ATIF ÖZGEN
1.KİMLİK VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Doğum Yeri ve Tarihi: KAYSERİ, 1948 İş: Sosyal Güvenlik Kurumundan Emekli (1973-2013) e-mail: ozgenatif@gmail.com
2. EĞİTİM
İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de yaptı. Kayseri Lisesini bitirdikten sonra Yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1968-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde eğitim gördü. Yüksek Matematikçidir.
3. İŞ TECRÜBELERİ
Mesleki yaşamı Sosyal Güvenlik Kurumunda geçti. Kurumdaki 40 yılı bulan görevinde İstatistikçi, Eğitimci ve Araştırma Şube Müdürü olarak görev yaptı. Son olarak Kurumun, Koordinasyon ve Bilgilendirme Dairesinde Rehberlik Merkezi Müdürü iken emekli oldu. Çalışma yaşamında uzman sıfatıyla sosyal güvenlik, sağlık ve istihdam konulu yazıları Mercek, İşveren, Sosyal Güvenlik Dünyası ve SGK Bülteni gibi dergilerde yayımlandı.
4. MEVCUT DURUM
Halen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsani Değerler Derneğinin Kurucu üyelerinden olup, Dernekte Yönetim Kurulu Üyeliği yanında Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Demokraside Birlik Vakfının da üyesidir. Derneğin internet sitesindeki Köşesinde, yazar olarak konusu insanın maddi ve manevi yapısını ele alan makale ve sohbet türü yazıları yer almaktadır. Aynı yazılar Türkuaz Haber Ajansının sitesindeki Köşesinde de yayımlanmaktadır. Özgen evli ve iki çocuk babasıdır.
5. YAZARIN SOSYAL GÜVENLİK, SAĞLIK VE İSTİHDAM KONULU MUHTELİF DERGİLERDE YAYIMLANAN DİĞER YAZILARI
1. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeni Arayışlar, Yıl:2, Sayı:7- 8, Şubat-Haziran 2000 2. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Sigorta Kurumlarının Mevcut Durumu Işığında Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği, Yıl:4, Sayı:10, Nisan 2001
3. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışan veya Sokakta Yaşayan Çocukların Sorunları,Yıl:4 Sayı:12, Ağustos-Aralık 2001 4. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Teşkilat Yapısı ve Tahsis Mevzuatı, Yıl:5, Sayı:23, Ocak-Şubat 2004 5. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:6, Sayı: 26, Temmuz- Ağustos 2004 6. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemine Temel Yaklaşımlar ve Yapısal Reformlar, Yıl:9, Sayı:36, Ekim 2004 7. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genel Sağlık Sigortası Gerçekleşecek Mi?, Yıl:7, Sayı:28, Kasım-Aralık 2004 8. Çözüm Sağlık/ Bilişim Haber, Sağlık Sisteminin İyileştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası, Sayı:7, Ocak- Şubat 2005 9. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Rehberlik Hizmetleri, Yıl: 7, Sayı: 29, Ocak- Şubat 2005 10. Sosyal Güvenlik Dünyası, Çalışma Yaşamında Çocuk, Yıl:7, Sayı:30, Mart- Nisan 2005 11. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK da Yaşlılık Sigortası Uygulamaları, Yıl: 7, Sayı: 31, Mayıs- Haziran 2005 12. MESS Mercek Dergisi, İşsizlik Sorununun Bir Yansıması: ‘Genç ve Eğitimli İşsizler, Yıl:10, Sayı: 39, Temmuz 2005 13. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Sigorta Primini İyileştirme Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 33, Eylül- Ekim 2005 14. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yeşil Kart Uygulamasının Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sistemimiz İçindeki Yeri, Yıl: 8, Sayı: 34, Kasım- Aralık 2005 15. TİSK İşveren Dergisi, İşsizlik Sorununun Sosyal Boyutu, Cilt: 44, Sayı:4, Ocak 2006 16. Sosyal Güvenlik Dünyası, SSK Sağlık Harcamaları Neden Artıyor?, Yıl: 8, Sayı:35, Ocak- Şubat 2006 17. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Değişim Yeni Sorunlara Yol Açar Mı?, Yıl. 8, Sayı: 36, Mart- Nisan 2006 18. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Özel Hastane Uygulamaları, Yıl: 8, Sayı: 37, Mayıs- Haziran 2006 19. MESS Mercek Dergisi, Sosyal Güvenlikte Yeni Dönem: Yapısal Değişim Sorunları Çözecek Mi?, Yıl: 11, Sayı: 43, Temmuz 2006 20. TİSK İşveren Dergisi, Bir Toplumsal Sorun: Genç İşsizler, Cilt: 45, Sayı: 4-5, Ocak-Şubat 2007 21. Sosyal Güvenlik Dünyası, Emeklilik Sisteminde Temel Sorun Yaş Mı?, Yıl: 9, Sayı: 41, Ocak- Şubat 2007 22. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sisteminde Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Harcamaları, Yıl: 9, Sayı: 42, Mart- Nisan 2007 23. Sosyal Güvenlik Dünyası, Yoksulluk ve Yolsuzluklardan Arınmış Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl:9, Sayı: 43, Mayıs- Haziran 2007 24. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlik Sisteminde Yardım ve Dayanışma, Yıl: 10, Sayı: 45, Eylül- Ekim 2007 25. MESS Mercek, Türkiye’de İşsizlik ve İstihdam Sorununa Yönelik Arayışlar, Yıl: 12, Sayı: 48, Ekim 2007 26. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapılanma ve ‘Tek Çatı, Sorunu, Yıl: 10, Sayı: 46, Kasım- Aralık 2007 27. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Zorlu Dönemeç, Yıl: 10, Sayı: 48, Mart- Nisan 2008 28. MESS Mercek, Sosyal Güvenlikte Geçiş Dönemi,, Yıl: 13, Sayı: 50, Nisan 2008 29. Sosyal Güvenlik Dünyası, Kayıt Dışı İstihdam ve Yaşanan Sorunlar, Yıl: 10, Sayı: 50, Temmuz- Ağustos 2008 30. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Kriz ve İşsizlik, Cilt. 47, Sayı. 2, Kasım 2008 31. MESS Mercek Dergisi, Ekonomik Kriz ve Sosyal Yaşam, Yıl: 14, Sayı: 53, Ocak 2009 32. TİSK İşveren Dergisi, İstihdamın Korunmasında ve Geliştirilmesinde Yaşanan Sorunlar, Cilt: 47, Sayı: 8, Mayıs 2009 33. Sosyal Güvenlik Dünyası, Genç İşsizlerin Önceliği: ‘İstihdam, Yıl: 12, Sayı: 62, Ekim 2009 34. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeşil Kart Uygulaması, Yıl: 12, Sayı: 64, Aralık 2009 35. MESS Mercek Dergisi, Gençlerinde Hayalleri Var!.., Yıl: 15, Sayı: 58, Nisan 2010 36. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Yardım ve Hizmetler Sosyal Güvenlik Sistemi İçinde Düzenlenebilir Mi?, Yıl: 13, Sayı: 67, Mayıs- Haziran 2010 37. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sağlık Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Yıl: 13, Sayı: 69, Eylül- Ekim 2010 38. MESS Mercek Dergisi, Yaşlanan Nüfus ve Sosyal Güvenlik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 61, Ocak 2011 39. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kayıt Dışı İstihdam, Sayı: 39, Ocak- Şubat 2011 40. SGK Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumunun Yenilenen Vizyonu, Sayı: 40, Mart- Nisan 2011 41. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın İstihdamının Yansıttığı Gerçekler, Yıl: 16, Sayı: 62, Nisan 2011 42. MESS Mercek Dergisi, Mesleki Eğitim Sistemi ve İstihdam, Yıl: 16, Sayı: 63, Temmuz 2011 43. MESS Mercek Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Yoksulluk, Yıl: 17, Sayı: 65, Ocak 2012 44. TİSK İşveren Dergisi, Küresel Ekonomik Krizin Seyri ve Sosyal Boyutu, Cilt: 50, Sayı: 1, Ocak- Şubat 2012 45. İNŞAAT Sanayii Dergisi, Gelişen İnşaat Sektörü ve İstihdam, Yıl: 22, Sayı: 129, Ocak- Şubat 2012 46. Sosyal Güvenlik Dünyası, Özürlülerin Sosyal Güvenliği, Yıl: 15, Sayı: 77, Ocak- Şubat 2012 47. MESS Mercek Dergisi, Türkiye’de Kadın Potansiyeli ve Kadın Girişimciliği, Yıl: 17, Sayı: 66, Nisan 2012 48. Sosyal Güvenlik Dünyası, Sosyal Güvenlikte Kapsam Sorunu ve Genel Sağlık Sigortası, Yıl: 15, Sayı: 79, Mayıs- Haziran 2012 49. Sosyal Güvenlik Dünyası, İş Kazaları ve İş Güvenliği Alanında Ne Durumdayız?, Yıl: 15, Sayı: 80, Temmuz- Ağustos 2012 50. TİSK İşveren Dergisi, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Yeni Gelişmeler, Cilt: 50, Sayı: 6, Kasım- Aralık 2012 51. Sosyal Güvenlik Dünyası, İstihdam Amaçlı Mesleki Eğitim Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 83, Ocak- Şubat 2013 52. Sosyal Güvenlik Dünyası, Türkiye’de Emeklilik Sistemi, Yıl: 16, Sayı: 84, Mart- Nisan 2013 53. TİSK İşveren Dergisi, Genç İşsizliği ve İstihdam Üreten Girişimcilik, Cilt:53, Sayı 2, Mart- Nisan 2015 54. TİSK İşveren Dergisi, Dünyada ve Türkiye’de Göç Sorunu, Mülteci Krizinin Sosyal Boyutu, Ocak-Şubat 2016, Cilt 54, Sayı 1 55. TİSK İşveren Dergisi, Mülteci Krizi Bir İnsanlık Krizidir!.., Mart-Nisan 2016, Cilt 54, Sayı 2
Okumak, zamanımızı değerlendirmede başvurabileceğimiz en etkili ve anlamlı yöntemlerden biridir. Okumak; kendimizi geliştirmek, ufkumuzu ve geleceğimizi aydınlatmaktır. Okumak; insanı, çevresini, canlı ve cansız alemi tanımaktır. Okumak, cehaletin karanlığını görmek aydınlıkları açığa çıkarmaktır. Okumak, bilgi dağarcığımızı zenginleştirmektir. Okumak, medeni alemde seçkin bir yer edinmektir. Okumak, yaşam kültürümüze yeni bir sayfa açmaktır. Okumak; insanı kötü alışkanlıklardan koruyan, gerçek dostlar edinmesini sağlayan ve mutluluğa götüren aydınlık bir yoldur. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerimde insanlar okusun diye indirilmiştir. Kur’an-ı Allah’ın adıyla okumak; insana verilen nimetlerin, geçmişte yaşamış toplulukların akıbetlerinin, iyilik ve kötülüğün öğrenilmesi ve öğretilmesi açısından da yararlıdır. Okul, kütüphane, sanal kitap fuarları, kitaplıklar insanlar okumayı sevsin diye hizmete sokulan yerlerdir. OKUMA ALIŞKANLIĞI İnsana kazandırılması gerekli alışkanlıkların başında ‘okuma zevkini, kazandırmak olmalı. Ne acıdır ki; günümüzde genç kuşağın önemli bir kesiminin okuma tutkusu yerine zararlı alışkanlıkların pençesine düşmesi, toplumumuzun geleceği açısından endişe verici bir durumdur. Bilimsel gelişmelere, parlak fikirlere, aydınlık geleceğe giden yol okumaktan geçer. Okuma zevki ve alışkanlığı çocuklarımıza küçük yaşta verilmeli, okul ve aile bu konuda tam bir uyum içinde hareket etmelidir. Kitap, gazete, dergi, roman ve hikayeler insanda okuma sevgisini geliştiren araçlardır. Okul, okuma kültürünü kazandıran ve geliştiren, okumayı sevdiren bir eğitim öğretim kurumudur. Öğretmen, öğrencilerine okuma zevkini ve tutkusunu aşılayabilen önemli bir değer taşıyıcısıdır. Okuma kültürünün gelişip kökleşmesinde öğretmenlerimizin rolü ve sorumluluğu büyüktür. Geçmişte yaşamış toplulukları öğrenmek için tarih, sayıların diline vakıf olmak için matematik ve istatistik, insanın anatomik yapısını öğrenmek için biyoloji, insan yeteneklerinin nasıl ortaya çıktığını anlamak içinde müzik ve sporu konu edinen kitapları okumak gerekir. Türk ve dünya edebiyatında ise ünlü yazarların kaleme aldığı binlerce eser, okuyucularını aydınlık ufuklara taşıyor. Roman ve hikaye türleri açısından da Türk Edebiyatı zengin bir içeriğe sahiptir. Önemli olan hangi tür kitapların bireysel, ruhsal veya bilimsel açıdan gelişip olgunlaşmamıza yardımcı olabileceğini keşfetebilmektir. İskoç yazar Thomas Carlye’ye (1795-1881) göre; ‘Asrımızda iyi seçilmiş kitap koleksiyonu, gerçek bir üniversite tahsili değerindedir., Amerikalı eğitimci ve yazar Prof. John Eskrin (1879-1951) ise kitap seçimi konusunda şöyle diyor: ‘Büyük kitaplar insanın tekrar tekrar okumak ihtiyacını duyduğu kitaplardır. Bazı kitaplar bizim zamanla olgunlaşan kültür, görgü ve tecrübelerimizle beraber büyür; bazıları da büyümezler, eğer aradaki bu farkı seçmeyi beceremiyorsak, herhangi bir kitabı büyük bir kitaptan ayırt etmeyi daha öğrenememişiz demektir., KİTAPLARLA BARIŞIK MIYIZ? Türk toplumu olarak kitaplarla barışık olduğumuz pek söylenemez! Türkiye Yayıncılar Birliği verilerine göre ülkemizde kişi başına 8,4 kitap düşüyor ve bu kitapların yarısını da ders kitapları oluşturuyor. Kitap, bir Türk vatandaşının ihtiyaç listesinin 235nci sırasında yer alıyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda düzenli kitap okuma oranı % 15-20 düzeyinde iken bizde bu oran on binde bir olarak açıklanmıştı. İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde her vatandaşa yılda ortalama 10 kitap düşerken, bizde 6 kişiye bir kitap düşüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun ( TÜİK) 2015 yılı ‘Kütüphane İstatistikleri, verilerine göre 2015 yılında ülkemizde bulunan kütüphane sayısı bir önceki yıla göre ancak % 10,86 oranında artmıştı. Halbuki bu oran en az % 50 düzeyinde olabilmeliydi. Türkiye genelinde bir Milli Kütüphane, 1130 halk kütüphanesi, 555 üniversite kütüphanesi bulunmaktaydı. Kuruluş tarihi 1946 yılına dayanan Ankara’da bulunan Milli Kütüphaneden 2015 yılında yararlanan kişi sayısı bir önceki yıla göre % 5,7 oranında bir azalma göstermişti. Kitaplar, medeniyete giden yolda önemli yapı taşlarıdır. Medeniyet alemindeki yerimizi kitaba vereceğimiz önemle kazanırız. Avusturalyalı romancı ve ünlü oyun yazarı Stefan Zweig, kitaptan yükselen ışığı ve aydınlığı elektriğin yaydığı ışıkla kıyaslarken bakınız ne diyor: ‘Henüz hiçbir elektrikli ışık kaynağı incecik bir kitabınki kadar parlak bir aydınlık yaratamamıştır., OKUMA KARNEMİZ NEDEN ZAYIF ? Geçmişte yaşanan acı tecrübelerin okuma kültürü üzerine ne yazık ki olumsuz etkileri oldu… Özellikle sıkıyönetim dönemlerinde kitapların yasaklanması, bazı siyasi içerikli kitapların kara listeye alınması, farklı düşünceleri ifade eden kitaplara yasak getirilmesi o dönemi yaşayan insanlar üzerinde olumsuz etkilenmelere yol açmıştır. Bir kitabın içeriğinde insanı yanlışa, kötüye, zararlı davranışlara veya ahlaki bozulmaya yol açacak genel ahlak ilkelerine aykırı fikirler yer alabilir. Mühim olan insanın kendi dünya görüşüne, ahlaki ilkelerine veya davranışlarına olumsuz etki yapacak unsurları kendi zihninde ayıklayabilmesidir. Okunmamış kitap kapalı bir kutu gibidir içinde ne olduğunu bilemeyiz! İnsanların kitap okuma konusunda ustalaşması, yararlı ve zararlı olanı birbirinden ayırt edebilmesi zihnen ve fikren belirgin bir olgunluğa erişmesiyle mümkündür. Bu olgunlukta yine okuya okuya kazanılabilen bir olgunluktur. İyiyi kötüden ayırt etme bilgisine de insan, Allah’ın lütfettiği akıl nimetiyle pekala ulaşabilir. Okumak, insanın yaşam sürecinde en fazla başvurduğu yöntemlerden biri olmalıdır. Okumak ve zaman birbirini olumlu yönde tamamlayan iki temel unsurdur. Yaşamımızda önemli bir zaman dilimini ayırdığımız okuma alışkanlığını kazanmak için çocuklarımıza okulu, kitabı ve kütüphaneyi sevdirmeliyiz. Atıf ÖZGEN İDD Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi e-mail: ozgenatif@gmail.com
Okumak, zamanımızı değerlendirmede başvurabileceğimiz en etkili ve anlamlı yöntemlerden biridir.
Okumak; kendimizi geliştirmek, ufkumuzu ve geleceğimizi aydınlatmaktır.
Okumak; insanı, çevresini, canlı ve cansız alemi tanımaktır.
Okumak, cehaletin karanlığını görmek aydınlıkları açığa çıkarmaktır.
Okumak, bilgi dağarcığımızı zenginleştirmektir.
Okumak, medeni alemde seçkin bir yer edinmektir.
Okumak, yaşam kültürümüze yeni bir sayfa açmaktır.
Okumak; insanı kötü alışkanlıklardan koruyan, gerçek dostlar edinmesini sağlayan ve mutluluğa götüren aydınlık bir yoldur.
Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerimde insanlar okusun diye indirilmiştir.
Kur’an-ı Allah’ın adıyla okumak; insana verilen nimetlerin, geçmişte yaşamış toplulukların akıbetlerinin, iyilik ve kötülüğün öğrenilmesi ve öğretilmesi açısından da yararlıdır.
Okul, kütüphane, sanal kitap fuarları, kitaplıklar insanlar okumayı sevsin diye hizmete sokulan yerlerdir.
OKUMA ALIŞKANLIĞI
İnsana kazandırılması gerekli alışkanlıkların başında ‘okuma zevkini, kazandırmak olmalı.
Ne acıdır ki; günümüzde genç kuşağın önemli bir kesiminin okuma tutkusu yerine zararlı alışkanlıkların pençesine düşmesi, toplumumuzun geleceği açısından endişe verici bir durumdur.
Bilimsel gelişmelere, parlak fikirlere, aydınlık geleceğe giden yol okumaktan geçer.
Okuma zevki ve alışkanlığı çocuklarımıza küçük yaşta verilmeli, okul ve aile bu konuda tam bir uyum içinde hareket etmelidir.
Kitap, gazete, dergi, roman ve hikayeler insanda okuma sevgisini geliştiren araçlardır.
Okul, okuma kültürünü kazandıran ve geliştiren, okumayı sevdiren bir eğitim öğretim kurumudur.
Öğretmen, öğrencilerine okuma zevkini ve tutkusunu aşılayabilen önemli bir değer taşıyıcısıdır.
Okuma kültürünün gelişip kökleşmesinde öğretmenlerimizin rolü ve sorumluluğu büyüktür.
Geçmişte yaşamış toplulukları öğrenmek için tarih, sayıların diline vakıf olmak için matematik ve istatistik, insanın anatomik yapısını öğrenmek için biyoloji, insan yeteneklerinin nasıl ortaya çıktığını anlamak içinde müzik ve sporu konu edinen kitapları okumak gerekir.
Türk ve dünya edebiyatında ise ünlü yazarların kaleme aldığı binlerce eser, okuyucularını aydınlık ufuklara taşıyor.
Roman ve hikaye türleri açısından da Türk Edebiyatı zengin bir içeriğe sahiptir.
Önemli olan hangi tür kitapların bireysel, ruhsal veya bilimsel açıdan gelişip olgunlaşmamıza yardımcı olabileceğini keşfetebilmektir.
İskoç yazar Thomas Carlye’ye (1795-1881) göre; ‘Asrımızda iyi seçilmiş kitap koleksiyonu, gerçek bir üniversite tahsili değerindedir.,
Amerikalı eğitimci ve yazar Prof. John Eskrin (1879-1951) ise kitap seçimi konusunda şöyle diyor:
‘Büyük kitaplar insanın tekrar tekrar okumak ihtiyacını duyduğu kitaplardır.
Bazı kitaplar bizim zamanla olgunlaşan kültür, görgü ve tecrübelerimizle beraber büyür; bazıları da büyümezler, eğer aradaki bu farkı seçmeyi beceremiyorsak, herhangi bir kitabı büyük bir kitaptan ayırt etmeyi daha öğrenememişiz demektir.,
KİTAPLARLA BARIŞIK MIYIZ?
Türk toplumu olarak kitaplarla barışık olduğumuz pek söylenemez!
Türkiye Yayıncılar Birliği verilerine göre ülkemizde kişi başına 8,4 kitap düşüyor ve bu kitapların yarısını da ders kitapları oluşturuyor.
Kitap, bir Türk vatandaşının ihtiyaç listesinin 235nci sırasında yer alıyor. Avrupa ülkelerinin çoğunda düzenli kitap okuma oranı % 15-20 düzeyinde iken bizde bu oran on binde bir olarak açıklanmıştı.
İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde her vatandaşa yılda ortalama 10 kitap düşerken, bizde 6 kişiye bir kitap düşüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun ( TÜİK) 2015 yılı ‘Kütüphane İstatistikleri, verilerine göre 2015 yılında ülkemizde bulunan kütüphane sayısı bir önceki yıla göre ancak % 10,86 oranında artmıştı. Halbuki bu oran en az % 50 düzeyinde olabilmeliydi.
Türkiye genelinde bir Milli Kütüphane, 1130 halk kütüphanesi, 555 üniversite kütüphanesi bulunmaktaydı.
Kuruluş tarihi 1946 yılına dayanan Ankara’da bulunan Milli Kütüphaneden 2015 yılında yararlanan kişi sayısı bir önceki yıla göre % 5,7 oranında bir azalma göstermişti.
Kitaplar, medeniyete giden yolda önemli yapı taşlarıdır. Medeniyet alemindeki yerimizi kitaba vereceğimiz önemle kazanırız.
Avusturalyalı romancı ve ünlü oyun yazarı Stefan Zweig, kitaptan yükselen ışığı ve aydınlığı elektriğin yaydığı ışıkla kıyaslarken bakınız ne diyor:
‘Henüz hiçbir elektrikli ışık kaynağı incecik bir kitabınki kadar parlak bir aydınlık yaratamamıştır.,
OKUMA KARNEMİZ NEDEN ZAYIF ?
Geçmişte yaşanan acı tecrübelerin okuma kültürü üzerine ne yazık ki olumsuz etkileri oldu…
Özellikle sıkıyönetim dönemlerinde kitapların yasaklanması, bazı siyasi içerikli kitapların kara listeye alınması, farklı düşünceleri ifade eden kitaplara yasak getirilmesi o dönemi yaşayan insanlar üzerinde olumsuz etkilenmelere yol açmıştır.
Bir kitabın içeriğinde insanı yanlışa, kötüye, zararlı davranışlara veya ahlaki bozulmaya yol açacak genel ahlak ilkelerine aykırı fikirler yer alabilir.
Mühim olan insanın kendi dünya görüşüne, ahlaki ilkelerine veya davranışlarına olumsuz etki yapacak unsurları kendi zihninde ayıklayabilmesidir.
Okunmamış kitap kapalı bir kutu gibidir içinde ne olduğunu bilemeyiz!
İnsanların kitap okuma konusunda ustalaşması, yararlı ve zararlı olanı birbirinden ayırt edebilmesi zihnen ve fikren belirgin bir olgunluğa erişmesiyle mümkündür. Bu olgunlukta yine okuya okuya kazanılabilen bir olgunluktur.
İyiyi kötüden ayırt etme bilgisine de insan, Allah’ın lütfettiği akıl nimetiyle pekala ulaşabilir.
Okumak, insanın yaşam sürecinde en fazla başvurduğu yöntemlerden biri olmalıdır. Okumak ve zaman birbirini olumlu yönde tamamlayan iki temel unsurdur.
Yaşamımızda önemli bir zaman dilimini ayırdığımız okuma alışkanlığını kazanmak için çocuklarımıza okulu, kitabı ve kütüphaneyi sevdirmeliyiz.
Adınız Soyadınız
E-Posta
Girilecek rakam : 834976
Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.