuma sahip olan devlet ve vakıf üniversiteleri ile meslek yüksekokulları; gençleri yaşama hazırlama, ufuklarını genişletme, kendilerini geliştirme, yeteneklerini ortaya çıkarma bakımından yararları tartışılmaz olan eğitim kurumları arasında yer alır.

Üniversitelerimiz; teknolojik alt yapısı, akademik kadrosu, eğitim tekniği, staj ve iş olanağı, yabancı dil seçeneği, yurt dışında bulunan diğer üniversitelerle işbirliği, AR-GE ve inavasyon merkezleri ile birlikte değerlendirilen eğitim kurumlarıdır.

Günümüzde yükseköğretim kurumları; gerek uluslararası kuruluşlar gerekse yurt içinde TÜBİTAK tarafından değişik kriterler dikkate alınarak derecelendirmeye tabi tutulmaktadır.

Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS Unıversity Rankings; üniversiteleri araştırma, öğretim kalitesi, iş imkanı sunabilme ve uluslararası diğer kriterlere göre yaptığı değerlendirmede incelemeye aldığı 916 yükseköğretim kurumu içinde yaptığı 2016-2017 sıralamasında ilk 500 e bizden başarılı 5 üniversite girdi.  Bu üniversitelerimiz sırasıyla Bilkent, Sabancı, Koç, ODTÜ ve Boğaziçi üniversiteleri oldu.

TÜBİTAK tarafından üniversitelerimizin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarına göre sıraladığı ‘Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi 2016 Sıralaması, sonuçları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca açıklandı. Bu sıralamada da ilk ona Sabancı, ODTÜ, Bilkent, İTÜ, Boğaziçi, Koç, Gebze Teknik, Özyeğin, İzmir İleri teknoloji Enstitüsü ile Yıldız Teknik üniversiteleri girdi.

Yurt içinde ve yurt dışında her yıl yapılan bu derecelendirmeler; mercek altına alınarak eleştirilmekte; özellikle üniversite mezunu gençlerimiz açısından işe giren mezunların iş dünyasına katkıları, görev yaptıkları firmaların başarısı ve orada gösterilen girişimcilik performansları üzerinde daha çok durulmaktadır.

Bilgi üretimi ilk planda yer alan üniversitelerimizi, bu değerlendirmeler dışında insana ve insanlığa yönelik değerlere sahip olma ve bu değerleri yaşatma açısından da dikkate almakta yarar bulunmaktadır.

Üniversitelerimizin bir kısmı tarihe iz bırakan ünlü devlet adamlarımızın veya kanaat önderlerimizin isimlerini alarak insana ve insanlığa hizmet yarışı içinde hareket etmektedir. Örnek olması açısından Fatih Sultan Mehmet, ATATÜRK, Mustafa Kemal, Alaaddin Keykubat, Osmangazi, Gaziosmanpaşa üniversiteleri sayılabilir.

İsimlerini kanaat önderlerimizden alan Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ile, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Meslek Yüksekokulu yanında, Mevlana ve Farabi isimleri de Yurtdışı Değişim Programlarına adını vermiş durumda. Tarihe damga vurmuş zaferlerimizin adıyla anılan üniversitelerden Çanakkale 18 Mart, İstanbul 29 Mayıs üniversiteleri söylenebilir.

Bunların dışında adını bilim insanlarımızdan, yakın tarihte devletin üst yönetiminde görev almış devlet ve siyaset adamlarımızdan ya da kurucusu olan iş adamlarımızdan veya bulundukları yöreden alan üniversitelerimizde insanlara hizmet götürmeye devam ediyor.

Yükseköğretim kurumlarımız bilim üretmek açısından önemli bir işleve sahiptir. Bilim üretme amacıyla üniversitelerin bulundukları ortamda; her türlü kaygı ve kavgadan uzak, barış ve huzur içinde işlevlerini yerine getirmesi önem taşımaktadır.

Bazı üniversitelerimizin öğrencilerine kaliteli eğitim vermek ve hoşgörü ortamı sağlamak  adına slogan geliştirdiklerini görüyoruz. Bu sloganlardan  birkaçı; ‘Güler Yüzlü Bir Üniversite, Gelişen ve Geliştiren Üniversite, ‘Proje Odaklı Kaliteli Üniversite, ‘Gelişimci, Yenilikçi ve Donanımlı Üniversite, ‘Sevgi ve Barış Dilli Üniversite, şeklindedir.

Geleceği inşa etme adına geçmişte yaşananlardan da ders çıkarmak gerekiyor. Sağ, sol olaylarının üniversitelerimizi hakimiyet altına aldığı dönemlerde çok sayıda yükseköğrenim öğrencisi 1970 ve seksenli yıllarda yaşamlarını kaybetti. Karşıt görüşlü olmak; düşünceleri tartıp, tartışma zemini oluşturmak yerine; acımasız ve tahammülsüz bir yaklaşımla farklı kutuptan olan öğrencileri yok etmek amacıyla kullanıldı.

Zaman zaman devam eden tamamen hoşgörüden yoksun, insani değerlerden uzak anlayış yerine; yükseköğrenim öğrencilerini bir araya getirecek ortak değerler üzerinde yoğunlaşmak gerektiği artık kabul gören bir anlayış biçimi oldu.

Üniversitelerimizde barış ve huzur ortamını sağlamak ve eğitimde kaliteyi yükseltip, bilimsel üretime ağırlık verme amacıyla insani değerlerimize sahip çıklması sevindirici bir gelişmedir.

2016-2017 Eğitim Yılına geçiş döneminde yükseköğretim kurumlarımızın kayıt altına almak istedikleri aday öğrencilere yönelik olarak; evrensel değerleri benimsemiş, sevgi ve saygının hakim olduğu, hoşgörü ortamını sağlayıcı, sorgulayan ve çözüm üreten, bağımsız ve özgür düşünceyi ilke edinen, farklılıkları zenginlik olarak algılayan bir çağrıda bulunmaları geleceğimiz adına ümit vericidir.

Uluslararası alanda yapılan derecelendirmede üniversitelerimizin bilim üretme adına kendilerine daha iyi bir yer edinebilmeleri; bulundukları ortamda hoşgörüyü benimsemiş, sevgi diliyle konuşan, sorgulayan ve çözüm üreten bireyleri yetiştirmekle mümkün olabilecektir.

İnsani değerlerimizi mumla aradığımız bu geçiş döneminde, yükseköğrenim gören öğrencilerimizin bu değerleri yaşayarak başarıya ulaşmaları ve etraflarına ışık saçmaları en büyük dileğimizdir.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

  

 


 Okunma Sayısı : 2404

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 140339

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.