En Son Haberler



Atıf ÖZGEN

bilgi@insanidegerler.org
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

GELİŞİM, DEĞİŞİMLE BAŞLAR!..

Yaşam, içinde canlı ve cansız varlıkların değişimlerinin de yer aldığı bir zaman tünelidir.

Bu zaman tünelinde; aylar, yıllar ve günler değişir. Mevsimler değişir, tabiat değişir.

Zaman içinde nelerin değiştiğini anlamak için geçmişe bakmak yeter.

Hiçbir şey sabit değildir; gelişen zaman sürecinde değişimini beklemektedir. Tabiatta sabit gibi görünen cansız varlıklarda zaman sürecinde değişime uğrar.

Tarih bize geçmişte var olan toplulukların da, bilimin açtığı yoldan geçerek değişime uğradığını gösterir.

Toplumu oluşturan insanda değişimin ana unsurlarından biridir. Ancak insanda değişimin birbirinden farklı boyutları vardır.

İnsanda değişime yol açan temel etkenlerden biri, kullanmakta zorunluluk hissettiğimiz eşyalarımızdır.

Bugün kullandığımız her eşyanın bir geçmişi vardır. Gelişen bilim ve teknoloji bu eşyaları değişikliğe uğratarak günümüze kadar ulaştırmıştır. Bunun en açık kanıtı; geçmişin bir döneminde insanların kullandığı eşyaların müzelerde sergilenmesidir.

Gelecekte yaşanacak bir dönemde de şu an kullandığımız eşyalar başka topluluklarca muhtemelen müzelerde sergilenecektir.

Ulaşımda, ısınmada, korunmada, giyim ve kuşamda, beslenmede ve sağlıkta kısaca değişimin kapsadığı her alanda ihtiyaçlarımız arasında bulunan her yerde değişimin izlerini bulmak mümkündür.

Gelişen ve değişen teknoloji sayesinde insan bugün korunaklı evlerde yaşıyor, uçakla yolculuk süresini kısaltıyor, giysilerini yenileyebiliyor, sağlıklı beslenme rehberlerinden yararlanıyor, tehlikelerden korunmanın yollarını araştırabiliyor…

Muhtemelen ihtiyaç duyduğumuz eşyalar geçmişte olduğu gibi gelecekte de değişime uğrayacaktır. İnsandaki değişim dürtüsü, kendini rahat ve güvende hissedebilmenin, merakını giderebilmenin yol açtığı zorunluluktan kaynaklanan bir dürtüdür.

İNSANDA MANEVİ VE RUHSAL DEĞİŞİM

Kullandığımız eşyaların dışında bizzat kendimizde değişimin içindeyiz. Değişim, yaşama tutunabilmenin de zorunlu bir sonucudur.

İnsan yaşamı süresince; fiziksel, ruhsal, düşünce ve davranış eğilimleri bakımından değişime uğrar.

Bebeklikten ergenliğe, yetişkinlikten yaşlılığa kadar bedenimizde oluşan fiziksel değişikliği yaş aldıkça fark ederiz. Ömrümüzden akıp giden her yaş bizi biraz daha değiştirir.

İnsanda değişimin asıl önemli yanı; zihinsel, ruhsal ve davranışlarımız açısından uğradığımız değişikliklerdir.

Ruhsal açıdan kendini sağlıklı hissetmeyen, davranışları ile çevresine kötü örnek olan, zihinsel açıdan düşüncelerini geliştirmemekte ısrar eden insanlar değişime direnen insanlardır.

Sağlıklı yaşamın akıl ve ruh sağlığını koruduğunun bilincinde olanlar, yanlış davranışlardan ders çıkarabilenler, kişisel gelişimine engel olan düşünce yapısını değiştirmeyi başarabilen insanlar, değişim sürecini başarıyla yönetebilen insanlardır.

Çevremizdeki her şeyi olduğu gibi kabul etmek, bilim ve teknoloji alanında yaşanan değişimleri takip etmemek, karşılaştığımız olaylar karşısında aklımızı kullanmamak değişime kapalı olmak demektir.

DEĞİŞİMİN MİMARLARI

Tarihte insan yaşamını kolaylaştıran keşifleri yapan, hastalıklara neden olan mikropları bulan, sanatın güzelliklerini resmederek veya besteleyerek ruhumuzu coşturan, ekonomik alanda üretimi artırıcı buluşlar yapan, mimari alanda tarihe iz bırakan insanlar gerçekleştirdikleri eserlerle medeniyetin gelişmesine katkıda bulunmuş olan insanlardır.

Tarihin bir döneminde insanlar cehalet içinde bir yaşam sürerken, kendi elleriyle yaptıkları nesnelere taparken, okuma ve yazma bilincinden uzakken, insanın hiçbir değeri yokken; Cenabı Allah’ın lütfuyla gönderilen peygamberler de mevcut bozuk düzeni yok ederek insanda ruhsal ve manevi değişimin mimarları olmuştur.

İngiliz bilim insanı, eğitimci yazar George Kneller’e göre ‘Yaratıcı fikirleri geliştirebilmek için sıradan görünen her şeye diğer insanlardan farklı gözle bakmak gerekir. Yazar, devlet adamı ve vatan şairlerimizden Namık Kemal’de (1840-1888) ‘ Bazen fikirlerini de değiştirmelisin; çünkü sen fikirlerinin kölesi değil, sahibisin, der.

Sağlıklı ve mutlu yaşamanın, gelecekte daha yaşanılır bir dünya bırakabilmenin, yaşadığımız her alanı daha müreffeh kılabilmenin temelinde değişime açık olma gerçeği yatmaktadır.

Yaşamda hiçbir şey sabit değildir. Sahip olduğumuz her şey; sağlıklı ve mutlu bir yaşam yolunda gerçekleşecek değişimi beklemektedir.

Değişime kendimizden başlayıp, insanları rahata, huzura ve barışa götürecek faaliyetlere destek olur veya bu faaliyetlerin içinde olabilirsek değişim sürecine olumlu katkıda bulunmuş oluruz. Bu şekilde hareket etmeyip, huzuru ve barışa giden yolu terörist eylemleriyle kapatan insanlar; insani değişim ve gelişim sürecine ihanet eden insanlardır.

Henüz başında olduğumuz 2017 yılının da insanlığın özlemle beklediği; huzur, barış ve sağlıklı yaşamla birlikte insanlığın hayrına olan teknolojik değişimlere vesile olmasını dilerim.

 

Atıf  ÖZGEN
İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

 

 


 Okunma Sayısı : 3715

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 372867

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.