ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Sanat; insanın yaşama bakışını güzelleştiren, ufkunu genişleten, dünyayı algılama tekniğidir. Bilimin ışığında insan yaşamına zenginlik katan sanat, dokunduğu yaşamlara değişik güzellikler yansıtır. Sanat, insan ruhuna dokunmakla kalmaz, duyularımıza da hitap eder, harekete geçirir. Yaşamla sanat iç içedir, sanat bir bakıma yaşamda karşılaştığımız güzellikleri ifade etme biçimidir. Yetişmekte olan çocuklarımızı sanat etkinlikleri ile erkenden tanıştırmanın yollarını araştırmak suretiyle onlara sahip olabilecekleri yeni bir ufuk açmış oluruz. Bilimsel alanda yapılan çalışmalar sanatla erken yaşta tanışan çocukların eğitim hayatında ve bireysel gelişimlerinde daha başarılı ve mutlu olduklarını ortaya koyuyor. Sadece çocuklarımızı değil, gençleri ve yetişkin bireyleri de sanatsal etkinliklere yöneltmek; iyileri dost dost edinmek ve kötülüklerden kaçınmak yolunda atılacak önemli bir adımdır. SANATSAL ETKİNLİKLER Sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Günümüzde yapılan arkeolojik kazılarda sanatın işlediği eserlerin gün yüzüne çıkarılması, sanat eserlerine verilen değerin bir sonucudur. Sanat gücünü değişik eserlerden alır. Bir ressamın elinden çıkan tablo, heykeltıraş bir bireyin taşlara verdiği şekil, kayalar üzerine işlenmiş kabartmalar anıtsal değeri yüksek diğer tarihi eserler sanatın gerçek gücünü ortaya koyan eserlerdir. Sanatı güçlü kılan, yalnızca resim veya mimari alanda gerçekleştirilen eserler değildir. Konuşmak, yazmak, şarkı sözü bestelemek özgür insan ruhunu ortaya çıkarmaya yarayan diğer sanatsal etkinliklerdir. İnsan, yaşadığı tabiatta tanık olduğu güzellikleri değişik yöntemlerle ifade etmeye çalıştığında kendini bir sanatsal etkinliğin içinde bulur. Sanat, bir insanın kendini ifade edebileceği çok çeşitli alanlardan oluşur. Bir şarkıyı veya türküyü yorumlamak, asırlar boyu ayakta duracak bir eserin mimarı olmak, insanların hayranlıkla izlediği bir tabloyu tuvale işlemek, piyanonun tuşlarına etkili bir şekilde dokunmak, sinema veya operada farklı insan tiplerini canlandırmak sanatsal bir etkinliktir. Sanatsal etkinliklerin bir devlet politikası içinde ele alınması, sanatın güzelliklerini insanlara yansıtabilme açısından oldukça önemlidir. Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarının sanatı insanlara sevdirme bakımından önemli bir konuma sahip oldukları gerçeği göz ardı edilmemelidir. Edebiyatta, sinemada, sporda, müzik alanlarında ürettikleri eserleriyle adlarını dünyaya duyurmuş sanatçılara sahip olmamız ülkemiz adına gurur duyulacak büyük bir kazançtır. Yaşama damgasını vuran sanat, sağlıklı bir toplumun oluşumuna zemin hazırladığı gibi ülkeler arasındaki ilişkilerde güçlü bir bağ oluşturan bir dostluk köprüsü işlevini de görür. ÖZGÜR ORTAMDA SANAT Özgür olmayan bir ortamda sanatsal faaliyetler gelişemez. Demokratik, çoğulcu ve özgür ortam, sanatın gelişip kökleşmesine zemin hazırlayan ortamdır. İnsanların özgürlükten yoksun olduğu; yazmanın, okumanın, çizmenin veya benzeri bir sanatsal etkinliğin sıkı kurallara bağlı olduğu rejimlerde özgür sanatçıların yetişmesini beklemek beyhudedir. Geçmişte özellikle askeri vesayet rejimlerinin hakim olduğu, demokratik gelişmelere fırsat verilmediği otoriter rejimlerde sanat ve sanatçıların özgün eserler üretmelerine fırsat verilmedi. Bu ortamda barınamayan sanatçılar da kendilerini özgür hissettikleri başka ülkelere kaçmak zorunda kaldı. Böyle bir durumda o sanatçılar için vatan hasretine yol açarken ülkemiz için ise sanatçı kaybına neden oldu. Sanatsal faaliyetlerin özgürce yapıldığı ülkelere olan ilgi her dönem fazla olmuştur. Turizmin canlı olmasının ardında yatan bir başka gerçekte, olumlu iklim koşullarının yanında sanatın güçlü olmasını sağlayan kültürel faaliyetlerin yoğun olmasıdır. Günümüzde milyonlarca insan bir konseri dinlemek veya tarihe damga vurmuş bir mimari eseri yerinde görmek ya da sanat alanında kendini yetiştirmek amacıyla kültürel sanat etkinliklerinin yapıldığı ülkelere gitme gereksinimi duyuyor. MUTLULUĞU SANATTA ARAMAK… Sanatsal etkinlikler, özgür ruhlu bireylerin doğmasını sağlar. Sanatın değişik alanlarında kendine özgü eserler üreten bireylere uygun çalışma koşulları sağlamak o bireyleri mutlu eden bir yaklaşım tarzıdır. Özellikle genç kuşağı zararlı alışkanlıklardan kurtarmak, zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerini sağlamak amacıyla sanata yönlendirmek, yararlı sonuçlar verecek bir yaklaşım tekniğidir. Bireysel gelişimi sağlamak ve kendini mutlu hissetmek bakımından insanın özündeki sanat zevkini ortaya çıkarmak demek o insana geleceğini şekillendirebileceği bir mesleğe yönlendirmek demektir. Eğitim, insanlara sanat zevki ve ruhu kazandırma açısından önemli bir işleve sahiptir. Mesleki sanat okulları, konservatuarlar, müzik akademileri gibi eğitim kurumlarının yanı sıra diğer eğitim kurumlarında da sanat eğitimi yetişmekte olan çocuklarımıza erken yaşta verilmelidir. Bir ülkede sanata olan ilginin büyük olması; o ülke insanlarını iyi davranışlara yönetmenin yanında özgür ve mutlu bir neslin doğmasına olanak sağlaması açısından ihmal edilmemesi gerekli bir özellik taşımaktadır. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi (e-mail: ozgenatif@gmail.com)
Sanat; insanın yaşama bakışını güzelleştiren, ufkunu genişleten, dünyayı algılama tekniğidir.
Bilimin ışığında insan yaşamına zenginlik katan sanat, dokunduğu yaşamlara değişik güzellikler yansıtır.
Sanat, insan ruhuna dokunmakla kalmaz, duyularımıza da hitap eder, harekete geçirir.
Yaşamla sanat iç içedir, sanat bir bakıma yaşamda karşılaştığımız güzellikleri ifade etme biçimidir.
Yetişmekte olan çocuklarımızı sanat etkinlikleri ile erkenden tanıştırmanın yollarını araştırmak suretiyle onlara sahip olabilecekleri yeni bir ufuk açmış oluruz.
Bilimsel alanda yapılan çalışmalar sanatla erken yaşta tanışan çocukların eğitim hayatında ve bireysel gelişimlerinde daha başarılı ve mutlu olduklarını ortaya koyuyor.
Sadece çocuklarımızı değil, gençleri ve yetişkin bireyleri de sanatsal etkinliklere yöneltmek; iyileri dost dost edinmek ve kötülüklerden kaçınmak yolunda atılacak önemli bir adımdır.
SANATSAL ETKİNLİKLER
Sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Günümüzde yapılan arkeolojik kazılarda sanatın işlediği eserlerin gün yüzüne çıkarılması, sanat eserlerine verilen değerin bir sonucudur.
Sanat gücünü değişik eserlerden alır. Bir ressamın elinden çıkan tablo, heykeltıraş bir bireyin taşlara verdiği şekil, kayalar üzerine işlenmiş kabartmalar anıtsal değeri yüksek diğer tarihi eserler sanatın gerçek gücünü ortaya koyan eserlerdir.
Sanatı güçlü kılan, yalnızca resim veya mimari alanda gerçekleştirilen eserler değildir. Konuşmak, yazmak, şarkı sözü bestelemek özgür insan ruhunu ortaya çıkarmaya yarayan diğer sanatsal etkinliklerdir.
İnsan, yaşadığı tabiatta tanık olduğu güzellikleri değişik yöntemlerle ifade etmeye çalıştığında kendini bir sanatsal etkinliğin içinde bulur.
Sanat, bir insanın kendini ifade edebileceği çok çeşitli alanlardan oluşur. Bir şarkıyı veya türküyü yorumlamak, asırlar boyu ayakta duracak bir eserin mimarı olmak, insanların hayranlıkla izlediği bir tabloyu tuvale işlemek, piyanonun tuşlarına etkili bir şekilde dokunmak, sinema veya operada farklı insan tiplerini canlandırmak sanatsal bir etkinliktir.
Sanatsal etkinliklerin bir devlet politikası içinde ele alınması, sanatın güzelliklerini insanlara yansıtabilme açısından oldukça önemlidir.
Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarının sanatı insanlara sevdirme bakımından önemli bir konuma sahip oldukları gerçeği göz ardı edilmemelidir.
Edebiyatta, sinemada, sporda, müzik alanlarında ürettikleri eserleriyle adlarını dünyaya duyurmuş sanatçılara sahip olmamız ülkemiz adına gurur duyulacak büyük bir kazançtır.
Yaşama damgasını vuran sanat, sağlıklı bir toplumun oluşumuna zemin hazırladığı gibi ülkeler arasındaki ilişkilerde güçlü bir bağ oluşturan bir dostluk köprüsü işlevini de görür.
ÖZGÜR ORTAMDA SANAT
Özgür olmayan bir ortamda sanatsal faaliyetler gelişemez. Demokratik, çoğulcu ve özgür ortam, sanatın gelişip kökleşmesine zemin hazırlayan ortamdır.
İnsanların özgürlükten yoksun olduğu; yazmanın, okumanın, çizmenin veya benzeri bir sanatsal etkinliğin sıkı kurallara bağlı olduğu rejimlerde özgür sanatçıların yetişmesini beklemek beyhudedir.
Geçmişte özellikle askeri vesayet rejimlerinin hakim olduğu, demokratik gelişmelere fırsat verilmediği otoriter rejimlerde sanat ve sanatçıların özgün eserler üretmelerine fırsat verilmedi. Bu ortamda barınamayan sanatçılar da kendilerini özgür hissettikleri başka ülkelere kaçmak zorunda kaldı. Böyle bir durumda o sanatçılar için vatan hasretine yol açarken ülkemiz için ise sanatçı kaybına neden oldu.
Sanatsal faaliyetlerin özgürce yapıldığı ülkelere olan ilgi her dönem fazla olmuştur. Turizmin canlı olmasının ardında yatan bir başka gerçekte, olumlu iklim koşullarının yanında sanatın güçlü olmasını sağlayan kültürel faaliyetlerin yoğun olmasıdır.
Günümüzde milyonlarca insan bir konseri dinlemek veya tarihe damga vurmuş bir mimari eseri yerinde görmek ya da sanat alanında kendini yetiştirmek amacıyla kültürel sanat etkinliklerinin yapıldığı ülkelere gitme gereksinimi duyuyor.
MUTLULUĞU SANATTA ARAMAK…
Sanatsal etkinlikler, özgür ruhlu bireylerin doğmasını sağlar. Sanatın değişik alanlarında kendine özgü eserler üreten bireylere uygun çalışma koşulları sağlamak o bireyleri mutlu eden bir yaklaşım tarzıdır.
Özellikle genç kuşağı zararlı alışkanlıklardan kurtarmak, zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerini sağlamak amacıyla sanata yönlendirmek, yararlı sonuçlar verecek bir yaklaşım tekniğidir.
Bireysel gelişimi sağlamak ve kendini mutlu hissetmek bakımından insanın özündeki sanat zevkini ortaya çıkarmak demek o insana geleceğini şekillendirebileceği bir mesleğe yönlendirmek demektir.
Eğitim, insanlara sanat zevki ve ruhu kazandırma açısından önemli bir işleve sahiptir. Mesleki sanat okulları, konservatuarlar, müzik akademileri gibi eğitim kurumlarının yanı sıra diğer eğitim kurumlarında da sanat eğitimi yetişmekte olan çocuklarımıza erken yaşta verilmelidir.
Bir ülkede sanata olan ilginin büyük olması; o ülke insanlarını iyi davranışlara yönetmenin yanında özgür ve mutlu bir neslin doğmasına olanak sağlaması açısından ihmal edilmemesi gerekli bir özellik taşımaktadır.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 305752
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.